Yazar "Niyaz, Özge Can" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 11 / 11
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Analysis of factors influencing the opinions of fresh fruits and vegetables consumers on food safety(Ondokuz Mayıs Üniversitesi, 2018) Niyaz, Özge Can; Demirbaş, NevinThe aim of this study was to determine the factors that influence opinions of fruits and vegetables consumers’ in Canakkale province in terms of food safety. Data for the study were collected from 166 consumers, determined by means of Propositional Random Sampling. Factor Analysis and Binary Logistic Regression Analysis were used to analyze the data. According to the research, quality problems and the possibility of physical and chemical fraud in fruits and vegetables in terms of food safety proved to have a negative impact on consumer opinions towards fruits and vegetables, whereas locally produced fruits and vegetables affected the consumer opinions positivelyÖğe Evaluation of Food Security in Dairy Products in Terms of Manufacturers in Turkey(2018) Niyaz, Özge Can; İnan, İsmail Hakkı; Aktürk, DuyguThe aim of this study is to evaluate the thought of food security provided in dairyproducts and the determinants in terms of manufacturers in South Marmara Region inTurkey. The primary data obtained from 70 dairy manufacturers were analysed by FactorAnalysis and Logistic Regression Analysis. According to this, price fluctuation andincrease in the distance from the place where the milk is provided, reasons such ascorporatization are factors that cause the lack of food security in dairy products. On thecontrary, the likelihood of providing food security in dairy products increases with theincrease in financial sustainability, food safety, quantity of milk and dairy products, theability to produce and store, the number of employees, the degree of milk use.Öğe Evaluation of Self-Sufficiency in Lentil Production in Turkey(2017) Demirbaş, Nevin; Niyaz, Özge Can; Daysal, HarunMercimek baklagiller grubunda içerdiği bitkisel protein ve mineraller ile besin değeri yüksek bir üründür. Aynı zamanda düşük kalori düzeyi ile sağlıklı bir besin kaynağıdır. Bu nedenle mercimek üretimi ve kendine yeterlilik düzeyi diğer birçok ülke gibi Türkiye için de önemli bir konudur. Bununla beraber, Türkiye geçmişte mercimek üretim ve ihracatında lider ülkelerden biri iken, üretim giderek azalmış ve 1994 yılında ilk kez mercimek ithal edilmiştir. Daha sonraki yıllarda, Türkiye'de mercimek üretimi azalmış ve ithalat giderek artmıştır. Bu çalışmada, son on bir yılda mercimek üretim alanı ve üretim miktarı, tüketimi, ihracatı, ithalatı ve fiyatları değerlendirilmiş, dönem içinde dalgalanma şiddeti farklı olduğu için gelişmeler zincirleme indeks yöntemiyle gösterilmiştir. Kapsamda hem kırmızı hem de yeşil mercimeğe yer verilmiştir. Kendine yeterlilik düzeyi açısından gelecekteki eğilimlerin tahmin edilmesi için son 16 yıllık verilerle yapılan trend analizleri, üretimin azalacağını, ihracatın sabit kalacağını, tüketim ve ithalatın ise artacağını göstermektedirÖğe Süt ve Süt Ürünlerinde Güvenceyi Etkileyen Faktörlerin Tüketiciler Açısından Değerlendirilmesi: TR22 Güney Marmara Bölgesi Örneği(2016) Niyaz, Özge Can; İnan, İ. HakkıSüt, insan beslenmesi başta olmak üzere tarım ve sanayi gibi birçok alanda kullanılan önemli bir üründür. Türkiye, süt ve süt ürünleri üretimi açısından dünya sıralamasında ilk onda yer almasına rağmen süt ve süt ürünleri tüketimi açısından gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde kalmaktadır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de süt ve süt ürünlerinde güvenceyi etkileyen faktörlerin tüketiciler açısından değerlendirilmesidir. Araştırma kapsamında büyükbaş ve küçükbaş hayvanlardan elde edilen süt çeşitleri ele alınmıştır. Bu nedenle araştırma Türkiye'nin hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvan sütü üretiminde önde gelen bölgelerinden biri olan TR22 Güney Marmara Bölgesinde yürütülmüştür. Çalışma birincil verilerden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında 166 süt ve süt ürünleri tüketicisi ile anket yapılmıştır. Elde edilen birincil verilerin analizinde temel istatistiki yöntemlerin yanı sıra Güvenirlik Analizi, Faktör Analizi ve İkili Lojistik Regresyon Analizinden yararlanılmıştır. Araştırma bölgesindeki tüketicilerin üçte ikisi, süt ve süt ürünlerinde güvencenin sağlanmadığını belirtmiştir. Süt ve süt ürünlerinde güvencenin sağlanması üzerinde etkili bulunan değişkenler; kişi başına miktar, toplam miktar, hijyen, gelecek endişesi, tüketicinin yaşı ve boyu, süt ürünleri fiyatı, hane aylık süt harcaması, AB süt hijyeni çalışmalarından haberdar olma durumu olarak belirlenmiştir.Öğe THE EVALUATION OF THE WAREHOUSE RECEIPT SYSTEM FOR AGRO-FOOD PRODUCTS IN TURKEY(2014) Tosun, Duygu; Savran, Kerem; Niyaz, Özge Can; Keskin, Berkay; Demirbaş, NevinÖZET: Türkiyede tarım ve gıda ürünleri piyasalarının işleyişinde bir takım aksaklıklar ve sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Başta gelişmiş ülkeler olmak üzere dünyada birçok ülkede ve üründe yaygın bir şekilde uygulanan lisanslı depoculuk sistemi, Türkiyede belirli tarım ve gıda ürünleri piyasalarının düzgün bir biçimde işlemesi açısından önemli görülmektedir. Nitekim Türkiyede de lisanslı depoculuk sisteminin yasal altyapısının hazırlanması çalışmaları son yıllarda hızlanmıştır. Bu çalışmada, lisanslı depoculuk sisteminin Türk tarım ve gıda ürünleri açısından genel bir değerlendirmesinin yapılması amaçlanmaktadır. Çalışmada, lisanslı depoculuk sisteminde yer alan ana unsurların sistemden sağlayacağı avantajlar ve lisanslı depoculuğun gelişmesinin önünde duran sorunlar için alınması gereken önlemler tartışılmıştır. Bu çalışma yerli ve uluslararası literatürden yararlanılarak hazırlanmıştır. Yapılan değerlendirmeye göre, kaliteli ürünün istenilen zamanda ve miktarda elde edilmesi, fiyat istikrarı sağlaması, stok maliyetinin azaltılması ve üreticilere uygun kredi olanaklarının sağlanması lisanslı depoculuk sisteminin başlıca avantajlarıdır. Bu avantajlarına rağmen, Türkiyede lisanslı depoculuk sisteminin gelişimi, tarımsal işletmelerin küçük ölçekli olması, ürün ihtisas borsalarının mevcut olmayışı ve lisanslı depo kurma maliyetlerinin çok yüksek olması gibi nedenlerle kolay görülmemektedir. Anahtar Sözcükler: Lisanslı depoculuk sistemi, tarım ve gıda ticareti, gıda pazarlama, TürkiyeÖğe TR22 Güney Marmara Bölgesindeki Tüketicilerin Süt ve Süt Ürünleri Tüketim Düzeylerinin Belirlenmesi(2016) Niyaz, Özge CanSüt, insan beslenmesinde önemli bir yere sahiptir. Süt ve süt ürünleri, günlük beslenme düzeninde yer alan temel protein kaynaklarını oluşturmaktadır. Türkiye, süt üretimi açısından dünya sıralamasında ilk onda yer almasına rağmen içme sütü tüketimi açısından gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde kalmaktadır. Bu çalışmanın amacı, süt üretiminde Türkiye\"nin önde gelen bölgelerinden biri olan TR22 Güney Marmara Bölgesindeki tüketicilerin, süt ve süt ürünleri tüketim düzeylerinin belirlenmesidir. Çalışmanın ana materyalini tüketiciler ile yüz yüze yapılan anketler oluşturmaktadır. Oransal örnekleme yöntemi kullanılarak 166 tüketici ile anket yapılmasına karar verilmiştir. Elde edilen birincil veriler temel istatistiki yöntemler ile değerlendirilmiştir. Buna göre düzenli olarak her gün süt içenlerin oranı yalnızca %16 civarındadır. Tüketicilerin %85\"i yalnızca inek sütü tüketmektedir. Günlük ortalama süt tüketimi kişi başına 0,136 lt olarak belirlenmiştir. Araştırma bölgesindeki tüketicilerin süt ve süt ürünleri tüketim miktarları, gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında düşük düzeyde kalmaktadır.Öğe Tüketicilerin Kooperatif Markalı Ürünleri Tercihinin İncelenmesi: Çanakkale İli Örneği(2018) Everest, Bengü; Niyaz, Özge Can; Tan, Sibel; Yercan, MuratKooperatiflerin toplum kalkınmasına, istihdamın artmasına, küçük üreticilerin gelirlerinin artmasına yönelik katkıları olmakla birlikte önemli faaliyetlerinden biri de ortaklardan alınan ürünleri pazarlamalarıdır. Markalaşma ve fiyat oluşturmada kooperatiflerin rol alması pazarlama kanalını kısaltır. Kısalan pazarlama kanalıyla üreticilerin gelirleri artar ve tüketiciler daha az ücret ödeyerek ürün satın alırlar. Böylece yerel ekonomilerin kalkınmasına katkı sağlanır. Dolayısıyla kooperatiflerin markalaşması ve tüketicilerin kooperatif markalarını tercih etmeleri önem arz etmektedir. Bu araştırmada Çanakkale ilindeki tüketicilerin kooperatif markalı ürünlere karşı tutum ve yaklaşımları incelenmiştir. Elde edilen bulgular Çanakkale kent merkezinden 130 tüketici ile yapılan anketlerden elde edilmiştir. Araştırmada bulanık eşli karşılaştırma yöntemi ile tüketicilerin kooperatif markalı ürün tercih amaçları belirlenmiştir. Tüketicilerin kooperatif markalı ürünlerin pazarlanmasına ilişkin görüşleri likert ölçekli sorularla saptanmıştır. Ki-kare analizi kullanılarak kooperatif markalı ürün kullanma durumu ile demografik değişkenler arasındaki ilişki test edilmiştir. Araştırmada tüketicilerin %60’ının kooperatif markalı ürünleri düzenli olarak tükettikleri tespit edilmiştir. Düzenli olarak kooperatif markası tüketmeyenlerin %57.7’si ise ileride kooperatif markalı ürünleri tüketmek istemektedir. Tüketiciler kooperatif markalı ürünlerin pazarlanmasında yeteri kadar özendirme/promosyon çalışması yapılmadığını düşünmektedirler. Tüketiciler kooperatif markalı ürünlere ilişkin daha fazla reklam görmeyi beklemekte ve daha fazla ürün çeşidinin kooperatifler vasıtasıyla pazarlanmasını istemektedirler. Tüketicilerin kooperatif markalı ürünleri tercih etme amaçlarından ilki daha kaliteli ürün tüketme isteğidir.Öğe Türkiye yaş meyve üretim ve ihracatının son on yıllık döneminin değerlendirilmesi(2011) Demirbeş, Nevin; Niyaz, Özge CanTürkiye, sahip olduğu iklim ve toprak özellikleri nedeniyle oldukça yüksek düzeyde meyve üretim potansiyeline sahiptir. Son on yıllık ortalama itibariyle; tanmsal üretim değerinde yaş meyve üretim değerinin payının %22, bitkisel üretim değerinin ise %33 olması, meyvecilik sektörünün ülkeye sağladığı ekonomik katkının göstergesidir. Ancak, Dünya'da önemli meyve ihracatçıları arasında yer alabilmek için üretim tek başına yeterli olamamaktadır. Üretim kadar ihracat değerinin de yüksek olması gerekmektedir. Üretim açısından potansiyeli yüksek olarak değerlendirilen Türkiye'nin, meyve ihracat verileri incelendiğinde ise istenen düzeyde olmadığı anlaşılmaktadır.Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de yaş meyve üretim ve ihracatının son on yıllık döneminin SWOT analiziyle değerlendirilmesidir. Bu bağlamda ortaya çıkan gelişmeler, son on yıllık dönem itibariyle incelenmiş, sektörün üstün ve zayıf yanlan belirlenmiş, tehditler ve gelişmeyi hızlandırabilecek fırsatlar ortaya konmuştur. Çalışmada çeşitli kurum ve kuruluşlardan elde edilen yaş meyve üretim ve ihracat verileri temel istatistiki yöntemlerle değerlendirilmiştir. Buna göre, Türkiye, meyve yetiştiriciliğinde erkenciliğin sağlanabilmesi, tarımsal işgücü ücretlerinin diğer bazı ülkeler göre düşük olması ve büyük pazar konumundaki ülkelere yakın olması gibi üretim ve ihracat açısından önemli fırsatlara sahiptir. İhracat yapılan ülkelerin kalite ve standart taleplerinin karşılanamaması, zirai ilaç kalıntılannm yüksek olması, güçlü bir pazarlama organizasyonun olmayışı, ihracat teşviklerinin ve AR-GE kaynaklarının yetersizliği ise başlıca kısıtlar olarak belirlenmiştir.Öğe TÜRKİYE'DE GIDA GÜVENCESİNİN MEVCUT DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ(Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, 2016) Niyaz, Özge Can; İnan, İ. HakkıGıda yoksulluğunun giderek arttığı günümüzde, gıda güvencesi kavramı ön plana çıkmaktadır. Gıda güvencesi, bütün insanların her zaman aktif ve sağlıklı bir yaşam için gerekli olan besin ihtiyaçlarını ve gıda önceliklerini karşılayabilmek amacıyla yeterli, sağlıklı, güvenilir ve besleyici gıdaya fiziksel ve ekonomik bakımdan sürekli erişebilmeleri durumudur. Bu tanım gıda güvencesinin; gıdanın bulunabilirliği, gıdaya ulaşılabilirlik, kullanılabilirlik ve kararlılık boyutlarına dikkat çekmektedir.Öğe Türkiye’de Sığır Eti Üretimi ve Dış Ticaretinde Son 25 Yıllık Tarımsal Politikaların ve Uygulamaların Değerlendirilmesi(2018) Niyaz, Özge CanGelişmiş toplumların beslenme biçimleri incelendiğinde hayvansalprotein tüketiminin gelişmemiş toplumlara göre oldukça fazla olduğugörülmektedir. Yeterli miktarda protein tüketebilmek beslenmeanlamında bir gelişmişlik göstergesidir. Ulusların yeterli miktardaprotein alımı içeren beslenme düzenlerine sahip olması ise bualandaki tarımsal politikalar ve bu politikaların uygulamaları iledoğrudan ilişkilidir. Türkiye’de kişi başına hayvansal proteintüketimi gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde kalmaktadır. Bununtemel sebebi ise kırmızı et üretim ve dış ticaret politikalarının doğrubelirlenememesi veya uygulanamamasıdır. Kırmızı et üreticisi vetüketicisi bu aksaklıklardan doğrudan etkilenmektedir. Bu nedenle,bu çalışmanın amacı Türkiye’nin son 25 yıllık döneminde sığır etiüretim ve dış ticaretinde belirlenen ve uygulanan politikalarınirdelenmesidir. Çalışmada resmi raporlar ve akademik çalışmalardanalınan veriler derlenmiştir. Sığır eti üretimi yıllar itibari ileincelendiğinde mevcut tüketim düzeyinde yeterli görülmektedir.Fakat Türkiye’de kırmızı et tüketimi gelişmiş ülkelerin gerisindedir.Buna göre daha yüksek bir tüketim düzeyi için mevcut sığırüretiminin de yetersiz kaldığı görülmektedir. Dış ticaret verileriincelendiğinde, 2010 yılında başlayan sığır eti ithalatın uzun vadedetüketici fiyatlarında düşüşün aksine fiyat düzeyinde artışa sebepolduğu görülmüştür. Artan girdi maliyetleri ve ithalat yerli sığıryetiştiricilerinin önünde duran en büyük engellerdir. Buna göre;Türkiye’nin sığır eti ihtiyacının karşılanması yerli üreticiyidestekleyecek politikaların güçlendirilmesi yolu ile yapılmalıdır. EtBalık Kurumu et işleme kapasitesini nüfusun ihtiyacını karşılayacakşekilde genişletmeli ve tekrar piyasa üzerinde aktif rol oynar halegetirilmelidir.Öğe Türkiye’deki Tüketicilerin Katı Atıkların Geri Dönüşümü Konusundaki Bilinç Düzeylerinin ve Farkındalıklarının Belirlenmesi(2021) Yılmaz, Alptekin Mert; Niyaz, Özge Can; Tomar, OktayHer geçen gün artan dünya nüfusuna paralel olarak insan ihtiyaçlarını karşılamak niyeti ile tüketim de artmaktadır. Bununla birlikte katı atık miktarı da yükselmektedir. Geri dönüşüm, yeniden değerlendirilme imkanı olan katı atıkların, çeşitli işlemlerden geçirilerek yeniden üretim sürecine dahil edilmesidir. Geri dönüşüm programlarının başarısı, tüketicilerin katılımı ile doğru orantılıdır. Bu sebeplerle atıkların geri dönüşümünde tüketici davranışlarının araştırılması büyük öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı Türkiye’deki tüketicilerin katı atıkların geri dönüşümü konusundaki bilinç düzeylerinin ve farkındalıklarının belirlenmesidir. Bu çalışmada online anket formu ile elde edilen birincil veriler kullanılmıştır. Çalışma kapsamında örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen 415 tüketici ile anket yapılmıştır. Anketlerden elde edilen birincil veriler, temel istatistiki yöntemler ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre; Türkiye’deki tüketicilerin %47,7’si cam eşyaları, %41,4’ü plastik malzemeleri, %53,5’i kağıt, karton ve türevlerini, %41,4’ü kumaş eşyaları ve %39,8’i elektronik eşyalar ve pilleri geri dönüşüme ayırdıklarını belirtmişlerdir. Araştırma kapsamındaki tüketicilerin bilinç düzeyleri genel olarak yüksektir. Türkiye’deki tüketicilerin geri dönüşüm ile ilgili ana sorunları; geri dönüşüm yapmak isteyen tüketiciler için sağlanan imkanların yetersiz olmasıdır. Bu nedenle özellikle yerel yönetimler kanalıyla geri dönüşüm kutularının sayılarının arttırılması ve bu kutulara her atık için ayrı bölmeye sahip olma özelliği kazandırılarak geri dönüşüm kutularının çeşitliliğinin sağlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Davranış, Geri Dönüşüm, Tutum, Tüketici, Türkiye.











