Okulöncesi Dönem Çocuklarında Hayal Gücü ve Yaratıcılık İlişkisi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Yaratıcı davranışın en önemli bileşenlerinden biri, hiç kuşkusuz hayal edebilme ve soyut düşünebilmedir.Ancak hayal etmenin ya da soyut düşünebilmenin önündeki önemli engellerden biri de gerçekliğin katı vedeğişmezliği yönündeki tutumlardır. Okulöncesi dönem çocuklarının bu konuda daha bağımsızdavranabildikleri, gerçeklikler karşısında yetişkinlerden daha esnek davranabildikleri gözlemlenebilmektedir. Bugözlemlerden hareketle bu çalışmanın temel amacı, erken çocukluk dönemi (0-6 yaş) çocuklarının hayal güçleriile yaratıcılıkları arasındaki ilişkiyi, alanyazındaki kaynaklar ışığında ortaya koymaktır. Bu temel amaçdoğrultusunda bazı soruların cevapları aranmıştır: Okulöncesi dönem çocuklarında sağ beyin yarıküresinin etkinolmasının altındaki neden ya da nedenler nedir? Okulöncesi dönem çocuklarında beyin yarıkürelerindenherhangi biri daha etkili ve işlevsel midir? Eğer herhangi bir yarıkürenin etkisi ve işlevselliği fazla ise bu durumileriki yaşlarda değişmekte midir? Bilmeye dayalı etkinliklerimiz arttıkça sol beynimizin etkisi de bu paraleldeartıyor denebilir mi? Sol beyin yarıküremiz dış dünyadan verilere (bilgilere) ihtiyaç duyarken, sağ beyinyarıküremiz öğrenmeye (veriye) pek ihtiyaç duymamakta mıdır? Alanyazından elde edilen bilgiler ve bubilgilerden yapılan çıkarımlardan şu sonuçlara ulaşılmıştır: 1) 0-6 yaş çocuklarında sağ beyin yarıküreleri dahabaskın olarak çalışmaktadır ve ergenlik döneminde ise bu baskınlık sol yarım küreye geçmektedir. 2) Sağ ve solbeyin yarıkürelerinin özelleşme ve gelişme süreçleri 14 yaşında sabitlenmektedir. 3) Bilgi dağarcığı arttıkça solbeyin yarıküresinin etkisi de o ölücüde artmaktadır. 4) Sol beyin yarıkürenin aksine sağ beyin yarıküresiöğrenmeye (verilere) pek de ihtiyaç duymamaktadır. 5) Çocukların yaratıcılıklarını geliştirmek için hayalgüçlerini geliştirecek etkinliklere daha fazla yer verilmeli, çocukların hayallerini fiziksel gerçekliklerlekıyaslamadan daha özgür ve özgün davranmalarına fırsat verilmelidir.











