Menkul Varlıklar Bağlamında Para Vakıflarının Fıkhî Meşruiyeti

dc.contributor.authorKavut, Ahmet
dc.contributor.authorAyengin, Tevhit
dc.date.accessioned2026-02-03T11:50:09Z
dc.date.available2026-02-03T11:50:09Z
dc.date.issued2025
dc.departmentÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
dc.description.abstractBu çalışma, para vakıflarının Hanefî fıkhı içindeki meşruiyet temellerini ve Osmanlı dönemi uygulamalarındaki kurumsal gelişimini incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, erken döneme isnat edilen ancak ilk dönem klasik kaynaklarda doğrudan yer almayan Züfer b. Hüzeyl’e atfedilen “nakit vakfedilebilir” fetvasının literatürdeki dolaşımını izlemek ve menkul vakıfların meşruiyetini örf, kıyas ve nas ekseninde yeniden değerlendirmektir. Çalışma, tarihsel-fıkhî yöntemle yürütülmüş; Hanefî mezhebine ait klasik metinler kronolojik olarak taranmış ve Osmanlı âlimleri arasındaki tartışmalar (Çivizâde, Ebussuûd, Sofyalı Bâlî, Birgivî) karşılaştırmalı biçimde analiz edilmiştir. Bulgular, para vakıflarına dair açık cevazın ancak hicrî 9. yüzyıldan itibaren İbnü’l-Hümâm ile sistematikleştiğini; Ebussuûd Efendi’nin örf ve maslahat temelli yaklaşımla bu müesseseyi savunduğunu, buna karşılık Çivizâde’nin ribâ riski ve ebediyet şartı gerekçesiyle şiddetli muhalefet geliştirdiğini ortaya koymaktadır. Birgivî ise para vakıflarının işletme modellerinin muâmele-i şer?iyye kisvesi altında ribâya kapı aralayabileceği yönünde ciddi etik eleştiriler yöneltmiştir. Makale, klasik fıkıhta menkul malların vakfı konusundaki içtihat farklılıklarını bağlayıcılık, mülkiyet devri ve ebediyet ilkeleri üzerinden sistematik bir şekilde ele almış; bu bağlamda örf ve teamülün şer?î hüküm üretimindeki rolünü de tartışmıştır. Modern finansal uygulamalar dışarıda bırakılarak yalnızca klasik fıkhî zemin esas alınmış; menkul vakıf kavramı tarihî sürekliliği içinde değerlendirilmiştir. Günümüzde kurulacak bir para vakfının modern dünyada meşruiyetini sürdürebilmesi için vakfedenin vakıf malını fiilen mülkiyetinden çıkarması, ebediyet vurgusu taşıyan vakıf senedi düzenlemesi, faizsiz finansal araçlar kullanımı ve işlemlerin kamu yararına hizmet eden kurumsal yapılar eliyle yürütülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle çalışma hem literatürdeki tarihî boşluğu doldurmakta hem de gelecekte kurulacak muhtemel para vakıflarının İslâm hukukuna uygun, ribâdan arındırılmış, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapıda nasıl inşa edilebileceğine dair kuramsal bir çerçeve önermektedir.
dc.identifier.doi10.59777/ihad.1613180
dc.identifier.endpage621
dc.identifier.issn1304-1045
dc.identifier.issn2791-9730
dc.identifier.issue45
dc.identifier.startpage591
dc.identifier.trdizinid1321617
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.59777/ihad.1613180
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1321617
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12428/34004
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofİslam Hukuku Araştırmaları Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR_20260130
dc.subjectMeşruiyet
dc.subjectİslâm Hukuku
dc.subjectPara Vakıfları
dc.subjectHanefî Fıkhı
dc.subjectMenkul Varlıklar Vakfı
dc.titleMenkul Varlıklar Bağlamında Para Vakıflarının Fıkhî Meşruiyeti
dc.typeArticle

Dosyalar