Dahili yoğun bakım ünitesinde tedavi gören kronik böbrek hastalığı tanılı olgularda prognostik nutrisyonel indeks ve sistemik immün inflamatuvar indeksin mortalite ve sağkalımla olan ilişkisi

[ X ]

Tarih

2025

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Giriş ve Amaç: Kronik böbrek hastalığı (KBH), böbrek fonksiyonlarının kademeli olarak kaybıyla karakterize, yaygın ve giderek daha fazla tanınan küresel bir sağlık sorunudur. KBH hastalarının, özellikle son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) tanısı olanlarda üreminin sebep olduğu immunkompresyon, fagosit fonksiyon bozukluğu, ileri yaş ve komorbiditeler nedeniyle hastaneye yatma olasılığı yüksektir. Aynı zamanda bu hastaların büyük bir kısmında YBÜ'ne yatış ihtiyacı doğmaktadır. Yoğun bakım tüm dünya çapında sağlık alanının yönetimi zor, maliyetli aynı zamanda mortalite ve morbiditenin yüksek olduğu üniteleridir. Bu nedenle bazı parametreleri değerlendirerek yoğun bakım ünitelerinde hastanın mortalitesi, yoğun bakımda kalış süresi, uygulanacak tedaviler, stres faktörlerinin yönetimi ve bu faktörlerin en az seviyeye indirilmesi gibi durumları göz önüne alarak skorlama sistemleri geliştirilmiştir. SII (Sistemik İmmün İnflamasyon İndeks) ,2014 yılından beri birçok konu (malignite, otoimmün hastalıklar, bazı enfektif hastalıklar, kalp ve karaciğer ve serebrovasküler hastalıklar) üzerinde çalışılmış olup etkisi araştırılmıştır. Hastanın periferik kanındaki trombosit, lenfosit ve nötrofil sayılarını birleştiren SII, yakın zamanda hastanın inflamatuar ve bağışıklık durumunun prognostik bir göstergesi olarak tanımlanmıştır. İnsan plazmasındaki baskın protein olan albumin, böbrek yetmezliği olan hastalarda artan mortalite ile ilişkilendirilmiştir. Serum albümin ve periferik kan lenfosit sayısından hesaplanan prognostik beslenme indeksi (PNI), organizmanın bağışıklık ve beslenme durumunun kapsamlı bir değerlendirmesini sağlar. PNI'nin KBH tanılı yaşlı hastalarda dahil olmak üzere çeşitli durumlarda ölüm riskinin artmasıyla ilişkili olduğu bildirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, Çanakkale ilindeki kronik böbrek hastalığına sahip ve yoğun bakım tedavi ihtiyacı olan olgularda, sistemik immun inflamatuar indeks ve prognostik nutrisyonel indeksler kullanılarak sağkalım üzerine etkisini değerlendirmektir. Materyal-Metod: 2021–2025 yılları arasında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İç Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatan 152 KBH hastası retrospektif olarak incelenmiştir. Hastaların demografik, klinik ve laboratuvar verileri kaydedilerek PNI ve SII skorları hesaplanmıştır. Bu parametrelerin mortalite ile ilişkisi ROC eğrisi, Spearman korelasyonu, Kruskal-Wallis testi, Kaplan–Meier sağkalım analizi ve çok değişkenli Cox regresyon modeli ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların yaş ortalaması 75,3 ± 12,9 yıl olup, %53,3'ü kadındı. Mortalite oranı %61,2 olarak saptandı. ROC analizinde PNI için AUC = 0,645 (p = 0,003) bulunarak mortaliteyi öngörmede anlamlı, SII için AUC = 0,451 (p = 0,306) olup anlamsız bulundu. PNI ile SII arasında negatif korelasyon saptandı (rho =-0,276; p = 0,001). PNI ve SII değerleri KBH evrelerine göre anlamlı fark göstermedi (p> 0,05). Beslenme tipiyle PNI (p = 0,003) ve SII (p = 0,027) arasında anlamlı ilişki bulundu; enteral (NG/oral) beslenenlerde PNI yüksek, parenteral beslenenlerde SII daha yüksekti. Kaplan–Meier analizinde düşük ve yüksek PNI-SII grupları arasında sağkalım farkı anlamlı değildi (p> 0,05). Çok değişkenli Cox analizinde PNI (p = 0,390) ve SII (p = 0,472) bağımsız mortalite belirteci değildi; ancak cinsiyet (p = 0,029), inotrop kullanımı (p = 0,038) ve laktat düzeyi (p = 0,026) mortaliteyle ilişkili bulundu. Sonuç: Yoğun bakımda yatan KBH tanılı hastalarda PNI mortaliteyle ilişkili olsa da bağımsız bir prognostik belirteç değildir. SII'nin ayırt edici gücü sınırlıdır. Enteral beslenmenin sürdürülmesi, daha yüksek PNI ve düşük SII ile ilişkili bulunmuştur. Laktat ve hemodinamik parametrelerle birlikte değerlendirildiğinde, PNI klinik riski öngörmede yardımcı bir biyobelirteç olabilir. Geniş örneklemli, prospektif çalışmalarla PNI-SII ve klinik skorların (APACHE, SOFA vb.) birlikte incelenmesi önerilmektedir.

Introduction and Purpose: Chronic kidney disease (CKD) is a common and increasingly recognized global health problem characterized by the gradual loss of kidney function. Patients with CKD, particularly those diagnosed with end-stage renal disease (ESRD), have a high likelihood of hospitalization due to uremia-induced immunosuppression, impaired phagocytic function, advanced age, and multiple comorbidities. Moreover, a significant proportion of these patients require admission to intensive care units (ICUs). Intensive care units are among the most challenging and costly areas of healthcare management worldwide, with high rates of morbidity and mortality. Therefore, several scoring systems have been developed to evaluate certain parameters in order to predict patient mortality, length of ICU stay, treatment approaches, and to manage and minimize stress-related factors in these units. The Systemic Immune-Inflammation Index (SII) has been investigated since 2014 in a wide range of conditions, including malignancies, autoimmune diseases, certain infectious diseases, and cardiovascular, hepatic, and cerebrovascular disorders. SII, which combines platelet, lymphocyte, and neutrophil counts from peripheral blood, has recently been identified as a prognostic indicator reflecting a patient's inflammatory and immune status. Albumin, the predominant protein in human plasma, has been associated with increased mortality in patients with renal failure. The Prognostic Nutritional Index (PNI), calculated from serum albumin levels and peripheral blood lymphocyte counts, provides a comprehensive assessment of the body's immune and nutritional status. PNI has been reported to be associated with an increased risk of mortality in various conditions, including elderly patients with CKD. The aim of this study is to evaluate the impact of the Systemic Immune-Inflammation Index and the Prognostic Nutritional Index on survival in patients with chronic kidney disease who required intensive care treatment in the province of Çanakkale. Material-Method: A total of 152 patients with chronic kidney disease (CKD) who were hospitalized in the Internal Medicine Intensive Care Unit of Çanakkale Onsekiz Mart University between 2021 and 2025 were retrospectively analyzed. Demographic, clinical, and laboratory data of the patients were recorded, and Prognostic Nutritional Index (PNI) and Systemic Immune-Inflammatory Index (SII) scores were calculated. The relationships between these parameters and mortality were evaluated using ROC curve analysis, Spearman correlation, Kruskal–Wallis test, Kaplan–Meier survival analysis, and multivariate Cox regression model. Findings: The mean age of the patients was 75.3 ± 12.9 years, and 53.3% were female. The overall mortality rate was 61.2%. ROC analysis revealed that PNI (AUC = 0.645, p = 0.003) was a significant predictor of mortality, whereas SII (AUC = 0.451, p = 0.306) was not. A negative correlation was found between PNI and SII (rho =-0.276, p = 0.001). PNI and SII values did not significantly differ among CKD stages (p> 0.05). A significant relationship was found between nutritional type and both PNI (p = 0.003) and SII (p = 0.027); patients receiving enteral (NG/oral) nutrition had higher PNI values, while those receiving parenteral nutrition had higher SII values. Kaplan–Meier analysis showed no significant difference in survival between the low and high PNI-SII groups (p> 0.05). In multivariate Cox regression analysis, PNI (p = 0.390) and SII (p = 0.472) were not independent predictors of mortality; however, gender (p = 0.029), inotrope use (p = 0.038), and lactate level (p = 0.026) were significantly associated with mortality. Conclusion: In critically ill CKD patients hospitalized in the intensive care unit, PNI was associated with mortality but was not an independent prognostic indicator. The discriminative power of SII was limited. The maintenance of enteral nutrition was associated with higher PNI and lower SII values. When evaluated together with lactate and hemodynamic parameters, PNI may serve as a supportive biomarker for predicting clinical risk. Further large-scale, prospective, multicenter studies are needed to investigate the combined use of PNI, SII, and clinical scoring systems (such as APACHE and SOFA) for more accurate prognostic assessment.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Nefroloji, Nephrology ; İç Hastalıkları

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye