Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi (2015 - 2020)
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Dış Politikada Popülist Söylem ve Girişimler:Trump Siyaseti ve Brexit Süreci(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2020) Karagül, Soner; Güder, Belma EnginPopülizm, geniş halk kitlelerinin desteğini kazanabilmek için siyasi parti ve liderlerin iç ve dış politikaya ilişkin söylem, vaat, eylem ve girişimlerini kapsamaktadır. Dünyanın farklı bölgelerindeki toplumlar, siyasi, ekonomik ve kültürel manada siyasi elitlerin popülist politikalarına maruz kalmaktadır. Popülist siyaset tarzı, siyaset aktörlerinin iktidarı almak veya elde tutmak için tercih ettiği bir araca dönüşürken; siyaset aktörleri, popülist söylem ve icraatlarıyla toplumu mobilize etmeyi başarabildikleri ölçüde iktidara gelebilmekte ya da iktidarda kalabilmektedir. Popülizmin çağın koşullarına ayak uyduran karakteri ise onu ulusal ölçekli bir girişim olmaktan çıkararak uluslararası ve ulus ötesi boyutlara ulaştırmaktadır. Ayrıca, iç politika meselelerinin yanı sıra dış politika konuları da popülist söylem ve pratiklere giderek daha fazla malzeme oluşturmaktadır. Trump siyaseti ve Brexit Süreci, popülizmin değişen ve dönüşen karakterinin öne çıkan iki örneği olmaktadır.Bu çalışma, bir yandan uluslararası ilişkilerde popülizmin artan rolüne odaklanırken, diğer yandan Trump siyaseti ve Brexit sürecinden yola çıkarak, halkın siyasi tercihlerini yönlendirmede iç politika meseleleri gibi dış politik konuların da popülist söylem ve girişimlerle araçsallaştırıldığını ileri sürmektedir.Öğe A Comparative Study of Three Brassicaceae Vegetables Grown in Canakkale: Determination of Total Phenolic Content and Antioxidant Activity of Pulp and Juice Samples of Radish (Raphanus sativus L.), Cabbage (Brassica oleracea L. var capitata L) and Cauliflower (Brassica oleracea L.)(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2020) Önder, Ferah Cömert; Doğrular, Nuriye; Güzdüzalp, Ecem; Barlak, Sedef; Ay, MehmetBrassicaceae that contains well known species from genus Brassica is an important family for crucifers, cabbage etc. The main goal of this study was to investigate the total phenolic contents and antioxidant activities of 25% aqueous ethanol and methanol extracts of selected vegetable pulps such as radish, cab-bage, and cauliflower. These analyses were also applied to the freshly prepared juices. For this purpose, studied vegetables which were grown in villages of Canakkale were obtained from district bazaar in Canakkale. Antioxidant activities of selected vegetables have been determined by using DPPH (2,2-diphenyl-1-picryl-hydrazyl-hydrate) free radical, ABTS ((2,2'-azinobis-(3-ethylbenzothiazoline-6-sulfonic acid) radical scavenging assay and CUPRAC (cupric reducing antioxidant capacity) method. Total phenolic content was determined by using Folin-Ciocalteu reagent. The results show that total phenolic contents in pulp extracts of 25% aqueous ethanol of red cabbage (1071 ± 25.12 mg FAE/100 g) and brussels sprout (594.00 ± 13.93 mg FAE/100 g) have higher than the other used vegetables. The 25% aqueous ethanol extracts of white and red radish pulps showed the greatest IC50 value with DPPH assay (50.00 µg/mL). The higher phenolic content in the ethanol and methanol extracts of red cabbage may contribute to its increasing CUPRAC activity (4.73 ± 0.11 and 4.78 ± 0.11 quercetin equivalent of flavonoid concentra-tion). In addition, black radish juice showed the highest inhibition value with ABTS assay (70.83 ± 1.83%). This study which may be important for food and health applications, also emphasizes the im-portance of the cultivation area and the valuable parts of vegetables. Brassicaceae that contains well known species from genus Brassica is an important family for crucifers, cabbage etc. The main goal of this study was to investigate the total phenolic contents and antioxidant activities of 25% aqueous ethanol and methanol extracts of selected vegetable pulps such as radish, cab-bage, and cauliflower. These analyses were also applied to the freshly prepared juices. For this purpose, studied vegetables which were grown in villages of Canakkale were obtained from district bazaar in Canakkale. Antioxidant activities of selected vegetables have been determined by using DPPH (2,2-diphenyl-1-picryl-hydrazyl-hydrate) free radical, ABTS ((2,2'-azinobis-(3-ethylbenzothiazoline-6-sulfonic acid) radical scavenging assay and CUPRAC (cupric reducing antioxidant capacity) method. Total phenolic content was determined by using Folin-Ciocalteu reagent. The results show that total phenolic contents in pulp extracts of 25% aqueous ethanol of red cabbage (1071 ± 25.12 mg FAE/100 g) and brussels sprout (594.00 ± 13.93 mg FAE/100 g) have higher than the other used vegetables. The 25% aqueous ethanol extracts of white and red radish pulps showed the greatest IC50 value with DPPH assay (50.00 µg/mL). The higher phenolic content in the ethanol and methanol extracts of red cabbage may contribute to its increasing CUPRAC activity (4.73 ± 0.11 and 4.78 ± 0.11 quercetin equivalent of flavonoid concentra-tion). In addition, black radish juice showed the highest inhibition value with ABTS assay (70.83 ± 1.83%). This study which may be important for food and health applications, also emphasizes the im-portance of the cultivation area and the valuable parts of vegetables.Öğe Efficient Use of Carbon Fiber Reinforced Polymer for Reinforced Concrete Beams in Three-Point Bending(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2017) Köksal, H. Orhun; Altınsoy, Ferruh; Aktan, Selen; Karahan, Şebnem; Çankaya, RahmanExternally bonded fiber reinforced polymer (FRP) sheets are highly popular for reinforced concrete (RC) beams to improve their flexural performance. This paper presents the results of three-point bending tests on seven RC beams externally reinforced with carbon fiber reinforced polymers (CFRP) sheets. Two concrete mixes with different compressive strength values are prepared for the production of experimental beams (150x250x1500 mm). First four beams have been casted with concrete having mean compressive strengths of 25.7 MPa and the other three beams are made of concrete having a very low compressive strength of 6.8 MPa which fall within the expected range for RC buildings constructed before 1990s in Turkey. Three different strengthening schemes are used by bonding of FRP sheets 1) only to bottom surface of the beam; 2) to bottom surface and lateral side’s surfaces of 50 mm height including the tensile reinforcement and the concrete cover; and 3) in U-wrapping. Failure mechanisms and flexural behavior of the strengthened beams are evaluated on the basis of the effectiveness of different wrapping schemes. The results are compared with the recommendations of international code ACI 440.2R-08. The validity of perfect bond assumption of FRP-concrete interface and the tensile strain limits for FRP sheets are also examined. Lifli polimer kumaşlar betonarme kirişlerin eğilme performanslarını iyileştirmek için oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışma, karbon lifli polimer ile dıştan sargılanmış 7 adet betonarme kiriş üzerinde yapılan üç noktalı eğilme deneyi sonuçlarını içermektedir. 150x250x1500 mm boyutlarındaki deneysel kirişlerin üretilmesi için farklı basınç dayanımı değerine sahip iki adet beton karışımı hazırlanmıştır. İlk gruptaki 4 adet kiriş, ortalama basınç day animi değeri 25,7 MPa olan beton karışımı ile hazırlanırken, diğer gruptaki 3 adet kiriş ise, ülkemizde 1990lı yıllardan önce yapılan betonarme binalarda görülmesi beklenen düşük basınç dayanımını yansıtması amacıyla 6,8 MPa değerindeki beton karışımı ile hazırlanmıştır. Betonarme kirişlerin lifli polimer kumaşlar ile güçlendirilmesinde 3 farklı yöntem kullanılmıştır: 1) Yalnızca kirişin alt yüzeyi; 2) Kirişin alt yüzeyi ile birlikte pas payını ve çekme donatılarını içine alan 50 mm yüksekliğinde yan yüzeyleri; ve 3) U şeklinde sargılama. Deneyler sonucunda güçlendirilmiş kirişlerin göçme mekanizmaları ve eğilme davranışları, farklı güçlendirme yöntemlerinin etkileri göz önüne alınarak değerlendirilmiştir. Sonuçlar ACI 440.2R-08 Amerikan Beton Enstitüsünün Lifli Polimer Sistemleri ile Güçlendirme yönetmeliğindeki öneriler ile karşılaştırılmıştır. Lifli polimer malzeme ile beton arasındaki aderansın kusursuz olduğu varsayımının geçerliliği ile lifli polimer kumaşların çekme birim şekil değiştirme sınırları da bu çalışmada incelenmiştir.Öğe Dekstran Kriyojellerinin Hazırlanması ve Bunların Bazı Uygulamaları(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2019) Ari, Betül; Sahiner, NurettinBu çalışmada, dekstran (DEX) kriyojeleri, tekrarlayan DEX birimine göre %50 divinil sülfon (DVS) çapraz bağlayıcı kullanılarak kriyojenik koşullar altında kriyojelasyon tekniği ile hazırlanmıştır. DEX kriyojellerinin çevreye ve insan sağlığına zararlı organik boya, metilen mavisi (MB), pestisit, parakuat (PQ) gibi toksik maddeleri uzaklaştırmak için kolon dolgu maddesi olarak kullanılabileceği gösterilmiştir. DEX kriyojelinin 15 mg’ı için maksimum absorpsiyon kapasitesine, MB için yaklaşık yedi dakikada 5 mL-100 ppm çözeltiden 10,69±0,14 mg/g, PQ için ise yaklaşık on dakikada 2,87±0,33 mg/g absorblayarak ulaşmıştır. DEX kriyojelinin MB için yeniden kullanılabilirliği de yapılmıştır. ~30 mg ağırlığındaki DEX kriyojelinin art arda kullanımında, başlangıçta 20 ppm, 30 mL olan MB çözeltisinden absorplanan miktar 6,43±0,15 mg MB/g kriyojel olarak hesaplanmış, bu değer beşinci kullanımdan sonra 4,71±0,48 mg MB/g kriyojel olarak hesaplanmıştır. MB absorplamış DEX kriyojeli ile yapılan salım çalışmalarında ilk kullanımda 3,78±0,33 mg MB/g kriyojel salmıştır, ancak beşinci kullanımdan sonra, salınan miktar, 1 M 30 mL HC1 ile muamele üzerine 0,92±0,38 mg MB/g kriyojel olarak hesaplanmıştır. DEX kriyojelinin MB için adsorpsiyon kinetiği de incelenmiş olunup, 0,9983 korelasyon katsayısı ve 0,36 KL değeri ile Freundlich, Temkin, Elovich ve Dubinin-Radushkevich izotermleri gibi diğer iyi bilinen modeller arasında en uygun olan Langmuir izoterm modelini temsil ettiği belirlenmiştirÖğe Seramik Kaplama Malzemelerinde CaO-Al2O3-SiO2 Sisteminde Kullanılacak Örtücülük Performansını Arttırıcı Yeni Malzemelerin Geliştirilmesi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2019) Çırpın, Arife; Yakar, Eminİçinde yaşadığımız çağ, hızlı değişimlerin çağıdır. Türkiye de artan ihtiyaçları olan gelişmekte olan bir ülkedir. Diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi, ana gelişme eksenini kaçınılmaz olarak inşaat sektörü oluşturmaktadır. Bu motivasyon seramik endüstrisi için de ortak bir unsurdur, ancak ithal edilen malzemelerin maliyete katkısı göz önüne alınarak seramik karolarda kullanılan beyazlatıcılara odaklanılması gerekmektedir. Bu çalışmada maliyet azaltma çalışmaları kapsamında seramik üretiminde fiyat ve miktar açısından önemli bir girdi olan Zirkonun yerine kullanılmaya başlanan ithal beyazlatıcının yerli kompozisyonları elde edilmesine katkı sağlayacak beyazlatıcı karakterizasyon çalışmaları tamamlanmıştır. İlk aşamada kullanılan hammaddelerin kimyasal analizleri, tane boyutları (mastersizer) , X-Işın difraksiyonu (XRD) ve X-Işını floresans (XRF) analiz çekimleri yardımı ile kimyasal, fiziksel ve minerolojik analizleri tamamlanmıştır. Kimyasal analizlerinde zirkon silikat, alüminyum oksit ve silisyum oksit saptanmıştır. Ayrıca tane boyutlarının d50=1,50 ile ?m - 2,00 ?m arasında olduğu X-Işın difraksiyonu (XRD) minerolojik analizlerinde ise zirkon, korundum, spinel (Li ,Ti ), baddeleyite, gibbsite varlığı da görülmüştür.Öğe The Investigation of Conformity as a Concrete Aggregate of The Limestones of Çanakkale Elmacık Region(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2017) Altınsoy, Ferruh; Karahan, Nezahat Şebnem; Çankaya, Rahman; Karabayır, AliIt has become very important for the constructions which have been built after the earthquakes that have led to great destructions in our country to be particularly resistant to earthquakes. One of the most common building materials used in the constructions of buildings is concrete. Therefore, the quality of the concrete has gained attention.. 65-75% of the materials used in concrete production are composed of sand, gravel and crushed stone called aggregate. Therefore, being able to produce concrete with high quality, durability and environmental resistance depends on the properties and the quality of aggregate according to TS 706 EN 12620-Concrete Aggregates standards.In this study, after the limestone rocks obtained in accordance with the standards in Çanakkale Elmacık Village located near the city center and the engineering properties of the crushed stone concrete aggregates produced in the crushing screening plant of the USAT Building Mining Industry and Trading Inc which operates in the region are subjected to the classification process according to the size downscaling (crushing-elimination), sampling reduction and size, they are classified (as fine aggregate passing through a 4mm square- mesh screen and coarse aggregate remaining in 4 mm square- mesh screen). Classified samples have been examined according to Turkish Standards and European Standards (TS, EN) and their suitability has been studied as a concrete aggregate. The experiments of the particle size distribution on aggregate samples, the fracture resistance determination, the uniaxial compressive strength, the fine material determination, the methylene blue, the grain density, the water absorption, the loose bulk density, the specific gravity and the desiccation shrinkage tests have been carried out in the Laboratory of Construction Materials of Çanakkale Onsekiz Mart University, Vocational School of Technical Sciences, which was accredited by the Ministry of Environment and Urban Planning. The fact that samples taken from Çanakkale Elmacık Village site are suitable to meet the requirements in the Concrete Aggregates standard of TS 706 EN 12620 as a result of the analyses realized and the crushed stone can be used as a concrete aggregate in the production of ready mixed concrete has been determined. Ülkemizde meydana gelen ve büyük yıkımlara yol açan depremlerden sonra inşa edilen yapıların özellikle depreme karşı dayanıklı olmaları çok önem kazanmıştır. Yapıların inşasında kullanılan yapı malzemelerinden en yaygın olanı betondur. Bundan dolayı da özellikle betonarme karkas yapılarda betonarme taşıyıcı yapı elemanlarının inşasında kullanılan betonarme betonun kalitesi çok önem kazanmıştır. Beton üretiminde kullanılan maddelerin %65 ila %75’ini agrega olarak adlandırılan kum, çakıl ve kırmataş oluşturmaktadır. Dolayısıyla nitelikli, istenilen basınç dayanımına sahip, çevresel etkilere karşı dirençli (durabilitesi yüksek) beton üretebilmek, agreganın ‘TS 706 EN 12620-Beton Agregaları’ standardında aranan özelliklere uygun olmasına bağlıdır. Bu çalışmada, şehir merkezine yakın bir bölgede konumlanan Çanakkale Elmacık Köyü mevkiinden standarda uygun olarak temin edilen kalker kayaçları ile bölgede faaliyet gösteren ÜSAT Yapı Madencilik San. ve Tic. A.Ş.’ye ait kırma eleme tesisinde üretilen kırmataş beton agregalarının mühendislik özellikleri boyut küçültme (kırma-eleme) numune azaltma ve boyuta göre sınıflandırma işlemine tabi tutulduktan sonra (4 mm2 gözlü elekten geçen ince agrega, 4 mm2 gözlü elekte kalan iri agrega olarak) sınıflandırılmıştır. Sınıflandırılan numunelere ilgili Türk Standartları ve Avrupa Standartlarına (TS, EN) göre incelenerek beton agregası olarak uygunluğu araştırılmıştır. Agrega numuneleri üzerinde tane büyüklüğü dağılımı, parçalanma direnci tayini, tek eksenli basınç dayanımı, ince malzeme tayini, metilen mavisi, tane yoğunluğu, su emme, gevşek yığın yoğunluğu, özgül ağırlık, kuruma çekmesi deneyleri Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan akredite edilmiş olan Çanakkale Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Yapı Malzemeleri Laboratuvarı’nda gerçekleştirilmiştir.Çanakkale Elmacık Köyü mevkiinden alınan numunelerin yapılan analizler sonucunda TS 706 EN 12620; Beton Agregaları standardında aranan özelliklere uygun olduğu ve kırmataşların hazır beton üretiminde beton agregası olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir.Öğe Yara Kaplama Malzemesi olarak Kollajen Esaslı Hidrojel Filmleri(2018) Şahiner, Mehtap; Sağbaş Suner, Selin; Turan, Abdullah; Erduğan, Hüseyin; Şahiner, NurettinYara kaplama malzemesi olarak kullanılacak kollajen/kitosan (koll/kitosan) vekollajen/kitosan/poli(N-izopropil akrilamid) (koll/kitosan/p(NIPAm)) iç içe geçmiş ağ yapılı(IPN) hidrojelleri gluteraldehit ve poli(etilenglikol)diakrilat çapraz bağlayıcıları kullanılarakfilm şeklinde sentezlenmiştir. Hazırlanan hidrojellerin morfolojik karakterizasyonu optikmikroskop ile yapılmış ve hidrojel yüzeylerinde 1-20 µm boyutunda mikro gözenekleriçerdiği belirlenmiştir. Hidrojellerin yapısal ve termal karakterizasyonu FT-IR spektroskopisive termal gravimetrik analiz (TGA) ölçümleri ile belirlenmiştir. Koll/kitosan vekoll/kitosan/p(NIPAm) IPN hidrojellerinin pH 5,4, 7,4 ve 9,0 da denge şişme kapasiteleribelirlenmiş ve koll/kitosan/p(NIPAm) hidrojeli en yüksek pH 5,4 değerinde % 428±97oranında şiştiği belirlenmiştir. Ayrıca hidrojellerin 25-50 ºC aralığındaki denge şişmedeğerleri ölçülmüş ve koll/kitosan hidrojellerinin yaklaşık % 200 şişme değeri ile neredeysebütün sıcaklıklarda aynı şişme derecesine sahip olduğu gözlemlenirkenkoll/kitosan/p(NIPAm) hidrojelinin 25 ºC sıcaklıkta % 312±14 oranında şişerken, yapısındakisıcaklık duyarlı p(NIPAM) den dolayı 50 ºC ısıtıldığında % 59±2 şişme değeri ile küçüldüğügözlemlenmiştir. Ayrıca, hazırlanan koll/kitosan esaslı IPN hidrojelleri deksametazon sodyumfosfat ilacının salımında kullanılmış ve koll/kitosan hidrojellerinin 114,6±2,9 mg/g ilacı 15saatte salarken koll/kitosan/p(NIPAm) aynı sürede yaklaşık 51,3±1,2 mg/g saldığıgözlemlenmiştir.Öğe Üniversite Çalışanlarının İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Konusundaki Bilinç Düzeylerinin Araştırılması(2019) Yenisarı, Betül; Mestav, Burcu; Öztürk, Ömer Farukİş Sağlığı ve Güvenliği (İSG), çeşitli endüstri ve faaliyetlere özgü olarak tıp, psikoloji, eğitim,toksikoloji, ergonomi, fizik, kimya, ekonomi, hukuk, teknoloji gibi bilimsel alanlarla ilgilikonulara temas eden geniş kapsamlı ve çok disiplinli bir kavramdır. İSG, bu çok çeşitlialanlarla ilgili ve ilişkili olmasının yanı sıra, bazı temel ilkelere sahiptir. Bu ilkelerden enönemlisi, her çalışanın İSG haklarına sahip olması ve bu hakların güvence altına alınmasıgerekliliğidir. Diğer önemli ilke ise işyerinde sağlık ve güvenliğin tesisi için çalışanın,işverenin ve devletin birtakım sorumlulukları ve yükümlülüklerinin olmasıdır. Hak vesorumlulukların tam olarak yerine getirilmesi için öncelikle bu konuda bilgi sahibi olmak,dolayısıyla eğitim ve öğretim almak gerekmektedir. Bu araştırma çalışmasında, çalışanlarınİSG eğitimi konusundaki bilinç düzeylerini belirlemek amacıyla betimsel bir alan çalışmasıyapılmıştır. Çalışmada nicel araştırma tekniklerinden kaynak tarama ve anket yöntemlerikullanılmıştır. Anket, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin farklı birimlerinde görevyapan akademik ve idari personel ile yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilmiştir. Katılımcılarınanket formlarına verdikleri cevaplar Cronbach Alpha testi kullanılarak güven analizine tabitutulmuştur. Çalışma sonucunda, çalışanların farklı demografik (cinsiyet, bölüm, medenidurum, unvan gibi) özelliklerine göre İSG konusundaki bilgi düzeyleri ve farkındalıklarıtablolar halinde gösterilmiştir.Öğe Sürekli Değişken Modele Dayalı Gözetimli Kuantum Makine Öğrenmesi ile Kişilerin Satın Alma Davranışlarının Tespitinin Simulasyonu(2019) Eryılmaz, Ömer; Yılmaz, Murat İhsanBu çalışmada kişilerin satın alma davranışları sürekli-değişken modele dayalı gözetimlikuantum makine öğrenmesi ile incelenmiştir. Bu bağlamda, örnek veriler bulut ortamındanalınmaktadır. Bu verilerin %75’inin eğitim ve %25’inin test verisi olarak, homojen bir şekildeayrılması sağlanmıştır. Ayrılan test verisinin eğitim işleminde kullanılmamasına, öğrenmeişleminin sağlıklı gerçekleştirilmesi için dikkat edilmiştir. Sonrasında bu verilerdeki bağımsızdeğişkenler arasındaki uyumun sağlanması için normalizasyon işlemi gerçekleştirilmiştir.Böylece öğrenme işlemi için hazır hale gelen veriler, sürekli değişken modele dayalıvaryasyonel devre üzerinde gerçekleştirilen gözetimli kuantum makine öğrenmealgoritmasında kullanılmıştır. Ayrıca bu veriler klasik destek vektör makine öğrenmealgoritması ile de simüle edilmiştir. Hem kuantum hem de klasik makine öğrenmealgoritmalarına ait çapraz tahmin matrisleri ve alıcı işletim karakteristiği (AİK) eğrileri eldeedilmiştir. Son olarak veri kümesindeki test verisi haricinde örnek değerler girilerek, sonuçlarmetinsel ve görsel olarak görüntülenmiştir. Elde edilen sonuçların karşılaştırılması sonucundaise sürekli değişken modele dayalı kuantum makine öğrenmesinin daha duyarlı sonuç verdiğitespit edilmiştir. Algoritmalar ile ilgili kaynak kodlar Github’ta bulunmaktadır.Öğe Sıfır Değerlikli Mangan ve Ultrases ile Nitratın Kimyasal Denitrifikasyonu(2019) İleri, Ayşe Burcu; Terzioğlu, Özge; Çiçi, YaseminBu çalışmada, sıfır değerlikli mangan (Mn0) ve ultrases (US) prosesleri tekli ve birleşik(US/Mn0) kullanılarak, partikül dozu (0.5, 0.75, 1, 1.5 ve 2 g) ile reaksiyon süresinin (0-60dk) nitrat (NO3-) giderimine etkisi araştırılmıştır. Ultrases prosesi tek başına uygulandığındanitrat (NO3-) giderimine etkisi az iken; Mn0dozu arttıkça NO3-giderimi yükselmiştir. BirleşikUS/Mn0 uygulamasında ise ultrases etkisiyle Mn0 partiküllerinin kimyasal denitrifikasyonkapasitesini arttırdığı belirlenmiştir. Sadece Mn0ile 60 dk sonunda %70 civarında NO3-giderimi gerçekleşirken, aynı deneysel şartlarda ultrasonik mekanik kuvvet etkisi ile 30 dkiçerisinde %95 civarında bir NO3-giderimi elde edilmiştir. US/Mn0ile nitratın indirgenmesisonucu nitrit (NO2-) ve amonyum (NH4+) indirgenme bileşikleri az miktarda oluşurken, azotgazına (N2) dönüşüm oranının arttığı tespit edilmiştir.Öğe Rüzgar Enerjisinin Önemli Geçiş Yerlerinden Olan Çanakkale Bölgesindeki Bazı Rüzgar Enerji Santralleri için Kapasite Faktörü İncelemesi(2019) Gençel, Halil; Tarhan, İsmailSon yıllarda hızla artan enerji tüketiminin karşılanabilmesi için konvansiyonel enerji kaynaklarıdaha fazla kullanılmak zorunda kalınmıştır. Bunun sonucu olarak ortaya çıkan bazı çevreselsorunlar daha fazla kendini hissettirmiştir. Dolayısı ile temiz, yenilenebilir, ekonomik ve çevredostu alternatif enerji kaynaklarına ilgi artmıştır. Bu bağlamda; Çanakkale ili yenilenebilir enerjikaynaklarından, özellikle rüzgar enerjisi potansiyeli bakımından, oldukça verimli bir konumdadır.Rüzgar enerji santrallerinin gerek yer seçimi gerekse santrallerin enerji üretim verimi, emreamadelik (availability) gibi önemli parametreleri ortaya koymada kapasite faktörü önemli roloynamaktadır. Kurulacak santral tipinin de seçiminde önemli rol oynayan kapasite faktörü,santralin belirli bir periyotta ürettiği enerjinin santral tam kapasite ile çalıştığında üreteceğienerjiye oranı olarak tanımlanır. Öte yandan kapasite faktörü, enerji kaynağı yanında santralintasarımı, meteorolojik koşullar, planlı ve plansız teknik bakım süreçlerinin sıklığı, üretime araverme gibi bazı etkilere bağlı olarak değişir. Bu çalışmada; Çanakkale ili sınırları içerisinde kuruluolan bir rüzgar enerji santralinin kapasite faktörlerinin araştırılması, elde edilecek verilerinkarşılaştırılarak incelenmesi, sonuçların irdelenmesi ve yorumlanması hedeflenmektedir.Öğe Riemannian Curvature of a Sliced Contact Metric Manifold(2018) Gümüş, Mehmet; Çetin, Sema CamcıContact geometry become a more important issue in the mathematical world with the workswhich had done in the 19th century. Many mathematicians have made studies on contactmanifolds, almost contact manifolds, almost contact metric manifolds and contact metricmanifolds. Many different studies have been done and papers have been published on Sasakimanifolds, Kähler manifolds, the other manifold types and submanifolds of them. In ourprevious studies we get the characterization of indefinite Sasakian manifolds. In order to getthe characterization of indefinite Sasakian manifolds, firstly we defined sliced contact metricmanifolds and then we examined the features of them. As a result we obtain a sliced almostcontact metric manifold which is a wider class of almost contact metric manifolds. Thus, weconstructed a sliced which is a contact metric manifold on an almost contact metric manifoldwhere the manifold is not a contact metric manifold. Sliced almost contact metric manifoldsgeneralized the almost contact metric manifolds. Then, we study on the sliced Sasakianmanifolds and the submanifolds of them. Moreover we analyzed some important properties ofthe manifold theory on sliced almost contact metric manifolds.In this paper we calculated the ????-sectional curvature and the Riemannian curvature tensor ofthe sliced almost contact metric manifolds. Hence we think that all these studies willaccelerate the studies on the contact manifolds and their submanifolds.Öğe Preparation of Dextran Cryogels and Some of Their Applications(2019) Ari, Betül; Şahiner, NurettinIn this study, dextran (DEX) cryogels were prepared using 50% divinyl sulfone (DVS)crosslinker based on the repeating unit of DEX, under cryogenic conditions viacryogellation technique. It was shown that DEX cryogels can be used as column fillersto remove toxic substances such as organic dye, methylene blue (MB), pesticide, andparaquat (PQ) which are harmful to the environment and human health. The maximumabsorption capacity of 15 mg DEX cryogels was determined as 10.69±0.14 mg/g using5 mL of 100 ppm MB dye in about seven minutes, and as 2.87±0.33 mg/g from 5 mL of40 ppm PQ pesticide in about ten minutes. The reusability of DEX cryogel for MB wasalso examined. In the consecutive use of DEX cryogel weighing ~30 mg, initiallycryogel absorbed 6.43±0.15 mg MB/g cryogel from 20 ppm 30 mL MB dye, but thisvalue decreased to 4.71±0.48 mg MB/g cryogel after the fifth use. The same cryogelreleased the same amount of MB dye after the first use of 3.78±0.33 mg MB/g cryogel,but after the fifth use the release amount decreased to 0.92±0.38 mg MB/g cryogel upontreatment with 1 M 30 mL HCl solution. The adsorption kinetics of DEX cryogel forMB were also examined and the Langmuir isotherm model with a correlation coefficientof 0.9983 and the KL value of 0.36, representing the best fit amongst the other wellknown models such as the Freundlich isotherm, Temkin, Elovich and DubininRadushkevich.Öğe MovieANN: A Hybrid Approach to Movie Recommender Systems Using Multi Layer Artificial Neural Networks(2019) Yücebaş, Sait CanThe amount of data in World Wide Web is growing exponentially. Users are often lost inthis vast ocean of data. In order to filter the valuable information from vast amount of data,recommendation systems are used. These systems are based on collaborative filtering,content based filtering and hybrid approaches. We combined collaborative and contentbased filtering to build a hybrid movie recommendation system, MovieANN, based onneural network model. To make better recommendations in a collaborative approach, bothuser and movie clusters are formed. In addition to rating information, content informationwas also considered in the formation of the clusters. Clusters are formed according to KMeans and X-Means algorithms. Final clusters are chosen according to Davies-BouldinIndex and intra cluster distance. Homogeneity and density of the clusters are alsoconsidered. Movie and user clusters are mapped in the recommendation phase. The modelis tested on a MoiveLens 1M dataset that consists of six thousand users, four thousandmovies and one million ratings. Four clusters are formed to represent movie – usermappings and for each cluster, a recommendation model based on multi-layer neuralnetwork is constructed. The recommendation performance in terms of accuracy is 84.52%,84.54% in terms of precision and 99.98% in terms of recall.Öğe Monte Carlo, Collapse Cone ve Pencil Beam Algoritmalarının Homojen ve İnhomojen Fantomda Açık Alan Ölçümleri(2019) Durmuş, İsmail Faruk; Atalay, Emine DilaraRadyoterapide doz dağılımının doğru hesaplanması için küçük alan ölçümleri ve hesaplamaalgoritmalarının doğruluğu kritik öneme sahiptir. İnhomojen ortamlarda küçük alandozimetrisindeki belirsizlikler ve zorluklar daha da artmaktadır. Bu çalışmada inhomojen vehomojen fantomlarda 6MV, 6MV-FFF, 10MV ve 10MV-FFF enerjileri ile 1x1, 2x2, 3x3, 4x4,5x5cm2 alan boyutlarında CC04 ve CC01 Razor iyon odaları ile ölçümler alındı. Ölçümler ileMonaco tedavi planlama sisteminde Monte Carlo-Dose to Medium (MC-Dm), Monte CarloDose to Water (MC-Dw), Collapse Cone (CC) ve Pencil Beam (PB) algoritmaları ile yapılanhesaplamalar karşılaştırıldı. Homojen fantom su eşdeğeri RW3 katı fantomlardan, inhomojenfantom ise su eşdeğeri RW3 katı fantom ve akciğer eşdeğeri balsa fantom kullanılarakoluşturuldu. CC04 ve CC01 Razor iyon odaları ile hem homojen hem de inhomojen fantomdaölçümler değerlendirildiğinde, MC-Dm, MC-Dw, CC ve PB ile uyumlu sonuçlar elde edildi.Her iki fantomda da en büyük farklar 1x1cm2alanlarda olduğu görüldü. İnhomojenfantomdaki sonuçlar homojen fantomdaki sonuçlarla karşılaştırıldığında uyum oranınınhomojen fantomda daha iyi olduğu görüldü. CC01 Razor iyon odası 0.01cm3hacme sahip vemerkezi elektrodu grafittir. Bu özellikleri ile CC01 Razor iyon odası ile yeterince güvenilirsonuçlar elde edilmiştir. Alan boyutu küçüldükçe ölçümler ve hesaplamalar arasındaki farklarartmaktadır.Öğe Mısır Ununda Karotenoid Analizi İçin Farklı Ekstraksiyon Yöntemlerinin Karşılaştırılması(2019) Ordu, Oğuz; Egesel, Cem ÖmerMısır tanesinde bulunan karotenoidlerin insan sağlığı üzerine olan etkileri birçok çalışma ileortaya konulmuştur. Yağda çözülebilen bileşikler olan karotenoidlerin mısır tohumundakimiktarının tespiti için farklı yöntemlerden faydalanılmaktadır. Yöntemler arasında farklılıkoluşturan en önemli etkenin ekstraksiyon prosedürü olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma üçfarklı yağ ekstraksiyon yönteminin mısırda karotenoid içeriğini tespit etmeye yönelik yapılananaliz sonuçlarına etkisini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada bitkisel materyalolarak 150 farklı mısır genotipi değerlendirmeye alınmıştır. Ekstraksiyon yöntemi olarakSoxhlet (sıcak ekstraksiyon), soğuk (solvent) ekstraksiyon ve doğrudan ekstraksiyonyöntemleri kullanılmıştır. Bu yöntemler ile elde edilen yağların karotenoid içeriği tespiti UVSpektrofotometre cihazı ile 450 nm dalga boyunda gerçekleştirilmiştir. Yöntemlere aitortalamalar Kruskal-Wallis testi ile kıyaslanmış ve analiz sonuçları arasındaki ilişkiler basitdoğrusal regresyon analizi ile incelenmiştir. Soxhlet ekstraksiyonu ile elde edilen yağlarkarotenoid içerikleri bakımından diğer yöntemlerden daha yüksek değerler vermiştir.Regresyon analizi sonuçlarına göre yağ oranı için Soxhlet ekstraksiyonu ve soğukekstraksiyon ile elde edilen sonuçlar arasında doğrusal ve yüksek önemli bir ilişki olduğugözlemlenmiştir. Karotenoid içeriği bakımından karşılaştırılan bu üç yöntem arasındakiregresyon katsayılarının oldukça düşük çıktığı gözlemlenmiştir. Bu bulgular farklıekstraksiyon yöntemleri ile elde edilen yağlar üzerinden yapılan analizler sonucu bulunandeğerlerin karotenoid içeriği tahminlerinde birbirleri yerine kullanılmasının doğru olmadığınıgöstermektedir.Öğe Kompleks Etken Madde Oranına Bağlı Olarak ZnFe2O4 Filmlerin İncelenmesi(2018) Sarf, Fatma; Yakar, EminSon yıllarda spinel ferrit malzemeler (MFe2O4; M= Fe,Ni,Co,Mg vb.) oldukça farklıalanlarda, örneğin indüktörler, manyetik sensörler, magneto-optik depolama ve kayıt cihazlarıvb., kullanımı ile dikkat çekmektedir. Spinel ferrit malzeme grubu içerisinde yer alanZnFe2O4 (çinko-ferrit) yüksek direnci, mekanik stabilitesi ve düşük dielektrik kayıpları ileözellikle yüksek frekans uygulamalarında karşımıza çıkmaktadır. Basit sentezlenme sürecineve düşük üretim/güç maliyetine sahip ZnFe2O4 malzemelerine olan ihtiyaç bu yöndekiaraştırma ve geliştirme çalışmalarını arttırmaktadır.Bu çalışmada çinko-ferrit filmleri kimyasal banyo depolama ile ITO alttaşlar üstüne farklıoranlarda kompleks etken madde kullanılarak sentezlenmiştir. Kompleks etken madde olarakamonyak tercih edilmiştir. Filmlerin amonyak oranına ve dolayısıyla çözeltinin pH’ına bağlıolarak değişen yapısal, yüzeysel ve optik özellikleri sırasıyla XRD, SEM ve Uv-Vis/Ramanspektroskopisi ile incelenmiştir. XRD spektrumlarından elde edilen veriler ışığında, kristalleşmenin amonyak oranı artışı ile birlikte arttığı tespit edilmiştir. SEM-yüzey morfoloji görüntüleri ile amonyak oranı değişiminin farklı biçimlerde nanoparçacıklar oluşumuna sebepolduğu gözlenmiştir. Ayrıca filmlerin optik özelliklerinin amonyak oranı artışı ile iyileştiğitespit edilmiştir.Öğe Kentsel Kimlik Bileşenlerinin Kent Kullanıcıları Tarafından Belirlenmesi: Örnek Kent Çanakkale(2019) Sağlık, Elif; Kelkit, AbdullahKentlerin sahip oldukları tüm değerler o kentin kimliğini oluşturmaktadır. Kentsel kimlikbileşenlerinin tespit edilmesinde en uygun yaklaşım kent kullanıcılarının kente yaptıklarıatıflardır. Kente yapılan atıflara ulaşmak için kent kullanıcıları ile yapılan görüşmeler önemlibir araçtır. Bu amaç doğrultusunda; çalışma materyali olarak Çanakkale kenti ve kullanıcılarıseçilmiştir. Çalışma, yazılı kaynak araştırması ve anket uygulaması yöntemi ile Çanakkalekent merkezi sınırları içerisinde örneklenmektedir. Çalışmanın teorik yaklaşımını oluşturankentsel kimlik tipi ve bileşen kavramları anket formlarının oluşturulmasında belirleyiciolmuştur. Kullanıcıların kent için imgesel değerlendirmelerini yapmak amacıyla %0.05örneklem hacmini yansıtan, rastgele örnekleme tekniği ile toplam 112 anket uygulamasıyapılmıştır. Anket formu, Çanakkale kent ölçeğinde halkın sosyo-demografik yapısı ile ilgiliverilere ve çalışma alanına özel yerleşim, donatı ve işaretler ölçeğindeki kimlik bileşenlerineulaşmayı sağlayacak olan detaylı soruları içermektedir. Değerlendirmeler sonucundaÇanakkale kenti için ortaya çıkan tarih, turizm ve boğaz kavramlarının birlikte oluşturduğukompozisyon ile kentin kavramsal yapısı ortaya konmuştur. Fiziksel yapı bileşenleri ise;yollar (Atatürk Caddesi), odak noktaları (Cumhuriyet Meydanı), kentsel donatılar ve işaretler(Rüzgar Gülleri ve Saat Kulesi) ve kentsel sınır (Sarıçay) ölçeğinde belirlenmiştir. Kentinyerel yönetim boyutunda pratik fayda sağlaması beklenen bu çalışmanın sonucundaÇanakkale’ye ilişkin kentsel kimlik kartı düzenlenmiştir.Öğe Jeotermal Akışkanın Hidrokimyasal Karakterizasyonunun Belirlenmesi: Simav (Kütahya) Örneği(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2019) Çardak, Mine; Şanyüksel Yücel, Deniz; Ay, Mustafa Ertan; Söküt Açar, Tuğba; Erol Tınaztepe, ÖzlemYüksek sıcaklık ve basınç altında jeotermal akışkan ile uzun süre etkileşim içerisinde olankayaçtaki birçok metal(loid) çözünerek suya geçmektedir. Jeotermal akışkanın içerdiğiyüksek metal ve iz element konsantrasyonu nedeni ile çevresindeki su kaynakları üzerindeolumsuz etkileri bulunmaktadır. Kütahya ili Simav ilçesinde Eynal, Naşa ve Çitgöl jeotermalalanları yer almaktadır. Jeotermal akışkan termal turizm, konut ve sera ısıtması amaçlı olarakkullanılmakta, atık suyu Simav çayına deşarj edilmektedir. Bölgede reenjeksiyon kuyusubulunmamaktadır. Bu çalışmada Simav ilçesindeki jeotermal akışkanın hidrokimyasalkarakterizasyonunun belirlenmesi ve olası çevresel etkilerinin değerlendirilmesiamaçlanmıştır. Bu amaç ile Eynal, Naşa ve Çitgöl jeotermal alanlarından 2014 ve 2015yıllarında yağışlı ve kurak dönem olmak üzere 2 kez ve toplam 22 jeotermal sondajdan suörneklemesi yapılmıştır. Elde edilen hidrokimyasal analiz sonuçları ulusal standartlarlakarşılaştırılarak, istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Jeotermal akışkanın sıcaklığı 60.05-88.8 °C, elektriksel iletkenlik değeri 1596-2271 μS/cm arasında ölçülmüştür. Jeotermalakışkanın katyon dizilimi Na+> K+> Ca2+> Mg2+, anyon dizilimi ise SO42-> HCO3-> Clşeklinde olup, akışkanın su tipi Na-SO4-HCO3'tır. As (684 μg/l), B (4203 μg/l), Fe (612 μg/l)ve Mn (531 μg/l) konsantrasyonu limit değerlerin üzerindedir. Su Kirliliği KontrolüYönetmeliği'ne göre jeotermal akışkan Na+, SO42-, As ve B konsantrasyonuna göre çokkirlenmiş sular sınıfında yer almaktadır.Öğe İkili PolSAR Görüntülerinin Çok Zamanlı Ayrışma ve Kontrolsüz Sınıflandırma Analizi(2018) Açıksarı, Emine; Akçay, ÖzgünSentetik açıklıklı radarın (SAR) güçlü bir yer gözlem aracı olduğu artık ispatlanmıştır. Son onyılda, faz bilgisini muhafaza ederken birden fazla kutuplaşma durumunu ölçebilen SARsensörleri geliştirilmiştir. Polarimetrik SAR (PolSAR) adı verilen sistemler hem dikey hem deyatay polarizasyonlu mikrodalga sinyalleri göndermekte ve almaktadır. Optik veriler elektrooptik sensörler yardımıyla spektral yoğunluk açısından, hedeflerin yansıtıcı ve dağıtıcıözellikleri hakkında çeşitli bilgi sağlarken SAR verileri, polarizasyon durumu ile doğal veinsan yapımı nesnelerin geometrik yapısı, yüzey pürüzlülüğü ve dielektrik özelliklerihakkında detaylı bilgiler içerir. Bu çalışmada C-band Sentinel-1A uydusunun ikilipolarimetrik çok zamanlı uydu görüntülerinden dilim birleştirme ile üretilen polarimetrikgörüntülerin sınıflandırılmasında, polarimetrik ayrışma analizinin uygulama kolaylığı vepolarimetrik imzaların yorumlanabilirliği nedeni ile kontrolsüz sınıflandırma yöntemi tercihedilmiştir. Çalışma kapsamında, daha önce (Single Look Complex) SLC mod ikilipolarimetrik görüntüler kullanılarak PolSAR sınıflandırması ile test edilmemiş bölgede,çalışma alanına ait Sentinel-1A uydusu 2014 ve 2018 yılları ikili polarimetrik çok zamanlıSAR görüntüleri kullanılarak belirtilen hedef ve yöntemlerle, PolSAR görüntülerine H-alfaayrışma algoritması uygulanarak polarimetrik parametreler yorumlanmıştır. Kontrolsüzsınıflandırma ile çalışma alanındaki değişimlerin ortaya konulması ve görsel analizisağlanmıştır. Sınıflandırma sonucunda genel sınıflandırma doğrulukları, 2014 yılı için % 88,5ve 2018 yılı için %89,0 olarak hesaplanmıştır. 2014 ve 2018 yılları için kentsel ve kırsalalandaki arazi değişimleri belirlenmiştir. Çalışma, arazi kullanımı arazi örtüsü sınıflandırmasıiçin ikili polarimetrik C-band SAR verilerinin yeteneklerini incelemeyi de amaç edinmiştir.Ayrıca çalışmanın devamı niteliğinde, farklı bantta çalışan dörtlü polarimetrik SAR ve optikgörüntülerin birlikte kullanımının sınıflandırma analizine etkisi araştırılacaktır.











