İngilizce öğretmen adaylarının disleksiye sahip öğrencilerin öğretimine yönelik algı ve tutumlarının incelenmesi: Eğitim yılının rolü
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Disleksi, okuma, yazma ve dinleme gibi temel beceriler yanında, zaman yönetimi ile sosyal etkileşim gibi ilişkili becerileri etkileyen dil temelli yaygın bir öğrenme güçlüğüdür. Böylece öğrencilerin akademik başarıları ve öz güvenleri olumsuz yönde etkilenebilmektedir. Belirtiler, öğrencilerin okumayı ve yazmayı öğrenmeye başladığı ilkokul yıllarında daha belirgin hale gelmektedir. Bu nedenle öğretmenlerin disleksiyi tanımlayabilmeleri, kapsayıcı sınıflar oluşturabilmeleri için bilgiye, farkındalığa, olumlu tutuma ve donanıma sahip olmaları gerekmektedir. İngilizce eğitimi erken yaşta başladığından, İngilizce öğretmenleri de bu sürece sınıf öğretmenleri gibi dahil olmaktadır. İngilizce öğretmenleri, üniversite eğitimi süresince disleksiye yönelik olumlu tutumlarının, bilgi ve becerilerinin geliştirilmesine yönelik bir eğitim aldıktan sonra disleksiye sahip öğrencilerin ihtiyaçlarını belirleyerek onlara destek sağlayabilirler. Mevcut çalışma İngilizce öğretmeni adaylarının disleksiye yönelik algılarını ve tutumlarını ortaya koymaktadır. Çalışmaya 226 İngilizce öğretmeni aday katılmıştır. Veriler, 20 maddelik bir anket, beş açık uçlu ve bir likert tipi soru aracılığıyla toplanmıştır. Tanımlayıcı, Kuder-Richardson 21 formülü (KR-21), Ki-Kare, çapraz tablo ve nitel içerik analizleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda, İngilizce öğretmeni adaylarının disleksiye yönelik olumlu tutuma sahip oldukları, destekleyici yaklaşımları ve iş birliğinin öneminin farkında oldukları sonucuna varılmıştır. Ancak disleksinin kesin tanımının yapılamaması, İngilizce öğretmen adaylarının disleksiye sahip öğrencilerin eğitiminde yer alma konusunda hazır hissetmemeleri veya yeterli tecrübe ve profesyonel eğitim hakkında yetersiz olmaları verilen cevapların analizi sonucunda anlaşılmıştır.
Dyslexia is a language-based learning difficulty that affects not only core skills such as reading, writing, and listening but also related skills like time management and social interaction. Therefore, students' academic achievement and self-confidence may be negatively influenced. The symptoms become more apparent during the early years of primary school, when students begin learning to read and write. Thus, teachers must possess sufficient knowledge, awareness, positive attitudes, and competence to identify dyslexia and create inclusive classrooms. Since English language education starts at an early age, English teachers are also involved in this process similarly to primary school teachers. After receiving training during their university education that enhances their knowledge, attitudes, and skills towards dyslexia, English teachers can identify the needs of students with dyslexia and provide them with appropriate support. The present study aims to reveal English pre-service teachers' perceptions and attitudes towards dyslexia. A total of 226 English pre-service teachers participated in the study. Data was collected through a 20-item questionnaire, five open-ended questions, and one Likert-type question. Descriptive statistics, Kuder-Richardson Formula 21 (KR-21), Chi-Square tests, cross-tabulations, and qualitative content analyses were conducted. The results indicated that English pre-service teachers hold positive attitudes towards dyslexia and are aware of the significance of supportive approaches and collaboration. However, the analyses also revealed that they did not provide precise definitions of dyslexia and did not feel adequately prepared or sufficiently trained to work with students with dyslexia.











