Genotypic and Phenotypic Evaluation of Heavy Metal Resistance of Enterococcal Isolates from Seafood Products for Consumption
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
The aim of this study was to genotypically and phenotypically evaluate the resistance to heavy metal salts of enterococci isolated from fisheries sold in our country's market for food safety. Using concentrations computed as 1000 ppm of seven heavy metal salts, copper (Cu+2), nickel (Ni+2), cadmium (Cd+2), zinc (Zn+2), lead (Pb+2), chromium (Cr+2), and iron (Fe+2) heavy metal resistance (MIK) tests were conducted on each of the enterococci isolates. As a result of the analyses made in this context, resistance to heavy metal salts such as copper, lead, nickel, and cadmium in many isolates and the presence of copper (tcrB) and cadmium (cadA) resistance genes in some isolates were determined. It is considered that the isolates and the fishery products from which these isolates were obtained may carry risks in terms of food safety and public health. In addition, genes encoding heavy metal resistance are also effective in antibiotic resistance. For this reason, it is stated that these microorganisms gain importance not only in applications such as bioremediation and biomining but also in the healthcare sector.
Bu çalışmanın amacı, ülkemiz piyasasında satışa sunulan su ürünlerinden izole edilen enterokokların gıda güvenliğine uygunluğunun ağır metal tuzlarına dirençlilik özelliklerini genotipik ve fenotipik olarak değerlendirmektedir. Enterokok izolatlarının her biri için bakır (Cu+2), nikel (Ni+2), kadmiyum (Cd+2), çinko (Zn+2), kurşun (Pb+2), krom (Cr+2) ve demir (Fe+2) olmak üzere 7 adet ağır metal tuzları 1000 ppm olarak hesaplanan konsantrasyonlar kullanılarak ağır metal dirençlilik (MIK) testleri yapılmıştır. Bu kapsamda yapılan analizler sonucunda test edilen pek çok izolatlarda bakır, kurşun, nikel, kadmiyum gibi ağır metal tuzlarına karşı direnç özellikleri ve bazı izolatlarda bakır (tcrB) ve kadmiyum (cadA) direnç genlerinin varlığı da belirlenmiştir. İzolatların ve bu izolatların elde edildiği su ürünü örneklerinin gıda güvenliği ve halk sağlığı yönüyle risk taşıyabileceği düşünülmüştür. Bunun yanında ağır metal dirençliliğini kodlayan genler aynı zamanda antibiyotik dirençliliğinde de etkilidir. Bu nedenle bu mikroorganizmalar sadece biyoremediasyon, biyomadencilik gibi uygulamalar için değil sağlık sektöründe de önem kazandığı belirtilmiştir.











