Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Taş, İsmail" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 20 / 32
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Alternative solution for determining the irrigation water quantity: ETGauge
    (Czech Academy Agricultural Sciences, 2025) Taş, İsmail; Kuzucu, Fatih Cem
    Measuring the reference evapotranspiration (ET0) is difficult and costly. Some regions can have variable microclimates and these can often be quite far from climate stations. Therefore, it is optimal to use local measurements rather than a regionally calculated ET0. In this respect, one piece of equipment that provides cheap and reliable measurement results is ETGauge equipment. In this study, ET0 values measured with ETGauge equipment were compared with daily and monthly ET0 values calculated by five different commonly used empirical methods (ThornthwaiteAdj, Blaney-Criddle, Penman-Monteith = PM, Jensen-Haise and ASCE standardised Penman-Monteith = ASCE SZ PM). During the measurement period, daily ET0 values measured with ETGauge varied between 0-10 mm/day and the average was determined as 4.5 +/- 2.7 mm/day in the study area. In the calculations made with the empirical models, the change in ThornthwaiteAdj is 1.3-6.6 mm/day with an average of 3.8 +/- 1.6 mm/day, the change in Blaney-Criddle is 1.8-7.2 mm per day with an average of 5.1 +/- 1.4, the change in PM is 1.2-10.5 mm/day with an average of 5.8 +/- 2.7 mm/day, the change in Jensen-Haise was 5.8 +/- 2.7 mm/day with an average of 5.5 +/- 2.7 mm/day, and the change in ASCE SZ PM was calculated as 1.0-10.1 mm/day with an average of 5.4 +/- 2.5 mm/day. Considering the obtained results, the ETGauge equipment can be used safely in creating irrigation programmes.
  • [ X ]
    Öğe
    Bor İçeriği Yüksek Sulama Sularının Fesleğen (OcimumBasilicum L.) Bitki Özelliklerine Etkisi
    (2016) Taş, İsmail; Özkay, Fatma; Yeter, Tuba; Gorgısen, Ceren; Coşge, Belgin
    Suya olan talep her geçen yıl katlanarak artmaktadır. Buna karşılık su kaynakları hem nitelik hem de nicelik açsından bozulmaktadır. Diğer sektörlerde artan talep nedeniyle tarımsa lüretimde kullanılan temiz suyun oranı gün geçtikçe azalmaktadır. Sürdürülebilir bir tarımsal üretim için düşük kalite olarak değerlendirilen su kaynaklarının tarımsal sulama amaçlı olarak kullanımını nsağlanması zorunludur. Türkiye gibi bor elementi bakımından zengin ülkelerin özellikle maden yatakları civarındaki yeraltı ve yer üstü su kaynaklarında yüksek oranda bor elementi bulunabilmektedir. Söz konusu bu kaynakların değerlendirilmesi son derece önemlidir. Yapılan bu çalışmada, tıbbi ve aromatik bitkilerden Fesleğenin sulamasında farklı bor içeriğine sahip sulama suları kullanılmıştır. Ardışık iki hasat (biçim) alındıktan sonra çalışma sonlandırılmıştır. İlk biçimde bitki yaş ağırlığı 4489.5 g/saksı arasında değişirken bitki boyları 32.5-44 cm arasında değişim göstermiştir. İkinci biçimde ise yaş ağırlık 43-59 g/saksı ve bitki boyu 31.8-35.5 cm arasında değişim göstermiştir. Ayrıca, toprağın EC, pH, ESP, Na, Ca, Mg, K, B, HCO3, Cl ve SO4 ve bitkide de Na, Ca, Mg, K, B, N, P, K ve Cl iyon içeriğinde istatistiksel olarak %5 önem düzeyinde anlamlı değişimler belirlenmiştir
  • [ X ]
    Öğe
    Bursa Bölgesinde Kullanılan Damla Sulama Sistemlerinin Performansları
    (2020) Davarcı, Bayram; Taş, İsmail
    Tarımsal üretimin en önemli parametresi olan suyun, tasarruflu bir şekilde kullanılması hem su kaynaklarının korunmasını, hem de fazla sulamadan kaynaklanacak çevre sorunlarının bertaraf edilmesine katkı sağlar. Damla sulama yöntemi bu açıdan istenilen faydaları sağlayabilecek bir sulama yöntemidir. Sistemin tasarım ve projelendirme aşamalarında, kurulumun yapılacağı arazi için gerekli testlerin ve ölçümlerin yapılması çok önemlidir. Ayrıca, sisteme uygun işletme biçimlerinin de belirlenip kullanıcıya benimsetilmesi diğer bir önemli husustur. Mevcut durumda sistemlerin büyük bölümü belirtilen şekilde kurulmadığı için her açıdan beklenilen katkıları, tasarrufları ve kolaylıkları sağlayamamaktadır. Bu çalışmada, Bursa ili sınırlarında meyve bahçelerinde kullanılmakta olan damla sulama sistemlerinin performansı incelenmiştir. Test edilen manifoldların Damlatıcı Debi Türdeşliği (EU) değerleri %60-89 arasında değişmiş olup, sadece 10 tane işletmenin EU değeri iyi sınıfta (%80 -89) yer almıştır. Dağılım Türdeşliği (DU) değerleri, %71-94, Türdeşlik Katsayısı (UC) değerleri % 81-97, İstatistiksel Eş Dağılım (Us) değerleri ise %68-96, Sistem Su Uygulama Randımanı (Ea) değerleri %85-95 ve Alt Çeyrek Gerçek Potansiyel Uygulama Randımanı (PELQ) değerleri ise %64-85 arasında değişim göstermiştir. Sonuçlar dikkate alındığında, test yapılan işletmelerin hem damla sulama sistemlerinde hem de bunların işletilmesinde ciddi problemlerle karşı karşıya oldukları söylenebilir.
  • [ X ]
    Öğe
    Bursa- İnegöl Ovası yeraltı su içeriğinin on yıllık dönemdeki değişimi
    (2017) Taş, İsmail; Davarcı, Bayram
    Son yıllarda yaşanan kuraklıklar sonucu yüzey sularında meydana gelen azalmalar yeraltı sularına olan talebi artırmaktadır. Artan su çekimleri yeraltı suyu seviyesinin yanında kalitesinde de bir takım değişimlere neden olmaktadır. Bursa-İnegöl Ovası, tarımsal üretim ve sanayinin yoğun olduğu bölgelerdendir. Alanda 6 farklı köydeki yeraltı su kuyusunun 2002 ile 2011 yılındaki katyon, anyon, elektriksel iletkenlik, sodyum adsorbsiyon oranı, pH, amonyum ve nitrit değerleri karşılaştırılmış ve sınıflandırılmıştır. Örneklenen kuyu sularının 2011 yılı bor içerikleri, Schofield (1936) sınıflandırmasına göre sınıflandırıldığında Küçükyenice köyü kuyusunun dışındaki diğer tüm kuyular, izin verilen limitlerin çok üstünde olarak belirlenmiştir. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nin Kıtaiçi Yerüstü Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri referans alınarak değerlendirildiğinde, amonyum değerleri 2002 yılı birinci sınıf özelliği gösterirken 2011 yılında ikinci ve üçüncü sınıfa, nitrit değerleri ise 2002 yılında birinci sınıfta yer alırken 2011 yılında dördüncü sınıfa yani kullanılamaz sınıfına düştüğü belirlenmiştir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Çan Termik Santrali Etrafındaki Topraklarda Radyonüklitlerin Belirlenmesi
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2017-12-26) Parlak, Mehmet; Taş, İsmail; Görgişen, Ceren; Durak, Emrah
    Termik santral bacalarından çıkan gaz ve katı kirleticiler yanında radyoaktif maddeler de çevre kalitesini ve insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedirler. Çanakkale’de yer alan 2x160 MW gücündeki akışkan yataklı Çan Termik Santrali 2004 yılından beri faaliyetine devam etmektedir. Bu araştırma ile Çan termik santralinin etrafındaki meralardan alınmış olan topraklarda doğal ve yapay radyonüklitler belirlenmiştir. Çalışma alanını temsil edecek şekilde 15 farklı noktadan 0-5 cm derinlikten toprak örnekleri alınmıştır. Radyonüklitler yüksek çözünürlüklü gama ışını spektrometre yardımıyla saptanmıştır. 236Ra, 232Th, 40K ve 137Cs’un ortalama aktivite konsantrasyonları sırasıyla 21,60±7,58, 37,33±10,17, 469,20±122,10 ve 11,50±5,55 Bq/kg olarak belirlenmiştir. Bu verilere göre çalışma alanındaki radyasyon tehlikesi parametreleri hesaplanmıştır. Aynı zamanda radyonüklitler ve toprak özellikleri arasında korelasyon ve kümeleme analizleri de yapılmıştır. Çalışma alanı radyolojik risk açısından herhangi bir tehlike içermemektedir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Effects of Drip Irrigations with Different Irrigation Intervals and Levels on Nutritional Traits of Paddy Cultivars
    (MDPI, 2025) Çiftci, Beyza; Kardeş, Yusuf Murat; Varol, İhsan Serkan; Taş, İsmail; Akçura, Sevim; Coşkun, Yalçın; Karaman, Kevser; Akçura, Mevlüt
    Rice serves as the primary food source for the majority of the world's population. In terms of irrigation water, the highest volume of irrigation water is utilized in paddy irrigation. Excessive water use causes both waste of limited water resources and various environmental problems. The drip irrigation method with high water use efficiency will reduce both the need for irrigation water and the environmental footprint of paddy production. This study was conducted to investigate the effects of two different irrigation intervals (2 and 4 days) and four irrigation levels (150%, 125%, 100%, and 75% of evaporation from a Class-A pan) on the nutritional traits of three different paddy cultivars (Ronaldo, Baldo, and Osmanc & imath;k). Increasing irrigation intervals and decreasing irrigation levels reduced the nutritional properties (protein, oil, starch) of the rice grains. In addition, increasing irrigation levels also increased the phytic acid and dietary fiber contents. The highest protein (7.14%) and total starch (87.10%) contents were obtained from the 150% irrigation treatments. The highest amylose content (20.74%) was obtained from the 75% irrigation treatment. In general, it was found that irrigation levels should be applied at 125% and 150% to increase the mineral content of rice grains. Although water deficits decreased the nutritional properties of the paddy cultivars, drip irrigation at an appropriate level did not have any negative effects on nutritional traits.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Effects of irrigation intervals and irrigation levels on oil content and fatty acid composition of peanut cultivars
    (AcademicPres, 2021) Akçura, Sevim; Taş, İsmail; Kökten, Kağan; Kaplan, Mahmut; Bengü, Aydin S.
    Oil content and fatty acid composition are the most significant quality criteria of peanuts (Arachis hypogaea L.), and these parameters is greatly influenced by irrigation and fertilization practices. A study was conducted to investigate the effects of irrigation intervals and irrigation levels on oil content and fatty acid composition of peanuts, under sandy soil conditions in two consecutive years, using ‘Halisbey’, ‘NC-7’, and ‘Sultan’ peanut cultivars, commonly grown in Turkey. Irrigation levels were arranged based on total evaporation from Class-A pan, and irrigations were applied through drip lines. Irrigation intervals were set as two and four days, and irrigation levels were set as 50% (I50), 75% (I75), 100% (I100) and 125% (I125) of Class-A pan evaporations. Oil content, unsaturated fatty acids (oleic and linoleic acids), and saturated fatty acids (palmitic, myristic, arachidic, behenic and lignoceric acids) were determined. For oil content, treatments were identified as the most appropriate irrigation for a two-day irrigation interval of all cultivars, I100 for four-day irrigation interval of ‘Halisbey’ and ‘Sultan’ cultivars and I75 for four-day irrigation interval of ‘NC-7’ cultivar. Oleic, linoleic, and palmitic acids were the major fatty acids of peanuts. Cultivars exhibited different variations in these fatty acids based on irrigation intervals and irrigation levels. In general, oleic acid contents decreased, but linoleic and palmitic acid contents increased with increasing irrigation levels. The greatest oleic acid contents were obtained from two and four-day irrigation intervals of I50 treatments in ‘Halisbey’ and ‘NC-7’ cultivars and from two and four-day irrigation intervals of I75 treatments of the second year in ‘Sultan’ cultivar. Present findings revealed that for quality peanut production, both irrigation intervals and irrigation levels should be taken into consideration.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Effects of Irrigation Levels on Biochemical Traits of Popcorn Kernels
    (Springer Science and Business Media Deutschland GmbH, 2023) Kaplan, Mahmut; Taş, İsmail; Ciftci, Beyza; Varol, İhsan Serkan; Akçura, Sevim
    Popcorn, directly consumed as foodstuff, is among the most popular products. Biochemical quality traits of popcorn may exhibit significant variations based on growing conditions. Number of studies about the irrigation-dependent changes in biochemical traits of popcorn kernels is quite limited. This study was conducted to determine the effects of different irrigation levels (50%, 75%, 100% and 125% of depleted water from the field capacity) on protein characteristics (crude protein and pepsin protein digestibility), starch characteristics (total starch, resistant and non-resistant starch, amylose-amylopectin content), oil and fatty acids and mineral contents of popcorn kernels. Experimental results were assessed through variance and biplot analyses. Irrigation levels had highly significant effects on biochemical traits of popcorn kernels. Irrigations increased kernel protein and starch contents and decreased dietary fiber and amylose contents. Linoleic acid contents increased and oleic acid contents decreased with increasing irrigation levels. The greatest palmitic and stearic acid contents were obtained from I100 treatments. Na and Fe contents increased with increasing irrigation levels. The greatest Mg and Zn contents were obtained from I100 irrigation level and the greatest Ca content was obtained from I75 irrigation level. In present biplots generated for visual assessment of the changes in investigated traits with irrigation levels, oleic acid, amylopectin and dietary fiber contents were placed into the same sector with I50 treatment; Zn, stearic acid, palmitic acid and Mg contents were placed into the same sector with I100 treatment; the other traits were placed into the same sector with I125 treatment. Two principle components (PC1 and PC2) explained 96.55 of total variation indicating significance of investigated traits based on irrigation levels. It was concluded based on present findings that biochemical traits, fatty acid composition and mineral contents of popcorn kernels could be improved through the use of different irrigation levels and irrigation levels should be arranged based on soil conditions to improve quality traits of popcorn kernels.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Eğimli Kiraz Bahçesinde Toprak Erozyonu ve Kiraz Köklerinin Anatomik Yapısı
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2017-08-01) Parlak, Mehmet; Taş, İsmail; Koyuncu, Şamil; Gür, Engin; Uysal, İsmet
    Çanakkale’ nin Lapseki İlçesi, sahip olduğu coğrafya ve iklim koşulları nedeniyle Türkiye’nin önemli kiraz üretim merkezlerinden birisidir. Eğimli alanlarda kurulan kiraz bahçelerinde toprak erozyonu sürdürülebilir arazi yönetimini etkilemektedir. Böyle bir özelliğe sahip bahçedeki toprak kaybı ağaçların etrafında oluşan tümseklerin yüksekliği ölçülerek belirlenmiştir. Bu metodla saptanan toprak kaybı yılda 2.14 ton/ha bulunmuştur. Ayrıca kiraz ağacı köklerinde yıllık halkalarda görülen eksantrik yapının sonucu olarak, ksileme ait trakelerde önemli farklılaşmaya neden olmaktadır. Özellikle yıllık halkalar daralırken, bitkide erozyona tepki olarak trake çaplarında belirgin bir artış gözlenmiştir. Yaklaşımımız meyve bahçelerinde toprak erozyon sürecinin ve büyüklüğünün anlaşılmasına yeni bir bakış açısı sağlamanın yanısıra, bitkide verim kaybına neden olan anatomik farklılaşmayı ortaya koymaktadır.
  • [ X ]
    Öğe
    Eskişehir İli Sera Koşullarında Yetiştirilen Biberin Sulama Programı
    (2020) Yılmaz, Mevlüt; Taş, İsmail
    Tarımsal üretimin, sera gibi kontrollü ortamda sürdürülebilir bir şekilde yapılması, başta çevrekirliğinin önlenmesi olmak üzere birim alandan en yüksek verim ve kalitenin alınmasında kilit rolesahiptir. Üretimde en fazla çevre sorununa neden olan etmenlerin başında yanlış sulama uygulamalarıgelmektedir. Bu araştırma, Eskişehir ili sera koşullarında yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan biberbitkisinin (Capsicum annuum L.) sulama programını oluşturmak amacıyla 2018 ve 2019 üretimsezonunda yürütülmüştür. Deneme, Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü MüdürlüğününToprak Su Yerleşkesinde yer alan ısıtmasız PE örtülü serada gerçekleştirilmiştir. Çalışmada ana konuyu 2ve 4 günlük sulama aralığı oluşturmaktadır. Alt konuları ise 4 farklı sulama suyu seviyesi (Kp1=0.75,Kp2=1.0, Kp3=1.25 ve Kp4=1.50) oluşturmuştur. A sınıfı buharlaşma kabı kullanılarak sulama suyumiktarları saptanmıştır. Deneme konularına bağlı olarak toplam 440-1064 mm $yıl^{-1}$ sulama suyuuygulanmıştır. Buna karşılık 461-1115 mm $yıl^{-1}$ arasında değişim gösteren evapotranspirasyon değerlerihesaplanmıştır. Biber verim değerleri 12.41-15.43 ton da-1 arasında değişim sergilemiştir. Araştırmakonularının su kullanım randımanı (WUE) 11.38-22.44 kg $da^{-1}$ $mm^{-1}$ve sulama suyu kullanım randımanı(IWUE) 11.85-23.69 kg $da^{-1}$ $mm^{-1}$ arasında değiştiği belirlenmiştir. Çalışma sonunda, Eskişehir İli serakoşullarında biber bitkisinin damla sulama yöntemiyle sulanması durumunda, sulama aralığı olarak 2günün uygun olduğu belirlenmiştir. Sulama suyu seviyesi olarak da A sınıfı buharlaşma kabından ölçülenyığışımlı buharlaşma değerinin 1.25 katının biber verimi ve kalitesi açısından uygun olduğu belirlenmiştir.
  • [ X ]
    Öğe
    ET Gaugeve A Sınıfı Buharlaşma Kap Ölçümlerinin Karşılaştırılması
    (2020) Taş, İsmail; Kuzucu, Fatih Cem; Becan, Seyid Ahmet
    Sulama suyu miktarının bilinmesi, sulama programlarının oluşturulması, sulama sistemlerinin planlanması ve projelendirilmesi başta olmak üzere birçok alanda hayati öneme sahip bir bilgidir. Sulama suyu miktarının belirlenmesinde çok sayıda yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemler arasında en basit ve kullanışlı olanların başında, A sınıfı buharlaşma kabı (Apan) gelmektedir. Son yıllarda çok sayıda yöntem ve teknolojik alet/ekipman geliştirilmiş olmasının yanında yenileri de zaman içerisinde eklenmektedir. Son birkaç on yıllık dönemde kullanımı giderek artan ekipmanların başında ET Gauge ekipmanı gelmektedir. Yapılan bu çalışmada, ET Gauge ekipmanından elde edilen değerler ile A sınıfı buharlaşma kabından olan buharlaşma değerleri karşılaştırılmıştır. Ölçüm yapılan 5 aylık dönemde ET Gauge okumalarının ortalaması 4.7 mm/gün, A sınıfı buharlaşma kabından olan buharlaşmanın (Apan) ortalaması 7.2 mm/gün ve düzeltilmiş Apan’ın ortalama değeri 5 mm/gün olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, ölçümlerin standart sapmaları ise ET Gauge 2.803, Apan’ın 3.787 ve düzeltilmiş Apan’ın ise 2.651 olarak hesaplanmıştır. ET Gauge ile Apan okumaları arasındaki korelasyon pozitif yönlü olup katsayısı 0.825’dir. Ayrıca, iki parametrenin arasındaki kuvvetli bir ilişki ortaya koymakta olup regresyon katsayısı (R2) ise 0.9991 olarak belirlenmiştir. Yapılan analiz ve değerlendirmeler sonucunda ET Gaugeekipmanı, sulama programlamalarında pratik olarak rahatlıkla kullanılabileceği belirlenmiştir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Evaluation of Irrigation Experiments with GGE Biplot Method and Economic Analysis of Drip Irrigation System: A Case Study of Peanut Production
    (Ankara University, 2023) Taş, İsmail
    Besides irrigation water (IW) quantity and quality, there is a decrease also in soil quality and fertility. Agricultural production lands are decreasing both in quantity and quality. There is a search for different operational alternatives in sandy soils with low production potentials. Drip irrigation is primarily practiced attain get greater yields per unit area. This study was conducted under sand soil conditions, commonly preferred for peanut farming, in the 2017-2018 growing seasons. A drip irrigation system was used in production. Halisbey, NC-7, and Sultan cultivars were used as plant materials. Two different irrigation intervals (2 and 4 days) and four different irrigation levels (I50, I75,I100 and I125, calculated based on cumulative evaporation from the class-A pan) were applied. The data of five vegetative traits, including grain yield, were evaluated by regression and GGE biplot analysis. In addition, applied IW quantity, evapotranspiration and water use efficiency (WUE) were assessed by econometric analysis. Evapotranspiration values varied between 402-832 mm, applied IW quantities between 313-783 mm, yields between 5,269-8,269 kg ha-1, WUE values between 0.63-1.55 kg ha-1 m-3, economic water productivity over gross revenues between 1.29-3.81 $ m-3 and benefit and cost ratios varied between 4.73-10.95. The GGE biplot statistical method is a useful tool in the evaluation of irrigation research where the number of applications and materials is high. As a results of the study, a 2-day irrigation interval and 75% of pan evaporation could be used in the irrigation of peanut plants grown under sandy soil conditions.
  • [ X ]
    Öğe
    Farklı Mekânsal Enterpolasyon Yöntemleriyle Alansal Yağış Hesaplanması: Kuzey Ege Havza Örneği
    (2021) Akacak, Abdul Kadir; Taş, İsmail
    Bir drenaj havzasında yağış yüksekliğinin belirlenmesi, havza su potansiyelinin hesaplanmasında hayatiöneme sahiptir. Bilindiği gibi yağış, zamansal ve mekansal olarak değişkenlik gösteren meteorolojik bir olaydır.Havzanın topoğrafyasına bağlı olarak büyük oranlarda farklılıklar gösterir. Çalışmada Coğrafi Bilgi Sistemleri’nden(CBS) yararlanılarak Kuzey Ege Havzasının (KEH), ortalama yağış yüksekliği hesaplanmıştır. Havza içi 5 ve havzadışı 8 adet meteoroloji istasyonunun uzun yıllar ortalama yağış verilerinden yararlanılmıştır. Çalışmada, hemmekansal analiz yöntemleri, hem de jeoistatistik analiz yöntemleri kullanılarak alansal yağış yüksekliğihesaplanmıştır. Çalışmanın sonunda, jeoistatistiksel yöntemlerden biri olan Kernel Smoothing yönteminin KuzeyEge Drenaj Havzasının alansal yağış yüksekliğinin hesaplanmasında kullanılabilecek en uygun yöntem olduğubelirlenmiştir. Havzanın ortalama yağış yüksekliği 748.61 mm olarak hesaplanmıştır.
  • [ X ]
    Öğe
    Farklı Sulama Suyu Tuzluluk Düzeylerinin Mısırın Fide Gelişimine Etkileri
    (2020) Coşkun, Yalçın; Taş, İsmail; Akçura, Mevlüt; Oral, Ayhan; Tütenocakl, Tülay; Yeter, Tuğba
    Sulama suyunun SAR değeri suyun kalite sınıfının belirlenmesinde birincil parametredir. Bu nedenle SARdeğeri dikkate alınmadan sodyum tuzu ile yapılan çalışmalarda elde edilen sonuçlar tuz zararı olmayıp sodyumzararını temsil etmektedir. Mısır bitkisinin sulama suyu tuzluluğunu hangi seviyeye kadar tolere edilebileceğinitespit etmek amacıyla SAR değeri 1’in altında ayarlanarak farklı tuz konsantrasyonuna sahip sulama suları ileçimlendirme ve saksı denemeleri yapılmıştır. Çimlendirme denemesi sonucunda sulama suyu tuzlulukseviyesindeki artışa paralel olarak kök uzunluğu, fide kuru ağırlığı ve çimlenme oranı azalmıştır. Kök uzunluğusulama suyu tuzluluğunun 3 dS m-1 ECi seviyesinde olumsuz etkilenmeye başlarken fide kuru ağırlığı veçimlenme oranı 5 dS m-1 ECi seviyesinde etkilenmeye başlamıştır. Saksı denemesinde sulama suyu tuzlulukseviyesindeki artışa paralel olarak bitki boyu ve bitki kuru ağırlığı değerleri azalmış olup 8 dS m-1 ECi seviyesindeolumsuz etkilenmiştir.
  • [ X ]
    Öğe
    Farklı Sulama Suyu Tuzluluk Seviyelerinin Sakız Fasulyesi (Cyamopsis tetraganoloba)’nin Çimlenmesi Üzerine Etkileri
    (2017) Akçaman, Neslihan; Taş, İsmail; Coşkun, Yalçın
    Araştırma, 8 adet sakız fasulyesi (125-1, 1-1, 40-1, 57-1, 62-4, 94, 98, 114) hattında, SAR değeri 3’denküçük olacak şekilde farklı tuz kaynaklarından (NaCO3, MgCl2, CaCl2), farklı seviyelerde sulama suyu elektrikseliletkenlik (ECi) değerlerine (0, 4, 8, 12, 16, 20, 30, 40 dS m-1) sahip sulama sularının çimlenme üzerine etkilerinibelirlemek amacıyla laboratuvar koşullarında yürütülmüştür. Yapılan varyans analizleri sonucuna göre, sakızfasulyesi tohumlarının çimlenme hızı ve çimlenme gücü üzerine sulama suyu tuzluluğunun istatistiki açıdanönemli (p< 0.05) etkileri olduğu belirlenmiştir. Sulama suyu tuzluluğu arttıkça çimlenme hızı ve çimlenme gücüazalma göstermiştir. Çimlenme hızı dikkate alındığında 8 dS m-1’lik uygulama seviyesinde, Dünya TohumcularBirliği tarafından önerilen oranda (%80) çimlenme meydana gelmektedir. Çimlenme gücünde ise 12 dS m-1uygulamasından itibaren etkilenmenin olduğu belirlenmiştir. Genotipler de ise çimlenme hızı ve çimlenme gücüaçısından genel olarak birbirine yakın oranlar belirlenirken en düşük oranlar 1 ve 2 nolu genotiplerdebelirlenmiştir. Çalışma kapsamında, artan sulama suyu tuzluluk seviyesine bağlı olarak incelenen tümparametrelerde etkilenme belirlenmiştir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Fast selection opportunity of salt tolerant guar bean genotypes with GGE biplot method
    (Taylor & Francis Ltd, 2023) Taş, İsmail; Akcura, Mevlüt; Coşkun, Yalçın; Tütenocaklı, Tülay
    In this study, 81 guar bean genotypes developed in Turkey were tested in the germination stage under saline conditions, and Genotype-Genotype-Environment (GGE) biplot method was used to identify salt tolerant and sensitive genotypes. In the study, irrigation waters with six different Electrical Conductivity (ECi = 0.5 [control], 6, 8, 10, 12, and 15 dS m(-1)) levels were used. Split-plots experimental design was used in the study, and it was carried out in a laboratory environment with three replications. A dry-weight-based stress tolerance index (STI) was calculated for each ECi level. Salt treatments were considered as environments in GGE biplot analysis conducted for genotype selection based on salt concentrations. Seedling dry weight of some genotypes significantly decreased after 8 dS m(-1) level and such decreases were more remarkable in the other genotypes after 12 dS m(-1) level. It was concluded that ECi = 8 dS m(-1) level could be used for selection of genotypes with moderate salt tolerance and high adaptation capacity and ECi = 12 dS m(-1) level could be used for selection of genotypes with a high salt tolerance and special adaptation capacity. It was also concluded that the GGE biplot method quite facilitated the selection of genotypes tolerant to abiotic stressors, especially to salt stress.
  • [ X ]
    Öğe
    GAP-Şanlıurfa ili bireysel yağmurlama sulama sistemlerinin performans göstergeleri
    (2013) Kırnak, Halil; Demir, Sıddık; Taş, İsmail
    Şanlıurfa ili, GAP kapsamında ilk sulamaya açılmış olan ildir. Bu nedenle de gerçekleştirilen çalışmaların sonuçları ilkönce bu alanda görülmektedir. Yürütülen bu çalışmada, Şanlıurfa il sınırlarında belirlenen pilot alanlarda, yapılan bireysel yağmurlama sulamalar izlenerek, sistemlerin performanslarının yanı sıra karşılaşılan sorunlar belirlenmiş ve bunların çözümüne yönelik önerilerde bulunulmuştur. Bu amaçla, sulama sezonu boyunca Bozova, Harran, Hilvan, Viranşehir?de ikişer adet, Ceylanpınar ve Siverek?te birer adet olmak üzere toplam 10 adet üretici sulaması izlenmiştir. Yapılan her bir sulama uygulamasında su dağılım testleri yapılarak; Christiansen Eşdağılım Katsayısı (CU), Dağılım Türdeşliği (DU), yağmurlama başlık basınçları ve değişimi, yağmurlama başlık debileri ve değişimi, uygulanan sulama suyu miktarları ve yağmurlama sistemindeki su kayıpları değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; CU değerlerinin % 30.4 ile % 82.8 arasında, DU değerlerinin de %24.5 ile % 81.7 arasında değiştiği belirlenmiştir. Başlık basınçlarında ve akış debilerinde belirlenen yüksek değişkenliğin, aynı lateral üzerinde farklı tip başlıkların kullanılmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Grain yield and nutritional properties of buckwheat (Fagopyrum esculentum M.) grown with varying nitrogen doses and irrigation levels
    (Bmc, 2025) Çftci, Beyza; Akçura, Sevim; Varol, İhsan Serkan; Kardeş, Yusuf Murat; Taş, İsmail; Kaplan, Mahmut
    Buckwheat has gained high demand and popularity worldwide in recent years. There are very few studies on the combined use of irrigation and nitrogen applications for the plant. In this study, the effects of different nitrogen dose (0, 30, 60, 90 kg ha-1) and irrigation levels (50%, 75%, 100% of ETo value calculated with the use of evaporations from Class-A pan) applied via fertigation on water use, yield and grain nutritional properties in buckwheat were investigated. The study was carried out in 2020-2021 according to the randomized block design with 3 replications for two years. The highest grain yield was obtained with 100% irrigation level and 90 kg ha-1 nitrogen dose. The increase in nitrogen doses caused significant increases in crop water productivity (CWP) and irrigation water productivity (IWP) values. Plant water consumption (ET) varied between 339 (I0xN50) - 617 (I100xN90) mm. Yield response factor (ky) was determined to be between 1.32 for N0 and 1.49 for N30 according to nitrogen doses, and it was determined that the buckwheat plant was sensitive to water stress. The concentrations of significant constituents, including protein, resistant starch, and fatty acids (oleic acid, linoleic acid), were augmented with elevated irrigation levels and nitrogen fertilization. In addition, mineral contents (Ca, Mg, Fe, Zn, P) increased significantly with increasing irrigation and nitrogen doses. As a result, 100% irrigation level and 90 kg ha-1 nitrogen dose are recommended in buckwheat cultivation for optimum grain yield and nutrient content. It was determined that these applications provided the most suitable results in terms of both quality and yield.
  • [ X ]
    Öğe
    HadGEM2 Küresel İklim Modeli Tahminine Dayalı Konya Kapalı Havzası Olası İçin Tarımsal Kurak Dönemleri
    (2021) Taş, İsmail; Yıldırım, Yusuf Ersoy
    Tarımsal kuraklık, başta canlı hayatı olmak üzere ekonomi ve çevresel sistemler üzerinde ciddi etkiler\roluşturabilen en tehlikeli doğal afetlerin başında gelmektedir. Diğer afetlerle karşılaştırıldığında kuraklık,\ryapısı itibari ile belirli farklılıklara sahiptir. Özellikle tarımsal kuraklık doğurduğu ciddi sonuçların yanında\rbüyük maliyetlere de neden olmaktadır. IPCC’nin 2014 yılı raporuna göre, Türkiye senaryosunda\rgelecekte sıcaklıkların artacağı buna karşılık yağışların azalacağı öngörülmektedir. Bu durum dikkate\ralındığında, ülkemiz genelinde yaşanması muhtemel kuraklık afetlerinin süre ve şiddetlerinin artacağı\rtahmin edilmektedir. Gelecekte yaşanması muhtemel tarımsal kuraklık dönemlerinin belirlenmesi başta\rsürdürülebilir tarımsal üretimin yanında diğer tüm üretim alanlarını da etkiler. Yapılan bu çalışmada,\rKonya Kapalı Havzası için HadGEM2 küresel iklim modelinde \"Temsili Konsantrasyon Senaryosunun\r(Representative Concentration Pathway - RCP)\" iyimser (RCP 4.5) ve kötümser (RCP 8.5) koşullarında 2100\ryılına kadar tahmin edilen aylık yağış serilerine Standardize Yağış İndisi (SPI) uygulanmıştır. Çalışmalar\rsonucunda RCP 4.5 senaryosuna göre 4 adet ortak tarımsal kurak dönem (2043-2044, 2046-2047,\r2086-2087 ve 2090-2091) belirlenmiştir. RCP 8.5 senaryosuna göre de 5 adet ortak tarımsal kurak\rdönem (2041-2043, 2060 – 2062, 2072 – 2074, 2092-2094 ve 2095-2097) saptanmıştır. Belirlenen\rtarımsal kurak dönemlerin havza içerisindeki şiddetlerinin dağılımı, havza şiddet dağılım haritaları ile\rgösterilmiştir. Konya Kapalı Havzasında yaşanması muhtemel tarımsal kurak dönemlerde oluşacak su\raçığına karşı gerekli önlemeler ivedilikle alınmalıdır. Ayrıca, su yönetimi planlarının hazırlanarak tarımsal\rüretimde kayıplar en aza indirilmelidir. Kuraklık etkilerinin azaltılmasına yönelik alınacak tedbirler,\rdoğrudan bölge üreticisini katkı sağlarken aynı zamanda da ülke üretimi ve ekonomisini de büyük\rkatkılar sağlayacaktır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Kekik Uçucu Yağı Bileşenlerinden Timol, Karvakrol ve Alfa-Terpinen’in Yabani Yulaf Üzerine Allelopatik Etkileri
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2021-06-30) Coşkun, Yalçın; Taş, İsmail; Oral, Ayhan; Tütenocaklı, Tülay; Türker, Gülen
    Yabancı otlar tarımsal üretimde ürün ve kalite kaybına neden olmaktadır. Yabancı ot kontrolü için kullanılan ilaçların çoğu sentetik kimyasallardan elde edilmektedir. Gelişen teknoloji, bitkiler için zararlı olan kimyasalların kullanımı yerine doğal bitkisel materyallerin kullanımı üzerine araştırmaları artırmaktadır. Bu çalışmada, kekik uçucu yağı bileşenlerinin buğday tarlalarından elde edilen yabani yulaf tohumlarının çimlenmesi ve çim bitkisinin kök uzunluğu üzerindeki allelopatik etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla, alfa-terpinen, karvakrol ve timol farklı dozlarda (0, 2, 5, 10 ve 20 µL/Petri kabı) uygulanarak yabani yulaf tohumlarının çimlenme oranı, çim bitkilerinin kök uzunluğu üzerine etkileri araştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda, karvakrol ve timol’ün tohumlarının çimlenme oranı ve çim bitkilerinin kök uzunluğu üzerine etkileri olumsuz ve istatistiksel olarak anlamlı bir düzeyde (P<0.01) iken, alfa-terpinen’in etkisi istatistiksel olarak önemsiz (P>0.05) bulunmuştur. Bu sonuç, araştırmada kullanılan biyo-kimyasalların kışlık bitkilerde yabani yulaf kontrolü için biyo-herbisit olarak kullanılabilme potansiyeline sahip olduğunu düşündürmektedir. Ancak, bu biyo-kimyasallar biyo-herbisit olarak kullanmak için, kışlık bitkiler üzerine etkileri de araştırılmalıdır.
  • «
  • 1 (current)
  • 2
  • »

| Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim