Akşehir ve Eber göllerinin kuvaterner çökellerinin sedimantolojisi, stratigrafisi ve paleoiklimsel-paleoortamsal özellikleri
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
2020 yılında YÖK 100/2000 burs programı kapsamında, iklim değişikliği alanında yürütülen bu çalışmada, Akarçay Havzası'nın Kuvaterner çökellerinin sedimantolojik, mineralojik ve jeokimyasal değişimlerinden yararlanarak, havzanın paleoortamsal ve paleoiklimsel koşullarının yorumlanması amaçlanmıştır. Havzanın Pleyistosen çökelleri alttan üste doğru; 1) alüvyon yelpazesi ve akarsu fasiyes topluluğu, 2) göl kıyısı fasiyes topluluğu, 3) göl merkezi fasiyes topluluğu olarak gruplandırılmıştır. Mineralojik analizler sonucunda, kaolinit ve illit baskın mineraller olarak saptanmıştır. Kaolinit yüzdesinin arttığı seviyelerde akarsularda yaşayan Valvata piscinalis türlerinin sayıca bol bulunması, bu seviyelerin sıcak ve yağışlı iklim koşullarında çökeldiğini göstermektedir. İllit, jips ve halit minerallerinin yüzdesinin arttığı seviyelerde acı sularda yaşayan Laevicaspia caspia'ların sayıca artması, göldeki su seviyesinin azaldığını ve kurak iklim koşullarının yaşandığını ifade etmektedir. Mineralojik verileri desteklemek amacıyla aynı örneklerden jeokimyasal analiz yaptırılmıştır. Jeokimyasal verilerin değerlendirilmesiyle, inceleme alanında biri Pleyistosen başlangıcında, diğer dördü ise Geç Pleyistosen boyunca gerçekleşmiş olan hızlı erozyon ve yüksek kırıntılı beslenim girişine sahip kuvvetli yağışların etkili olduğu iklimsel koşulların toplamda beş defa tekrarlandığı görülmüştür. Yağışlı iklimin etkili olduğu dönemlerde Al, Ti, Zr ve Rb/Sr oranları yüksek, Ti/Al oranları düşüktür. Redoks belirteçleri bu dönemlerde oksik koşulları gösterirken, paleoüretkenlik düşüktür. Buna karşın Al, Ti, Zr, ve Rb/Sr oranlarının düşük, kırıntılı beslenimin az, göl taban suyunun nispeten anoksik, su seviyesinin düşük ve paleoüretkenliğin yüksek olduğu dört dönem yaşanmıştır. Bu dönemler, havzada düşük erozyonal yağışların etkili olduğu kurak iklim koşullarını göstermektedir. Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde, havzadaki iklimsel değişim periyodlarının son buzul maksimumdaki, Dansgaard-Oeschger (D/O 9-20) olaylarının sıcak iklim evresine ve Heinrich olaylarının (H 4-6) soğuk iklim evresine karşılık geldiği belirlenmiştir.
In this study, conducted within the scope of the YÖK 100/2000 scholarship program in 2020, the aim is to interpret the paleoenvironmental and paleoclimatic conditions based on the sedimentological, mineralogical, and geochemical changes of the Quaternary sediments in the Akarçay Basin. Pleistocene sediments of the basin are classified from bottom to top as follows: 1) alluvial fan and fluvial facies association, 2) lake shore facies association, and 3) lake center facies association. Mineralogical results determined kaolinite and illite as the dominant clay minerals. The abundance of Valvata piscinalis species living in streams at levels where the kaolinite percentage increases indicates that these levels were deposited under warm and rainy climatic conditions. The increase in the number of Laevicaspia caspia living in brackish waters at levels where the percentage of illite, gypsum, and halite minerals increases suggests that the lake's water level decreased and arid climate conditions prevailed. Geochemical analysis was performed on the same samples to support the mineralogical data. Geochemical analysis was performed on the same samples to support the mineralogical data. Evaluation of geochemical data revealed that climatic conditions characterized by rapid erosion and heavy rainfall with high detrital input were repeated five times in the study area, one at the beginning of the Pleistocene and the other four during the Late Pleistocene. During periods when rainy climate is effective, Al, Ti, Zr, and Rb/Sr ratios are high and Ti/Al ratios are low. Redox indicators show that oxic conditions prevailed during these periods while paleoproductivity was low. Despite this, there are four periods in which low Al, Ti, Zr, and Rb/Sr ratios, low detrital input, relatively anoxic lake bottom water, low water level, and high paleoproductivity. These periods show arid climate conditions in the basin where reduced erosional rainfall is effective. When all the data are evaluated together, it is determined that the climatic fluctations in the basin corresponded to the warm climate phase of the Dansgaard-Oeschger (D/O 9-20) events and the cold climate phase of the Heinrich events (H 4-6) in the Last Glacial Maximum.











