TroyAcademy (2016 - halen)

Bu koleksiyon için kalıcı URI

Güncel Gönderiler

Listeleniyor 1 - 20 / 56
  • Öğe
    Kamu Kurumlarında Yapısal Güçlendirmenin Personelin Örgütsel Özdeşleşme ve Yaşam Doyumu Üzerindeki Etkileri
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2021) Seçtim, Hafize; Erkul, Hüseyin
    Yapısal güçlendirme, personelin kararlara katılımını, iş birliğini teşvik eden, onlara geliştirme fırsatı, destek, kaynak ve bilgi paylaşımının sağlandığı ortam oluşturarak, bilişsel ve duyuşsal olarak güçlendirilmelerini amaçlayan bir yönetim tekniğidir. Araştırmanın konusunu kamu kurumlarında yapısal güçlendirmenin bireysel ve örgütsel etkileri oluşturmaktadır. Bu kapsamda kamu kurumlarında yapısal güçlendirmenin personelin örgütsel özdeşleşme ve yaşam doyumu üzerindeki etkileri incelenmiş; elde edilen verilerle hem alanyazına bu model vasıtasıyla katkı sağlanması hem de yönetsel kapasitenin geliştirilmesinde kamu yönetimlerine öneri sunulması amaçlanmıştır. Araştırma betimsel araştırma yöntemi kullanılarak yürütülmüş, araştırmanın verileri üniversite hastanelerinde görev yapan 538 sağlık personelinden anket tekniğiyle elde edilmiştir. Araştırmada korelasyon, regresyon analizleri gerçekleştirilmiş, araştırmanın hipotezleri yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre; yapısal güçlendirme ile örgütsel özdeşleşme ve yaşam doyumu arasında güçlü ilişkiler olduğu, yapısal güçlendirmenin personelin örgütsel özdeşleşme ve yaşam doyumunu olumlu yönde etkilediği saptanmıştır.Yapısal güçlendirmenin bir yönetim tekniği olarak bireysel ve örgütsel başarı elde edilmesinde önemli bir araç olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
  • Öğe
    Şeker Fabrikalarının Sosyoekonomik Etkilerinin Değerlendirilmesine Yönelik Bir Çalışma: Kastamonu Örneği
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2021) Çimenderoğlu, Seda; Erenoğlu, Oya
    Cumhuriyetin ilk dönemlerinden itibaren Türkiye’de sanayiye büyük önem verilmiştir. Bunların en önemlilerinden biri de şeker fabrikalarıdır. İlk açılan Uşak ve Alpullu Şeker Fabrikası ile başlayan şeker serüveni 1963 tarihinde açılan Kastamonu Şeker Fabrikası ile devam etmiştir. Bu çalışmada, şeker pancarı tarımı ile şeker üretiminin Kastamonu iline olan sosyoekonomik etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla araştırmada, fabrika ve ilçe merkezlerinde (Merkez, Devrekâni, Tosya, Taşköprü ve Seydiler) yürütülen arazi çalışmaları yanında nicel araştırma yöntemlerinden anket metodu kullanılmıştır. Rasgele seçilen 127 çiftçiye uygulanan anket ile yöre çiftçisinin şeker pancarı üretiminde izlediği yol, yaşanan sıkıntılar, kazancı, ekim ve hasat gibi parametrelerin ölçülmesi hedeflenmiştir. Fabrika yetkilisi ile gerçekleştirilen görüşme çerçevesinde fabrikadaki çalışmalar, özelleştirme ve şeker pancarı tarımı ile ilgilenen çiftçilerin genel durumu hakkında bilgi sağlanmıştır. Elde edilen bulgulara göre Kastamonu ilindeki şeker üretimi çiftçiye geçim kaynağı oluşturması ve istihdam bakımından önemlidir. Ayrıca genç nüfusun göçü bölgedeki çiftçi sayısını olumsuz etkilemektedir. Üretimdeki sabit giderlerin artması çiftçiyi olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle girdi maliyetlerinin düzenlenmesi şeker pancarında verimi olumlu yönde etkileyecek ana etken olarak önerilebilir.
  • Öğe
    Yerli ve Yabancı Turistlerin Her Şey Dahil Sistemini Tercih Nedenleri ve Memnuniyet Düzeyleri: Antalya Örneği
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2021) Boz, Mustafa; Eşitti, Buket Buluk
    Özellikle Antalya ilinde yer alan konaklama işletmelerinde yaygın olarak kullanılan her şey dahil sistemi, yerli ve yabancı turistlerin bu bölgeyi tercih etmelerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu anlamda bu çalışmanın temel amacı, Antalya’yı ziyaret eden ve her şey dahil sistemi ile konaklayan yerli ve yabancı turistlerin her şey dahil sistemini tercih nedenlerini, her şey dahil sistemini tercih ederken önem verdikleri konuları ve bu sistemden memnuniyet düzeylerini tespit edebilmektir. Bu amaçla çalışmanın saha araştırması, tatillerini her şey dahil paket tur satın alarak Antalya’da geçiren yerli ve yabancı turistler ile 1 Nisan-30 Mayıs 2018 tarihleri arasında kolayda örnekleme yöntemi ile yüz yüze anket uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler, her şey dahil paket tur alırken turistler için en önem verdikleri konulardan “otelin sosyal medyadaki genel değerlendirmesi”, “aile ve arkadaş tavsiyeleri” ve “tatilin güvenli olması” unsurlarının ilk üç sırada yer aldığı görülmüştür. Turistlerin memnun kaldıkları konular arasında ise ilk üç sırada “fiyat”, “yiyecek ve içeceklerin çeşitliliği” ve “yiyecek ve içeceklerin kalitesi” unsurlarının yer aldığı tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda, her şey dahil sistemde yer alan konaklama işletmeleri yöneticilerine stratejik fikirler sağlayabileceği düşüncesinden hareketle birtakım önerilerde bulunulmuştur.
  • Öğe
    Ototelik Kişiliğin İşe Adanma Davranışı Üzerindeki Etkisinde Kişisel Anlam Arayışının Rolü
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2021) Arda, Benan; Kanten, Pelin
    This study aims to investigate the effects of autotelic personality on work engagement levels of employees and the mediating role of personal meaning. For the purpose of the research, the data which were collected from 162 employees who have been working in service and public industry by the survey method were analyzed by using partial least squares–structural equation modeling method. While conducting analysis, Smart PLS program was used by applying bootstrapping technique (5000 resample) to determine the significance levels of the proposed hypotheses and also Anderson and Gerbing (1988) two-step approach has been used. According to the research results, it is found out that the dimensions of autotelic personality labelled as curiosity-persistence and attention control have a positive and significant effect on work engagement. However, research results indicate that personal meaning has a positive and significant effect on work engagement. In addition, it is found out personal meaning has partially mediating role in the relationship between curiosity-persistence and work engagement dimensions. On the other hand, this study demonstrate that positive personality traits are crucial antecedents of the favorable workplace attitudes and behaviors. This study aims to investigate the effects of autotelic personality on work engagement levels of employees and the mediating role of personal meaning. For the purpose of the research, the data which were collected from 162 employees who have been working in service and public industry by the survey method were analyzed by using partial least squares–structural equation modeling method. While conducting analysis, Smart PLS program was used by applying bootstrapping technique (5000 resample) to determine the significance levels of the proposed hypotheses and also Anderson and Gerbing (1988) two-step approach has been used. According to the research results, it is found out that the dimensions of autotelic personality labelled as curiosity-persistence and attention control have a positive and significant effect on work engagement. However, research results indicate that personal meaning has a positive and significant effect on work engagement. In addition, it is found out personal meaning has partially mediating role in the relationship between curiosity-persistence and work engagement dimensions. On the other hand, this study demonstrate that positive personality traits are crucial antecedents of the favorable workplace attitudes and behaviors.
  • Öğe
    Turist Rehberlerinin İş-Aile ve Aile-İş Çatışması, Kişilik Özellikleri ve Örgütsel Bağlılık Düzeyleri Arasındaki İlişkileri Belirlemeye Yönelik Bir Araştırma
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2021) Boz, Mustafa; Eşitti, Bekir; Özkan, Çiğdem
    Günümüzde çalışma koşulları iyileşmesine rağmen bazı sektörlerde sektörün yapısı gereği yoğun mesai gerektirmektedir. Turist rehberliği mesleği, yoğun çalışma gerektiren, mesai saatleri uzun bir meslek olarak bilinmektedir. Bu nedenle turist rehberlerinin iş-aile ve aile-iş dengesini sağlamaları konusunda daha fazla çaba sarf etmesi gerektiği düşünülebilir. Bireylerin yaşamında, kişilik özellikleri, kişinin tüm yaşamı boyunca sosyal ilişkilerini, seçeceği mesleği ve iş yaşamını etkileyen önemli bir faktördür. Turist rehberlerinin mesleğini severek ve isteyerek yapabilmesi için de bazı kişilik özelliklerine sahip olmaları gerektiğini ifade eden çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmada amaç, turist rehberlerinin kişilik özellikleri, iş-aile ve aile-iş çatışma boyutları ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Bunun için, kişilik özellikleri, iş-aile, aile-iş çatışması, örgütsel bağlılık düzeylerini belirlemeye yönelik bir anket formu hazırlanmıştır. Hazırlan anket formu Haziran-Eylül 2020 tarihleri arasında katılımcılara gönderilmiştir. Araştırmaya 246 kişi katılmıştır. Araştırmada örnekleme yöntemi olarak kolayda örnekleme metodu tercih edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; katılımcıların cinsiyet bakımında eşit dağılım gösterdiği, yarısının 36-55 yaş aralığında ve evli olduğu, yarısında fazlasının çocuğunun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların çoğunluğunun 1-5 yıl aralığında mevcut işyerinde çalıştığı, çalışma saati bakımından katılımcıların çoğunun 9-12 saat aralığında çalıştığı bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmada, örgütsel bağlılık ile kişilik özellikleri arasında, kişilik özellikleri ile aile-iş ve iş aile çatışması arasında, örgütsel bağlılık ile aile-iş ve iş-aile çatışması arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler bulunmuştur. Ayrıca sonuçlara göre; turist rehberlerinin örgütsel bağlılık düzeylerindeki artış iş-yaşam ve yaşam-iş çatışması, kişilik özellikleri tarafından açıklanmaktadır.
  • Öğe
    Güney Çin Denizi Sorunu Çerçevesinde Çin-Hindistan İlişkileri
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2016-04-30) Pekcan, Cemre
    Malakka Boğazı vasıtasıyla dünya O careO için en önemli noktalardan biri olmasının yanı sıra zengin doğal kaynaklara sahip olan Güney Çin Denizi, başta Çin olmak üzere, burada hak iddia eden Tayvan, Vietnam, Kamboçya, Filipinler, Malezya ve Brunei arasında uzun süredir sorun olmaya devam etmektedir. Güney Çin Denizi’nin önemi nedeniyle bu sorun küresel bir boyut kazanmış ve ABD, Japonya gibi devletler de kendi çıkarlarını korumak amacıyla soruna müdahil olmuşlardır. Son dönemlerde ise yükselen bir güç olan Hindistan, özellikle Vietnam tarak ndan, Çin’i dengelemek amacıyla soruna dahil edilmek istenmektedir. Bu bağlamda makalede; Çin-Hindistan ilişkileri ve Güney Çin Denizi’ndeki sorunun gelişimi hakkında kısa bir bilgi verildikten sonra, Güney Çin Denizi sorununa Hindistan’ın neden ve ne şekilde dahil olduğu, bu durumun bölgesel dinamikler açısından önemi ve Çin-Hindistan ilişkilerine yansımaları incelenmektedir.
  • Öğe
    Süt Üretim Kooperatiflerinde Etkinlik Ve Verimlilik: Biga Örneği
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2016-04-30) Bektaş, Selahattin; Seki, İsmail
    Biga İlçesinin hayvancılıkta büyük gelişme potansiyeline sahip olması aynı zamanda bölgeyi bir süt üretim merkezi haline getirebilecek bir potansiyeli de beraberinde getirmektedir. Rekabet gücünün verimlilik arGşına bağlı olduğu gerçeğinden hareketle Biga ilçesindeki kooperatifler vasıtası ile yapılan süt üretiminin etkinlik ve verimlilik analizinin yapılması ve mevcut etkinlik ve verimlilik seviyelerini arttırıcı iktisat politikalarının belirlenmesi Biga ilçesinin bölgesel kalkınma stratejisinin oluşturulmasında önemli bir rol üstlenecektir. Araştırma konusu olan kooperatiflerin etkinlik seviyeleri düşüktür. Bu bakımdan süt üretiminin arttırılması için girdi arGşına yönelik uygulamalardan ziyade yapısal sorunları giderici önlemler alınmalıdır. Kooperatif üyelerinin teknolojik donanımları yetersizdir. Çiftliklerdeki söz konusu yetersizlik giderilirse toplam faktör verimliliğinde dolayısı ile kooperatiflerin rekabet gücü artacaktır.
  • Öğe
    Mesudiye Zırhlısının Batırılışı ve Bir Mektup
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2016-10-30) Sabah, İsmail (çev.)
    [No Abstract Available]
  • Öğe
    Çanakkale Cephesinde Karargâhlar
    (2016-10-30) Esenkaya, Ahmet
    Bu araştırmada 5 nci Ordu’nun kuruluşu öncesi ve sonrasında, Müttefiklerin bölgeden çekilmesine kadar Çanakkale Boğazı, civar sahillerde ve karada icra edilecek olan savunma faaliyetlerinin yürütülmesi için kurulacak olan karargâhlarla ilgili bilgi vermek amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için post-pozitivist paradigma altında nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Mevcut dokümanlar askeri ve devlet arşivlerinden, askeri eserlerden ve anılardan taranarak elde edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda Osmanlı Devleti’nin güneyden gelecek tehlikelere karşı, Boğaz’ın her iki yakasına kaleler yaparak, sahil savunma topları yerleştirerek İstanbul’u savunma çabası, bölgede savaş öncesi ciddi bir hazırlığının var olduğunu göstermektedir. Yönetim, Avrupa’da patlak veren savaşa paralel olarak, süreç çok hızlı işlediğinden dolayı, ne yapılacaksa onunla ilgili süratle karar almaya ve hemen yapmaya çalışmıştır. Bu çabanın özünde karargâhların da ayrı bir önemi vardır. Başkomutanlık, Müstahkem Mevki Komutanlığı, ordu, kolordu, tümen, grup, bölge, alay karargâhları ile mevcut bilgiler titizlikle taranmıştır. Peşinden, savunma ve stratejik anlamda karargâhın kurulacağı yerin tespiti, faal hale getirme, karargâhın tefrişi, karargâh görevlileri ve görevleri tanzimi, muhabere görevlerinin ifası, yazışmalara cevap hazırlanması, istihbari bilgileri değerlendirme, üst birimlerle irtibat kurma, stratejik toplantılar yapma, ‘harp ceridesi’ hazırlama, emirler hazırlama, ziyaretçileri ağırlama ve uğurlama, mutat günlük işleri kesintisiz yapma gibi pek çok hizmetin bir arada nasıl yapıldığı göz önüne serilmeye çalışılmıştır.
  • Öğe
    Kalkınma Ajanslarında Merkezi ve Yerel Unsurların Etkisi: Kalkınma Ajanslarının Türkiye Uygulaması Üzerine Bir Değerlendirme
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2016-10-30) Kutlu, Salih Ziya; Görün, Mustafa
    1970 sonrası dönemde bölgesel kalkınma politikalarının giderek daha popüler bir hal alması, bölge ölçeğinde kurumsallaşma çabalarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. İlk olarak 1933 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulan kalkınma ajansları, bu kurumsallaşma çabalarının Avrupa’daki yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Kamu-özel-sivil işbirliğini yerelde gerçekleştirmeye çalışan ajanların Türkiye’de kurulması ise 2006 yılına rastlamaktadır. Literatür taraması şeklinde oluşturulacak çalışmada, merkeziyetçi yönetim anlayışının hakim olduğu Türkiye’de, temel felsefesi yerel yönetişimi gerçekleştirmek olan kalkınma ajanslarının, idari ve mali yapısı ile işlemlerinde merkezi yönetimin etkisi araştırılacaktır. Bu amaçla Türkiye’de kurulan 26 ajansın idari yapılanması, bütçesi ve Kalkınma Bakanlığı ile olan ilişkisi incelenecektir.
  • Öğe
    Otel İşletmelerinde Çalışanların Algıladıkları Örgütsel Destek Boyutları Üzerine Bir Model Önerisi
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2016-10-30) Güçlü Nergiz, Hatice
    Örgütsel destek teorisi, çalışan- örgüt ilişkilerini sosyal değişim teorisine dayanarak açıklayan ve anlamlandıran bir teoridir. Çalışanın örgütünden algıladığı desteğin büyük oranda yönetici ve çalışma arkadaşlarına bağlı olduğu görüşü yaygın olmakla birlikte, müşteri davranışları ve müşteri- çalışan etkileşiminin bu algılamayı etkileyip etkilemediği konaklama işletmeleri literatüründe yeterince incelenmemiştir. Bu çalışmada, entelektüel sermaye unsuru olarak müşterilerin çalışanların örgütsel destek algıları üzerinde etkide bulunup bulunmayacağı tartışılmaktadır. Bu bağlamda, turizm endüstrisinde insan kaynağı sermayesini ifade eden ve aynı zamanda entelektüel sermayenin bir unsuru olan müşteri sermayesinden hareket edilmiştir. Bu açıdan turizm endüstrisinde müşteri sermayesinin aynı zamanda çalışanların örgütsel destek algılamasını etkileyen bir boyut olarak ele alınabileceği iddia edilmektedir. Başka bir ifade ile bu çalışmada, entelektüel sermaye unsurlarından olan müşteri sermayesinin çalışanların algıladıkları örgütsel desteğin bir boyutunu oluşturduğu iddia edilmektedir. Çalışma, bu boyutla ilgili kavramsal ve görgül literatürün bir taraması niteliğindedir.
  • Öğe
    Selim İleri’nin Edebiyatta 50. Yılı: O AŞK DİNMEDİ
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2017-04-30) Oktay, Gülçin
    Ayşe Sarısayın, Selim İleri (2017). O Aşk Dinmedi: Edebiyatta 50. Yıl, İstanbul: Everest Yayınları, 471 s.
  • Öğe
    Pirates (!) Strike Back: Turkish Fansubbers Standing up for Fansubbing
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2017-04-30) Yıldız, Mehmet
    This study is primarily intended to describe Turkish fansubbers’ efforts to exist as professionals rather than incompetent amateurs and fansubbing in Turkey and to draft a non-exhaustive fansubber profile on the basis of a corpus mainly consisting of interviews with “famous” Turkish fansubbers, who have been invited for an interview to defend themselves against explicit and implicit allegations and to explain their undertaking. The corpus comprises two types of data source, i.e. print and online media. Drawing on the views of the interviewees, the corpus analysis has assured that the present study can be built on such parameters as legality/ethics, professional recognition, visibility, censorship, quality, motives of fansubbing, remuneration, linguistic proficiency, fansubbing skills and demographics. Together with the literature review, the analyses have shown that the most serious accusation brought against fansubbers is copyright infringement (Hatcher, 2005), i.e. “pirating”, whereas the mildest is mistranslation. Although legal concerns are generally thought to stand out as the severest matter, it is interesting that almost no confrontation exists between fansubbers and copyright holders (Díaz-Cintas and Sánchez, 2006) but it does exist between colleagues and subtitling critics (viewers, columnists or scholars). Thus, it can be speculated that professional recognition is the primary concern of fansubbers although their undertaking is a non-profit voluntary work.
  • Öğe
    Seyahat Acentalarında Internet Kullanımı ve Sosyal Medya
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2017-04-30) Gökdemir, Sinan; Erdem, Haluk
    Bilgi teknolojilerinin hayatın her alanında yer alması, turizme katılan bireylerinde bilgi teknolojilerini daha sık ve etkin kullanmasına neden olmaktadır. Turizm pazarlamasının en etkin aktörlerinden olan seyahat acentaları da artan bilgi teknolojisi kullanımına ve rekabete paralel olarak bilgi teknolojisine dayalı sistemleri kullanmak durumundadır. Küresel Dağıtım Kanalları (GDS) ve Merkezi Rezervasyon Sistemleri (CRS) başta olmak üzere seyahat acentalarında internet kullanımı, yeni pazarlara ulaşabilmek, talepte çeşitliliği ve devamlılığı artırmak, rekabet avantajı sağlamak ve işletmenin karlılığını artırmak amacıyla yaygınlaşmaktadır. Özellikle, 3G ve 4.5 G teknolojilerinin de kullanımı ile internet acentacılığı çok önemli olmaya başlamıştır. İnternet üzerinden dinamik web siteleri ile seyahat ve turizm ürünlerine olan talebin güçlü olmasının, internet acentacılığına olan ilgiyi ve rekabeti de artırdığı gözlenmektedir. Bu çalışmanın amacı seyahat acentalarının gelişen teknolojileri ve günümüz insanlarının yoğun olarak kullandıkları sosyal medyayı bir pazarlama aracı olarak kullanmalarını sağlamaktır. Bu sebeple de nihai tüketicinin bilgi teknolojisi, internet ve sosyal medya kullanımına ilişkin gelişmeler ele alınmıştır. Özellikle sosyal paylaşım sitelerinin kullanımı üzerinde durulmuştur. Sosyal paylaşım sitelerinden özellikle dünya çapında yaklaşık 1,7 milyar kullanıcısı olan facebook üzerinde durulmuştur. Ayrıca facebook’un pazarlamadaki avantaj ve imkanları hakkında da bilgiler verilmiştir. Bu konunun seyahat acentaları açısından önem arz ettiği düşünülmektedir. Bu bağlamda araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma ile ortaya çıkan temel sonuç, seyahat acentalarının genel olarak web siteleri ve internet ve sosyal medyayı kullanması gerektiğidir. Çalışmada internet kullanımında çağı yakalayamamış seyahat acentaları için öneriler geliştirilmiştir.
  • Öğe
    Eleştiride İnce Görmek: Mikro Eleştiri
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2017-10-30) Bolat, Tuncay
    [No Abstract Available]
  • Öğe
    Türk Resim Sanatında Renk Kullanımı
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2017-10-30) Baydemir Dabanlı, Güliz
    Türk minyatür sanatında biçime yaklaşım ve renge kısaca değinilerek, Türk resim sanatında akımlar, gruplar ve bireyler bağlamında renk; 19. yüzyıl ressamları- İlk Türk ressamları, Çağdaş Türk resminin ilk dönemi – 1914 / Çallı Kuşağı, Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği, D Grubu, Yeniler Grubu, Onlar Grubu ve Soyut Eğilimler sanatçıları ve resimlerinden örneklerle irdelenmiştir. Türk resim sanatında renk kullanımı gruplar bağlamında, bazı istisnalar olsa da genelde Batı sanatında renk kullanımının bir yansıması olarak görselleşmiş ancak bireysel özgünleşme arayışında olan sanatçılarda renk kullanımı daha deneysel ve özgür bir şekilde ortaya çıkmıştır. Yine de Türk resim sanatında yer alan eserlerde, genelleme yapılacak olursa, baskın bir şekilde yer almış olmakla birlikte renk; başlı başına ana öğe ya da ana biçimsel yapı, formun maddesi ya da temel yapısı olarak belirgin bir şekilde işlev kazanmamıştır.
  • Öğe
    Entegre Raporlamaya Genel Bir Bakış
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2017-10-30) Topçu, Güneş
    With the changing business landscape, the need for non-financial information as well as financial information has increased. In order to evaluate a company thoroughly, investors begin to demand all relevant information. Besides, aGer the global financial crisis in 2009, people rely less on corporate information. Analyst presentations, online news and social media are found more reliable. To get rid of those concerns, companies tried to produce more reliable and complete information about themselves. One of the results of this concern is integrated reporting. Integrated reporting is seen as the future of corporate reporting since it includes both financial and non-financial information which reveal a company’s unique value generating power. The aim of this paper is to explain the needs for integrated reporting, its benefits and give information about the implementation of it both in developed and developing countries.
  • Öğe
    Geçmişi Yeniden Düşünmek: Şehir Devletler
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2018-04-30) Demirkan, Cem (çev.); Mackenney, Richard; Akyol, İbrahim Tanju
    [No Abstract Available]
  • Öğe
    Tabae Roma Dönemi Kırmızı Astarlı Seramikleri
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2018-04-30) Koçyiğit, Oğuz
    Bu çalışma Denizli ili, Kale ilçesi sınırlarında yer alan antik Tabae yerleşim yerinden ele geçmiş olan bir grup kırmızı astarlı Roma seramik kabını kapsar. Bu kırmızı astarlı kaplar, Roma döneminin tipik seramikleri olarak bilinen terra sigillataların, doğudaki merkezlerde üretilen türevlerinden oluşurlar. Daha çok Doğu Sigillataları (Eastern Sigillata) olarak adlandırılan bu kaplar, Tabae’nin Roma devri seramikleri arasında ayrı ve nitelikli bir grup oluştururlar. Bunlar arasında etütlük nitelikteki bazı kırık ya da çatlak kaplar olmakla birlikte, çoğunluğu envanterlik olarak değerlendirilen tam kaplardan meydana gelir. Bu kısa çalışma kapsamında, Tabae’de ele geçen bu Doğu Sigillataları hamur ve form özellikleri bakımından gruplara ayrılmışlar, benzerleri ile yapılan analojik değerlendirmeler sonrası tarihlenmeye çalışılmışlardır. Buna göre, kapların çoğunluğunun Batı Anadolu orijinli sigillatalar olduğu ve çeşitli merkezlerden ithal edildikleri anlaşılmıştır. Tüm bunlar, Tabae antik kentinin Hellenistik dönemden itibaren özellikle de Roma dönemi boyunca bulunduğu coğrafya içerisinde önemli bir yerleşim yeri olduğunu ve çevresindeki diğer yerleşim yerleri ile sıkı bir ticari ilişki içinde olduğunu göstermektedir.
  • Öğe
    Tanzimat Edebiyatının Epistemolojisine Eleştirel Bir Bakış: Düalite ve Öğretmen-Yazar/Öğrenci Okur İlişkisi
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2018-04-30) Güngör, Bilgin
    Tanzimat döneminin düşünsel yapısı ve edebi estetiği üzerine Ziya Gökalp’ten Ahmet Hamdi Tanpınar’a; Hilmi Ziya Ülken›den Mehmet Kaplan’a kadar pek çok aydın çeşitli yorumlar getirmişlerdir. Bu yorumlar, barındırdıkları çeşitli tezlerle birlikte, çoğunlukla “düalite” ekseninde yürür. Tanzimat dönemi -ve sonraki dönem- aydınlarının kaleme aldığı edebi ve edebiyat-dışı eserler göz önünde bulundurulduğunda bu “postula”nın somut bir temeli olduğunu söyleyebilmek mümkündür. Bununla birlikte Jale Parla, Babalar ve Oğullar (Tanzimat Romanının Epistemolojik Temelleri) adlı eserinde, Tanzimat döneminin düşünsel evreni üzerine farklı yorumlar getirmiş ve böyle bir evren için “düalite” kavramının yersiz olduğunu; bu dönemin aydınlarının ve romancılarının eserlerinde Doğulu değerlere evcilleştirilmiş Batılı değerlerin -en azından Beşir Fuad’a kadar- sorunsuzca eklemlendiğini ileri sürer. Ayrıca bu dönem romancıları ve roman kahramanları ile okur kitlesi arasında “baba-oğul” ilişkisine benzer bir ilişkinin somutlaştığını; Tanzimat Fermanı ile yetkileri kısıtlanan padişahın toplum karşısındaki “baba”lığını bu dönemde romancıların -ve genel Tanzimat aydınlarının- üstlendiğini belirtir. Şüphesiz Parla’nın söz konusu tezleri, kısmen somut bir zemine otursa da, çalışmamız sırasında da görüleceği gibi, bu dönem romancılarının -ve genel olarak Tanzimat aydınlarının- eserleri göz önünde bulundurulduğunda, oldukça “yanlışlanabilir” bir konumda belirir.