Yazar "Savas, Türker" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 8 / 8
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Batman, Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa illerinde güvercin yetiştiriciliği kültürü, kimi sorunlar ve çözüm önerileri(2012) Yılmaz, Orhan; Savas, Türker; Ertuğrul, MehmetDerleme de, Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa illerinde güvercin yetiştiriciliği ile ilgili bazı bilgilerinbir araya getirilmesi amaçlanmıştır. Güvercinler yetiştirilme amaçlarına göre dalıcı, taklacı,makaracı, dönücü, filo uçucusu, yüksek uçucu, posta, süs ve ötücü olmak üze re gruplandırılabilir.Güvercin Türk kültüründe genellikle olumlu bir role sahip olmuştur. Güvercin Türkiyeninkuzeyinden güneyine, doğusundan batısına her yerde bulunabilir. Batman, Diyarbakır, Mardin veŞanlıurfanın kültüründe güvercin yetiştiriciliği her zaman önemli olmuştur. Bu illerde birçokyerel ırk yetiştirilmektedir. Batmanda genellikle taklacı tip güvercinler yetiştirilir. Şehirde1000den fazla profesyonel yetiştirici bulunmaktadır. Diyarbakırda Göğsüak, Ketme, İçağlı veKızılbaş tipi güvercinler yetiştirilir. Mardinde de taklacı tip güvercinler yetiştirilir ve bu bölgedegüvercin yetiştiriciliği çok önemli bir kültür öğesidir. Şanlıurfa da önemli bir güvercinyetiştiriciliği merkezidir. Burada ev, kafes, evlere alışkın yabani kuş, kıymetli damızlıklar veyapşan adı verilen ayağı tüylü güvercinler yetiştirilir. B u bölgede güvercin yetiştiriciliğinin enönemli sorunu yetiştiricilerinin örgütlenememiş olmasıdır. B u sorun kısa sürede yetiştiricilertarafından çözümlenmelidir.Öğe Farklı mera tiplerinde değişik yoğunluklarda keçi otlatmanın meraların ot ve keçilerin süt verimlerine etkileri(2005) Gökkuş, Ahmet; Hakyemez, B. Hakan; Yurtman, İ.Yaman; Savas, TürkerÇanakkale'de 2003-2004 yıllarında yürütülen bu araştırmada değişik meralarda farklı yoğunluklarda otlatmanın meranın ot verimi ile keçilerin süt verimlerine etkileri incelenmiştir. Denemede Saanen keçilerinden oluşan 24 başlık sağmal sürü doğal ve buğday merasında üç ayrı yoğunlukta (hafif: 0.5 keçi/da, orta: 1.0 keçi/da, ağır: 1.5 keçi/da) 2-3 ay süreyle otlatılmıştır. Buğday merasının ot verimi, yenen ot miktarı ve keçilerin süt verimleri doğal meradan yüksek olmuştur. Otlatma yoğunluğu arttıkça meraların kuru ot verimleri azalırken, yenen ot miktarı ve oranı artmış, süt verimlerinde ise önemli bir değişim görülmemiştir. Otlatma başlangıcından Mayıs ayına kadar ot verimi yükselmiş, daha sonra azalmıştır. Yenen ot miktarı ve oranı ile süt verimleri yeşil büyüme döneminde yüksek olurken, meraların kuruduğu haziran ayında düşmüştür.Öğe Farklı probiyotik kaynaklarının oğlaklarda büyüme üzerine etkileri(2007) Ataşoğlu, Cengiz; Yurtman, İ.Yaman; Savas, Türker; Tölü, Cemil; Daş, Gürbüz; Akbaü, Ülkü Hande Işıl[Abstract Not Available]Öğe Gökçeada, Malta ve Türk Saanen keçi genotiplerinin doğum ve oğlak büyümesi açısından karşılaştırılması(2012) Tölü, Cemil; Savas, TürkerBu çalışmada, Gökçeada, Malta ve Türk Saanen genotipi oğlakların iki yıl süreyle doğum ve sütten kesim sonrası süreçte, performans, bazı doğum davranışları ve oğlak mortalitesi irdelenmiştir. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Teknolojik ve Tarımsal Araştırma-Uygulama Merkeziinde yürütülen çalışmada, her genotipten otuzar baş keçi ve oğlaklarında üreme özellikleri, oğlaklarda büyüme ve mortalite özellikleri değerlendirilmiştir. Gökçeada, Malta ve Türk Saanen keçi genotiplerinde gebelik süreleri, sırasıyla, 151.8, 148.6 ve 153.3 gün olarak tespit edilmiştir (P<0.0001). Genellikle gündüz saatlerinde ve kısa zamanda doğuran keçilerde en kısa sürede ayağa kalkarak annesini emen Gökçeada oğlakları olurken, en geç süreler Türk Saanen genotipi oğlakları tarafından gerçekleştirilmiştir (P?0.05). İki yıllık ortalama doğum ağırlıkları Gökçeada, Malta ve Türk Saanen genotipinde sırasıyla 2.55 kg, 2.95 kg ve 3.35 kgdır (P<0.0001). Sütten kesime kadar günlük canlı ağırlık artışları yıllara göre sırasıyla Gökçeada genotipinde 119 g ve 106 g, Malta genotipinde 162 g ve 129 g ve Türk Saanen genotipinde 137 g ve 155 g olarak tespit edilmiştir (P?0.05). Oğlak mortalitesi ikinci yılda, ilk yıla göre tüm genotiplerde artarken, Gökçeada genotipinde toplamda %32.6 oranı uygulanan büyütme programının genotip açısından gözden geçirilmesi gerekliliğini ortaya koymuştur.Öğe Gökçeada, Malta ve Türk Saanen keçi genotiplerinin süt verim özellikleri bakımından karşılaştırılması(2010) Tölü, Cemil; Yurtman, İsmail Yaman; Savas, TürkerKeçi yetiştiriciliğinde süt en önemli ürün durumundadır. Bu çalışmada, yerli genotiplerimizden Gökçeada ve Malta ile çevirme melezi olan Türk Saanen keçilerinde laktasyon süt verimi ve bileşenlerinin karşılaştırmalı olarak ortaya konulması hedeflenmiştir. Çalışma Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Teknolojik ve Tarımsal Araştırma-Uygulama Merkezi’inde iki yıl süreyle otuzar baş Gökçeada, Malta ve Türk Saanen keçisinde yürütülmüştür. Aylık yapılan sağım kontrollerinde süt verimi ve bileşenleri belirlenerek tekrarlı ölçümler varyans analiziyle (ANOVA) değerlendirilmiştir. Çalışmada laktasyon süt verimleri küçükten büyüğe sırasıyla, Gökçeada (1. yıl: 227.4 kg, 2. yıl: 245.8 kg), Malta (1. yıl: 330.4 kg, 2. yıl: 275.4 kg) ve Türk Saanen (1. yıl: 521.6 kg, 2. yıl: 408.6 kg) şeklinde gerçekleşmiştir (P?0.05). İkinci yıl laktasyon daha uzun sürmesine rağmen laktasyon süt verimleri Malta ve Türk Saanen genotiplerinde önemli ölçüde düşmüştür (P?0.05). Gökçeada, Malta ve Türk Saanen genotiplerinde sırasıyla, iki yıllık ortalama kuru madde oranı, %14.2, %14.4, %12.4, süt yağı oranı, %5.3, %5.2, %4.0 ve süt protein oranı, %3.3, %3.4, %3.2 olarak gerçekleşmiştir. Türk Saanen en düşük süt bileşenleri oranlarıyla diğer genotiplerden önemli ölçüde farklılaşırken (P?0.05), Malta genotipi Gökçeada genotipinden daha yüksek süt proteini ile farklılaşmıştır. Süt bileşenleri verimi ise Türk Saanen genotipinde belirgin biçimde diğer genotiplerden daha yüksek değerlere sahip olmuştur (P?0.05). Bu çalışma ile ele alınan özellikler bakımından Gökçeada ve Malta genotipi içerisindeki varyasyon ortaya konmuş ve Türk Saanen genotipinin yüksek süt verimine dikkat çekilmiştir.Öğe Gökçeada, Malta ve Türk Saanen Keçilerinin Gece Ağıl İçi Davranışlarının Karşılaştırılması(2016) Tölü, Cemil; Savas, TürkerGünün büyük bir bölümünü barınakta geçiren hayvanlarda dinlenme süresi ve kalitesi önemlidir. Bu çalışmada, Gökçeada, Malta ve Türk Saanen keçi genotiplerinin geceleyin ağıl içerisindeki davranışları irdelenmiştir. Keçi genotipleri yarı entansif sistemde yetiştirilmekte ve gündüzleri merada otlamışlardır. Gözlemler için gebeliğin 4-5. ayında bulunan her bir genotipten 15 baş keçi (toplam 45 baş) kendi içerisinde 35 m2\"lik bölmeye konulmuştur. Bölmelerde otomatik suluk dışında herhangi bir ekipman bulundurulmamıştır. Gözlemler 14 saat süre ile on gün gece yapılmıştır. Kamera kayıtlarından 10 dk. aralıklı zaman örneklemesi yöntemi ile davranış özelliklerini gösteren toplam hayvan sayısı belirlenmiştir. Keçilerin dinlenme sırasında zamanlarının önemli bir kısmını yatarak (%76) geçirdikleri belirlenmiştir. Yatma davranışını sırasıyla, geviş getirme (%12,4), ayakta durma (%4,9), altlığa yönelim (%3,2), lokomosyon (%2,9) ve etkileşim (%0,6) davranışları takip etmiştir. Gökçeada genotipi düşük ayakta durma davranışı ile diğer genotiplerden farklılaşmıştır (P<= 0,05). En yüksek oranda altlığa yönelme davranışı Türk Saanen genotipinde sergilenirken, en düşük Gökçeada genotipinde gerçekleşmiştir (P<= 0,05). Türk Saanen genotipi düşük lokomosyon davranışı ve Gökçeada genotipi yüksek etkileşim davranışı ile diğer genotiplerden farklılaşmıştır (P<= 0,05). Gökçeada genotipi, barınağa alınmasından hemen sonra daha az yatma ve ayakta durma, daha yüksek etkileşim davranışı göstermiştir. Dolayısıyla Gökçeada genotipinin ağılda dinlenme sırasında boynuz, yaş, gebelik gibi etmenlere göre gruplandırarak barındırılması hayvan refahı ve verimlilik açısından daha yararlı olacaktır.Öğe Keçilerde Kazeöz lenfadenitis (KLA) hastalığına bağlı yüzlek apse sıklığının değişimi(2014) Tölü, Cemil; Savas, TürkerHayvan sağlığını olumsuz olarak etkileyen hastalıklar ekonomik açıdan önemli oldukları kadar, gıda güvenliği ve zoonozlar bakımından da önem arz ederler. Bu nedenle hayvan hastalıkları ile mücadelenin sistemli bir biçimde ele alınması, her aşamada kontrol ve risk noktalarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, küçükbaş hayvanlarda yaygın olarak görülen Kazeöz Lenfadenitis (Pseudotuberculosis) hastalığına bağlı yüzlek apse sıklığının genotip ve mevsime göre değişimleri irdelenmiştir. Gökçeada, Malta ve Türk Saanen keçi genotiplerinde 2 yıl süreyle takip edilen yüzlek apselerin, %15i baş, %32si boyun, %37si sırt, %14ü bel ve %2si sağrı kısmında görülürken, tüm genotiplerde 1 yaşına kadar yüzlek apse tespit edilmemiştir. Yüzlek apse görülme oranı her iki yılda da genotip ve aylara göre önemli düzeyde farklılık göstermiştir (P?0.05). Her iki yılda da Gökçeada genotipinde, Malta ve Türk Saanen genotipinden önemli düzeyde daha düşük oranda yüzlek apse olduğu belirlenmiştir (P?0.05). Gökçeada ve Malta keçilerinde apse sıklığı ikinci yılda biraz artış gösterirken, Türk Saanen genotipinde yıllar arasında bir farklılık oluşmamıştır. Yüzlek apse sıklığının ilkbahar ve yaz aylarında yüksek düzeylerde, kış aylarında ise düşük seviyelerde olduğu tespit edilmiştir (P?0.05). Hastalığın kontrolünde, geliştirilen aşıların dikkatle takip edilmesi ve uygulanması elzemdir. Ancak aşılamanın yanı sıra, işletmede dış parazit kontrolünün yıl boyu, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında daha etkili yapılması, çiftlik alet ve ekipmanlarının deride yaralanma yapmamasına dikkat edilmelidir.Öğe Malta ve Gökçeada keçi genotiplerinde davranış ve verim özellikleri üzerine araştırmalar(2008) Savas, Türker; Baytekin, Harun; Yurtman, İ.Yaman; Konyalı, Aynur; Tölü, Cemil; Daş, Gürbüz[Abstract Not Available]











