Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Demiryay, Nihan" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 12 / 12
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • [ X ]
    Öğe
    ALMAN DEMOKRATİK CUMHURİYETİ EDEBİYATI BAĞLAMINDA “YAZAR VE EDEBİYAT MÜZELERİ”
    (H. Kazım KALKAN, 2022) Demiryay, Nihan; Balcı, Umut
    1949’dan 1989 yılına kadar süren 40 yıllık bir süreçte Alman Demokratik Cumhuriyeti’nin edebiyatı çok çeşitlilik göstermiş, dönemin yazarları arkalarında farklı türlerde ve konularda kaleme alınmış pek çok eser bırakmışlardır. Bu eserlerde işlenen konular, yazarların ilgi çekici stilistik yaklaşımları ve en önemlisi bu yazarların dönemin kültür, sanat faaliyetlerine aktif katılımları onları dünyaca ünlü yazarlar haline getirmiştir. Bu yüzden bu çalışmada bu yazarların eser ve anılarını korumak ve gelecek nesillere aktarabilmek adına onlara yönelik yazar müze evi açılıp açılmadığını tespit etmek, açılmışsa bu müzelerin koleksiyon seçkilerini irdelemek, ayrıca müzeleri ziyaret eden konuklara sergi dışında etkinlik olanakları sunup sunmadıklarını ortaya koymak amaçlanmıştır. Konuya yönelik veriler tarama yoluyla elde edilip doküman inceleme yöntemiyle içerik analizine tabi tutulmuştur. Çalışmanın sonucunda yazar müze evleri ile edebiyat müzelerinin önemine örneklerle vurgu yapılmış, bu müzelerin sayısının arttırılması gerekçeleriyle birlikte önerilmiştir.
  • [ X ]
    Öğe
    ALMANCA’DA VE TÜRKÇE’DE REKLAM DİLİ. DİLBİLİMSEL BİR İNCELEME
    (2013) Demiryay, Nihan
    Bu çalışmanın amacı, iki reklam metni örneğinde kozmetik alanında ünlü bir işletme olan Vichy' nin dilbilmsel bir yaklaşımla hangi anlatım biçimleri aracılığı ile kendi ürünlerini pazarladığı konusuna ilişkin bir inceleme yapmaktır. Bu bağlamda reklam metinleri önemli bir iletişim aracı olarak ele alınmıştır. Bunun için Türk ve Alman gazete ve dergilerden birer reklam metni analiz edilmiştir. Analiz için Nina Janich'in (2003) ,Werbesprache' (,Reklam Dili') adlı eserinden yola çıkılarak araştırmada Janich'in oluşturduğu modelin ikinci ve üçüncü analiz evresinden yararlanılmıştır. Çalışmanın birinci kısmında, dilbilimsel anlamda inceleme açısından önemli olan bir takım kavramlara yer verilmiştir. Araştırmanın ikinci kısmında ise reklam metinleri belirlenmiş olan dilbilimsel kıstaslar dâhilinde inceleme altına alınmıştır. İncelenen reklam metinlerine sözdizimi düzeyinde yaklaşılmıştır. Bu bağlamda Türkçe ve Almanca'dan birer örnek reklam metni kapsamında her iki dilde kullanılan yabancı sözcük ve terimler gibi yeni kelime oluşumları ve bunların reklam boyutunda alımlayanların nasıl dikkatini çekmeyi başardıkları da ayrıca tartışılmıştır. Bunun dışında kullanılan dil sayesinde odak haline gelen ve böylece reklamı yapılan ürünlerin alınması sağlandığından bu özel dil mercek altına alınmıştır. Bu bağlamda Almanca'da ve Türkçe'de reklam dili bağlamında sözü geçen her iki dilde de dilbilimsel yaklaşımla benzerlikler ve farklılıkların tespit edilerek ortaya koyulduğu bir araştırma yapılması amaçlanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular ise çalışmanın son kısmında tartışılarak bir sonuca bağlanmıştır
  • [ X ]
    Öğe
    Cultural Localization of Routine Formulas A German-Turkish Comparison
    (Gesellschaft Deutsche Sprache, 2013) Demiryay, Nihan
    [Anstract Not Available]
  • [ X ]
    Öğe
    DIDACTIC AND MOTIVATIONAL OPPORTUNITIES FOR THE USE OF MUSIC IN FOREIGN LANGUAGE TEACHING
    (Univ Catolica Petropolis, 2022) Demiryay, Nihan
    The main idea of this article arises from the fact, that music has a major role in our daily routine and habits and it can be considered as a communicative medium that conveys a variety of important information. Music has multiple functions, including communicative, coordinative, concentrating, and emotional ones.The importance of the music being involved in teaching of foreign languages is presented in this paper from several possible points of view - the view of motivation, the view of the language reception and production, the view of the support of intensive perception and the emotional view. Language is regarded as the fundamental means of communication used for the exchange of information between people. Through the combination of language, rhythm and movement, grammatical structures, vocabulary and texts are better processed and language skills are developed.The theoretical basis entailed the study of literature detailing music's benefits on foreign language learner cognition, affect, motivation and other sources related to the topic. The study also includes chapters on utilization of music in language learning classrooms in which its benefits are highlighted.
  • [ X ]
    Öğe
    Die Geistige wirkkraft der sprache im bildungsroman 'Das Glasperlenspiel' von Hermann Hesse
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2002) Demiryay, Nihan; Sebüktekin, Hasan
    IV ÖZET Hermann Hesse'nin 'Boncuk Oyunu' adlı romanı son on yıllarda dünya çapında örneği görülmemiş bir popülarite elde etmiştir ve halen değişik kültürlere ait toplumlara hitap etmektedir. Eserde yansıtılan dünyaya açık olma fikri, hoşgörü ve insaniyet, kültürler- ve dinler arası iletişim konusuna da önemli bir katkı olarak görülmektedir. Bu durum Hesse'yi Alman kültürünün önemli bir elçisi yapmıştır. Doğru bir insan olmaya yönelik sarf ettiği çabalar ve 'Kendin Ol!' sloganı ile Hesse yaşamı boyumca bireyselcilik anlayışını muhafaza etti. Hermann Hesse aynı zamanda bireyin topluma karşı duyması gereken sorumluluğun da farkındaydı ve kişilerin birlikte yaşama sürecindeki insaniyet boyutunu arıyordu. Hesse'nin düşüncesi, insan onuruna duyduğu inanç ve kültürel zıtlıklara karşı koruduğu saygı ile şekilleniyordu. Böylelikle büyük bir hoşgörü ve şaşırtıcı bir vizyon içeren bu eser ortaya çıktı. Farklı kültür ve dinlerin ortak ve bağlayıcı ahlaki temellerinin arayışı, eserin, günümüzün globalleşme çağında güncelliğini korumasına neden oluyor. Günümüzde hızla artan desoryantasyon, Hesse'nin romanında ahlak ve estetik, gelenek ve çağdaşlık ile geleceğe açık bir dünya imgesi ile birleştiriliyor. "Boncuk Oyunu" eseri, Hesse'nin yaratma sürecinde ki ayrı yerinin olması, konuların karşıtlıklarının çok güzel bir dille aktarılmış olmasından kaynaklanıyor: Genel ve özeller konularıyla birlikte insan hayatına giriyor ve insan ile fikir arasında çok saf ve sorumlu bir ilişki kuruluyor. Hesse'nin tarihsel edebi gelişimine bakıldığında "Boncuk Oyunu" bu anlamda kilit taşı teşkil etmekte ve tüm tinsel değerleri içermektedir. Böylece ilk kez Hesse'nin edebi anlamdaki esas noktası öznel tinden objektif tinselliğe geçiş yapmıştır. "Boncuk Oyunu" batı ve doğuasya kültür tarihihinin önemli biçimleri ile ilişki kurulduğu gerçek olayların ve kişilerin örtülü biçimde anlatıldığı bir romandır."Boncuk Oyunu" romanının karakteristik özelliği somut bir denemenin en dış objektivitesinden en dış subjektivisine doğru hareketlenmesi.(Knecht'in bıraktığı yazıtlar). Ütopik bir bilim-kurgu romanı olarak da "Boncuk Oyunu" Alman edebiyatı klasikleri arasında yer almaktadır. Kitabın ana kısmı Magister Ludi Kosef Knecht'in - birliğe atanmasından- efsanevi ölümünü içeren yaşam öyküsünün anlatıldığı 12 bölümden oluşmaktadır. Bu eser, gerek konsept gerekse edebi oluşum açısından 12 yıllık meydana çıkma sürecinde bir sürü köklü değişime uğramıştır. Boncuk Oyunu içinde bir sürü çağrışımların bulunduğu düşünsel bir oyundur. Oyunun önemli temel yapısını, müzik, oyunsal matematik ve meditasyon öğeleri oluşturmaktadır. Buna ek olarak neredeyse tüm sanat alanları ve felsefeleri gelmektedir. Oyunun anlamı ise bir birliğe ulaşmaktır ve bu oyun makrokosmosu içeren mikrokosmosu da içine almaktadır. Oyunun merkezini oluşturan ideografik- evrensel dilidir: Bu dilin özellikleri: -resim gibi canlı -sembolik -analitik -çok yönlü anlam çeşitliliği -değişik disiplinlere aktarılabilirliği -müzikal anlamda sesi olmasıdır. Bu oyun I-Ging'in değişim kavramlarını baz almıştır. Bir sembol değişime uğrayarak başka bir sembole dönüşür ve böylelikle yeni bağıntılar meydana gelmektedir. Kendi özünün bulma sorunsalı, birey ile toplum arasında olan gerilim, tin ile doğa, kutupluluk ile tüm dünya kavramlarının bir birliğe varması- tüm bu konular Hesse tarafından önceki eserlerinde tek tek ele alınmıştı ancak 'Boncuk Oyunu' adlı romanında bu öğeler toplu olarak tek bir yapıtta işlenerek bir senteze varılmıştır.
  • [ X ]
    Öğe
    Ein Lehr- und Übungsbuch zur Lesekompetenz im Fremdsprachenunterricht
    (Germanistler Derneği, 2013) Öztürk, Ali Osman; Demiryay, Nihan
    Razı, Salim: Okuma Becerisi Öğretimi ve Değerlendirme [Didaktik und Leistungsmessung der Lesefähigkeit], Istanbul 2008. 200 S.
  • [ X ]
    Öğe
    LITERARY TRANSLATION AS A FORM OF CONVEYING CULTURAL ASPECTS (AN APPROACH TO TRANSLATABILITY FROM FROM GERMAN INTO TURKISH)
    (Univ Catolica Petropolis, 2022) Demiryay, Nihan
    Translation is a unique communication form shaped primarily by cultural characteristics. The translation decision is strongly influenced by the cultural references which are presented in the text. Against this background, the present study aims to clarify which strategies are available for the translation process. All linguistic elements can be subsumed under cultural references, which entail certain behaviours, i.e. the way of acting, grasping reality, or even classifying the way of thinking in their respective system. For this purpose, some translation-theoretical views are first outlined, within the framework of which the cultural references are considered starting from fundamental perspectives. In the context of all these positionings,the analysis examines methods and strategies used within the translation. This part concludes with interpreting the findings. The study used the book written by Hans Joachim Sch adlich Der Sprachabschneider and its Turkish translation Sozcukkirpan by Tuvana Gulcan.
  • [ X ]
    Öğe
    Öğretmenler İçin Alan Bilgisi (ÖABT) Almanca Sınavına Yönelik Almanca Öğretmenliği Lisans Eğitiminin Yeterlilik Sorunu
    (Germanistler Derneği, 2014) Demiryay, Nihan; Balcı, Umut
    2013 yılında ilk kez gerçekleştirilen Öğretmenler için Alan Bilgisi (ÖABT) Almanca sınavı üniversitelerin Alman Dili Eğitimi Anabilim Dallarında ve Alman Dili ve Edebiyatı Bölümlerinde okuyan lisans öğrencileri için umut kapısı olmuştur. Bu bölümlerin öğrencileri önceki yıllarda “mezun olup diploma sahibi olmak” gibi bir amaçla okuduklarından dolayı derslere karşı motivasyonları düşük kalmaktaydı. ÖABT ve beraberinde getirdiği Almanca öğretmeni olarak atanma fırsatı sayesinde bu öğrenciler artık lisans eğitimlerini daha fazla ciddiye almaya ve olabildiğince donanımlı bir şekilde mezun olmaya çalışmaktadır.     Yukarıdaki bilgilerden hareketle bu çalışmamızda öncelikli olarak ÖABT Almanca sınavının içeriği, kapsamı, alanlara göre soru dağılımı ve puan ağırlıkları incelenecek, daha sonra da Eğitim Fakültelerinin Alman Dili Eğitimi Anabilim Dallarının müfredatı ele alınacak ve böylelikle bu bölümlerde okutulan derslerin ÖABT Almanca sınavının içeriğiyle ne derece uyumlu ve sınavı kazanıp atanabilmek adına ne derece yeterli olduğu tartışılacaktır. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Almanca Öğretmenliği öğrencileri ile yapılan anket çalışması ışığında da öğrencilerin sınava dair görüşleri ve beklentileri analiz edilmiş ve çalışmaya monte edilmiştir. [DE] Das Staatsexamen in der Türkei ist in Reihe von Prüfungen eingebettet, deren Bestehen ein zusätzliches Erfordernis für bestimmte Berufe darstellt. Erst i m Jahr 2013 wurde in das Staatsexamen die Fachprüfung „Deutsche Sprache“ eingearbeitet, welche die Chance der Selbstwirksamkeit der Studierenden als Deutschlehrer erhöht. Darin sind grundlegende theoretische Kenntnisse der deutschen Literaturgeschichte, der Fremdsprachendidaktik, sowie der germanistischen Sprachwissenschaft, insbesondere mit Bezug auf die deutsche Gegenwartssprache, sowie die praktische Beherrschung der Normen der geschriebenen deutschen Standardsprache nachzuweisen. Die Lehramtsstudierenden der Deutschen Sprache waren in den vorangegangenen Jahren nicht genug motiviert, weil sie keine Gelegenheit hatten, ihren Beruf als Deutschlehrer auszuüben. Sie hatten mehr die Absicht, eine Universität zu absolvieren und ein Diplom zu haben. Anhand der eingebauten Fachprüfung für ‚Deutsch’ in das Staatsexamen haben die Lehramtskandidaten nun die Chance, als kompetente Lehrkräfte für Deutsch als Fremdsprache Stellen zu bekommen und dementsprechend erhöht sich die Motivation der Studierenden gegenüber dem Bachelorstudium.     Vor diesem Hintergrund wird in dieser Studie neben einem Überblick über die Entwicklung der deutschen Abteilungen in der Türkei auch eine Darstellung des Lehrplans nachgezeichnet, um der Frage nachzugehen, inwiefern dieser Lehrplan in deutschen Abteilungen die Studierenden zur Bewältigung der Fachprüfung für ‚Deutsch’ befähigt.  Im Rahmen einer Fragebogenuntersuchung, die mit den Lehramtskandidaten durchgeführt wird, soll die Einstellung der Studierenden gegenüber der Fachprüfung für Deutsch grob umrissen werden.
  • [ X ]
    Öğe
    PHRASEOLOGISM IN GERMAN HOROSCOPES AND THEIR TURKISH EQUIVALENTS
    (Bilim Eğitim Kültür Akademi Derneği, 2016) Demiryay, Nihan
    The importance of phraseology in communication is widely recognized and it plays an essential role for written and spoken language. Consequently it has a great importance for foreign language learning. The most profilic way to to convey phraseological phrases is by approaching them in their original contexts in the target language and identify their possible exisisting equivalents in the source langauge. The aim of the article is to identify and describe the differences and similarities between contemporary German and Turkish phraseological phrases from the viewpoint of contrastive interlanguage analysis, seen in German horoscope texts. Therefore the object of this study is to compare the usage of phraseology and to illustrate them by typical examples, and equivalence relations on Turkish within German horoscope texts. The findings obtained from a small corpus analysis are expected to help improve the phraseological skills of German learners or its related materials in Turkey. [DE] Phraseologismen bilden einen festen Bestandteil jeder Sprache und übernehmen in der schriftlichen sowie in der mündlichen Kommunikation eine wesentliche Rolle. Dementsprechend kommt dem Verstehen und der Verwendung der phraseologischen Ausdrucksweise innerhalb des Fremdsprachenlernens auch eine wesentliche Bedeutung zu. Um eine angemessene didaktische Aufmerksamkeit diesbezüglich entgegenzubringen, ist es notwendig Phraseologismen in ihren originalen Zusammenhangen in der Zielsprache zu behandeln und diese einer vergleichenden Untersuchung zwsichen der Zielsprache und der Lernersprache heranzuziehen um mögliche Gemeinsamkeiten, Ähnlichkeiten und Unterschiede aufzuspüren. Aus didaktischer Sicht ist solch eine Betrachtung der phraseologischen Wortverbindungen im Sprachvergleich von großer Bedeutung. Das Aufdecken der bestehenden Ähnlichkeiten führt nämlich zur Übretragung der bereits bestehenden phraseologischen Kenntnisse in der Muttersprache auf das neu erlangte Wissen in der Fremdsprache. Ausgehend von diesen Erkenntnissen ist das Ziel der vorliegenden Untersuchung einen Vergleich der deutschen und türkischen Phraseologismen nach ihrem Äquivalenzgrad zu machen. Als Gegenstand der Analyse dient die Textsorte Horoskop in der Zielsprache Deutsch. Bei der vergleichenden Analyse werden die einzelnen deutschen Phraseologismen zusammen mit kurzen Satzbeispielen vom Korpus mit ihren türkischen Äquivalenten nach der Stufe ihrer Übereinstimmung in vier Gruppen der Äquivalenz eingeteilt. Aus den hier angeführten Erkenntnissen können weitere Überlegungen zur Weiterentwicklung didaktisch methodischer Zugänge für türkische Deutschlerner in diesem Bereich angestellt werden.
  • [ X ]
    Öğe
    Toning particles are indeed actually very transparent. - On the importance of toning particles in teaching German as a foreign language, using the examples of denn, doch, eigentlich and ja
    (Gesellschaft fuer deutsche Sprache e.V., 2016) Demiryay, Nihan
    The German language is rich in toning particles [[]Abtonungspartikeln] (Helbig 1994) which give lexical meaning a flavour of the type of relationship and whose function lies in managing the interaction between speaker and listener. Many languages, such asTurkish, only have a few of them, so that they can cause difficulties for learners of German as a foreign language, who are used to setting a lexical equivalent from their mother tongue.To make it easier for language learners to pick up particles of this type, this study goes on to examine how a German reader for elementary and intermediate levels treats these toning particles. In order to illustrate their meaning, their use and the difficulty of rendering them into Turkish, the study focuses on four typical representatives: denn, doch, ja and eigentlich. Finding that it pays attention to pragmatic particles in general, this article proposes strategies for teaching them effectively with readers.
  • [ X ]
    Öğe
    Toning Particles are so actually but completely transparent. - On the Importance of Toning Particles in the German as a Foreign Language-Class using Example of because, but, actually, and yes
    (Gesellschaft Deutsche Sprache, 2016) Demiryay, Nihan
    The German language is rich in toning particles [Abtonungspartikeln] (Helbig 1994) which give lexical meaning a flavour of the type of relationship and whose function lies in managing the interaction between speaker and listener. Many languages, such asTurkish, only have a few of them, so that they can cause difficulties for learners of German as a foreign language, who are used to setting a lexical equivalent from their mother tongue. To make it easier for language learners to pick up particles of this type, this study goes on to examine how a German reader for elementary and intermediate levels treats these toning particles. In order to illustrate their meaning, their use and the difficulty of rendering them into Turkish, the study focuses on four typical representatives: denn, doch, ja and eigentlich. Finding that it pays attention to pragmatic particles in general, this article proposes strategies for teaching them effectively with readers.
  • [ X ]
    Öğe
    Wirksamkeit und Nachhaltigkeit vorintegrativer Spracharbeit
    (Germanistler Derneği, 2017) Demiryay, Nihan
    Nimet Tan’ın 2017’de yayımlanan ve 309 sayfadan oluşan Wirksamkeit und Nachhaltigkeit vorintegrativer Spracharbeit. Deutsch lehren und lernen in den türkischen Vorintegrationskursen eseri.

| Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim