Making sense of multiculturalism and cultural racism in contemporary fictional works by writers of muslim origin
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Geçtiğimiz yüzyıl boyunca tarihsel, ekonomik ve sosyopolitik olgular ırkçılık kavramına önemli ölçüde yön vermiş, koşullu kapsayıcılığı iddia eden çelişkili bir ırkçılık biçimine yol açmıştır. Çokkültürlüğü benimseyen postmodern toplumlar her ne kadar farklı kültürel geçmişlerden gelen bireyleri desteklese de bu destek sık sık yetersiz kalmaktadır. Batı'da yaşayan çoğu göçmen kabul edilebilmek için 'Batılı' koşullara ve standartlara uygun biçimde kimliklerini yeniden inşa etme zorunluluğu hissetmektedir. Bu anlamda, sosyoloji, dil ve kültürel araştırmalarının yanı sıra çağdaş edebiyat çalışmaları da kültürel ırkçılık olarak tanımlanan bu yeni ırkçılık formuna ve bu ırkçılığın bireylerin günlük sosyal, politik ve ekonomik etkileşimleri üzerindeki etkisine yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda, bu çalışma İslamofobi olgusunu da güçlendiren kültürel ırkçılığın çokkültürlü toplumlarda ayrımcılığı nasıl devam ettirdiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma, Fadia Faqir'in My Name is Salma (2007) ve Mohsin Hamid'in The Reluctant Fundamentalist (2007) başlıklı eserlerini eleştirel ırk teorisi ve postkolonyal kuram çerçevesinde inceleyecektir. Bu çalışma kültürel ırkçılık, koşullu katılım, iyi göçmen, İslamofobi ve kimlik inşası gibi terimlere yoğunlaşıp çokkültürlülüğün pratikteki işlevsizliğini eleştirel bir şekilde inceleyecek ve kapsayıcılık iddialarına karşın ayrımcılığın nasıl devam ettiğini vurgulayacaktır. Bu da çalışma kapsamında incelenecek olan iki romandaki göçmen karakterlerin deneyimleri aracılığıyla çokkültürlü toplumlarda yaşayan göçmenlerin devam etmekte olan sorunlarının edebiyat aracılığıyla derinlemesine incelenmesine katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: İngilizce Çağdaş Edebiyat, Fadia Faqir, Mohsin Hamid, Kültürel ırkçılık, Çokkültürlülük, İslamofobi
Historical, sociopolitical, and economic events have significantly shaped the concept of racism over the past century, leading to a paradoxical form of racism that claims inclusivity yet is conditional. Although postmodern multicultural societies profess support for individuals from diverse cultural backgrounds, this support often proves inadequate. Many immigrants in Western societies feel compelled to reconstruct their identities to meet Western standards and conditions for acceptance. Contemporary literary studies, alongside research in sociology, language, and cultural studies, have concentrated on this new form of racism – cultural racism – and its impact on individuals' daily social, political, and economic interactions. This study, in this context, aims to examine how cultural racism perpetuates discrimination within multicultural societies that also foster Islamophobia. It will analyse My Name is Salma (2007) by Fadia Faqir and The Reluctant Fundamentalist (2007) by Mohsin Hamid, employing critical race theory and postcolonial studies. By focusing on concepts such as cultural racism, conditional inclusion, the 'good immigrant', Islamophobia, and identity construction, this study will also critically investigate the limitations of multiculturalism, highlight the ways in which discrimination persists despite claims of inclusivity, and contribute to a deeper understanding of the ongoing challenges faced by immigrants in 'multicultural' societies through the represented experiences of the immigrant characters in the two novels. Keywords: Contemporary Literature in English, Fadia Faqir, Mohsin Hamid, Cultural racism, Multiculturalim, Islamophobia











