Yazar "Çoruk, Adil" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 20 / 20
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe 4+4+4 SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ SONRASI 5. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN YAŞADIĞI SORUNLARA İLİŞKİN ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ(Aksaray Üniversitesi, 2019) Çoruk, AdilAraştırmanın amacı 4+4+4 eğitim sistemi değişikliğiyle ilgili 5. Sınıf öğrencilerinin yaşadığı sorunları öğretmen gözüyle ortaya koymaktır. Araştırma 2014-2017 yılları arasında Çanakkale il merkezi ile Çan ve Biga ilçelerinde Milli Eğitime bağlı okullarda görev yapan 32 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi olan görüşme tekniği kullanılmıştır. Yarı-yapılandırılmış sorular öğretmenlerle yüz yüze görüşme esnasında sorulmuştur. Bu sayede birincil kaynağa ulaşılmıştır. Betimsel analiz kullanılarak araştırmanın bulguları elde edilmiştir. Bu araştırma sonuçlarına göre öğretmenler, 5.sınıf öğrencilerinin İngilizce ve Matematik dersi gibi bazı branş derslerinin akademik başarısında düşme gözlemlemişler, sınıf içindeki tutum ve davranış değişikliği yaşamaları gibi çeşitli bulgulara ulaşılmıştır, ilkokul kademesinden yeni çıkan öğrencinin bazı branş derslerinde zorlandığı, akranlarıyla ilgili sıkıntılar yaşadığı ve branş öğretmenlerine alışmakta sorun yaşadığı sonucuna ulaşılmıştır.Öğe A Scale Development Study for Public Relations Process in School and Its Investigation in Termsof Various Variables(2021) Çoruk, AdilPurpose: The importance of public relations increases with social life. Public relations is a process that aims to regulate the relations between society and institutions and ensures mutual communication and cooperation. The public relations process, which has become more important with the rapid changes, has become a necessity for schools as well. The aim of the study was to develop a scale for the public relations process at school and examine the public relations process in the school in terms of various variables through the data collected with this scale. Design/Methodology/Approach: The study is descriptive research designed as a relational survey method. For scale development, exploratory and confirmatory factor analyses were performed over different samples. Data were collected from 198 teachers for exploratory factor analysis (AFA) and 344 teachers for confirmatory factor analysis (CFA). Findings: As a result of the analyses, a 39-item scale was obtained. Validity and reliability studies related to the scale were conducted and examined in terms of gender, branch, managerial experience, and school type. Since the data showed normal distribution, independent samples t-test was performed for gender, branch, and management experience variables. While no significant difference in terms of gender, there were significant differences regarding branch and management experience. The ANOVA test conducted for the type of schools variable showed that there were significant differences. Highlights: It is thought that this developed scale will contribute to the field. It is thought that the application of the scale by testing it in different populations and samples will increase the interest and awareness of the field.Öğe A Systematic Review of Research Conducted in the Field of Education Regarding Covid-19 in Turkey: DergiPark Example(Necmettin Erbakan University, 2024) Çoruk, Adil; Turhan, TubaFirst appered in 2019, the coronavirus disease was declared a pandemic by the World Health Organization (WHO) in March 2020. The consequences of the pandemic, evident in every field, have also been reflected in the field of education, and the sustainability of education has become a prioritized goal in this process. During the pandemic, the sustainability of education was ensured through distance education applications in schools and universities affiliated to the Ministry of National Education (MEB). The transformations caused by the pandemic in the field of education were also reflected in the scientific studies conducted in this field. In this study, it is aimed to systematically examine the research studies on Covid-19 in the field of Educational Sciences in 2021, 2022 and 2023, starting from 2020, when the pandemic first appeared. For this study, document analysis method, one of the qualitative research methods, was used. The study group of the research consists of 626 articles written in the field of Educational Sciences in 2020, 2021, 2022 and 2023 in the DergiPark database. Criterion sampling method was used in the sampling of articles. Within the scope of the research, the articles were systematically analyzed by descriptive analysis and content analysis. Starting from 2020 until September 2023, the distribution of 626 articles in terms of years of publication, number of authors, journals, languages of publication, subject areas, study group / target group, and institutions were investigated. As a result of the analysis, it was concluded that the highest number of articles were written in 2023. According to the research findings, it was revealed that the articles generally had two authors, they were mostly published in the 'Journal of Educational Technology and Online Learning' and the language of publication of the vast of them was in Turkish. In addition, it is seen that 'distance education experiences/perceptions/opinions' were studied in the majority of the articles. It is seen that the study groups of the articles mostly consisted of students and the data were gathered from higher education institutionsÖğe Akademisyenlerin Algıladıkları Yıldırma (Mobbing) Davranışları İle Yöneticilerin Liderlik Davranışları(2017) Elkıran, Meliha Ece; Çoruk, AdilBu araştırmayla, akademisyenlerin algıladıkları yıldırma davranışları ile yöneticilerin liderlik davranışları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada ayrıca akademisyenlerin algıladıkları yıldırma davranışları ve yöneticilerin liderlik davranışlarının çeşitli değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Betimsel tarama modelinde ele alınan bu araştırmada veri toplama aracı olarak iki farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Bunlardan ilki, akademisyenlerin yıldırma davranışları algılarını ölçmek için Cayvarlı (2013) tarafından kullanılan ve 51 sorudan oluşan yıldırma davranışları ölçeği, ikincisi ise, yöneticilerin liderlik davranışları algılarını ölçmek için Küçük (2008) tarafından yol amaç kuramı yazınından hareketle oluşturulan 17 soruluk liderlik davranışları ölçeğidir. Araştırmadaki verilerin istatistiksel analizinde IBM SPSS 20 versiyonu kullanılmıştır. Grupların karşılaştırmasında bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2015-2016 yıllarında ARBİS veri tabanına kayıtlı olan akademisyenlerden ölçme araçlarına yanıt veren 1350 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada akademisyenlerin yıldırma davranışları algısı düşük düzeyde çıkmıştır. Akademisyenlerin yöneticilerin liderlik davranışlarına ilişkin verdikleri yanıtlarda ise orta düzeyde liderlik davranışlarını algıladıkları sonucu çıkmıştır. Araştırmanın neticesinde akademisyenlerin algıladıkları yıldırma davranışları ile yöneticilerin liderlik davranışları arasında zayıf düzeyde negatif anlamlı ilişki ortaya çıkmıştır.Öğe Emotions in Professional Life and Its Management: A Conceptual Study(Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, 2012) Akçay, Cengiz; Çoruk, AdilThe term “emotion” in organizations has gained importance especially after 1980s. However, it is difficult to find enough number of studies on this topic in Turkey. It can be clearly seen that the studies in Turkey are mainly focused on emotional intelligence. In many of them, emotional intelligence has been searched by being considered with a different variable. This article concerns about emotions in organizations and their management. In this frame, an analysis has been applied by considering some concepts such as the significance and functions of emotions in the organizations, perceiving the emotions and the right description, emotional intelligence, emotional labor, emotional climate, emotional identity and emotion management and the relationship of these concepts with business life. Following these concepts, some implications have been done for management and managers about emotion management in organizations [TR] Örgütlerde duygu kavramı özellikle 1980’li yıllardan sonra önem kazanmıştır. Fakat bu konuda ülkemizde yeterli çalışmanın olduğunu söylemek zordur. Ülkemizde yapılan çalışmaların daha çok duygusal zekaya yönelik çalışmalar olduğu görülmektedir. Yapılan birçok çalışmada duygusal zeka farklı bir değişkenle birlikte ele alınarak araştırılmıştır. Bu makale, son dönemlerde oldukça ön plana çıkan örgütlerde duygular ve yönetimi ile ilgilidir. Bu çerçevede; örgütlerde duyguların önemi ve örgüt içindeki işlevleri, duyguları algılama ve doğru betimleme, duygusal zeka, duygusal emek, duygusal iklim, duygusal kimlik ve duygu yönetimi gibi kavramlar ele alınarak çalışma yaşamıyla ilişkilendirilmeye çalışılmıştır. Bu kavramlardan yola çıkılarak örgüt ortamında duyguların yönetimine yönelik yönetim ve yöneticiler için bazı çıkarımlarda bulunulmuşturÖğe İLKÖĞRETİM KURUMLARINDAKİ ÖĞRETMENLERİN DUYGUSAL EMEK DAVRANIŞLARI İLE YAŞAM DOYUM DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ(2021) Moran, Cem; Çoruk, AdilAraştırmanın amacı ilköğretim kurumlarındaki öğretmenlerin duygusal emek davranışları ile yaşam doyumu düzeyleri arasındaki ilişkiyi demografik değişkenlere göre incelemek ve duygusal emek ile yaşam doyumu arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırma 2015-2016 Eğitim Öğretim yılında Çanakkale ili ve ilçeleri içerisinde yer alan ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerle yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak “duygusal emek ölçeği” ve “yaşam doyumu ölçeği” kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS 21 paket programıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre öğretmenlerin duygusal emek davranışları ve yaşam doyumları orta düzeyde bulunmuştur. Erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere nazaran daha fazla yüzeysel rol yaptığı saptanmıştır. 21 yıl ve üstü kıdeme sahip olan öğretmenlerin 16-20 yıl kıdeme sahip öğretmenlerden daha çok duygusal emek davranışı gösterdikleri saptanmıştır. 16- 20 yıl kıdeme sahip öğretmenlerin diğer kıdem grubundaki öğretmenlere göre daha az yaşam doyumu algısına sahip oldukları saptanmıştır. Algılanan gelir düzeyi orta ve yüksek olan öğretmenlerin algılanan gelir düzeyi düşük olan öğretmenlerden daha çok yaşam doyumu algısına sahip oldukları saptanmıştır.Öğe İlköğretim Okullarında Görev Yapan Öğretmenlerin Okul Yaşam Kalitesi Algıları ile İş Doyumu Algıları Arasındaki İlişki(Dicle Üniversitesi, 2017) Çoruk, Adil; Çiçek, Havva KarakayaBu araştırmada, ilköğretim öğretmenlerinin okul yaşam kalitesi algılama düzeyleri ile iş doyumu algıları arasındaki ilişki incelenmiştir. Çeşitli bireysel özelliklere, sosyal ve demografik değişkenlere bağlı olarak öğretmenlerin okul yaşam kalitesi algıları ve iş doyumu algıları arasındaki anlamlı farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada betimsel nitelikte ilişkisel tarama modeli kullanılmış ve veri elde etmek için anket tekniği uygulanmıştır. Çalışmada, “Minnesota İş Doyumu Anketi” ile Tunacan (2005) ve Doğan (2005)’ın araştırmalarında kullanılan anket formlarındaki maddelerin Gündüz (2008) tarafından ifadeleri değiştirilen ve iş doyumunu etkileyen faktörler göz önünde bulundurularak hazırlanan 20 soruluk iş doyumu anketi kullanılmıştır. Okul yaşam kalitesini ölçmek için ise Sarı (2007) tarafından geliştirilen ve İlmen (2010) tarafından revize edilen “Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, t-testi, ANOVA ve Pearson Momentler Çarpımı testleri kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Çanakkale merkezde görev yapan ilk ve ortaokul öğretmenleri oluşturmaktadır. 210 kadın, 100 erkek olmak üzere toplam örneklem 310 kişidir. Araştırmanın neticesinde ilk ve ortaokul öğretmenlerinin iş doyum algıları ile okul yaşam kalitesi algıları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuşturÖğe İlkokul ve Ortaokullarda Çalışan Öğretmenlerin Örgütsel Adalet ve Örgütsel Sessizlik Algıları Arasındaki İlişki(2024) Canbaz, Sinem; Çoruk, AdilOkullarda öğretmenlerce adalet ve adaletsizlik kavramları sıklıkla sorgulanmakta ve kurum içerisindeki ilişkilerinde adalet algılarına yönelik tutumları belirleyici olabilmektedir. Aynı zamanda okullarda öğretmenlerin düşündüklerini dile getirebilmesi örgütsel sessizlik kavramı ile ilişkilendirilebilir. Bu araştırma öğretmenlerin örgütsel adalet ve örgütsel sessizlik algılarını belirleyerek aradaki ilişkinin belirlenmesi için gerçekleştirilmiştir. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma 2020-2021 eğitim-öğretim yılı içerisinde Tekirdağ ili Süleymanpaşa ile Şarköy ilçelerinde görevli 291 ilkokul ve ortaokul öğretmeni ile yapılmıştır. Verilerin toplanması için örgütsel adalet kavramına yönelik düşünceleri ölçmeye yarayan “Örgütsel Adalet Ölçeği” ve örgütsel sessizlik algılarını ölçmek için “Öğretmenler İçin Örgütsel Sessizlik Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Analiz sürecinde; yüzde, frekans, ortalama, Kruskal Wallis testi, t testi, Mann Whitney U testi, tek yönlü varyans analizi ve Spearman sıra farkları korelasyonundan faydalanılmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde öğretmenlerin örgütsel adalet ve örgütsel sessizlik algıları arasındaki ilişkinin negatif ve orta düzeyde olduğu anlaşılmıştır. Okul yöneticilerinin örgütsel adaleti sağlamak adına okul içerisinde tarafsız bir tutum sergilemeleri ve öğretmenlerin sessiz kalma davranışlarını azaltmak için öğretmenlerin görüşlerini açıklamaları yönünde cesaretlendirmeleri önerilmektedir.Öğe Mesleki Eğitim Merkezlerinde Görev Yapan Öğretmenlerin İş Doyumlarına İlişkin Görüşlerinin Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi(2020) Güvenci, Firdevs; Çoruk, AdilAraştırmanın amacı İzmir ilinde bulunan mesleki eğitim merkezlerinde görev yapanöğretmenlerin iş doyumlarına ilişkin görüşlerinin çeşitli değişkenlere göre incelenerekdeğerlendirilmesidir. Bu araştırma, İzmir ilinde 2017-2018 eğitim-öğretim yılındamesleki eğitim merkezlerinde görev yapan 177 öğretmenin sosyo-demografik özelliklerini, iş doyumlarına ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmış nicel bir çalışmadır. Araştırmada Çetinkanat (1995) tarafından geliştirilen İşDoyumu Ölçeği kullanılmıştır. Veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birincibölümde cinsiyet, yaş, medeni durum, mezun olduğu okul türü ve öğretmenliktekihizmet yılı değişkenleri, ikinci bölümde iş doyumunu ölçmeye yönelik 32 soru bulunmaktadır. Araştırmanın istatistiksel analizinde SPSS.23 paket programı kullanılmıştır.Veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik testler kullanılmıştır. İki gruplu karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için t testi, ikiden fazla olan gruplardaki karşılaştırmalar için ise tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. One-Way ANOVA testlerinde gruplar arasındaki farklılığın kaynağını bulmak için Post Hoc testlerinden birisi olanTukey Testi’nden yararlanılmıştır. Araştırmada hata payı p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin iş doyumunun yaş, medeni durumve mezun oldukları okul türü değişkenleri açısından anlamlı farklılık oluşturmadığıbulgusuna ulaşılmıştır. Ama cinsiyet ve öğretmenlikteki hizmet yılı değişkenlerindeoluşan farklılığın ise anlamlı olduğu ortaya çıkmıştır.Öğe Öğretmenlerin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) ile Sınıf Yönetimi Becerileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2019) Ekici, Cahit; Çoruk, AdilAraştırmanın amacı Çanakkale ilinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerinteknolojik pedagojik alan bilgileri (TPAB) ile sınıf yönetimi becerileri arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenleregöre incelenerek değerlendirilmesidir. Araştırma betimsel nitelikte nicel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini2016-2017 eğitim-öğretim yılında Çanakkale il merkezi ve ilçelerinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır.Araştırmanın örneklemini Çanakkale ili ve ilçelerinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan vearaştırmaya gönüllü olarak katılan 341 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarakHorzum, Akgün ve Öztürk (2014) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan “Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi(TPAB) Ölçeği” ile Yalçınkaya ve Tonbul (2002) tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan “SınıfYönetimi Becerileri Ölçeği (SYBÖ)” kullanılmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik testlerkullanılmıştır. İki gruplu karşılaştırmalarda bağımsız gruplar için t-testi, ikiden fazla olan gruplardakikarşılaştırmalar için ise Tek Yönlü Varyans Analizi testi kullanılmıştır. Öğretmenlerin TPAB düzeyi ile sınıfyönetimi becerileri arasındaki ilişkiyi bulmak için basit korelasyon analizi (Pearson Momentler ÇarpımKorelasyonu) yapılmıştır. Cinsiyet, yaş, medeni durum değişkenleri açısından bakıldığında öğretmenlerinteknolojik pedagojik alan bilgileri ölçek toplam puanı açısından anlamlı farklılık göstermemektedir. Çalıştıklarıokul türü değişkeni açısından ise öğretmen görüşlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi ölçeği toplam puanındaanlamlı bir şekilde farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Sınıf yönetimi becerileri ile ilgili görüşlerde öğretmenleringörüşleri cinsiyet, yaş, medeni durum ve çalıştıkları okul türü açısından anlamlı farklılık göstermiştir.Öğretmenlerin TPAB ile sınıf yönetimi becerileri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğubulunmuştur. Bu sonuçtan hareketle öğretmenlerin sınıf yönetimi becerilerini teknolojik pedagojik alanbilgisinin etkilediği göz önünde bulundurularak öğretmen yetiştirme programlarına buna yönelik derslereklenebilir.Öğe Okul müdürlerinin kişisel gelişim çabaları ve birlikte çalıştığı öğretmenlerin kişisel gelişimlerine katkıları(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2007) Çoruk, Adil; Başar, Mustafa AydınKişisel gelişim, bireylerin az iyi olduğunu düşündüğü bir durumdan, iyi olduğu düşünülen başka bir duruma doğru değişme sürecidir ve bireyin tüm unsurlarıyla birlikte ve olumlu yönde gelişmesini ifade eder. Kişisel gelişim, bireyin kendini eğitme sorumluluğunu kendisinin yüklenmesi ve tüm yaşamı boyunca bu sorumluluğun gerektirdiği kişisel çabayı, olanakları ölçüsünde göstermesi ile yakından ilgili bir süreçtir ve bu sürecin sonu yoktur. Toplumsal yaşamın olmazsa olmaz kurumlarından birisi olan okulların, sosyal ve teknolojik gelişmeleri yakından izlemesi ve gerekli değişiklikleri en kısa zamanda gerçekleştirmesi gerekmektedir. Burada en önemli görev okulu yönetmekle yükümlü olan okul müdürlerine düşmektedir. Okul müdürleri öncelikle kendi kişisel gelişimlerini sağlamalı, bununla da yetinmeyip birlikte çalıştığı öğretmenlerin, öğrencilerin ve diğer çalışanların kişisel gelişimlerine katkıda bulunmalıdır. Bu çalışmanın amacı; ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan okul müdürlerinin kişisel gelişim çabalarının düzeyini ve birlikte çalıştığı öğretmenlerin kişisel gelişimlerine katkı düzeylerini belirlemektir. Çalışmada okul müdürlerinin ve birlikte çalıştığı öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda okul müdürlerinin kendilerini geliştirme düzeyleri ve birlikte çalıştığı öğretmenlerin kişisel gelişimlerine katkı düzeyleri saptanmaya çalışılmıştır. Okul müdürlerinin kişisel gelişim çabaları yedi boyutta ele alınmıştır. Bu boyutlar; bedensel (fiziksel) gelişim, zihinsel gelişim, duygusal-sosyal gelişim, ahlaki-manevi gelişim, aile, mesleki gelişim ve entelektüel gelişim boyutlarıdır. Araştırmada, ayrıca okul müdürlerinin kişisel gelişimleri konusunda öğretmen görüşleri ile müdür görüşleriarasında anlamlı bir fark olup olmadığı; kişisel özelliklerin bu görüşler üzerinde etkili olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Tarama modelinde ele alınan çalışmanın evrenini 2005-2006 eğitim-öğretim yılında Çanakkale ilindeki ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan müstakil okul müdürleri ve öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından ilgili literatür ve yapılan araştırmalar taranarak ve uzman görüşleri alınarak geliştirilmiş, iki paralel anket formu uygulanmış ve toplanan verilerin istatistiksel çözümlenmesi, SPSS paket programından yararlanılarak yapılmış, gruplar arasındaki anlamlılık testlerinde p= 0.05 düzeyi esas alınmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma ve t-testi, tek yönlü varyans analizi (One-Way Anova) kullanılmıştır. Amaç ve alt problemlere bağlı olarak ulaşılan bulgular okul müdürlerinin genel olarak kendilerini geliştirdiklerini ortaya koymaktadır. Özellikle manevi-ahlaki gelişim ve mesleki gelişim boyutlarında okul müdürleri kendilerini daha çok geliştirdiklerini düşünmektedirler. Okul müdürlerinin görüşleriyle öğretmen görüşleri arasında duygusal-sosyal gelişim, ahlaki-manevi gelişim, mesleki gelişim boyutlarında ve öğretmenlerin gelişimlerine katkıları konusunda anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Okul müdürleri kendilerini değerlendirirken daha olumlu bir tutum içerisindedirler. Araştırmanın sonucunda ulaşılan bulgulara dayanarak, okul müdürlerinin kendilerini eksik hissettikleri boyutlarda da geliştirmeleri için çeşitli düzenlemeler yapılması gerektiği, okul müdürlüğünün herkesin yapabileceği bir iş olarak görülmemesi için birtakım düzenlemeler yapılması gerektiği, okul müdürlüğünün "profesyonel bir meslek" haline getirilmesi için yönetici yetiştirme ve geliştirme programlarının düzenlenmesi gerektiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Kişisel gelişim, kendini geliştirme, okul müdürü, öğretmen.Öğe Okul Yöneticilerinin Teknolojik Liderlik Öz Yeterlik Algıları(Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, 2023) Yumuşak, Şemsi; Çoruk, AdilBu araştırmanın amacı, temel eğitim kademesinde (ilkokul ve ortaokul) görev yapmakta olan okul yöneticilerinin güncel teknoloji uygulamalarını okul yönetiminde, eğitim süreçlerine uygun olarak kullanmak konusunda sahip oldukları teknolojik öz yeterlik algılarını ortaya çıkarmaktır. Araştırma var olan bir durumu betimlediğinden “tarama modeli” şeklinde düzenlenmiştir. Araştırmanın evrenini, Çanakkale merkez ve ilçelerinde temel eğitim kademesindeki (ilkokul, ortaokul) devlet okullarında görev yapan 198 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Çanakkale il genelinde temel eğitim kademesindeki (ilkokul, ortaokul) tüm okullara ulaşılabildiğinden araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Banoğlu’nun (2012) geliştirmiş olduğu “Eğitim Yöneticilerinin Teknoloji Liderliği Yeterlikleri Ölçeği”nden faydalanılmıştır. Araştırmadan elde edilen tüm veriler SPSS 26.0 programı aracılığıyla analiz edilmiş ve veriler analiz edilirken, yüzde, ortalama, t testi, frekans, tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma bulguları okul müdürlerinin teknolojik liderlik öz yeterlik algılarının tüm boyutlarında kendilerini büyük oranda yeterli gördüklerini göstermektedir. Teknolojik liderlik öz yeterlik algıları cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, teknoloji yönetimi ve liderlik/yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitime dâhil olma durumu değişkenlerinden etkilenirken, hizmete ait çalışma yılı değişkeninden etkilenmemektedir. Ülkemizde okul yöneticisi yetiştirmeye yönelik bir programın olmaması sebebi ile araştırmaya ait bulguların bu yönde yapılacak olan çalışmalar için kaynak teşkil edebilmesi beklenmektedir.Öğe Okulda Halkla İlişkiler Sürecine Yönelik Bir Ölçek Geliştirme Çalışması ve Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi(Kastamonu Üniversitesi, 2021) Çoruk, AdilToplumsal yaşamla birlikte önemi daha da artan halkla ilişkiler; toplum ile kurumlar arasındaki ilişkileri düzenlemeyi hedefleyen karşılıklı iletişimi ve işbirliğini sağlayan bir süreçtir. Eğitim ortamlarında yaşanan hızlı değişmelerle birlikte önemi daha artan halkla ilişkiler süreci okullar için de bir gereksinim haline gelmiştir. Bu kapsamda, çalışmanın amacı okulda halkla ilişkiler sürecine yönelik bir ölçek geliştirmek ve bu ölçekle toplanan veriler üzerinden okuldaki halkla ilişkiler sürecinin çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde yapılmış betimsel bir çalışmadır. Ölçek geliştirme sürecine ilişkin farklı örneklemler üzerinden açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi (AFA) için 198, doğrulayıcı faktör analizi (DFA) için 344 öğretmenden veri toplanmıştır. Analizler neticesinde elde edilen 39 maddelik ölçek geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılarak cinsiyet, branş, yöneticilik deneyimi ve görev yapılan okul türü değişkenleri açısından incelenmiştir. Veriler normal dağılım sergilediği için cinsiyet, branş ve yöneticilik deneyimi değişkenleri için bağımsız gruplar t-testi yapılmıştır. Cinsiyet değişkeni açısından anlamlı bir farklılık ortaya çıkmazken, branş ve yöneticilik deneyimi değişkenleri açısından anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Görev yapılan okul türü değişkeni açısından yapılan ANOVA testi sonucuna göre anlamlı farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştır. Geliştirilen ölçeğin alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ölçeğin farklı evren ve örneklemlerde de test edilerek uygulanmasının alana yönelik ilgiyi ve farkındalığı artıracağı düşünülmektedirÖğe Ortaöğretim Kurumlarında Görülen Bilgi İfşası (Whistleblowing) ve İş Doyumu Arasındaki İlişki(2022) Akı, Gülşah; Çoruk, AdilGünümüzde hemen hemen her kurum, ahlaka aykırı davranışlarla veya ahlaksız durumlarla karşı karşıya kalmaktadır. Eğitim kurumlarında ahlaka aykırı davranışların veya ahlaksız durumların çözüme kavuşturulmaması, eğitimcilerin iş tatmin düzeyini etkileyebilir. Araştırmanın amacı, ortaöğretim kurumlarındaki öğretmenlerin bilgi ifşası ve iş doyumu konusundaki görüşlerini farklı değişkenlere göre değerlendirmek ve bilgi ifşası ile iş doyumu arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırma 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Tekirdağ ve Erzurum illerindeki ortaöğretim kurumlarında çalışan 223 öğretmenin katılımı ile yapılmış tanımlayıcı bir çalışmadır. Araştırmada, ‘Bilgi Uçurma Ölçeği’ ve ‘Minnesota İş Doyum Ölçeği’ kullanılmıştır. Veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde demografik bilgilere yönelik ifadeler, ikinci bölümde bilgi ifşasına ilişkin görüşlerini ölçmeye yönelik 16 madde, üçüncü bölümde ise öğretmenlerin iş doyumlarını ölçmeye yönelik 20 madde yer almaktadır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 21.0 paket program kullanılmıştır. Veriler normal dağılım gösterdiği için parametrik testler kullanılmıştır. İki gruptan oluşan karşılaştırmalarda Bağımsız Gruplar t-Testi, ikiden fazla gruptan oluşan karşılaştırmalarda ise Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Bilgi ifşası ve iş doyumu arasındaki ilişkiyi belirlemek için de Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Tek Yönlü Varyans Analizi testlerindeki gruplar arasında var olan farklılıkları saptamak için Tukey testi kullanılmıştır. Bu araştırmada anlamlılık düzeyi p>0.05 olarak kabul edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre; bilgi ifşasında cinsiyet, yaş, medeni durum, yetişilen bölge ve branş değişkenlerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır. İş doyumunda yetişilen bölge ve branş değişkenlerindeki farklılık anlamlı düzeydeyken; cinsiyet, yaş, medeni durum değişkenlerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.Öğe Planlı Kalkınma Dönemindeki Milli Eğitim Şûra Kararlarının Kalkınma Planlarındaki Eğitime İlişkin Hedefler Çerçevesinde Değerlendirilmesi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2019-12-30) Çoruk, AdilTürkiye’de 1933 yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı’nın en yüksek danışma organı olarak Milli Eğitim Şûraları gerçekleştirilmektedir. Şuraların dayanağı “2287 sayılı Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun” ile ortaya konulmuştur ve ilk Milli Eğitim Şûra’sı da 1939 yılında toplanmıştır. 1960 yılından itibaren ise planlı kalkınma dönemi başlamış ve bu doğrultuda kalkınma planları hazırlanmıştır. 1963 yılından 2013 yılına kadar da 10 tane kalkınma planı gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın amacı planlı kalkınma döneminde yapılan Milli Eğitim Şûraları’nda alınan kararlar ile kalkınma planlarında eğitimle ilgili alınan kararları birlikte değerlendirmektir. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi ile yapılmış ve verileri analizi için betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Bu bağlamda araştırmanın verilerini oluşturan Kalkınma Planları ve Milli Eğitim Şûralarına ilişkin dokümanlar öncelikle betimlenmiş, sonra yorumlanarak elde edilen sonuçlara dayalı varsayımlarda bulunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre Türk eğitim sistemine yön vermesi beklenen kalkınma planlarında ve milli eğitim şûralarında her zaman birbiriyle tutarlı kararlar alınmadığı görülmektedir. Milli Eğitim Şûralarının kalkınma planlarındaki hedefler çerçevesinde ele alınması eğitimle ilgili politikaların geliştirilmesi açısından önemlidir. Bu açıdan bakıldığında eğitim politikalarının geliştirilmesine yönelik bu tarz çalışmaların bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması ve aralarında eşgüdümün sağlanması gerekmektedir. Şûralarda ve kalkınma planlarında alınan kararların uygulamaya konulup konulmadığının denetlenmesi de eğitimle ilgili politikaların uygulanması sürecini daha işler hale getirecektirÖğe The Relationship between Teachers’ Attitudes towards Educational Technologies and School Administrators’ Technology Leadership Roles(Eğitim ve Davranış Bilimi Uluslararası Enstitüsü, 2019) Efeoğlu, Cem; Çoruk, AdilThis study examines the relationship between school administrators’ technology leadership roles and elementary school teachers’ attitudes towards educational technologies with an emphasis on their potential indirect impacts on education quality provided, while exploring existing state of the technology use among the school administrators and teachers. In this study, two scales have been used. Both scales have been administered to 283 teachers working at elementary schools in Çanakkale. The findings show that teachers perceive their school administrators’ leadership roles quite high. In the sub-dimensions, highest level is “Support” and lowest level is “Vision”. In “Human-Centralism” sub-dimension, difference has been observed according to branch, in “Vision” sub-dimension difference has been observed according to branch and seniority, and in “Support” sub-dimension difference has been observed according to gender. According to “seniority and branch” variable, there is no significant difference in teachers’ attitudes towards educational technologies. However, difference has been observed according to gender. There was a correlation between primary school administrators’ technology leadership roles and teachers’ attitudes towards educational technologies.Öğe TÜRKİYE'DE OKUL BİNALARI VE MEKÂNSAL KALİTELERİNE İLİŞKİN YAPILAN ÇALIŞMALARIN İNCELENMESİ(Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, 2024) Güllü, Belis Feyza; Çoruk, AdilEğitim mekânı olan okul binaları ve mekânsal kalitelerine ilişkin eğitim-öğretim alanında yapılmış makale ve lisansüstü tezlerin incelenmesini amaçlayan bu çalışma nitel bir çalışmadır. Çalışmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu doğrultuda araştırmanın çalışma grubu; Google Akademik, Dergipark ve YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanlarında dizinlenmiş, 2000 ile 2023 yılları arasında eğitim öğretim alanında yapılmış 72 çalışmadır. Araştırmada kullanılan veriler doküman inceleme yöntemi aracılığı ile toplanmış; kategorik çözümleme tekniği kullanılmıştır. Bu doğrultuda incelenen çalışmalar; tür, yıl, yöntem, model/desen, örneklem/çalışma grubu, incelenen kurumlar, yazar sayısı, eğitim bilimlerinin alt disiplin alanları, veri toplama araçları, ilişkili konular, elde edilen sonuçlar ve öneriler bağlamında değerlendirilmiştir.Öğe Values Education Problematic : Determining the Status According to Classroom Teachers Opinons(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2015) Genç, Salih Zeki; Tutkun, Tugay; Çoruk, AdilIt is a known fact that values education is mostly done via modeling. During the acquisition process of values individuals observe models that are known as “reference group” in their environment. In this value acquisition process, children firstly take family members and teachers as their models. Considering the importance of values education in early childhood, classroom teachers’ opinions regarding to values education are examined in this study. This study is conducted with 20 teachers in 4 elementary schools in the Çanakkale province in the year of 2013-2014. Qualitative research design and interview method is used to collect data. Examination of the results reveals that some teachers state the importance of family in values education while others sate the importance of school and combination of values education process in curriculums. According to results, teachers suggest a course devoted to values education especially in the schools.Öğe Yönetim süreçleri açısından yöneticilerin duygu yönetimi davranışları(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2012) Çoruk, Adil; Akçay, CengizBireyler günlük hayatta ve iş yaşamlarında birçok duygu yaşamaktadırlar. Bireylerin yaşamlarında duyguların önemli bir yeri vardır. Duygular, bireylerin kararlarını vermelerinde, faaliyetlerini belirlemelerinde yardımcı olmakta ve bireylerin gelecekteki davranışlarının biçimlendirilmesinde belirleyici olmaktadır. Bireylerin günlük yaşantılarının büyük bir bölümünde çeşitli duygu ve heyecanların izleri görülmektedir. İçinde bulunulan duygusal duruma bağlı olarak duygular bireyleri başarılı veya başarısız kılabilir. Duygular, davranışları pek çok şekilde etkileyebildiğinden örgütteki davranışları anlamak açısından önemlidir. Duygular, örgütsel yaşamın ve yönetimin ayrılmaz bir parçasıdır ve örgütsel kararları etkilemektedir. Çağdaş örgütlerde duyguya daha çok önem verilmekte, duygular çalışanlar ve yöneticiler tarafından farklı yöntemlerle yönetilmekte ve kontrol edilmektedir. Çağdaş örgütlerde önemli bir yeri olduğu kabul edilen duyguların, geleceğin işgücünü oluşturacak bireylerin yetişmesinde önemli bir yeri olan üniversitelerde önemi çok daha büyüktür. Hizmet sektörünün en önemli kurumlarından biri olan eğitim sektörü ve bu sektörün önemli basamaklarından birinde görev yapan öğretim elemanlarının duygularının ve duyguların yöneticiler tarafından nasıl yönetildi inin ortaya konulmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada yönetim süreçleri açısından yöneticilerin duygu yönetimi davranışları belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma betimsel nitelikte bir çalışma olup, tarama modelinde ele alınmıştır. Araştırmanın uygulaması 2012 yılı Haziran ve Temmuz aylarında web sitesi üzerinden ARBİS veritabanına kayıtlı yaklaşık 47000 öğretim elemanına e-posta aracılığıyla ilgili link gönderilerek uygulanmıştır. Çalışma yaklaşık 7 hafta boyunca açık kalmış ve bu süre sonunda toplam 4843 yanıt alınmıştır. Ancak yapılan ön değerlendirme sonucunda 4375 yanıt analiz edilebilir olarak çalışmada kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak ilgili literatür ve yapılan araştırmalar taranarak ve uzman görüşleri alınarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Yönetim Süreçleri III Açısından Yöneticilerin Duygu Yönetimi Davranışları Ölçeği" ve Watson, Clark ve Tellegen (1988) tarafından geliştirilen ve Türkçe geçerlik, güvenirlik çalışması Gençöz (2000) tarafından yapılan "Pozitif ve Negatif Duygu Ölçe i (PNDÖ)" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma ve t-testi, tek yönlü varyans analizi (One-Way Anova) kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre öğretim elemanları, yükseköğretim kurumlarında görev yapan yöneticilerin duygu yönetimi davranışlarını yeterli bulmadıklarını belirtmişlerdir. Olumlu duygusal duruma sahip öğretim elemanlarının hem derslerine kendilerini daha fazla vereceği, hem de bilimsel bilgi üretme konusunda daha azimli ve istekli olacakları düşünülmektedir. Bu nedenle yöneticilerin duygu yönetimi davranışları oldukça önemlidir. Bu doğrultuda yöneticilere önemli görevler düşmektedir. Yöneticilerin etkili bir duygu yönetimi becerisine sahip olması gerekmektedir. Yöneticilerin çeşitli eğitimlerle bu yönde kendilerini geliştirmeleri gerekmektedir.Öğe Yükseköğretim kurumlarında görev yapan idari personelin duygusal emek davranışları(2014) Çoruk, AdilÇalışma yaşamında duyguların önemli bir yeri vardır. Rasyonel bakış açısıyla uzun süre önemsenmeyen duygularınhizmet sektörünün de gelişmesiyle birlikte önemsendiği ve araştırma konusuyapıldığı görülmektedir. Duygular, davranışları pek çok şekilde etkileyebildiğinden örgütteki davranışları anlamak açısından önemlidir. Günümüzde işverenlerin; çalışanların duygularını ve duygusal gösterimlerinişekillendirme çabaları, duygusal emek kavramının örgütsel davranış alanında önem kazanmasına nedenolmuştur. Bu çalışmada yükseköğretim kurumlarında görev yapan idari personelin duygusal emekdavranışları ele alınmıştır. Bu bağlamda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi?nde görev yapan 191 idaripersonele ulaşılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak duygusal emek ölçeği kullanılmıştır. Çalışmanınsonuçlarına göre idari personelin duygusal emek stratejilerinden daha çok samimi davranış stratejisinibenimsedikleri, yüzeysel davranış stratejisini ise daha az benimsedikleri ortaya çıkmıştır. Duygusal emekstratejilerinden derin davranış boyutunda cinsiyet, görev yaptığı birimdeki hizmet süresi, meslekteki hizmetsüresi ve yaş değişkeni olmak üzere bütün değişkenlerde anlamlı farklılıklar söz konusudur. Samimi davranış boyutunda ise sadece görev yaptığı birimdeki hizmet süresi değişkeni açısından anlamlı farklılık sözkonusudur. Yüzeysel davranış boyutunda ise değişkenler açısından anlamlı bir farklılığın bulunmadığı görülmüştür. Eğitim sektörü duyguların yoğun olarak yaşandığı bir hizmet sektörü olmasına rağmen bualanda duygusal emek ile ilgili çalışmaların az olduğu görülmektedir. Bu alanda yapılacak farklı çalışmalarladuyguların çalışma yaşamındaki önemi ortaya konulabilir.











