Osmanlı'nın son döneminde modernleşme çerçevesinde Namık Kemal ve dini görüşleri
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
21 Aralık 1840'ta Tekirdağ'da dünyaya gözlerini açan Namık Kemal, yaşadığı dönem itibariyle Osmanlı Devleti'nin en sancılı dönemlerine şahit olmuş ve bu sancıları bizzat yaşayarak ömrünü tamamlamıştır. Namık Kemal, mücadeleci tavrı ve yüklendiği sorumluluk bilinci açısından sıradan bir insan ve aydın değildir. Namık Kemal bu açıdan bakıldığında, zamanının ihtiyaç duyduğu bir insandır. Kısa süren hayatı boyunca Osmanlı coğrafyasında birçok noktada bulunmuş, görev almış, hizmet etmiş, yol göstermiş ve bu yolda büyük bedeller de ödemiştir. Sonunda sürgün bile edilmiştir. Ancak yılmadan vatan için mücadelesini sürdürmüştür. İslâm dünyasında Müslümanlığı muhafaza ederken Batılılaşmayı amaçlayan bir paradigma değişimi meselesi bağlamında Namık Kemal'in reformcu fikirlerini ve gayretlerini değerlendirmek mümkündür. Vatan ve hürriyet telaşı ile geçen ömründe bürokrasiden gazeteciliğe, yazarlıktan şairliğe kadar geniş bir yelpazede ürün vermiştir. Namık Kemal her ne kadar "vatan ve hürriyet" fikrinin savunucusu sayılmakta ise de gerçekte onun temel hareket kavramlarının medeniyet ve İslâm şeklinde belirlenmesi kaçınılmazdır. Onun vatan kavramına olan vurgusu Müslüman düşüncede "vatan" kavramının Darü'l-İslâm toprağı şeklinde tanımlaması sebebiyle hiç de Türkçü ve kavmiyetçi bir temelde yürümez. Aynı zamanda Namık Kemal Avrupa'nın ulaştığı teknik ve ilmi seviye nedeniyle İslâm Medeniyeti'nin tehdit altında olduğu algısı ile hareket etmekte idi. Osmanlı Devletinin çöküşünü adeta kendi yuvasının çöküşü gibi algılamış ve can havliyle bir mücadeleye girmiştir. Bu mücadelesi kimi zaman muhalefet gibi algılansa da o, her zaman devletin bekası için kendi hayatını ortaya koymakta çekinmemiştir. Namık Kemal, devlet tarafından zaman zaman tekdir ve sürgün edilse de, hiçbir zaman gözden çıkarılmamıştır.
Namik Kemal, who was born on December 21, 1840 in Tekirdağ, witnessed the most painful period of the Ottoman Empire in his era and completed his life by personal experience of these pains. With his combative personality and sense of responsibility, Namik Kemal was not an ordinary intellectual. Namik Kemal, when viewed from this aspect, was a person that his era needed. During his short life, he served and leaded at many points in the Ottoman territory and even was sent to exile eventually. He, however, continued his struggle for the homeland undauntedly. It is possible to evalaute Namik Kemal's reformist ideas and efforts in the context of the paradigm that aims at westernization while maintaining the İslamism in the muslim world. His life, spent for homeland and freedom, gave a wide rangle of products ranging from bureaucracy to journalism and poetry. Altohough Namik Kemal is seen as the advacote of the "homeland and liberty" idea, his basic movement concepts are considered as civilization and islam. His emphasis on the homeland was not nationalist in the context of the description of "homeland" as "İslamic territory" in muslim thought. Namik Kemal was moved with the perception that Islam civilization was threatenad by the scientific and technical level that European countries reached. He perceived the collapse of the Ottoman Empire as the collapse of his own nest and started to struggle for the homeland hastely. While his struggle was sometimes regarded as opposition, he never hesitated to risk his life for the homeland. Even though Namik Kemal was sent to exile sporadically by the government, he was never discarded.











