Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Muskat cevizinin (M. fragrans houtt) gıda endüstrisinde katkı maddesi olarak kullanım olanaklarının araştırılması(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Sağlam, Osman; Zorba, MuratBu çalışma, muskat cevizinin (Myristica Fragrans Houtt) gıdalarda katkı maddesi olarak kullanılabilirliğini araştırmayı amaçlamıştır. Çalışma kapsamında muskat cevizinde kimyasal analizler gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda muskat cevizinin nem, toplam yağ, kül ve protein değerleri sırasıyla ortalama %11,79±0,32, %2,09±0,01, %30,13±0,04 ve %14,64±0,09 olarak belirlenmiştir. Elde edilen yağın içeriğinde yoğun mumsu madde içerdiği gözlenmiştir. Öğütülen muskat cevizinde uçucu yağ eldesi için mikrodalga ve klevenger düzeneği ekstraksiyonu olma üzere iki farklı ekstraksiyon sistemi kullanılmış ve analiz sonucunda her iki ekstraksiyon için de uçucu yağ içeriği %5 olarak bulunmuştur. Elde edilen uçucu yağların antioksidan kapasite ve antimikrobiyal özelliklerini belirlemek amacıyla analizler gerçekleştirilmiş ve DPPH antioksidan kapasite değeri mikrodalga ekstraksiyonu için %72,75±1,20 ve klevenger düzeneği ile ekstraksiyon için ise %76,60±0,73 olarak bulunmuştur. Bu ise, muskat cevizi uçucu yağlarının iyi bir antioksidan kapasiteye sahip olduklarını göstermektedir. Antimikrobiyal aktivite açısından incelenen muskat cevizi uçucu yağlarının C. albicans ATCC 10231, C. utilis, S. Boulardii, S. Aereus ATCC 6538, S. Aereus ATCC 29213, S. Aereus ATCC 25923, S. Aereus ATCC 700695, L. İnocua, E. coli ATCC 13846 ve E. coli 25922 üzerine antimikrobiyal aktiviteleri tespit edilmiştir.Öğe Güvenli cinsel iletişimin yordayıcıları(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Khalılova, Afag; Zeren, Şerife GoncaBu araştırmanın amacı, bireylerin güvenli cinsel iletişim (GCİ) düzeylerini cinsel tutum, benlik saygısı, kendini açma, romantik ilişkilerde güven ve cinsel deneyim değişkenlerinin yordayıp yordamadığını incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu, gönüllülük esasına göre katılan 18 yaş ve üzeri 363 kadın ve 121 erkek olmak üzere toplam 484 yetişkin birey oluşturmaktadır. Veriler, Hendrick Cinsel Tutum Ölçeği Kısa Formu, İki Boyutlu Benlik Saygısı Ölçeği, Kendini Açma Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu aracılığıyla toplanmıştır. Analizlerde lojistik regresyon yöntemi kullanılmış, veriler Jamovi ve IBM SPSS programlarıyla çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre, cinsel tutum (onaylayıcılık, paylaşım ve cinselliği araç olarak görme) ve benlik saygısı (özyeterlilik ve kendini sevme) alt boyutlarının GCİ üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Buna karşın, kendini açma alt boyutlarından niyet ve miktar GCİ'i olumlu yönde, olumluluk ise olumsuz yönde yordamıştır. Ayrıca, partnere duyulan güven ve cinsel deneyim GCİ'in güçlü yordayıcıları olarak belirlenmiştir. Katılımcıların %77,5'inin cinsel bilgi kaynağı olarak internete başvurduğu, çok daha azının ise aile gibi güvenilir kaynaklardan bilgi edindiği görülmüştür. Sonuç olarak, güvenli cinsel iletişimi artırmaya yönelik eğitim programlarında partnere güven, kendini açma niyeti, miktarı ve olumluluğu ile cinsel deneyim gibi değişkenlerin dikkate alınması önerilmektedir.Öğe Görme engelliler için sanat ve tasarım: Kamusal alanda bilgiye erişimi destekleyen seramik tabanlı uygulamalar(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Kulbak, İsmail Buğra; Zümrüt, YeşimEngelli bireylerin toplumsal yaşamda aktif biçimde yer alabilmelerini engelleyen fiziksel çevre kaynaklı sorunlar, bu bireylerin dışlanmış hissetmelerine ve fırsat eşitliğinden mahrum kalmalarına yol açmaktadır. Engelliler için tasarlanan mekanlar, kent mobilyaları ve benzeri uygulamaların işlevsel açıdan yetersiz kalması, kamusal alandaki erişilebilirliğin sağlanmasında önemli bir eksikliktir. Mimari düzenlemelerde engelli bireylerin ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi, onların bağımsız yaşama hakkına yeterince saygı gösterilmediğini ortaya koymaktadır. Her ne kadar engelli haklarına dair yasal düzenlemeler ve standartlar bulunsa da uygulama aşamasında çeşitli problemler yaşanmaktadır. Farklı engel gruplarına göre tasarlanmamış yaşam alanları kapsayıcılıktan uzak kalmakta, bu da toplumsal bütünleşmeyi olumsuz yönde etkilemektedir. Bu çalışmanın odak noktasını, görme engelli bireylerin yön bulma ve bilgiye erişim süreçlerini desteklemek amacıyla geliştirilen, endüstriyel yöntemlerle üretilebilir seramik karo tasarımları oluşturmaktadır. Görme engellilerin uzun yıllardır etkin biçimde kullandığı Braille alfabesi, dokunsal algıya dayalı bir okuma ve öğrenme sistemidir. Bu tezde, kamusal alanlarda görme engelli bireylerin ikinci bir kişiye ihtiyaç duymadan hareket edebilmesini sağlamak ve bilgiye erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla, seramik malzemenin dokunsal özelliklerinden yararlanarak evrensel tasarım ilkeleri doğrultusunda özgün çözümler geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada ele alınan temel problemler; kamusal alanlarda erişilebilirliğin yeterince sağlanamaması ve görsel bilginin görme engellilere uygun şekilde sunulamamasıdır. Bu kapsamda önerilen yaklaşım, seramik yüzeylere dokunsal bilgi taşıyan rölyeflerin entegre edilmesiyle hem bilgilendirici hem de yönlendirici bir işlev kazandırılmasıdır. Braille alfabesi ve dokunma duyusuna dayalı sembolik öğeler aracılığıyla, görme engelli bireylerin yaşadıkları kentin tarihî ve kültürel değerlerini algılayabilmeleri; belediye, hastane gibi kamu yapılarında ise bağımsız hareket kabiliyeti kazanmaları hedeflenmektedir. Bu doğrultuda geliştirilecek seramik tabanlı tasarım uygulamalarının, kamusal alanda bilgiye erişimi artırması ve erişilebilirliğin fiziksel çevreye entegrasyonunu güçlendirmesi beklenmektedir.Öğe Yetişkinlerde uyku kalitesini yordamada sosyal medyanın cazibesi, sosyal onay ihtiyacı ve beden memnuniyeti(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Görgülü, Damla; Zeren, Şerife GoncaBu araştırmanın amacı uyku kalitesi ile yaş arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığı, cinsiyete göre uyku kalitesinin farklılaşıp farklılaşmadığı, sosyal medyanın cazibesi, sosyal onay ihtiyacı ve beden algısının uyku kalitesini yordayıp yordamadığını belirlemektir. Çalışmaya 18 yaşının üstünde 225 kadın, 179 erkek olmak üzere toplam 404 kişi katılmıştır. Araştırmada verileri toplamak için Uykusuzluk Şikâyetleri ve Uyku Kalitesi Temel Ölçeği, Sosyal Medyanın Cazibesi Ölçeği, Sosyal Onay İhtiyacı Ölçeği, Beden Memnuniyeti Ölçeği ve sosyo-demografik değişkenleri ele almak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken bağımsız örneklemler için t-testi, Pearson korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre uyku kalitesi ve yaş arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu; uyku kalitesinin cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmüştür. Bununla beraber uyku kalitesi ile sosyal medyanın cazibesi ve sosyal onay ihtiyacı arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunmaktadır. Uyku kalitesi ve beden memnuniyeti arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunduğu sonucuna varılmıştır. Sosyal medyanın cazibesi, sosyal onay ihtiyacı ve beden memnuniyeti değişkenlerinin uyku kalitesini düşük düzeyde yordadığı ortaya konmuştur.Öğe Âşık Nesimi Çimen'in hayatı, sanatı ve şiirleri(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) İşlek, Ümit; Yolcu, Mehmet AliÂşık Nesimi Çimen 20. yüzyılın dikkate değer âşıklarındandır. Hakkında yapılan veya isminin yer aldığı çalışmaların sayısı sınırlıdır. Hayatı hakkında aktarılan kısıtlı bilgilerdeki yanlışlıklar sürüp gitmiştir. Hâlbuki Nesimi'nin hayatı, sanat anlayışını ve doğal olarak şiirlerini derinden etkilemiştir. Çocuk yaşlarından itibaren çaldığı cura ve icra ettiği usta malı eseler, içerisinde bulunduğu sosyal ortamın da etkisiyle söylenmiştir. Elbistan'da yaşadığı sosyal çevrenin etkisiyle Hakikatçi eserlere yönelmiş ve pek çok usta malı esere kaynaklık etmiştir. Hayatının ikinci evresi denilebilecek 1961 sonrasında İstanbul'a taşınmış ve burada politik gruplarla iç içe bir hayat sürmeye başlamıştır. 1965 sonrasında kendi şiirlerini icra etmeye başlaması da edindiği politik düşüncelerin bir ürünüdür. Değişen sosyal ortama göre şekillenen sanatçı kişiliği her defasında baştan sona değişmemiş, yalnızca dönüşmüştür. Onun politik şiirlerinde aynı zamanda Alevi öğretisinde yer alan motiflere sık sık rastlanılmaktadır. Bu sebeple sanat hayatında sürekli bir dönüşüm ve ilerleme içerisinde olduğunu söylemek yerindedir. Zira Avrupa'da yaşadığı yıllarda, içerisinde bulunduğu gurbet ortamının etkisiyle yazdığı şiirlerde politik, sosyoekonomik, inanç, doğa, özlem, aşk gibi pek çok konu tespit edilebilmektedir. Şiirlerinde hemen her zaman barışı, insan haklarını, yurt sevgisini, emeğin değerini, çalışan sınıfların üstünlüğünü, zalime karşı direnmeyi, aydınlanmayı öğütlemiştir. Şiirlerinin ve dünya görüşünün ortak teması insandır.Öğe Üç boyutlu (3D) baskı tekniğiyle yeni gıda ürünlerinin geliştirilmesi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Ok, Selçuk; Yılmaz, EminBu çalışmada, 3D baskı tekniğiyle kefir, şalgam suyu, nar suyu ve çekirge tozu içeren sağlıklı ve besleyici atıştırmalıklar üretilmiştir. 3D gıda yazıcısı ile üretilen ilgi çekici görünüşteki atıştırmalıklarla, ilgili gıdaların tüketimlerinin artırabileceği düşünülmüştür. Kefir, şalgam suyu ve nar suyundan parçalanmış jeller üretilirken nişasta, jelatin ve aljinat kullanılmıştır. Öncelikle, her jelatörün minimum jelasyon konsantrasyonu (C*) belirlenmiş, ardından C*, C*+1% ve C*+2% konsantrasyonlarına sahip parçalanmış jeller hazırlanmıştır. Baskı kalitesi formülasyonların depo modülü, kayıp faktörü ve viskozite değerleriyle ilişkilendirilmiştir. Jelleşmede kullanılan yüksek sıcaklık sebebiyle, nişasta içeren örneklerin probiyotik mikroorganizma, toplam fenol ve antosiyanin içeriklerinin olumsuz yönde etkilendiği görülmüştür. Kefir için jelatin içeren örnek, şalgam suyu ve nar suyu için aljinat içeren örnekler tüketiciler tarafından daha az beğenilmiştir. Kefir için aljinat (%3), şalgam suyu ve nar suyu için jelatin (%9) içeren örnekler en başarılı 3D ürünler (yüksek baskı kalitesi, yüksek probiyotik, fenol ve antosiyanin içeriği, yüksek tüketici beğenisi) olarak seçilmiştir. Çekirge tozundan parçalanmış jeller üretilirken farklı konsantrasyonlarda çekirge tozu ve nişasta kullanılmıştır. Bu örneklerde de baskı kalitesi formülasyonların depo modülü, kayıp faktörü ve viskozite değerleri ile ilişkilendirilmiştir. Aroma, tat ve genel kabul bakımından en yüksek beğeni skorlarını baharat aromalı örnek almıştır. Bu çalışma ile, bazı sıvı gıdaların yeni tüketim formları geliştirilmiş ve yeni bir hammadde olan çekirge tozunun gıda formunda hazırlanması sağlanmıştır.Öğe Doğa-insan ilişkisi bağlamında kara ve deniz avcılığı folkloru: Çanakkale örneği(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Meriç, Cem; Yolcu, Mehmet Aliİnsanlığın doğayla kurduğu tarihsel ilişkilerin en derin örneklerinden biri olan avcılık, yaşam sürmek amacıyla yürütülen bir faaliyetin çok ötesinde; bireysel ve kolektif hafızanın, teknik becerinin, yerel bilginin, inanç sistemlerinin ve değer yargılarının iç içe geçtiği kültürel bir bütünlüğü yansıtmaktadır. Bu yönüyle avcılık, ait oldukları toplulukların ekolojik duyarlılıkları ile çevre koşullarına uyum sağlama süreçlerinde geliştirdikleri bilişsel örüntülerin, teknolojik donanımların ve kültürel kodların bir bileşimini temsil etmektedir. Türkiye'nin kuzeybatısında yer alan hem Asya hem de Avrupa kıtasında toprağı bulunan ve tarihsel süreçte stratejik konumuyla birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Çanakkale bölgesi; Biga yarımadasının ormanlık alanları ile Ege Denizi'nin kıyı ekosistemleri arasında kurduğu ekolojik geçişkenlik sayesinde, kara ve deniz coğrafyasının eş zamanlı biçimde varlık gösterdiği özgün bir tabiat dokusuna sahiptir. Bu özellik, bölgede kara ve deniz avcılığının gelişimini desteklediği gibi avcılık etrafında şekillenen kültürel birikimin birlikte değerlendirilebilmesine de olanak tanımakta; her iki avcılığa ait folklorik unsurların hem maddî (yöntem, teknik vb.) hem de manevî (anlatı, inanış, ritüel vb.) düzeyde çeşitlenip biçimlendiği özgün bir araştırma alanı sunmaktadır. Çanakkale'nin farklı yerleşimlerinde yaşayan 215 kaynak kişiden toplanan ve 122 saati aşan ses kayıtlarının deşifre edilmesiyle elde edilen verilerin sistematik analizine dayanan bu çalışma, Çanakkale'de gelişen kara ve deniz avcılığına dair kültürel yapıyı halk bilimi disiplini çerçevesinde ele almakta; geniş literatür taraması ile kapsamlı saha araştırmalarından elde edilen bulgular doğrultusunda, avcılık folklorunu yerel ekolojik bilgi sistemleriyle etkileşimi ve kültürel aktarım biçimleri bağlamında çok yönlü bir yaklaşımla incelemektedir. Ayrıca geleneksel avcılık bilgisi, günümüz çevre sorunlarına yönelik geliştirilebilecek yaklaşımlar üzerinden sürdürülebilir doğa-insan ilişkisine dair yeni açılımların tartışılmasına olanak tanımaktadır.Öğe Farmasötik preparatlarda ve biyolojik sıvılarda molnupiravir tayini için nanokompozit modifiye elektrokimyasal sensörlerin geliştirilmesi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Emre, Deniz; Yılmaz, SelehattinBu çalışmada, antiviral ilaç etkin maddesi molnupiravirin (MLP) miktar tayininde voltametrik sensör olarak kullanmak amacıyla kalem grafit elektrot (KGE) yüzeyi, hidroksillenmiş grafitik karbon nitrür (h-CN) ve grafen oksit (GO) bileşenlerinden oluşan fonksiyonel bir nanokompozit (h-CN@GO) ile modifiye edilmiştir. CN, h-CN, GO ve h-CN@GO sentezleri sırasıyla termal polimerizasyon, hidroksilasyon, Intermediate Hummer yöntemi ve ultrasonikasyon işlemleriyle gerçekleştirilmiştir. KGE yüzeyinin nanokompozit ile modifikasyonu döngüsel voltametri (CV) tekniğiyle yapılmıştır. Destek elektrolitin türü, pH'sı ve derişimi optimize edilip nanokompozit bileşen oranının MLP'nin pik akımına etkisi incelenmiştir. En yüksek pik akımı ağırlıkça %30:70 oranında h-CN:GO ve 0,1 M pH 7 sodyum fosfat tamponu kullanılarak elde edilmiştir. Modifiye KGE kullanılarak diferansiyel puls voltametrisi (DPV) yöntemiyle yapılan MLP tayininde 7-300 nM doğrusal çalışma aralığı, 2,2 nM gözlenebilme sınırı (DL) ve 6,6 nM kantitatif tayin sınırı (QL) elde edilmiştir. Geliştirilen yöntem yüksek doğruluk (<%2 bağıl hata) ve yüksek kesinlik (gün içi %1,2 ve günler arası %1,5 bağıl standart sapma) göstermiştir. MLP tayininde yüksek seçicilik gösteren sensör, çalışılan maddelerle girişim yapmamıştır. MLP geri kazanımı, farmasötik preparatta %99,6 ve MLP ilave edilen yapay serumda %99,7 bulunmuştur. Bu sonuçlar, geliştirilen voltametrik yöntemin geçerliliğini göstermiştir.Öğe Ortaokul öğrencilerinde beden eğitimi dersine ilgi, okul yaşam doyumu ve derse yönelik olumlu tutum arasındaki ilişkinin incelenmesi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Uysal, Cemal; Yurdakul, Hüseyin ÖzdenBu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersine yönelik ilgileri, derse ilişkin olumlu tutumları ve okul yaşam doyumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu, farklı sınıf düzeylerinden toplam 405 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Veriler, beden eğitimi dersine ilgi ölçeği, okul yaşam doyumu ölçeği ve beden eğitimi tutum ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Pearson korelasyon ve yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Bulgular, beden eğitimi dersine ilginin hem doğrudan hem de derse yönelik olumlu tutum aracılığıyla okul yaşam doyumunu anlamlı biçimde yordadığını göstermiştir. Sonuç olarak, beden eğitimi dersine yönelik ilgi ve tutumun, öğrencilerin okul yaşam doyumlarının önemli belirleyicileri olduğu ortaya konmuştur.Öğe Çevrimiçi romantik ilişkilerde kadınların maruz kaldıkları zorbalık: Q metodoloji çalışması(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Aksoy, Sena; Zeren, Şerife GoncaTeknolojinin gelişimi kişilerarası ilişki biçimlerinin yaşanma şeklinin de değişmesine neden olmuştur. Geleneksel yüz yüze ilişkilerden farklı olarak ortaya çıkan ve çevrimiçi araçların kullanıldığı bu yeni ilişki türüne çevrimiçi romantik ilişki adı verilmektedir. Bu araştırmanın amacı çevrimiçi romantik ilişki yaşamış ya da yaşamakta olan kadınların zorbalık davranışına bakış açısını ortaya koymaktır. Araştırmada, Q metodoloji yöntemi kullanılmıştır. Çalışmaya üniversite öğrencisi 40 kadın katılmıştır. Veriler araştırma kapsamında oluşturulan 23 maddelik Q dizgesi ile toplanmıştır. Verilerin analizinde anlamlılık düzeyi .05 alınarak temel bileşenler analizi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda kadınların çevrimiçi romantik ilişkilerde maruz kaldıkları zorbalıkların, Tehdit ve Şantaj ve cinsel zorbalık olmak üzere iki faktör altında toplandığı, faktörlerin birbiriyle .56 düzeyinde anlamlı ilişkileri olduğu bulunmuştur. Kadınların ilk faktör olan Tehdit ve Şantaj için uç değerleri seçme nedenlerinde güven temasının ve ikinci faktör olan cinsel zorbalık için uç değerleri seçme nedenlerinin altında cinsellik temasının olduğu görülmüştür. Kadınlar için güvenli bir çevrimiçi ortam sunmak amacıyla yapılması gerekenler öneriler olarak sunulmuştur.Öğe Doğal ve kültürü yapılan çipura (sparus aurata) balıklarının bağırsak dokularında mikroplastik varlığının araştırılması(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Bayizit, Ayşenil; Yılmaz, SevdanBu tez çalışmasında, çipura balıklarında (Sparus aurata) mikroplastik varlığı, farklı yetiştirme koşulları (doğal ve çiftlik) ile mevsimsel değişkenlik (yaz ve kış) açısından karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Toplam 172 örnekte, balıkların et dokusu ve bağırsaktan alınan numuneler analiz edilmiştir. Mikroplastik ayrıştırması için %10 potasyum hidroksit çözeltisi kullanılmış, ardından ATR FT-IR spektroskopisi ile polimer türleri belirlenmiştir. Et örneklerindeki şüpheli partiküller µ-FT-IR cihazı ile ölçülmeye daha uygun ve küçük olduğu için tespit sağlanamamıştır. Bağırsakta mikroplastik varlığı bakımından kış döneminde doğal grup balıklarında pozitif balık adedinin çiftlik grubuna kıyasla anlamlı derecede fazla olduğu (p<0,05) belirlenmiştir. Kış döneminde doğal örneklerin MP/Balık Adedi (1,23±0,17) yaz (0,61±0,10) ve kış (0,37±0,11) çiftlik gruplarından anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır (p<0,05). Çiftlik örneklerinde ortalama 0,52 mikroplatik/balık, doğal örneklerde ise ortalama 0,94 mikroplastik/balık olarak mikropilastik miktarı belirlenmiştir. Polistiren ve polietilen olarak iki çeşit plastik tespit edilmiştir. Bu çalışma, Türkiye sularındaki yetiştiricilik ve doğal ortamdan elde edilen çipura balıklarında mikroplastik kontaminasyonuna ilişkin önemli ve karşılaştırmalı veriler sunarak literatüre katkı sağlamaktadır.Öğe Sağlık çalışanlarında postüral alışkanlık ve farkındalık değerleri ile postürleri arasındaki ilişkinin incelenmesi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) İnan, Müge Gözde; Yurdakul, Hüseyin ÖzdenBu çalışma, sağlık çalışanlarında postüral alışkanlıklar, farkındalık düzeyleri ve postürleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, kesitsel tarama modeli ile yürütülmüş olup farklı sağlık meslek gruplarından katılımcılar dahil edilmiştir. Veriler, Postural Awareness Scale (PAS), postür değerlendirme yöntemleri ve demografik bilgi formu aracılığıyla toplanmıştır. Bulgular, sağlık çalışanlarının postüral farkındalık düzeyleri ile postür puanları arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğunu göstermiştir. Ayrıca uzun süreli statik pozisyonlarda çalışmanın, postür bozukluğu riskini artırdığı; ergonomik eğitim ve farkındalık çalışmalarının ise olumlu etkiler yarattığı saptanmıştır. Meslek grupları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuş, özellikle fizyoterapist ve hemşirelerin postüral farkındalık düzeylerinin diğer gruplara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, ergonomi temelli müdahaleler ve farkındalık eğitimleri, sağlık çalışanlarının postür sağlığını geliştirmede kritik bir role sahiptir.Öğe Antikanser ilaç etkeni mitomisin C'nin nükleik asitler ile etkileşiminin tayinine yönelik hibrit nanobiyosensör tasarımı(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Denizhan, Nuray; Yılmaz, Selehattin; Arıksoysal, DilşatBu çalışmada, antineoplastik etkileri bilinen mitomisin C (MC) ile çift sarmallı DNA (dsDNA) arasındaki etkileşimini elektrokimyasal olarak izlemek için fonksiyonel grafen kuantum noktaları (GQD) içeren yeni nesil nanomalzeme olan Arg@GQD@Pd sentezlenmiştir. Tek kullanımlık PGE yüzeyine modifiye edilerek ilk kez Arg@GQD@Pd@PGE elektrokimyasal hibrit nanobiyosensör hazırlanmıştır. Hem sentezlenen nanomalzeme (Arg@GQD@Pd) hem de elektrokimyasal hibrit nanobiyosensör (Arg@GQD@Pd@PGE) yüzeylerinin yapısal ve morfolojik özellikleri taramalı elektron mikroskobu (SEM), geçirimli elektron mikroskobu (TEM), enerji dağılımlı X-ışını spektroskopisi (EDX), X-ışını kırınımı (XRD), ultraviyole-görünür spektroskopisi (UV-Vis), Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FTIR), termogravimetrik analiz (TGA), X-ışını fotoelektron spektroskopisi (XPS), elektrokimyasal empedans spektroskopisi (EIS) ve döngüsel voltametri (CV) kullanılarak karakterize edilmiştir. Arg@GQD@Pd@PGE'de MCdsDNA etkileşimi ise diferansiyel puls voltametrisi (DPV) yöntemi ile belirlenmiştir. Hem MC molekülünün hem de DNA'daki guanin bazının elektrokimyasal yükseltgenme sinyalleri, aynı potansiyel tarama penceresi içerisinde değerlendirilmiştir. Uygulanan sistemin performansının optimize edilmesi amacıyla, MC ve dsDNA konsantrasyonları ile bu iki molekülün etkileşim süresi gibi parametreler sistematik olarak incelenmiş ve deneysel koşullar en uygun değerlere göre belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, Arg@GQD@Pd@PGE elektrotların, PGE elektrotlara kıyasla çok daha güçlü guanin yükseltgenme yanıtları verdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, immobilize dsDNA kullanılarak yapılan dsDNA guanin yükseltgeme sinyallerinin, PGE elektrotları için tespit limiti (LOD) 0,713 pg/50 µL, Arg@GQD@Pd ile modifiye edilmiş elektrotlar için ise 0,019 pg/50 µL olarak hesaplanmıştır.Öğe Haşhaş tohumu ve soğuk pres kekinden bitki-bazlı içecek hazırlanması ve ürün karakterizasyonu(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Çalışkan, Şule; Yılmaz, EminBu yüksek lisans tezinin amacı, ilk defa haşhaş tohumu ve pres kekinden bitki-bazlı içecek (BBİ) hazırlamak ve ürün özelliklerini karşılaştırmaktır. Haşhaş tohumunun genel bileşimde %43,16 yağ, %22,96 protein ve %6,33 kül bulunmaktadır ve haşhaş pres kekinde ise %15,59 yağ, %38,89 protein, %10,56 kül bulunmuştur. Bitki-bazlı içecekler kısaca; uygun bitkisel materyalin karıştırılma, homojenizasyon, bekletme, tekrar homojenizasyon ve pastörizasyon işlemleri yapılarak hazırlanmıştır. Haşhaş tohumundan hazırlanan bitki-bazlı içecekte %0,33 protein, %0,69 yağ ve %0,15 kül bulunurken, haşhaş pres keki içeceğinde %0,59 protein, %0,18 yağ, %0,29 kül bulunmuştur. Mineral madde değerlerinden kalsiyum, haşhaş tohumu içeceğinde 161,3 mg/kg, haşhaş pres keki içeceğinde 261,3 mg/kg olarak tespit edilmiştir. Amino asitlerden histidin, haşhaş tohum içecekte 32,68 mg/L, haşhaş pres keki içeceğinde 107,56 mg/L olarak bulunmuştur. Yağ asidi bileşenlerinden toplam doymuş yağ asitleri haşhaş tohum içeceğinde %11,3 ve haşhaş pres keki içeceğinde %10,6 olarak bulunmuştur Uçucu bileşen olan hekzanal, haşhaş tohumu içeceğinde %24,94 bulunurken, haşhaş pres keki içeceğinde %36,66 olarak bulunmuştur. Aroma tanımlama testinde odunsu terim, haşhaş tohumu içeceğinde 2,5, haşhaş pres keki içecekte ise 1,8 olarak değerlendirilmiştir. Genel olarak ölçülen verilerden haşhaş pres keki içeceğinin, kül, protein, kalsiyum ve histidin; haşhaş tohum içeceğinin ise yağ, doymuş yağ asitleri ve odunsu terim daha yüksek değerlerle ölçülmüştür. Yapılan tüketici testinde ise haşhaş pres keki içeceği daha fazla beğeni puanı almıştır. Bunun sonucunda, şekerle tatlandırılmış, ayrıca muz ve Hindistan cevizi aromalı haşhaş pres keki içecekleri hazırlanmış ve tüketici testine alınmıştır. Sonuç olarak en beğenilen içeceğin Hindistan cevizi aromalı ürün olduğu ortaya konulmuştur. Haşhaş pres keklerinin besin değerleri zengindir. Haşhaş pres keklerinin, bitki-bazlı içecekler olarak değerlendirilmesi tüketici tarafından olumlu bulunmuştur. Haşhaş pres keklerinin farklı tatlarda ve aromalarda BBİ olarak hazırlanmasına yönelik daha ileri araştırmalar önerilmiştir.Öğe Ticaret şirketinden sömürge imparatorluğuna İngiliz Doğu Hindistan Şirketi'nin hukuki evrimi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Dönmez, Elçin; Yavuz, ŞevketBu çalışma, ticaret hukuku açısından anonim şirketlerin ilk örneği olarak kabul edilen İngiliz Doğu Hindistan Şirketi (bundan sonra İDHŞ)'nin kuruluşu, gelişmesi ve son bulma süreçlerindeki hukukî evrimini analitik ve metodik olarak ortaya koymak üzere kaleme alınmıştır. İDHŞ, sömürgecilik faaliyetleri tetikleyen coğrafi keşifler ile başlayan ticarî kapital (merkantilizm) için gerekli olan yeni ve uygun "bâkir yerlerin bulunması" süreçlerine uygun olarak Hint alt kıtasında yapılanan bir eko-politik şirkettir. Başta ticari araç, ürün ve ilişkiler ile başlayan süreç zamanla şirketin emperyal eko-politik haklara sahip bir yapıya evrilmesi ile devam etmiştir. Daha önce bölgede kurulan diğer etno-ekonomik şirketlerin aksine İDHŞ'nin uzun soluklu ve başarılı olmasının en başat sebeplerinden biri, İngilizlerin eko-politik düzeneği askeri kabiliyetleri ile bütünleştirip istikrarlı ve düzenli olarak pratiğe dökmelerindendir. Şirket, anonim şirket olarak kurulmuş olup sınırlı sorumluluk prensibi gereği üyelerine büyük ayrıcalıklar tanımıştır. Her üye hissesi oranınca sorumlu olmakta, kâra ve zarara ortak olarak katlanmak durumunda kalmaktadır. İDHŞ'nin önemli özelliklerinden biri de etkin ve sofistike yönetim, denetim ve yargılama organlarına sahip olmasıdır. İngiliz aristokratları, kraliyet ailesi ve soyluları şirkete büyük yatırımlar yapmışlar; böylece "sömürgeleştirilen çevre"den "emperyal merkez"e zenginliklerin akışına zemin hazırlamışlardır.Öğe Farklı besin içeriğine sahip alg ile beslenen tatlı su midyesinin besin kompozisyonu ve büyüme parametrelerinin araştırılması(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Aslandoğan, Ezgi; Yıldırım, PınarBu çalışma, Unio terminalis türü tatlı su midyelerinin farklı besin içeriklerine sahip alglerle beslenmesi sonucunda besin kompozisyonları ve büyüme parametrelerinde meydana gelen değişiklikleri araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Deneysel süreç 90 gün süreyle yürütülmüş ve beş farklı besin grubuna ayrılan 150 midye kullanılmıştır. Deneme gruplarına farklı oranlarda Schizochytrium limacinum alg türünün %45 protein ve %10 yağ içeriğine sahip formları günlük 0,15 gram olarak verilmiştir. Çalışma süresince midyelerin biyometrik ölçümleri yapılmış; et örneklerinden nem, kül, ham yağ, ham protein, aminoasit ve yağ asidi içerikleri analiz edilmiştir. Ayrıca su parametreleri düzenli olarak izlenmiş ve çevresel koşullar kontrol altında tutulmuştur. Elde edilen bulgular, ağırlık artışı bakımından Grup 2'de, 1,4 g'lık artış ve %4,70 büyüme oranı ile en yüksek performansı göstermiştir. En yüksek boy artışı Grup 2'de tespit edilmiştir (1,708 mm artış, %2,91 büyüme oranı). Bu grubu sırasıyla Grup 4 (%1,21) ve Grup 3 (%1,12) takip etmektedir. Protein içeriği yüksek olan diyet grubunda (5. grup) ham protein oranının %8,62'e ulaştığını, yağ içeriği yüksek grupta (2. grup) ise ham yağ oranının %24,92 ile en yüksek seviyede olduğunu ortaya koymuştur. Aminoasit analizlerinde özellikle L-alanin, L-glutamik asit ve L-valin gibi kas gelişimiyle ilişkili bileşenlerin zenginleştiği belirlenmiştir. Ayrıca, farklı alg türleriyle hazırlanan diyetlerin tatlı su midyelerinin büyüme performansı ve besin kalitesi üzerinde belirgin etkileri olduğu tespit edilmiştir. Su sıcaklığı, pH, çözünmüş oksijen, elektriksel iletkenlik ve turbidite parametrelerinin de değerlendirildiği bu çalışma, tüm gruplarda su kalitesinin biyolojik üretkenlik için elverişli olduğunu ortaya koymuştur. Bu bulgular midye yetiştiriciliğinde yeni besleme stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağı ve sürdürülebilir akuakültür uygulamalarında besin içeriği optimize edilmiş alg bazlı yemlerin kullanım potansiyelini ortaya koymuştur.Öğe Beta hemolitik streptokoklara karşı bazı uçucu yağların ve sinerjik kombinasyonların etkinliğinin araştırılması(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Yeniçeri, Dilek; Meriçli Yapıcı, BinnurBu çalışmada, Streptococcus pyogenes ATCC 19615, Streptococcus agalactiae ATCC 12386, Streptococcus dysgalactiae subsp. equisimilis ATCC 12388, Staphylococcus aureus ATCC 25923 ve Candida albicans suşlarına karşı çeşitli uçucu yağların antimikrobiyal aktiviteleri ve sinerjik kombinasyonlarının etkinliği araştırılmıştır. Araştırmada Origanum vulgare (kekik), Mentha piperita (nane), Salvia officinalis (adaçayı), Syzygium aromaticum (karanfil), Lavandula officinalis (lavanta), Cinnamomum zeylanicum (tarçın), Allium sativum (sarımsak), Citrus limon (limon), Laurus nobilis (defne), Citrus sinensis (portakal), Eucalyptus globulus labill (okaliptüs) ve Mentha arvensis (çin nanesi) uçucu yağlarının tek başına ve kombinasyon halinde antimikrobiyal aktiviteleri değerlendirilmiştir. Antibiyogram testlerinden elde edilen sonuçlara göre, özellikle Origanum vulgare (42,00 mm) ve Cinnamomum zeylanicum (36,00 mm) uçucu yağları, bazı referans antibiyotiklerden daha geniş inhibisyon zonları oluşturarak güçlü bir antimikrobiyal potansiyele sahip olduklarını göstermiştir. Sinerjik kombinasyonların etkinliği MİK ve MBK değerleriyle belirlenmiş, en güçlü antibakteriyel aktivitenin Origanum vulgare, Syzygium aromaticum ve Cinnamomum zeylanicum yağlarında (%0,0625-0,250 v/v) olduğu tespit edilmiştir. Sinerjik etki analizlerinde FIC ve FICI indekslerine göre, S. dysgalactiae subsp. equisimilis suşuna karşı Origanum vulgare/Mentha piperita, Origanum vulgare/Salvia officinalis, Origanum vulgare/ Cinnamomum zeylanicum ve Syzygium aromaticum/Cinnamomum zeylanicum kombinasyonlarının; S. agalactiae suşuna karşı ise Origanum vulgare/Syzygium aromaticum kombinasyonunun belirgin sinerjik etki gösterdiğİ ortaya konmuştur. Etkin bulunan yağların kimyasal bileşimleri GC-MS yöntemi ile belirlenmiştir.Öğe Korunan alanlarda gayrimenkul piyasası: Gelibolu tarihi alan örneği(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Demir, Pınar; Uysal, Arzu BaşaranBu tez koruma kararlarının gayrimenkul piyasasına olan etkilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışma alanı olarak 1. Dünya Savaşı'nın önemli cephelerinden biri olan ve tarihi önemi nedeniyle korunan Gelibolu Tarihi Alanı seçilmiştir. 1973 yılında Milli Park statüsü ile koruma altına alınan alanda 2014 yılında Tarihi Alan Başkanlığı kurulmuştur. Uzun zamandır korunmakta olan ve yılda dört milyona yakın ziyaretçisi olan bu alanda sekiz köy ve bir kentsel yerleşim yer almaktadır. Araştırmada hem niceliksel hem de niteliksel yöntemlerden yararlanılmıştır. Köylerdeki nüfus değişimi, gayrimenkul alım-satım sayıları, gayrimenkul değerleri gibi nicel verilerin yanı sıra koruma kararları, stratejik ve mekansal planlar incelenmiştir. Ayrıca alanda bulunan köylerin muhtarları ve emlakçılarla bireysel derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın sonunda, koruma kararları ile gayrimenkul talebi ve değerleri arasında sıkı bir ilişki olduğu bulgulanmıştır. Denize yakın köylerde konut ve arsaya, iç kesimlerde ise tarım arazilerine olan talep artmaktadır. Gayrimenkule olan talepte ikinci konut başlıca motivasyondur. Bununla birlikte tarımsal üretim ve tarıma dayalı endüstri yatırımlarının da bir motivasyon olduğu saptanmıştır.Öğe Singapur, İrlanda, Japonya, Güney Kore, Estonya ve Türkiye'nin ana dili öğretim programlarının karşılaştırılması(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Yufka, Öykü; Uzun, YaseminBu çalışmada PISA 2022 uygulamasında okuma becerileri alanında yüksek başarı gösteren ülkeler arasında yer alan Singapur, İrlanda, Japonya, Güney Kore ve Estonya'nın ana dili öğretim programları ile Türkiye'nin ana dili öğretim programları amaç, beceri ve yetkinlikler ile kazanımlar açısından karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Araştırmanın kapsamı, söz konusu ülkelerin ortaokul ve lise düzeylerine karşılık gelen 7., 8. ve 9. sınıf düzeyleriyle sınırlı tutulmuştur. Çalışmanın amacı, Singapur, İrlanda, Japonya, Güney Kore ve Estonya ülkelerinin ana dili programlarının, Türkiye'de okutulmakta olan Türkçe Dersi Öğretim Programı ve Türk Dili ve Edebiyatı Dersi Öğretim Programı ile karşılaştırmalı olarak incelemektir. Araştırma kapsamında ayrıntılı olarak ortaya konan benzerlik ve farklılıklar, ülkemizde kullanılan öğretim programlarının gelişime açık yönlerini tespit etmeye ve güncellenmesine yönelik somut önerilerin geliştirilmesine zemin oluşturmaktadır. İncelenen verilerin toplanmasında nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi kullanılmıştır. Doküman incelemesi sonucunda elde edilen veriler betimsel analiz ilkelerine göre yorumlanmıştır.İnceleme sonucunda, başarı seviyeleri yüksek olan ülkelerin ana dili öğretim programlarında öğrencinin merkeze alındığı bir yaklaşım benimsendiği görülmüştür. Programlarda yer alan kazanımlar incelendiğinde eleştirel düşünme, okuryazarlık çeşitliliği, kültürel farkındalık, üst bilişsel düşünme becerileri ve yaşam boyu öğrenme gibi 21. yüzyıl becerileri kapsamında önemli görülen yeterliliklerin Türkiye'ye oranla daha fazla yer aldığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulguların ve verilen önerilerin, Türkiye'nin ana dili öğretim programlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalara katkı sağlayacağı öngörülmektedir.Öğe 6005 serisi alüminyum alaşımlarında farklı sıcaklıklarda yapılan yaşlandırma işleminin malzemenin mikroyapısına ve mekanik özelliklerine etkisinin incelenmesi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Karaman, Neslihan; Yakar, EminBu çalışmada, ekstrüzyon yöntemi ile üretilip iki farklı soğutma yöntemi (kendiliğinden soğutma ve fanlı/sprey su ile soğutma) uygulanan AA6005 alüminyum alaşımında, farklı sıcaklık ve sürelerde yapılan yaşlandırma işlemlerinin mikroyapı ve mekanik özelliklere etkisi araştırılmıştır. İlk olarak sanayide biyet olarak adlandırılan alüminyum kütüklerin döküm işlemi yapılmıştır Biyetler yarı sürekli döküm yöntemiyle 178 mm çapında, 7 m boyunda üretilmiş olup homojenizasyon işlemi uygulanmış ve üretime uygun ölçülerde kesilmiştir. Ekstrüzyona girmeden önce biyetler çalışma sıcaklığına kadar ısıtılmıştır. Ekstrüzyon sonrası 4 mm kalınlığında lama profil üretilmiştir. Profillerin bir kısmı kendiliğinden, bir kısmı fan ve sprey su ile soğutulmuştur. Ekstrüzyon sonrası 7000 mm boyunda elde edilen profiller gerilerek 3000 mm'ye, ardından yaşlandırma için 500 mm'ye kesilmiştir. Numuneler, soğuma türüne göre işaretlenmiştir. 165°C, 180°C, 210°C, 230°C'de 1–10 saat arası suni yaşlandırmaya tabi tutulmuştur. Çekme testleri için standartlara uygun şekilde CNC ile 300 mm numuneler çıkarılmıştır. Çekme testleri yapılmıştır. Çekme ve akma mukavemetleri kaydedilmiştir. Sertlik ölçümleri ekstrüzyon yönüne paralel yapılmıştır. Numuneler optik analiz yapılmak üzere sıcak bakalite alınmıştır. Örnekleme çökelti boyutu dağılımı incelenmiştir. Kimyasal bileşim spektral ve XRF analizleri ile doğrulanırken örnekleme SEM/EDS ile daha ileri mikro yapısal karakterizasyon yapılmıştır. Düşük sıcaklıklarda yapılan yaşlandırma işleminin süre arttıkça yapıya mukavemet kazandırdığı, yüksek sıcaklıklarda yapılan yaşlandırma işleminin ise ilk saatlerde hızla mukavemet kazandırdığı, sürenin artmasıyla aşırı yaşlanmaya uğrayarak mukavemetin bir miktar düştüğü veya belirgin bir şekilde değişmediği görülmüştür.











