Afet ve acil durumlarda etkili koordinasyonun önemi: Bütünleşik ambulans modeli önerisi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu tez çalışması, afet ve acil durumlarda etkin bir sağlık hizmeti sunumunun sağlanabilmesi için ambulans modeli üzerine yeni bir yaklaşım geliştirilmesini hedeflemektedir. Özellikle ülkemizdeki acil sağlık hizmetlerinin hastane öncesi sunumunda meydana gelen organizasyonel eksiklikler, sağlık çalışanlarının yetki ve görev tanımlarındaki sınırlamalar, bürokratik engeller ve entegre kurumlar arasındaki iş birliğinin yetersizliği, sağlık hizmet kalitesinin düşmesine neden olmaktadır. Acil durumlarda, müdahalenin erken ve etkili bir şekilde yapılması, hayatta kalma oranlarını doğrudan etkilerken, yaşam kalitesini artırma ve travmanın olumsuz etkilerini en aza indirme konusunda kritik bir rol oynamaktadır. Ancak, mevcut sistemde organizasyonel eksiklikler ve zaman kaybı, yalnızca fiziksel değil aynı zamanda psikolojik olarak da toplum üzerinde derin yaralar bırakmaktadır. Bu durum, travma sonrası stres bozukluğu gibi uzun vadeli etkilerle toplumun iyileşme sürecini olumsuz etkilemektedir. Bu tezde, afet ve acil durumlarda ambulans personelinin daha geniş yetkilerle donatılması, diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla daha etkin bir organizasyon modelinin sağlanması ve entegre bir ambulans modelinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Ambulans personeli ile polis, itfaiye ve AFAD gibi kurumların koordinasyonunun nasıl olması gerektiği incelenerek, meydana gelen olguların olumlu ve olumsuz sonuçları detaylı bir şekilde araştırılmıştır. Çalışmanın amacı, ülkemizdeki acil sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak, can kayıplarını ve kalıcı hasarları en aza indirmek, aynı zamanda afet sonrası yaşanan ekonomik ve psikolojik kayıpları azaltmaktır. Araştırmanın önemi, bu yeni ambulans modeliningeliştirilmesi ile acil sağlık hizmetlerinin daha etkin hale gelmesi, sistematik engellerin aşılması ve toplumun travma sonrası iyileşme sürecine destek olması açısından vurgulanmaktadır.
This thesis focuses on developing a novel approach to ambulance models to ensure the effective delivery of healthcare services during disasters and emergencies. In particular, deficiencies in the organizational structure, limited authority and responsibilities of healthcare workers, bureaucratic obstacles, and inadequate collaboration between integrated institutions in pre-hospital emergency medical services in our country lead to a decline in the quality of healthcare services. In emergencies, early and effective intervention directly impacts survival rates while also playing a critical role in improving the quality of life and minimizing the adverse effects of trauma. However, the current system suffers from organizational shortcomings and delays, which not only result in physical consequences but also leave profound psychological scars on society. This includes long-term effects such as post-traumatic stress disorder, negatively influencing the community's recovery process. This thesis aims to empower ambulance personnel with expanded authority, establish a more effective organizational model with other relevant public institutions, and develop an integrated ambulance model. By examining the coordination required between ambulance personnel and institutions such as police, fire departments, and disaster response agencies (e.g., AFAD), the positive and negative outcomes of current practices are analyzed in detail. The objective of this study is to enhance the quality of emergency healthcare services in our country, reduce fatalities and permanent injuries, and mitigate economic and psychological losses experienced after disasters. The significance of this research lies in its potential to improve the efficiency of emergency medical services, overcome systemicobstacles, and support societal recovery following trauma through the development of this new ambulance model.











