Yazar "Dinç, Selin Özge" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Aroma profiles of shalgam: Effect of purple carrot (Daucus carota) amount(Wiley, 2024) Tangüler, Hasan; Şen, Kemal; Dinç, Selin ÖzgeShalgam is a fermented product characterized by its color and aroma compounds. However, there is no standard regarding the amount of use of purple carrot, which is the major raw material in production and affects the fermentation and aroma compounds of the product. This present research was designed to examine the effect of purple carrot concentrations on aroma compounds, which are one of the most important characteristics that reflect the quality characteristics of shalgam and affect consumer preferences. Aroma compounds in shalgam juices produced using five different amounts of carrots were analyzed by gas chromatography-flame ionization detector-mass spectrometry (GC-FID-MS). As expected, since the difference between the produced shalgam beverages was only the amount of purple carrots, a qualitative similarity and a quantitative difference were determined in the aroma profiles in general. In the aroma categories defined, terpenes (26 compounds) were the most abundant compounds, followed by esters (17 compounds) and higher alcohols (11 compounds). 88 aroma compounds have been identified in shalgam, and a total of 28 ACs, including 7 terpenes, 7 esters, 3 alcohols, 4 volatile acids, 3 volatile phenols, 1 lactone, 1 norisoprenoid, and 2 naphthalenes, were detected for the first time. The concentration of aromas in the samples varied from 5471.5 to 6490.1 mu g/L (p < .05). According to principal component analysis, it was determined that the correlation between the position of the shalgam samples in the coordinate system and the aroma groups was significant. This study shows that purple carrots also affect the aroma compounds of shalgam beverages.Öğe Effect of Production Method and Temperature on Quality Characteristics of Shalgam Beverages during Storage(Sidas Medya A.S., 2022) Tangüler, Hasan; Dinç, Selin Özge; Ekenel, Gülbahar; Aytekin, Dilay Asena; Şimşek, Cansu; Ataklı, HaticeShalgam has been a fermented beverage produced in high amounts and consumed widely in Turkey in recent years. Despite its potential, there is no specific processing method or temperature for the production of shalgam beverages. Therefore, in this study, some changes in shalgam obtained by using two production processes (conventional and rapid processes) at 25 and 35°C were monitored during 4 months of storage. In particular, changes in color values that might affect product quality and attractiveness were influenced by production method, temperature and storage time. The highest a* and b* color values were found in samples produced by using the rapid process at 25°C (5.61 and 0.12, respectively) while the lowest values were found in those manufactured by the conventional method at 35°C. The L* values of beverages changed by storage time. In addition, while the content of anthocyanins decreased by storage time, the content of total antioxidants increased. Additionally, when production temperatures were compared, total aerobic mesophilic bacteria counts in shalgam beverages were higher at 35°C than 25°C. All samples produced at two different temperatures and with two different methods showed a decrease in the number of lactic acid bacteria at the end of storage time. Considering all the changes, it could be concluded that it would be inappropriate to store shalgam beverages at room temperature for 4 months or longer without using any heat treatment or preservative. © 2022 by the authors.Öğe Geleneksel et üretimi ve tüketimine alternatif: Et analogları(Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, 2023) Künili, İbrahim Ender; Dinç, Selin Özge; Çolakoğlu, FatmaSon yıllarda popülaritesi artan ve yeni ürün grupları arasında yer alan et analogları, çoğunlukla bitkisel proteinlerin hammadde olarak kullanıldığı ve son ürüne eti andıran formun kazandırılmasına dayalı ürünlerdir. Et analogları üretiminde baklagillerden yağlı tohumlara, buğdaydan alglere kadar birçok bitkisel kaynak hammadde olarak kullanılabilmekte, hammadde özelliklerine göre aroma arttırıcı ve renk verici gibi katkı ilavesi yapılarak ürüne istenilen özellikler kazandırılabilmektedir. Nihai ürün formunda et benzeri özellikler elde etmek için tüm hammaddeler ve katkı maddeleri geleneksel ve/veya modern işleme teknikleri ile işlenir. Bu işleme teknikleri arasında ekstrüzyon, yaygın olarak kullanılan ve kabul edilen bir yöntem olarak bilinmektedir. Et analoglarının hayvansal ürünlere ikame olarak tüketici tarafındaki kabul edilebilirliği, hammadde ve katkılar ile kullanılan üretim tekniğinin ürüne kazandırdığı kalite özelliklerine göre şekillenmektedir. Yakın gelecekte et analoglarının tüketim alışkanlıklarında yaygın yer bulacağı öngörülmektedir. Bu nedenle, üretime katılan bileşenler üzerine araştırmaların artması, üretim teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşması ve geliştirilmesi ile üretime yönelik yasal düzenlemelerin yapılması kaçınılmaz olacaktır. Bu çalışmada yeni bir gıda olarak et analoğu ve kavramı, üretimin başlangıcından tüketici kabulüne kadar geniş bir perspektiften ele alınmıştır.Öğe İklim Değişimi Sürecinin Sürdürülebilir ve Güvenli Gıda Üretimine Etkisi(2022) Dinç, Selin Özge; Künili, İbrahim Ender; Çolakoğlu, Fatma ArıkDünyanın doğal döngüsü, sanayi devriminden sonra başlayan ve artarak devam eden insan aktivitelerinden etkilenmektedir. İlk olarak fosil yakıtların tüketimi ile kendini göstermeye başlayan insani etkiler, küreselleşmeye bağlı mobilite, beslenme faaliyetleri ve sanayileşme ile yüksek seviyelere ulaşmıştır. Bu etkiler atmosfer bileşiminin dengesini bozarak iklimde değişiklikler meydana getirmektedir. Değişen iklimin ise neden olduğu birçok olumsuz sonuç bulunmakta, bunlar arasında en önemlilerinden biri gıda üretimindeki değişimler olarak görülmektedir. İklim değişikliği, gıda üretiminde sürdürülebilirliği etkileyen başlıca faktördür. Sürdürülebilirliğin sağlanması, ilk etapta üretim teknolojilerinin değişmesi ve yerel ürünlerin yerine değişen iklime uygun türlerin yetiştirilmesi ile mümkün görünmektedir. Yanı sıra, gıda üretiminin sekteye uğramadan toplumların ihtiyacının karşılayabilmesi için farklı uygulamalar da yapılmaktadır. Bu uygulamalar arasında ise daha çok korunma ve büyümeyi destekleme amaçlı kimyasal kullanımı ile tohumlarda genetik modifikasyon tekniğinin kullanımı, ön plana çıkmaktadır. Ancak üretimde kullanılan bu uygulamaların niteliği, kapsamı ve büyüklüğü hakkında tüketicide önemli düzeyde bilgi eksikliği ve şüpheler bulunmaktadır. İklimde yaşanan olumsuzluklara rağmen, üretimde yeni uygulamaların kullanımı bugün ve gelecekte gıda üretimlerini mümkün kılacaktır. Ancak bu durum, güvenli gıda konusunda bilinçlenen tüketicide negatif algı oluşturmakta, kaygılar gün geçtikçe artmaktadır. Yapılan bu çalışmada, değişen iklim koşullarına ayak uydurmak amacıyla kullanılan uygulamaların, bitkisel ve hayvansal üretimde sürdürülebilirliğe etkisi irdelenecek ve gıda güvenliği konusu açısından etkileri değerlendirilecektir.Öğe İklim değişiminin Türkiye’de güvenli gıda algısı ve tüketim davranışlarına etkisinin incelenmesi(Mustafa Kemal Üniversitesi, 2024) Künili, İbrahim Ender; Çolakoğlu, Fatma; Ormancı, Hasan Basri; Güngör Ertuğral, Tuğba; Çolakoğlu, Serhat; Dinç, Selin Özgeİklim değişikliği ile gıda üretim zincirinde meydana gelen zaruri değişimler tüketicinin tutum ve davranışlarını etkilemekte ve piyasa düzenini şekillendirmektedir. Yapılan bu çalışmada, üretimde yaşanan değişikliklere tüketicinin bakış açısı sorgulanmış, tutum ve davranışları incelenmiştir. Araştırma, ülke genelini temsilen 40 ilde 1013 kişiye anket uygulaması ile gerçekleştirilmiştir. Bulgulara göre, tüketicilerin %90’ı yerli ürünleri taze haliyle tercih etmekte, taze ürüne ulaşılamadığında ise dondurulmuş (%36.75) ürünleri satın almaktadır. Gıda tüketiminde en çok endişe duyulan unsur, genetiği değiştirilmiş organizmalardan (GDO) elde edilen ürünler (%40.32) olarak tespit edilmiştir. Gıda kaynaklı hastalanmalara mikroorganizmaların (%50.30) neden olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca gıdanın güvenli olmasının önemsendiği (%26.06), ve gıdanın güvenli olması halinde lezzet (%4.87), görüntü (%15.63), ucuzluk (%42.31) gibi kriterlerin dikkate alınmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, Türkiye’de tüketicilerin bilimsel veriler ile aydınlatılması, endişe duyulan birçok konunun iklim değişimi ile daha da iç içe olacağının ifade edilerek, farkındalıklarının artırılması gerektiği tespit edilmiştir.Öğe Profiling the effects of starter cultures on biochemical compounds in fermented fish sauces and their relationships with sensory perceptions(Wiley, 2024) Dinç, Selin Özge; Çolakoğlu, Fatma; Kunili, İbrahim Ender; Ormancı, Hasan BasriIn this study, the effect of Lactiplantibacillus (L.) plantarum XL23 (Lp) and Saccharomyces (S.) cerevisiae RC212 (Sc) on flavour formation in fermented fish sauce production was investigated. The levels of, and relationship between, non-volatile and volatile compounds responsible for taste and aroma were determined in fish sauce samples. Regarding non-volatiles, the results showed that free amino acids and organic acids were significantly higher in Lp and Lp + Sc compared to traditional fish sauce. In fatty acids, there was an irregular distribution between the groups. In terms of volatile compounds, L. plantarum supported the presence of acidic compounds (1413.31 ng mL(-1)), while S. cerevisiae supported the presence of alcoholic compounds at high levels (3891.56 ng mL(-1)). Significant correlations between components proved the accuracy of analytical and sensory analyses and demonstrated the reliability of multi-replicate statistical interactions. The results indicated that inoculation with starter cultures changed the taste and aroma in favour of the strains.











