Hemolitik anemi kaynaklı yenidoğan sarılığı tanısı ile takip ve tedavi edilen hastaların retrospektif analizi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
AMAÇ: Yenidoğan sarılığı yenidoğan döneminde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biridir. Yenidoğanın hemolitik hastalığı ise yenidoğan sarılığına sebep olan ve erken tanı gerektiren hastalıklardan biridir. Bu çalışmadaki amacımız yenidoğan yoğun bakım ünitemizde sarılık nedeniyle yatırılarak tedavi olmuş ve yenidoğan hemolitik hastalığı tanısı almış bebeklerin retrospektif değerlendirilmesi amaçlanmıştır. YÖNTEM: 1 Ocak 2018 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi Hastanesinde Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde (YYBÜ) yenidoğan hiperbilirubinemisi nedeniyle yatırılan 1262 hasta retrospektif olarak incelendi. Bunlardan çalışma kriterlerini sağlayan 469 hasta hastane otomasyon sisteminin veri tabanından temin edildi. Demografik özellikleri, anne kan grubu, bebek kan grupları, kan hemoglobulin, hematokrit, retikülosit sayısıları, Glukoz -6- fosfat düzeyleri, bilirubin düzeyleri, Direkt coombs testi, tedavi şekilleri ve süreleri analiz edildi. Hemolitik hastalık tanısı alanlar ve non-hemolitik hiperbilirubinemi tanısı alanlar olmak üzere 2 gruba ayrılarak verileri SPSS ile istatistiksel olarak analiz edildi. BULGULAR: Hemolitik hastalık tanısı almış hastalardan %74,8'i ABO hemolitik anemi, %4,3'ü Rh hemolitik anemi, %7,0'si ABO + Rh hemolitik anemi, %3,5'u Subgrup uygunsuzluğu, %1,7'si ise G6PD eksikliği anemisi tanısına sahip olduğu görüldü.Hemolitik hastalık tanısı alan yenidoğanları %10,4'üne tanı konulamadı. ABO hemolitik anemi tanısı alan hastaların %68,6'sı sadece fototerapi almış, %31,4'sı hem fototerapi hem IVIG almıştır. Rh hemolitik hastalık alan 4 hastanın ise %80'ine sadece fototerapi verilirken %20'sine fototerapi ile IVIG tedavisi verilmiştir. Hemolitik hastalık tanısı alan bebeklerin geliş total bilirubinleri non-hemolitik hiperbilirubinemi tanısıyla yatan bebeklerden ortalama olarak daha düşük seviyede bulunmuştur. Hemolitik hastalık tanısı alan bebekler non-hemolitik hiperbilirubinemi tanısı alan bebeklere göre ortalama olarak daha uzun sürede yatmaktadır. SONUÇ: Yenidoğan yoğun bakım ünitemizde sarılık nedeniyle yatırılarak tedavi olmuş ve hemolitik hastalık tanısı alan hastaların sıklığını literatürdeki çalışmalarla karşılaştırıldığında benzer sıklıkta bulunmuş; bölgemize özgü farklı bir oran saptanmamıştır.
AİM: Neonatal jaundice is one of the most common health problems encountered during the neonatal period. Hemolytic disease of the newborn is one of the conditions that cause neonatal jaundice and requires early diagnosis. The aim of this study was to retrospectively evaluate the cases of infants who were hospitalized and treated for jaundice in our neonatal intensive care unit and were diagnosed with hemolytic disease of the newborn. MATERIALS AND METHODS: Between January 1 2018 and December 31, 2024, patients who were admitted to the Neonatal Intensive Care Unıt (NICU) of Çanakkale Onsekiz Mart University hospital due to neonatal hyperbilirubinemia were retrospectively evaluated. Medical records of 1262 patients who were hospitalized with a diagnosis of neonatal hyperbilirubinemia were reviewed. Among these patients, data from 469 patients who met the study criteria were retrospectively obtained from the hospital automation system database. Demographic characteristics, maternal blood type, infant blood types, hemoglobin, hematocrit, reticulocyte counts, glucose-6-phosphate levels, bilirubin levels, direct Coombs test results, treatment modalities and duration of treatment were analyzed. The patients were divided into two groups: thos diagnosed with hemolytic disease and those diagnosed with non-hemolytic hyperbilirubinemia. The data were analyzed using SPSS. RESULTS: Among the patients diagnosed with hemolytic disease, 74.8% were found to have ABO hemolytic anemia, 4.3% had Rh hemolytic anemia, 7.0% had combined ABO and Rh hemolytic anemia, 3.5% had subgroup incompatibility, and 1.7% were diagnosed with G6PD deficiency anemia. In 10.4% of the newborns with a diagnosis of hemolytic disease, the specific cause could not be identified. Among the patients diagnosed with ABO hemolytic anemia, 68.6% received only phototherapy, while 31.4% received both phototherapy and IVIG treatment. Of the four patients diagnosed with Rh hemolytic disease, 80% received only phototherapy and 20% were treated with both phototherapy and IVIG. The peak total bilirubin levels of newborns diagnosed with hemolytic disease were found to be, on average, lower than those of newborns hospitalized with non-hemolytic hyperbilirubinemia. However, newborns with hemolytic disease had, on average, a longer length of hospital stay compared to those with non-hemolytic hyperbilirubinemia. CONCLUSION: The frequency of neonates admitted to our neonatal intensive care unit with jaundice and diagnosed with heolytic disease was found to be similar to that reported in the literature; no region-specific difference was identified.











