Yazar "Tanriverdi, Gulbu" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK ÇALIŞANLARINDA KÜLTÜREL YETERLİLİK VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER(Erciyes Üniversitesi, 2023) Yılmaz, Hediye Elif; Tanriverdi, GulbuBu araştırmanın amacı, birinci basamak sağlık kurumlarında görev yapan sağlık çalışanlarının kültürel yeterlilik düzeylerini ve ilişkili faktörleri belirlemektir. Tanımlayıcı olan bu araştırma Çanakkale ilindeki Toplum Sağlığı ile Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 241 sağlık çalışanı ile tamamlandı. Araştırmaya başlamadan etik kurul ve kurum izni alındı. Veriler “Birinci Basamakta Çalışan Sağlık Personelinin Kültürel Yeterlilik Ölçeğini” de kapsayan anket formu ile toplandı. Araştırmanın istatistiksel analizleri için SPSS 24.0 kullanıldı. Normal dağılıma sahip 2’li grup karşılaştırmasında bağımsız örneklem t-testi, 3 ve üzeri grup karşılaştırmasında tek yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Gruplar arası farklılık olduğu durumlarda ise Bonferroni düzeltmesi testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre sağlık çalışanlarının kültürel yeterlilik ölçek toplam puan ortalaması ve standart sapması 65,30±14,47 belirlendi. Hemşirelerin, çalışma süresi daha kısa olanların, bekar olanların, farklı etnik gruptan akrabası ya da arkadaşı olanların, farklı kültürleri/dinleri/yaşam biçimlerini merak edenlerin, farklı kültürleri/inançları konu alan film/video/ belgesel izleyenlerin, kurumda farklı inançtan kültürden gelen birey ve ailelerle daha sık karşılaşanların ve kültürel yeterliliği geliştirmeye yönelik herhangi bir eğitim alanların kültürel yeterlilik puan ortalamaları diğerlerine göre daha yüksek bulundu. Sonuçlar doğrultusunda sağlık çalışanlarının kültürel yeterliliklerinin orta düzeyde olduğu söylenebilir. Sağlık çalışanlarının kültürel yeterliliğini geliştirmeye yönelik girişimlerin ve araştırmaların yapılması önerilebilirÖğe Halk Sağlığı Hemşireliği Yaklaşımıyla COVID-19 Pandemisi(Halk Sağlığı Hemşireliği Derneği, 2020) Tanriverdi, Gulbu; Yalçın Gürsoy, Melike; Özsezer, GözdeCOVID-19 henüz aşısı ve tedavisi olmayan acil bir halk sağlığı sorunudur. Pandemi yapmış olan hastalık sadece sağlık yönüyle değil sosyolojik, psikolojik, ekonomik ve kültürel yönüyle de birey ve toplumu derinden etkilemektedir. Yaygın olarak ateş, öksürük, kas ağrıları, yorgunluk, nefes darlığı, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve gastrointestinal semptomlarla kendini gösteren hastalık, genel olarak damlacık ve temas yoluyla bulaşmaktadır. Yaşlılar, kardiyovasküler hastalığı olanlar, hipertansiyonlular, sigara içenler, mahkumlar, göçmenler ve engelliler COVID-19 için riskli gruplar arasındadır. Başta riskli gruplar olmak üzere tüm yaş gruplarının hastalıktan korunması ve erken tanısına yönelik çalışmaların etkin hale getirilmesi oldukça önemli görülmektedir. Bu bağlamda sağlık çalışanlarına ve toplumun her kesimiyle yakın ve uzun süreli iletişimde kalan halk sağlığı hemşirelerine büyük sorumluluk düşmektedir. Bu sorumlulukları ele alacak bir araştırmanın bu alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ancak hastalığın çok yeni olması nedeniyle, halk sağlığı hemşireliği alanında COVID-19 pandemisine yönelik ulusal ve uluslararası boyutta araştırmalar yok denecek kadar azdır. Bu nedenle derlemenin kavramsal çatısı halk sağlığı hemşireliği bakış açısına odaklanan bir yaklaşımla oluşturuldu. Derlemenin içeriği COVID-19 epidemiyolojisi, hastalığın risk grupları, farklı yaşam dönemleri, dezavantajlı gruplar ve özel alanlarda COVID-19, hastalıktan korunma ve COVID-19’da halk sağlığı hemşireliği şeklinde oluşturuldu. Derlemenin amacı COVID-19 pandemisini halk sağlığı hemşireliği bakış açısıyla ele almaktır.Öğe HEMŞİRELERİN KÜLTÜREL ZEKA İLE ETNİK MERKEZCİLİĞİ ARASINDAKİ İLİŞKİ(2025) Dadük, Semih; Tanriverdi, GulbuGiriş: Kültürel zeka, farklılıklara saygının anahtarıdır; etnikmerkezcilik ise bu anahtarın önündeki en büyük engeldir. Bu iki kavram arasındaki denge, hemşirelik bakımının niteliğini belirler. Amaç: Bu çalışmada, kültürel zeka ile etnikmerkezcilik arasındaki ilişki belirlendi. Yöntem: İlişki arayıcı tasarımda yapılan bu çalışmanın evrenini, bir uygulama-araştırma hastanesinde aktif görev yapan 430 hemşire oluşturdu. Çalışmada örneklem seçilmedi. Ulaşılan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 285 hemşire ile çalışma tamamlandı. Araştırma verileri anket formu ile toplandı. Anketin içeriğini, katılımcıların tanımlayıcı özelliklerini içeren sorular ile “Kültürel Zeka” ve “Etnikmerkezcilik Ölçeği” oluşturdu. Veriler değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotlar (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma) kullanıldı. Verilerin normal dağılıma uygunluğu test edildi. Normal dağılıma sahip verilerde, numerik değişkenler arasındaki ilişkiyi test etmek için Pearson korelasyon uygulandı. Bulgular: Araştırma bulgularına göre, hemşirelerin Etnikmerkezcilik Ölçeği’nden aldıkları puan ortalaması 43.39±10.92; Kültürel Zeka Ölçeği’nden aldıkları puan ortalaması ise 94.54±18.17 olarak belirlendi. Çalışmaya katılan hemşirelerin kültürel zekalarının yüksek, etnikmerkezcilik düzeylerinin ise düşük olduğu belirlendi. Hemşirelerin Etnikmerkezcilik ve Kültürel Zeka Ölçeği puan ortalamaları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki belirlendi (r=-.273, p<.05). Sonuç: Hemşirelerde kültürel zeka puan ortalamaları arttıkça, etnikmerkezcilik düzeylerinin azaldığı belirlenmiştir. Hemşirelerin kültürel zeka ve etnikmerkezcilik düzeyleri arasındaki ilişkinin, birçok değişken açısından inceleneceği çalışmalara yer verilmesi önerilebilir.Öğe Rural Nursing:A Narrative Review(Yozgat Bozok University, 2025) Tanriverdi, GulbuThis study is a classical review that examines the importance, challenges, and current state of rural nursing based on the literature. By highlighting the critical importance and the difficulties faced in rural nursing, this study aims to raise awareness in this field. Rural nurses, working under limited resources and challenging geographical conditions, provide care to a wide range of ages and illnesses, forming the backbone of healthcare services. However, the decreasing number of rural nurses, along with mental health issues and burnout risks, poses serious threats to the sustainability of this field. The study emphasizes that while job satisfaction among rural nurses is high, there is a lack of adequate support and incentives. To make rural nursing more attractive, measures to enhance job satisfaction, education for students from rural backgrounds, and the provision of incentives are necessary. This study underscores the crucial role of rural nursing in ensuring equal access to healthcare services and improving public health levels, contributing significantly to the fieldÖğe The Harmful Effects of Smokeless Tobacco Maraş Powder on Health: Traditional Review(Halk Sağlığı Hemşireliği Derneği, 2022) Tanriverdi, GulbuMaraş powder is the most frequently used smokeless tobacco product worldwide and in our country. Maraş powder is widely used in the Southeastern Anatolia region of our country, especially in Kahramanmaraş, Gaziantep and its surroundings. It has been found that the concentrations of aluminum, manganese, copper, zinc and lead in maraş powder are at a level that can be very dangerous for human health. In addition to psychological and physiological dependence, smokeless tobacco has been reported to have nervous system, cardiovascular system, gastrointestinal system, oral health, cholesterol level, carcinogenic, teratogenic, mutagenic and genotoxic effects. Current evidence shows that smokeless tobacco consumption is responsible for 652494 deaths worldwide each year. It is stated that public health nurses are at a key point in raising public awareness of maraş powder, which is a part of the culture, easily accessible, thought to be more harmless than cigarettes, can be used everywhere unnoticed and cheap. It is thought that awareness will be created about weed and its harms. It can be recommended that public health nurses provide training on maraş powder and do research on this subjectÖğe The Relationship between Perceptions and Attitudes Towards the Covid-19 Pandemic and Perceptions of Aging and Old Age among Academics Aged 65 and Above(Hipatia Press, 2025) Atacer, Burcu; Tanriverdi, GulbuThis study examines the relationship between perceptions and attitudes towards the COVID-19 pandemic and perceptions of aging and old age among academicians aged 65 and above. The sample consists of academics aged 65 and over from all universities in Turkey (208 universities). The study was completed with feedback from 187 participating academics.Data were collected through an online survey using a Google Form. The survey included a demographic questionnaire and scales to assess perceptions of COVID-19 and attitudes towards aging and old age. Ethical approvals and informed consent were obtained from participants. Data analysis involved descriptive statistics and Pearson correlation using SPSS 25.0 software. The findings reveal that approximately half of the senior academics had chronic illnesses, and about one-third had contracted COVID-19. More than half of the participants reported negative impacts of pandemic restrictions, disruptions in academic activities, and discomfort with the association of chronological age with old age. Statistical analysis demonstrates a significant positive relationship between perceptions and attitudes towards COVID-19 and perceptions of aging among elderly academics (p<0.05). This study highlights the interconnectedness of resistance to aging, avoidance behaviors, and positive attitudes towards COVID-19 among elderly academicians. These results suggest that perceptions of aging and attitudes towards the pandemic are intertwined in this population.











