Büyük bir koruyucu için arayışın başlangıcı: Türkiye'nin Amerikan ittifakı için Birleşmiş Milletler'e (BM) üyeliği

[ X ]

Tarih

2011

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda Birleşmiş Milletler (BM) üyeliği Türkiye için önemli bir endişeydi. Savaşa katılmayan bir devlet olarak Türkiye savaş dönemi planlarında ve savaş sonrası düzenin kuralları üzerinde söz sahibi olamamıştı. Bunun ötesinde Nisan 1943’te Kursk muharebelerinden sonra savaşı kesin olarak kazanacağı belli olunca Sovyetler Birliği de Türkiye için potansiyel bir tehdit haline geldi. Bu duruma bağlı olarak Ankara kendisini koruyacak bir güvenlik yapılanması aramaya başladı. Türkiye söz konusu güvenlik yapılanmasını öncelikle uluslararası bunun yeterince etkin olamayacağını anlayınca ise bölgesel bir çerçevede aradı. Uluslararası çerçevedeki arayışta 1945’e gelindiğinde Ankara’nın karşısına çıkan tek güvenlik şeması BM idi. Ancak BM içinde büyük güçlerin ayrıcalıklı durumu, ki bu güçlerden biri de Sovyetler Birliği idi, Türkiye’nin BM teşkilatının uluslararası barışı sağlama kabiliyetine olan inancını zayıflattı. Zayıflayan bu inanç Ankara’yı uluslararası alandan daha bölgesel alanda bir güvenlik yapılanması düşünmeye itti. Türkiye’nin bu yapılanmadan beklentisi, üzerindeki Sovyet tehdidini etkin bir şekilde karşılamasıydı. Bunu sağlayacak olan da Amerikan ittifakı idi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerika ile, ne savaş sonrası oluşabilecek Sovyet tehdidi ne de bir Amerikan ittifakı olasılığı üzerinde, ciddi bir iletişim kurma şansına sahip olamamış Ankara’ya, BM kuruluş aşaması Washington’a yaklaşmak için en uygun platformu sunacaktı. Bu makale Türkiye’nin BM’nin kuruluş aşamasında temel endişesi ve amacının BM üyeliği değil ama Amerika’nın dostluğunu kazanmak olduğunu iddia etmektedir. Bu iddiayı savunurken de şu sorulara odaklanmaktadır: neden İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nin dostluğu Türkiye için neredeyse hayati bir öğe olmuştur ve BM’nin kurucu konferansı olan 1945 San Francisco Konferansı’nda Türkiye bu dostluğu elde etmek için neler yapmıştır?

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Tarih, Uluslararası İlişkiler

Kaynak

Yönetim Bilimleri Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

9

Sayı

2

Künye