Reel-politikle Yüzleşmek: Irak Kürtlerinin Bağımsızlık Arayışları

[ X ]

Tarih

2021

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu çalışma, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki dönemde Iraklı Kürtlerin bağımsızlık arayışları sırasında karşılaştığı zorluklara odaklanmaktadır. Kürtlerin bu arayışları, Uluslararası İlişkilerde neden-sonuç odaklı analizlerde sıklıkla başvurulan anlatısal- açıklamacılık yöntemi kullanılarak dört ayrı dönemde incelenmiştir. Bunlardan ilki, Irak’ta İngiliz Manda yönetiminin egemen olduğu 1920’li yıllardan itibaren Baas rejimi hakimiyetinin konsolide edildiği 1970’li yılların sonuna kadar geçen dönemi kapsamaktadır. Bu dönemde Kürtler ilk olarak, İngiltere’nin daha önceki desteğinin aksine bağımsızlık yolundaki engellemeleri ile karşılaşmışlardır. 1930’larda Irak’ın Milletler Cemiyeti’ne üyelik sürecinde Bağdat, Kürtlerin haklarını tanıyacağı vaadinde bulunsa da kayda değer bir adım atmamıştır. 1950’li ve 1960’lı yıllarda ise muhalif gruplar, Irak’ta iktidarı ele geçirince Kürtlerle aralarına mesafe koymuşlardır. Kürtler son olarak, İran’dan destek almış fakat Bağdat ve Tahran arasında yapılan bir antlaşmayla bu destek sona erince, Irak Kürt hareketi dağılma noktasına gelmiştir. İran-Irak Savaşı ve Körfez Savaşı’nın yaşandığı 1980’ler ve 1990’lar çalışmada ele alınan ikinci dönemdir. Kürtler, İran-Irak Savaşı sırasında Tahran’ın desteğiyle bazı bölgelerde kontrolü ele geçirseler de Bağdat’ın bu işbirliğine tepki olarak başlattığı operasyonlar ve uluslararası toplumun bu operasyonlara yeterli duyarlılığı göstermemesi sonucunda ciddi bir yıkım yaşamışlardır. Her seferinde reel-politikle acı bir şekilde yüzleşmenin yol açtığı hayal kırıklıkları devam ederken Körfez Savaşı sonrası yaşanan gelişmeler, Iraklı Kürtlerin önüne fiili olarak özerk bir bölgeyi yönetme fırsatı çıkarmıştır. Ancak, yoğun Kürt nüfusa sahip bölge ülkelerinin reel-politik kaygıları ve Kürtlerin kendi içindeki rekabeti, daha güçlü bir statü elde etmeyi imkânsız kılmıştır. 2003’te Saddam Hüseyin’in devrilmesi sonrasındaki dönem, çalışmanın üçüncü bölümünü oluşturmaktadır. Irak Kürt bölgesinin anayasal bir nitelik kazandığı ve Kürt liderlerin başka ülkelerde diplomatik teamüllere uygun bir şekilde ağırlanmaya başladığı bu dönemde, merkezi hükümetle gelirlerin paylaşımı ve tartışmalı bölgelerin durumu konusunda yaşanan gerilimler, önemli bir sorun alanı olarak kalmıştır. Çalışmada son olarak 2014’teki DAEŞ saldırıları sonrası başlayan ve 2017’deki bağımsızlık referandumuyla sona eren sürece değinilmektedir. Uluslararastoplumun desteğiyle bu tehdinin bertaraf edilmesi, Irak Kürtlerini bağımsızlık konusunda cesaretlendirse de Bağdat ve bölgede etkin olan diğer güçlerin söz konusu referanduma karşı çıkmaları bu süreci akamete uğratmıştır. Tüm bu süreçler, bölge içi ve bölge dışı aktörlerin reel-politik yaklaşımlarının, Kürtlerin bağımsızlık taleplerinin gerçekleşmesinin önündeki en önemli engel olduğunu göstermektedir.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Uluslararası İlişkiler

Kaynak

Mülkiye Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

45

Sayı

4

Künye