Anadolu'da Artemis kültü ve seramik sanatına yansıması

[ X ]

Tarih

2019

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

İlk çağlardan itibaren ana tanrıça inancı, insan hayatının doğasında bulunup derin ve köklü bir tarihe sahip olmuştur. İnsan kendi neslini çoğaltan olarak yanındaki kadını görmüş, kadın yaradılışı gereği koruyucu, besleyici, yaratıcı gibi doğal özelliklere sahip olması nedeniyle doğrudan dinsel alanda etkili olmuştur. Ana Tanrıça inancı, doğaya hâkim olarak algılanan kadını temsil eden, tanrısal güçtür. Anadolu'da farklı ad ve biçimlerde ana tanrıça inancı yaygın olarak görülmektedir. Bitki ve hayvanlar üzerinde hâkimiyet kuran, bolluk ve bereket dağıtıcı yönü en temel özellikleri arasında olan ana tanrıça, Anadolu'da Artemis olarak gelişmiştir. İlyada efsanesinde Artemis, Troia müttefikleri arasında yer alan tanrıçalar arasında olmasıyla dikkat çekicidir ve bu yönüyle Anadolulu oluşu da vurgulanmıştır. Defne, üzüm, zeytin, hurma, yöreye göre farklılık gösterse de Artemis'in kutsal kabul ettiği farklı bitki türleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Antik Troas bölgesinde yer alarak efsanelere kaynaklık eden Troia'yı bir değer olarak bünyesinde barındıran Çanakkale genelinde yaygın olan zeytin, konuyla bağlantılı olması nedeniyle de dikkat çekicidir. Çanakkale'de yaygın olarak devam eden zeytin tarımı, kent için önemli bir gelir kaynağı ve zeytin kültürünün de önemli bir parçasıdır. Bu kültür zenginliğine farklı bir noktadan yaklaşarak, katkı sağlayabilmek için, Çanakkale çevresinde kolaylıkla sağlanabilecek, zeytin çekirdeğinden oluşturulan kül sırları üretmek amaçlanmaktadır. Üretilen sırlar şekillendirilen seramik heykellerin sırlamasında kullanılmışlardır. Heykellerdeki tasarımlar; Artemis'in ''Polymastos'' çok memeli olarak tanımlanan heykelinden esinlenilerek oluşturulmuş ve Artemis'e adanan kutsal ayin ve sembollerini konu almıştır. Böylelikle yerel kaynakların düşünsel ve fiziksel olarak tasarımda yer alması sağlanmıştır. Aynı zamanda kadının sosyokültürel yapıdaki yeri ve değeri de vurgulanmaya çalışılmıştır. Seramik teknolojisine yeni bir sır önerisi olarak sunulan kül sırının hammaddesi olan zeytin çekirdeğinin aynı zamanda ekolojideki yerine de çağdaş bir öneri sunulmuş olacaktır.

From the earliest times, the Mother Goddess has a deep-rooted history in the life of human history. Man sees the woman as the multiplier of his own generation, and was directly influential in the religious field because of the natural characteristics of the woman, as protective, nourishing and creative due to the necessarity of creation. The belief of the mother goddess is the divine power that represents the woman perceived as the master of nature. Same belief is widely seen in different names and forms in Anatolia. The main goddess, which is dominated by plants and animals, is one of the most important features of abundance, developed as Artemis in Anatolia. In the legend of the Iliad, Artemis was significantly remarkable with the fact that he was the Anatolian among the Trojan allies. We can see different types of plants such as laurel, grape, olive and date palm, which are considered to be sacred by Artemis. It is noticable that the olive which is common in Çanakkale, which is a source of legends in the ancient Troias region and which has a value like Troia in mythology, is related to the subject. Olive farming is an important source of income for the city and a huge part of olive culture. In order to contribute to this cultural richness from a different point, it is aimed to produce ash glaze created from olive seed, which can be easily provided in the area of Çanakkale. These ash glazes that produced, will be used in ceramic sculpture designs. The designs in the sculptures that was shaped; Artemis and ''Polymastos'' inspired by the statue of a very mammal and the sacred rituals and symbols dedicated to Artemis was the main topic. Thus, it ensured that local resources were included in the design in a spiritual and physical manner. At the same time, the place and value of women in sociocultural structure were emphasized. There was an also a contemporary proposal in place of the olive residue in the ecological cycle. Finally, it was presented as a new glaze proposal in the field of ceramic technology. Olive seed, which is the main material of the ash glaze is offered as a new proposition to ceramic technology, will also be presented with a contemporary proposal in place of ecology.

Açıklama

Sosyal Bilimler Enstitüsü, Seramik Ana Sanat Dalı

Anahtar Kelimeler

Güzel Sanatlar, Fine Arts

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye