Sezai Karakoç ve muhafazakârlık

dc.contributor.authorSolak, Omer
dc.date.accessioned2025-01-27T19:28:53Z
dc.date.available2025-01-27T19:28:53Z
dc.date.issued2022
dc.departmentÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
dc.description.abstractMuhafazakârlık, en köklü ideolojilerden biridir. Temel tezi, toplumların tarih içinde bir tür bilgelik biriktirdiği ve bunun da en çok geleneklerde saklı olduğu düşüncesidir. Muhafazakârların değişime tümden karşı oldukları doğru değildir. Daha ziyade aşamaları iyi düşünülmüş bir değişimden yanadırlar. Değişim birbirinden kopuk, plansız ve mekanik sıçramalar yerine doğal olmalıdır. Tıpkı doğa gibi sürekli ve organik bir değişim olmalıdır. Muhafazakârlığın zaman içinde pek çok türevi ortaya çıkmıştır. Statükodan yana olma ve geleneği yüceltme bakımından Geleneksel muhafazakârlık (Traditionalist conservatism) ya da Gelenekselcilik (Traditionalism), Kültürel muhafazakârlık (Cultural conservatism), Sosyal muhafazakârlık (Social conservatism), Tarımcılık (Agrarianism) gibi türevlere bölünür. Farklı ideolojilerle ilişkisi bakımından ise Milliyetçi muhafazakârlık, Dindar muhafazakârlık, Monarşizm, Yeni muhafazakârlık (Neo-conservatism) gibi melez bazı formları ortaya çıkmıştır. Öte yandan İslamcılık 19. yüzyılda Batı’nın İslam dünyasında artan siyasi, ekonomik ve kültürel etkisine karşı reaksiyoner bir ideoloji olarak gelişir. Öncü isimleriyle bir yandan batı emperyalizmi ile bir yandan da İslam’ın geleneksel yorumları ile mücadele eden bir ideolojik perspektif olmuştur. Bu çalışmada edebi eserlerine yansıyan yönleriyle şair Sezai Karakoç’un mevcut Muhafazakâr ideoloji türevlerinden hangisine yakın durduğu ele alınmış; konumun, sanatçı kimliği üzerindeki etkileri farklı başlıklar altında tartışılmıştır. Bu bağlamda Karakoç’un medeniyet kavramı etrafında ördüğü semantik evren, onun bir kültürel muhafazakâr olduğunu gösterir. Ona göre kesintisiz bir çizgi halinde bugünlere ulaşan Türk-İslam medeniyeti, modern zamanların getirdiği yozlaşma ve çözülmeye karşı tekrar canlandırılmalı ve tazelenmelidir. Sonuç olarak Karakoç’un değişim ve statüko ikilemi bağlamında bir kültürel muhafazakâr; muhafazakârlığın diğer ideolojilerle melezleşmesi bağlamında ise bir dindar muhafazakâr olduğu değerlendirilmektedir.
dc.identifier.doi10.29000/rumelide.1190313
dc.identifier.endpage474
dc.identifier.issn2148-7782
dc.identifier.issn2148-9599
dc.identifier.issue30
dc.identifier.startpage465
dc.identifier.trdizinid1137701
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.29000/rumelide.1190313
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1137701
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12428/15922
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofRumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TRD_20250125
dc.subjectEdebiyat
dc.subjectFelsefe
dc.titleSezai Karakoç ve muhafazakârlık
dc.typeArticle

Dosyalar