Kentleşme baskısı altındaki köylerin kimlik özelliklerinin belirlenmesi ve kır-kent dönüşüm senaryolarının oluşturulması: Karacaören köyü (Çanakkale) örneği
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Kentlerde doğal nüfus artışının yanı sıra sosyo-ekonomik nedenlerden dolayı oluşan göçler ile birlikte barınma, eğitim, sağlık, sanayileşme ve benzer ihtiyaçların giderilmesi gerekmektedir. Bu ihtiyaçların giderilmesi yatay ve dikey büyüme şeklinde olmaktadır. Yatay büyüme, kentlerin etrafındaki alanlara doğru hızla gelişmesi ve mekânsal olarak genişlemesi olarak bilinir. Kentler genişlerken etrafındaki yakın kırsal yerleşim alanları (köy), kentleşme baskısı altında kalmakta ve kendi özgün dokusu ile doğal, sosyo-kültürel ve fiziksel değerlerini değiştirerek geleneksel kimliklerini kaybetmektedirler. Kentlere yakın köylerin üzerinde oluşan kentleşme baskısının kontrol altına alınabilmesi ve köy kimliklerinin ve doğal peyzaj alanlarının korunması, bütüncül bir yaklaşımla planlanması ve dönüşüm senaryolarının belirlenmesi ile mümkündür. Bu çalışmada kent baskısı altındaki köylerin özgün dokusunu ve geleneksel kimliklerini dikkate alarak, kırsal veri tabanlarının ve kır-kent dönüşüm senaryolarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada, konum ve öznitelik verilerini birlikte saklama ve işleyebilme özelliği ile planlama çalışmalarında anahtar role sahip Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) tekniklerinden yararlanılmıştır. Farklı tarihlerde çekilen Landsat uydu görüntüleri (2007 ve 2017) kullanılarak Arazi Kullanım ve Bitki Örtüsü Haritaları (AKBÖ) yapılmış ve on yıllık değişim şiddeti belirlenmiştir. En büyük değişim mera sınıfında %67.56'lık oranda azalma ve %39.93 oranda su sınıfındaki arrtış olarak belirlenmiştir. Gelişme hızından etkilenen köy yerleşim alanlarını belirlemek amacıyla mevcut Çanakkale ili kent sınırına 0-10 km zon oluşturulmuş ve içerisinde kalan köylerden Karacaören köyü çalışma alanı olarak seçilmiştir. 2007-2017 yılları arasındaki zamansal değişim haritaları sonucuna göre, köyün geleneksel kimlik özellikleri ile değişimler arasındaki ilişki incelenmiş ve kır-kent dönüşüm senaryoları irdelenmiştir. Oluşturulan senaryolardan gerçekleşme ihtimali en yüksek olan 3 adet dönüşüm senaryosu seçilmiştir. Kırsal yerleşim alanlarının kimlik kaybına uğrayıp kentsel yerleşimin bir parçası haline geldiği 1. dönüşüm senaryosu; "Kentleşen Köyler Senaryosu", Karacaören köyünün kimlik özelliklerinden yararlanılarak sosyo-ekonomik açıdan üretime katkı sağlayan 2. dönüşüm senaryosu; "Tarımsal Üretim Senaryosu", köy ve kent arasında tampon bölgeler ve bu bölgelerde ekolojik kompleks alanlarının oluşturulduğu 3. Dönüşüm senaryosu ise; "Ekolojik Köy Senaryosu" başlıkları altında incelenmiştir. Bu senaryo da toplam 154 adet kompleks tarımsal üretim sistemi önerilmiştir.
It is necessary to meet the needs for dwelling, education, health, industrialization and etc. which occurs due to natural population increase in cities together with migration incomes that sourced from socio-economic reasons. Such requirements are overcomed by vertical and horizontal expansions. Horizontal expansion is known as fast development throughout nearby-areas and spatially expanding of cities. During the expansion process of cities, closer rural settlements (villages) may be exposed to urbanization pressure, and may lose their authentic patterns, natural, socio-cultural and physical identities. Pacification of urbanization pressure on villages and protection of village identities and natural landscapes is feasible with collective planning approaches and with determination of transition scenarios. In this study, it was aimed to determine the rural-urban transition scenarios by considering village authentic patterns and traditional identities. Geographic Information Systems (GIS), which has a key role in planning studies due to its qualification of containment and processing of location and attribute data together, was used in the study. Land Use and Land Cover (LULC) maps were generated using Landsat satellite imageries that acquired on different dates (2007 and 2017), and severity of change in a decade was determined. The greatest change was determined as 67.56% decrease in pasture class and 39.93% increase in water class. A buffer zone of 0-10 km from the urban boundary were formed to determine most affected rural settlements, and Karacaören village was selected as study area within the zone. The relations between traditional identity properties of the village and changes were investigated and rural-urban transition scenarios were explicated depending on the temporal change maps between 2007-2017. Three scenarios, which have high probablility to be evantuated, were selected. These scenarios are investigated under the titles including: The first transition scenario consisted of the identity lose of rural settlements that leads to transition into a part of urban, "Urbanized villages scenario"; the second transition scenario considered the socio-economically contribution to agricultural production by utilizing the identity characteristics of Karacaören village, "Agricultural Production Scenario"; and the third transition scenario represented the generated buffer zones within the urban and rural where ecological complex areas are formed, "Ecological Villages Scenario". In this scenario, total 154 complex agricultural production systems were proposed.











