Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümü Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Neo-Ludist Hareket Perspektifinden Yapay Zekâya Yönelik Aktivist ve Düzenleyici Reform Hareketlerinin Analizi(Ankara Üniversitesi, 2025) Barman, Tolga; Çakın, İremBu çalışma yapay zekâ teknolojisine yönelik olarak ortaya çıkan aktivist ve düzenleyici reform hareketlerinin neo-ludist hareket ile ilişkisini incelemektedir. Bu amaçla çevrim içi ortamlarda “artificial intelligence activism”, “no AI movements” ve “anti artificial intelligence activism” anahtar kelimeleri ile yapılan taramalar sonucunda sekiz aktivist ve düzenleyici reform hareketine ulaşılmış; bu hareketlerin söylem ve tutumlarının neo-ludist hareket ile ne ölçüde örtüştüğü tematik analiz yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışma, sekiz hareketin resmi internet sitelerinde yer alan; toplulukların açık mektupları, eylem planları ve blog yazıları ile sınırlandırılmıştır. Elde edilen bulgular dahilinde, yapay zekâya yönelik endişe ile hesap verebilirlik ve süreç yönetimi adlı iki farklı tema ortaya çıkarılmıştır. Endişe temasının altında bilgi güvenliği, teknolojik işsizlik, can güvenliği alt temaları saptanmıştır. Bu alt temalarda güvenlik ve istikrar perspektifi çerçevesinde; toplumsal, hukuki, etik ve politik boyutlar üzerinden çok katmanlı bir yorum söz konusudur. Hesap verebilirlik ve süreç yönetimi teması altında hareketlerin sorun yaratan ve bu soruna çözüm üretebilecek olan aktörün kim olabileceğine dair görüşler derlenerek ilgili bulgular sunulmuştur. Görüşlerde yedi hareketin özel şirketleri, bir hareketin ise hem özel şirketler hem de devlet otoritesini sorun yaratan aktör olarak yorumladığı görülmüştür. Sorunu yedi hareket devletin, bir hareket ise özel şirketlerin çözebileceği görüşünü benimsemiştir. Bu durum, hareketlerin şirketlerin tek başına çözüm üretebilme kapasitesine değil devletin bu konudaki yaptırım gücüne güvendiğini göstermektedir. Çözüm planlarında dört hareketin radikal, dört hareketin ise ılımlı tutum sergilediği saptanmıştır. Çalışma sonucunda yapay zekâya yönelik aktivist ve düzenleyici reform hareketlerinin söylemlerinin neo-ludist ilkeler ile uyumlu oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma alanyazına yapay zekâ, aktivizm ve yapay zekâ etiği bağlamında katkı sağlaması açısından önem taşımaktadır.Öğe Uluslararası Akademik Çalışmalarda/Yayıncılıkta Yeni Biçim ve Metodoloji Arayışları Sempozyumu Bildiri & Özetler Kitabı(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2024) Önal, Hülya; Doğru, H. Çağlar; Yaşar, Cumali; Önal, Hülya; Doğru, H. Çağlar; Yaşar, CumaliTÜBITAK 3005 programı altında desteklenen, Bilimsel ve Sanatsal Video Makalelerin Içerik ve Indeks Kriterlerinin Olusturulması baslıklı proje kapsamında düzenlenmis sempozyum bildiri kitabıdır.Öğe Film Karakterleri İncelemelerinde Psikanalizin Bir Yöntem Olarak Kullanımı: Sibel Filmi Örneği(Cyprus Mental Health Inst, 2024) Elmacı, Tuğba; Dinvar Pekşen, Gülseren; Barman, TolgaAvusturyalı nörolog Sigmund Freud psikiyatri literatürüne önemli bir kuram olarak psikanalizi kazandırmış, öznenin yetişkinlik dönemindeki sorunlu eylemlerinin kaynaklarını dönemine göre oldukça sıra dışı bir şekilde açıklamaya çalışmıştır. Bu çalışma sıra dışı, nevrotik karakterler içeren filmlerin çözümlenmesinde bir metod olarak psikanaliz kavramlarının, öykü evrenindeki nevrotik davranışların kökenini açıklamak için kullanılan en kapsamlı psikolojik çözümleme aracı olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda 2018 yılında çekilen Sibel filminin ana karakteri olan Sibel’in psikanalitik olarak çözümlemesi yapılmıştır. Sibel karakterinin dilsizlik üzerinden ötekileştirilme süreci, sergilediği nevrotik davranışlarının patolojik kaynakları; filminin öykü evreninde Lacancı terminolojide neye tekabül ettiği, psikanalizin yukarıda ifade edilen temel kavramları ile açıklanmaya çalışılmıştır. Sibel gibi nevrotik olarak sorunlu bir karakterin ilk nesne kaybı, narsistik fantezi ile gerçekleştirdiği kristalize hal, simgeselin içine dahil olamayışın kendisini sürüklediği nevrozlar bütününe bakıldığında, ciddi fiksasyonlara kaynaklık eden bir bilinçdışı örüntüsü ile karşılaşılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz yöntemi ile psikanalitik yöntem birarada kullanılmıştır. Bu çalışma ile psikanalizin nevrotik özellikler gösteren film karakterleri açısından bir değerlendirme yöntemi olarak kullanılması, felsefi bir yaklaşım olmanın ötesinde film karakterlerinin kendisinin bizzat analizan olduğu, film eleştirmeninin de bir analist olarak kendisini konumlandırmasını sağlayan tüm unsurları içerdiği görülmüştür.Öğe The Unconscious as Cinematographic Form: A Psychoanalytic Reading of Inception(Aesthetics Media Services-Aesthetixms, 2024) Çelik, Deniz; Elmacı, TuğbaFreud's unconscious, a lauded seminal psychological contribution, has transitioned into an efficacious narrative device in cinema, evolving into a paradigmatic relationship. This article scrutinizes Inception (2010), a quintessential psychoanalytical film written and directed by Christopher Nolan. It explicates the director's linkage to psychoanalysis and reveals how he demystifies the unconscious through its utilization both as a cinematic form and thematic device, manifested in discernible dream layers. It is ascertained that these layers perform a bifunctional role as cinematic and narrative elements. Intriguingly, this multifaceted structure extends to character development as well, exploiting the complexities of the characters' pathologies. Since the filmic structure leverages the pathologies exhibited by the characters, they constitute secondary data for the analysis. The pathologies are aligned with the mental disorder classifications the Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, Fifth Edition, Text Revision (DSM-5-TR TM ) (American Psychiatric Association, 2013). Pertinent character data are analysed in the Statistical Package for the Social Sciences (SPSS). The findings, subsequently subjected to psychoanalytic film analysis, enrich a deeper understanding and fuller appreciation of the representation of the unconscious in the cinematic domain.Öğe İKLİM İLETİŞİMİ FAALİYETLERİ: EKOSİNEMA ALANINDAKİ BİLİMSEL ÜRETİMİ ÇERÇEVELEMEK(İnönü Üniversitesi, 2024) Dinvar Pekşen, GülserenBu çalışma, “ecocinema” anahtar kelimesi doğrultusunda Scopus veri tabanında bulgulanan 2010-2024 yılları arasında yayımlanmış bilimsel çalışmaların bibliyometrik analizini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın amacını gerçekleştirmek için analiz birimi olarak 2010-2024 yılları arasında yayımlanmış 522 çalışma verisine ulaşılmıştır. Scopus veri tabanında yer alan çalışmaların bibliyometrik verileri görsel haritalara dönüştürülmüş ve program destekli haritalar analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmada; “ecocinema” anahtar kelimesi etrafında 230 makaleye, 154 kitap bölümüne, 70 kitaba, 40 derlemeye 19 editoryal yayına, 5 konferans bildirisine, 4 not verisine ulaşılmıştır. Veri setlerine göre “ecocinema” konusuna ilişkin; 506 yayın İngilizce, 7 yayın İspanyolca, 4 yayın Portekizce, 2 yayın Fransızca ve Çince, Lehçe, Boşnakça, Litvanyaca dillerinde 1’er yayın üretilmiştir. Ekosinema alanına ilişkin çalışmaların 46 farklı ülkeden araştırmacı/yazarlar tarafından üretildiği kayıt altına alınmıştır. Ülkeler arasında; ABD 163, Birleşik Krallık 72 yayınla lider konumdayken, Avustralya 43, Kanada 23, İspanya 20 yayınla diğer ülkelerden daha fazla üretim faaliyetleriyle dikkat çeken ülkeler arasında listelenmiştir. Atıf- yazar oran grafiğinde atıf sayısı bakımından; Willoquet- Paula Maricondi, Pat Brereton, Sean Cubitt, Pietari Kääpä alanda öne çıkan araştırmacılar arasında bulgulanmıştır. Screen, Palgrave Studies in Media And Environmental Communication, ISLE, Nature dergileri ise; yayıncılık faaliyetleriyle en öne çıkmaktadır. En sık kullanılan anahtar kelimelerde ise; “ecocriticism”, “environment”, “anthropocene”, “nature” kelimeleri tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen tüm veri setleri, sonuçlar, literatürdeki diğer çalışmalardan elde edilen bulgular eşliğinde yorumlanarak paylaşılmıştır. Çalışma iklim krizi derinleşirken, iklim iletişimi adına faaliyetler yürüten ekosinema deneyiminin hangi dikkatler üzerinden, ne yönde tartışılmakta olduğun tespit edilmesi ve kültürel alandaki boşlukların, ihmal edilen konu başlıklarının deşifre edilmesi bakımından geniş bir potansiyele sahiptir.Öğe AŞK TAKTİKLERİ FİLMİ BAĞLAMINDA ROMANTİK KOMEDİ TÜRÜ VE FEMİNİST FİLM ELEŞTİRİSİ(2023) Kargin, Gizem; Elmacı, TuğbaRomantik komedi türü ana akım sinemada yer alan tarihsel olarak hala güncelliğini koruyan ticari bir türdür. Romantik komedi filmleri tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ilgi gören yapımlardan oluşmaktadır. Özellikle yakın dönemde dijital platformların da desteği ile romantik komedi türü Türk sineması içerisinde süreklilik arz eden türlerin başında gelmektedir. Romantik komedi filmleri diğer ana akımın ürettiği tür filmleri gibi toplumsal cinsiyet eşitsizliğini tesis eden anlatıları merkezine taşıyan popüler bir türdür. Bu çalışma da 2022 yılında Netflix platformu için çekilen Aşk Taktikleri filmi bağlamında romantik komedi türünün Türk sineması içerisinde nasıl geliştiği ve kadın karakterler açısından asimetrik cinsiyet normlarını nasıl yeniden ürettiği üzerine odaklanmıştır. Film incelemesi metodolojisi; öncelikle tür eleştirisi bağlamında romantik komedi türü uylaşımları açısından incelenmiş daha sonra karakterler üzerinden feminist film teori çerçevesinde feminist eleştiri yöntemi ile değerlendirilmiştir.Öğe SOSYAL MEDYA BOZUKLUĞUNUN FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ: ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA(2023) Erdoğan, Merve; Çiftçi, Hasanİnternet teknolojilerinin gelişmesi, sosyal medyayı hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline getirmiştir. Özellikle telefonların ve bilgisayarların kişiselleşmesi sosyal medya platformlarına ulaşımı kolaylaştırmıştır. Bilgi, haber, fotoğraf, dosya, ses ve birçok paylaşıma imkân sunması, ucuz ve kolay ulaşılabilir olmasından dolayı tercih edilen sosyal medya, özellikle genç kesimin ilgisini daha da çok çekmektedir. Fakat sosyal medya olumlu özelliklerinin yanı sıra, olumsuz özellikleri de içerisinde barındırmaktadır. Bu durum özellikle gençler için bazı riskler oluşturmaktadır. Bu sebeple bu çalışma üniversite öğrenimine devam eden gençleri temsilen Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ön lisans ve lisans düzeyinde eğitim gören öğrencilerin sosyal medya bozukluk seviyelerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Genel tarama modeli kullanılan araştırmada, 395 öğrenciye ulaşılmıştır. Rastlantısal örneklem alma tekniğiyle ulaşılan öğrencilere çevrimiçi anket uygulanmıştır. Betimsel istatistik tekniği ile gerçekleştirilen çalışmada, öğrencilerin sosyal medya bozukluğuna yönelik en çok olumsuz duygulardan kaçınmak için sosyal medya kullandığı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, kadınların sosyal medya bozukluğu düzeylerinin, erkeklere göre daha yüksek olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Ayrıca lisans mezunlarının sosyal medya bozukluğu düzeylerinin, ön lisans mezunlarına göre daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Günlük ortalama bir saatten az sosyal medya kullanan öğrencilerin, bir saatten daha fazla sosyal medya kullanan öğrencilere göre sosyal medya bozukluk düzeylerinin daha düşük olduğu elde edilen önemli bulgulardan biridir.Öğe The ‘other’ in the context of everyday life in Kaurismäki’s Le Havre and The Other Side of Hope(İdeal Kent Yayınları, 2023) Engür, Merve; Elmacı, TuğbaThe cinema of Aki Kaurismäki has a special place in world cinema as the synergy of the oppressed and the rabble. Le Havre and The Other Side of Hope, which belong to the unfinished Harbor Town Trilogy of Aki Kaurismäki, are important films of the director on refugee others. Both films aimed to destroy the perception of immigration and the hate speech that Western societies develop by marginalizing ethnicity from a humanist focus. Kaurismäki’s approach coincides with the theories of Michel de Certeau and Erving Goffman, based on the fact that social actors develop tactics in the face of powers. The local others, who stand in solidarity with the refugee others, are De Certeau’s dishonest and unclear tacticians against authority. Moreover, these perpetrators find partners in crime within the strategy and use the system to their advantage. Kaurismäki has built a strong narrative, that escaping from power will make a humanistic world order possible, by applying all the tactics to his characters. As basic analysis methods; Lacanian psychoanalysis was used to examine the others of the cinema of Kaurismäki and the sociological criticism approach was used to analyze the actions of others in everyday life.Öğe MOTION CAPTURE TEKNOLOJİLERİ ÜZERİNE BİBLİYOMETRİK BİR ARAŞTIRMA(Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, 2024) Dinvar Pekşen, Gülseren; Barman, Tolgaİnsan ve obje hareketlerinin gerçekçi bir şekilde kamera ve sensörler yardımıyla 3D hareket verilerine dönüştürülmesini sağlayan sisteme “motion capture” teknolojisi denilmektedir. Bu teknoloji askeri alandan tıbba, sinema ve dijital oyun gibi eğlence endüstrilerine kadar çok geniş bir alanda kullanılmaktadır. Bu çalışma, 2014-2024 yılları arasında Scopus veri tabanından elde edilen motion capture teknolojisini konu alan çalışmaların bibliyometrik ve betimsel analizini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda Scopus’ ta 10 yıllık araştırma aralığında konu başlığı olarak “motion capture” teknolojisini araştıran 1938 makaleye ulaşılmıştır.1938 makalenin bibliyometrik verileri analiz edilmiş ve tablolar aracığıyla görselleştirilmiştir. Bulgulara göre; motion capture üzerine yazılan 1938 çalışmanın 90 farklı ülkenin araştırmacıları tarafından üretildiği saptanmıştır. Bu araştırmada sinema, reklam ve dijital oyun endüstrisi gibi eğlence sektörü tarafından kullanıldığı varsayılan motion capture teknolojisinin literatürdeki yaygın çalışma alanlarının çok daha geniş bir alana yayıldığı gözlemlenmiştir. Araştırma bulgularına göre;1938 makalenin %27,6 gibi büyük bir oranı bilgisayar bilimleri, %23,1 mühendislik, % 8,3 tıp, %6,9 fen bilimleri, %4,5 oranında sosyal, sanat ve beşerî bilimler alanların da üretildiği tespit edilmiştir. Çalışma bulguları göstermektedir ki; motion capture teknolojileri yakın gelecekte gündelik hayatın hemen her alanında, insan hayatına adapte bir araç olacaktır. Bilimsel çalışmalar da bu doğrultuda gelişim göstermelidir.Öğe Review of Internet Addiction and Internet Use Habits of Canakkale People(IGI Global, 2024) Erdoğan, MerveWith technological advancements, the internet, a global communication tool, has become part of our lives. More and more demand has been placed on the internet, which quickly and easily meets people's needs, such as information, entertainment, communications, and so on. But the widespread use of the internet has brought negative consequences. This study will therefore address the concept of internet dependency, one of the negative consequences of the internet. The research was done to determine the internet addiction and internet usage habits of Canakkale people. Two hundred eleven people aged 18-46 participated in the study using the general scan model. The study using the random sampling technique uses the descriptive statistical technique. The findings found that most participants were using the internet to inform and research and were angry when the internet was disconnected or slowed down. In addition, it has been found that most participants are happy and peaceful when they use the internet, and that using the internet comforts them when they feel anxious or troubled.











