Being a ‘Stalker’ in a World Imposing ‘Normalcy’: An Existentialist and Queer Analysıs Of Tarkovsky’s Stalker

dc.contributor.authorGezgin, Elif
dc.date.accessioned2025-05-29T05:37:29Z
dc.date.available2025-05-29T05:37:29Z
dc.date.issued2023
dc.departmentÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
dc.description.abstractThis article examines the commonalities between Tarkovsky’s cinema, existentialism, and queer theory in terms of their positions towards exclusion from the accepted ‘normal’ definitions of society. Within this framework, the terms like ‘weakness’, ‘failure’, and ‘impotency’ are explored and Tarkovsky’s, existentialism’s, and queer theory’s interpretations of these concepts are elaborated. Thus, Stalker is analyzed via an intersectional approach using some sociological and philosophical tools. The queerness of the main character, the Stalker—as well as the queerness of naivety and being a loser in general—is discussed and the discussion is conducted via a critical approach to society’s criterion of ‘success’. The paper discusses the complex relationships between existentialism and power relations through the film and draws attention once again to the sociological and philosophical power of Tarkovsky’s cinema and its success in touching on the daily life and daily anxieties of ordinary human beings
dc.description.abstractBu makale Andrey Tarkovski’nin Stalker filmine odaklanırken; Tarkovski sineması, varoluşçuluk ve queer teori gibi birbirinden farklı görünen üç dinamiğin ‘normal’ olarak tanımlananın dışında kalma hali üzerinden ortaklaştığı boyutların neler olabileceğini sorgulamaktadır. Bunu yaparken ‘güçsüzlük’, ‘zayıflık’ ve ‘başarısızlık’ gibi kavramların sorgulanışına odaklanan metin, varoluşçulukla ve queer teoriyle ilgili eserlere ve Tarkovski’nin aynı konulardaki söylemlerine odaklanarak aralarındaki benzerliklere dikkat çekmektedir. Böylece Stalker filmi hem sosyolojik hem de felsefi açıdan ve kesişimsel bir yaklaşımla ele alınmış, filmin ana karakteri olan İzsürücü’nün ve esasında genel olarak naifliğin ve ‘kaybeden’ olmanın queer yapısı, tartışmanın merkezinde bulunan başarı kriterlerine yönelik eleştirel bir yaklaşımla incelenmiştir. Makale, varoluşçuluk ve güç ilişkileri arasındaki karmaşık ilişkiyi bu film örneği üzerinden ve Tarkovski sinemasının sosyolojik ve felsefi gücüne ve gündelik hayatı kapsamadaki başarısına işaret ederek tartışmaktadır.
dc.identifier.doi10.56337/sbm.1352977
dc.identifier.endpage165
dc.identifier.issn1308-4453
dc.identifier.issn1308-4895
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage153
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.56337/sbm.1352977
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12428/31742
dc.identifier.volume2023
dc.institutionauthorGezgin, Elif
dc.language.isotr
dc.publisherTekirdag Namik Kemal University
dc.relation.ispartofSosyal Bilimler Metinleri
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20250529
dc.subjectTarkovsky
dc.subjectTarkovsky’s Cinema
dc.subjectStalker
dc.subjectExistentialism
dc.subjectQueer Theory
dc.titleBeing a ‘Stalker’ in a World Imposing ‘Normalcy’: An Existentialist and Queer Analysıs Of Tarkovsky’s Stalker
dc.title.alternative‘Normal’i Dayatan bir Yaşamda İzsürücü olmak: Tarkovski’nin Stalker Filmine Varoluşçu ve Queer bir Bakış
dc.typeResearch Article

Dosyalar

Koleksiyon