ANTROPOMORFİZM VE TANRI
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Antropomorfizm insan olmayan varlıklara insana ait fiziksel ve davranışsal özelliklerin \ratfedilmesini ifade eder. İnsana ait fiziksel ve davranışsal özellikler özellikle Tanrı’ya \ratfedildiğinde ise felsefi ve teolojik bir sorun oluşturur. Çünkü Tanrı’yı insanın kendi \rsonlu nitelikleriyle tasavvur etmesi, insanın kendisini her şeyin ölçüsü görme yanlışını \rifade eder. Bir anlamda sonsuzun sonlu kalıplarla tasavvur edilmesi kabul edilmez. Fakat \raydınlanma çağından itibaren Hume Feuerbach, Nietzsche ve Freud Tanrı’nın varlığını \rantropomorfizmin bir sonucu olarak görmüşler ve antropomorfizmin yanlışlığına dair \rkanıyı Tanrı inancına yükleyerek antropomorfizmi septisizmlerinin ve ateizmlerinin gerekçesi haline getirmişlerdir. Bununla birlikte insan olmayan varlıklara insanın fiziksel ve \rdavranışsal özelliklerinin atfedilmesi olarak antropomorfizm öncelikle bir varlığa zihinsel \rdurumların atfedilmesinden sonra ortaya çıkar. Bu durum, karşısında hareket eden bir \rvarlığın davranışlarını öngörmek veya anlamak istediğinde insanın başvurduğu bir öteki \rzihin çıkarımını ifade eder. Buna göre bir Tanrı düşüncesi de aslında insanın doğanın \rdavranışlarının arkasında olduğuna inandığı bir zihinden başka bir şey değildir. Diğer \rinsanların, hayvanların veya bilgisayar programlarının arkasında bir zihin bulunduğuna \rinanmakta ne kadar haklı isek doğanın arkasında bir zihin olarak Tanrı’nın varlığına \rinanmakta da o kadar haklı sayılırız. Sonuç olarak antropomorfizmin yanlışlığı, doğanın \rarkasındaki bir zihin olarak Tanrı çıkarsaması üzerine yüklenemez.











