Yazar "Aktürk, Koray" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Akşehir ve Eber göllerinin kuvaterner çökellerinin sedimantolojisi, stratigrafisi ve paleoiklimsel-paleoortamsal özellikleri(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Aktürk, Koray; Ürün, Sevinç Kapan2020 yılında YÖK 100/2000 burs programı kapsamında, iklim değişikliği alanında yürütülen bu çalışmada, Akarçay Havzası'nın Kuvaterner çökellerinin sedimantolojik, mineralojik ve jeokimyasal değişimlerinden yararlanarak, havzanın paleoortamsal ve paleoiklimsel koşullarının yorumlanması amaçlanmıştır. Havzanın Pleyistosen çökelleri alttan üste doğru; 1) alüvyon yelpazesi ve akarsu fasiyes topluluğu, 2) göl kıyısı fasiyes topluluğu, 3) göl merkezi fasiyes topluluğu olarak gruplandırılmıştır. Mineralojik analizler sonucunda, kaolinit ve illit baskın mineraller olarak saptanmıştır. Kaolinit yüzdesinin arttığı seviyelerde akarsularda yaşayan Valvata piscinalis türlerinin sayıca bol bulunması, bu seviyelerin sıcak ve yağışlı iklim koşullarında çökeldiğini göstermektedir. İllit, jips ve halit minerallerinin yüzdesinin arttığı seviyelerde acı sularda yaşayan Laevicaspia caspia'ların sayıca artması, göldeki su seviyesinin azaldığını ve kurak iklim koşullarının yaşandığını ifade etmektedir. Mineralojik verileri desteklemek amacıyla aynı örneklerden jeokimyasal analiz yaptırılmıştır. Jeokimyasal verilerin değerlendirilmesiyle, inceleme alanında biri Pleyistosen başlangıcında, diğer dördü ise Geç Pleyistosen boyunca gerçekleşmiş olan hızlı erozyon ve yüksek kırıntılı beslenim girişine sahip kuvvetli yağışların etkili olduğu iklimsel koşulların toplamda beş defa tekrarlandığı görülmüştür. Yağışlı iklimin etkili olduğu dönemlerde Al, Ti, Zr ve Rb/Sr oranları yüksek, Ti/Al oranları düşüktür. Redoks belirteçleri bu dönemlerde oksik koşulları gösterirken, paleoüretkenlik düşüktür. Buna karşın Al, Ti, Zr, ve Rb/Sr oranlarının düşük, kırıntılı beslenimin az, göl taban suyunun nispeten anoksik, su seviyesinin düşük ve paleoüretkenliğin yüksek olduğu dört dönem yaşanmıştır. Bu dönemler, havzada düşük erozyonal yağışların etkili olduğu kurak iklim koşullarını göstermektedir. Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde, havzadaki iklimsel değişim periyodlarının son buzul maksimumdaki, Dansgaard-Oeschger (D/O 9-20) olaylarının sıcak iklim evresine ve Heinrich olaylarının (H 4-6) soğuk iklim evresine karşılık geldiği belirlenmiştir.Öğe Lastik parçacıklarının kumlu zeminlerin kayma dayanımına etkisi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2018) Aktürk, Koray; Karaca, Öznurİnşaat yapılarının temeli olan zeminlerin bazı durumlarda inşaat sahasında her zaman istenilen özelliklere sahip olmaması durumu, mühendislikte zemin problemleri kavramını yaratmaktadır. Bu gibi problemli zeminlere iyileştirme yöntemleri uygulanmakta olup farklı zemin ve inşaat tiplerine uygun olarak çeşitli zemin iyileştirme yöntemleri mevcuttur. Bu tez çalışmasında, atık lastik katkısının kumların kayma dayanımına etkisi araştırılmış, bu amaçla granüler boyuttaki atık lastikler %10, %20, %25, %30, %40 ve %50 oranlarında alınarak kötü derecelenmiş (SP) kum ile karıştırılmıştır. Oluşturulan atık lastik-kum karışımları bir dizi laboratuvar deneylerine tabi tutularak kohezyon, içsel sürtünme açısı, kayma dayanımı gibi mekanik özellikleri belirlenmiştir. Buna ek olarak, zeminin özgül ağırlık, su muhtevası, birim hacim ağırlığı gibi fiziksel parametreleri de elde edilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda atık lastiklerin %100 kum ile kıyaslandığında, kayma dayanımına pozitif katkısı olduğu gözlenmiştir. Deneyler neticesinde elde edilen verilere bakıldığında en yüksek kayma dayanımı %20 lastik içeriğine sahip zeminlerde bulunurken, daha yüksek oranda lastik katkısının kayma dayanımında düşüşe sebep olduğu, %50 lastik içeriği kullanıldığında %100 kuma oranla daha düşük sonuçlar verdiği saptanmıştır. Yapılan fiziksel ve mekanik deneylere ek olarak, optimum kayma dayanımı veren %20 lastik-%80 kumdan oluşan karışımın çevresel etkileri de araştırılmıştır.Öğe Using Granular Waste Tire as a Factor to Increase Shear Strength of Cohesionless Soils(2021) Aktürk, Koray; Karaca, ÖznurSoils used as foundation or structural materials in construction are considered to be weaker than rocks and problems such as bearing capacity, erosion, sliding, collapse, and liquefaction can be encountered. In such cases, since most soil problems are site specific, the soil properties should also be improved by appropriate techniques. Improvement methods applied to strengthen soils often cause financial burden. Recently, there are studies about the use of waste rubber tires, which pose an environmental risk during storage, as a reinforcement material for soils. The main purpose of this study is to examine the effect of poorly graded sand (SP) mixed with granular waste tires in different proportions (10%, 20%, 30%, 40% and 50%) on the shear strength of the sand. For this purpose, the physical (water content, specific weight, unit volume weight) and mechanical (shear strength) parameters of the mixtures were determined. According to the results of the research, the material with 100% sand content contributes to the shear strength by a certain proportion when compared to the mixed materials containing granular-sized waste rubber. According to the results of this research, the highest shear resistance value was observed in material with 20% tire content in waste rubber sand mixtures, while higher rates of tire addition provided lower results than 100% sand material. In addition, considering the issue in terms of environmental impact, a column test was carried out on the mixture containing 20% rubber-80% sand and no adverse effects of the pollutants were observed.











