Felsefe Bölümü Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Kant Descartes’a Karşı: Tözsellik Mantıksal Yanlış Çıkarımı(2023) Özgökman, FatihDescartes duyulur her şeyin varlığından şüphe ettiğinde kendi varlığının şüphe götürmezliğini “Düşünüyorum o halde varım” diye ifade eder. Daha sonra kendisinin ne olduğunu sorgular ve düşünen bir töz yani ruh veya zihin olduğu sonucunu çıkarır. Diğer taraftan Kant ise “düşünüyorum”dan benim düşünen bir töz yani bir ruh olduğum sonucuna ulaşılmasının mantıksal yanlış çıkarım olduğunu iddia eder. Çünkü Kant’a göre bu çıkarım, yargıda özne olarak kullanılan sezgi nesnelerinin tözselliğinden hareketle, benim yani düşünen şeyin de yargıda özne olarak kullanıldığı için töz olduğu sonucunu çıkarsar. Dolayısıyla Kant’a göre bu çıkarımda orta terim çift anlamlı olarak kullanılmıştır. Bununla birlikte Kant’ın verdiği çıkarımda orta terimin çift anlamlı olarak kullanıldığı gözlenmez. Dahası Descartes’ın benim ruhsal bir töz olduğum sonucu, sezgisel içerik gerektiren böyle bir akıl yürütmeye dayanmaz. Çünkü Descartes, şüphe edilmeyecek kendi varlığını, şüphe ettiği sezgi nesnelerinin tözselliğinden çıkarsamaz, aksine onlardan ayırt etmek için ruhsal bir töz olarak ifade eder.Öğe Yolun Sonu: Kant'ın Spinoza Metafiziğine Bakışına Dair Bir Tartışma(Uludağ Üniversitesi, 2023) Cengiz, ÖvünçBu çalışmada Kant ve Spinoza felsefeleri arasındaki ilişki ele alınmıştır. Belirli bir konsensusa göre Kant Spinoza felsefesi ile çok fazla ilgilenmemektedir. Ancak çalışma Kant’ın Spinoza’yı felsefe tarihinde özel bir yere konumlandırdığını savunacaktır. Kant’a göre akıl koşullu mevcudiyetin imkanını açıklarken belirli bir düşünsel silsileyi takip etmek zorundadır. Buna göre akıl önce koşulsuza ulaşmalı oradan da koşullu mevcudiyetin imkanını kurmalıdır. Ancak bu zorunluluk koşullu ve koşulsuz arasında belirli bir ilişkiyi varsaymaktadır. Makale, Kant açısından Spinoza’nın metafiziğinin felsefe tarihinde aklın geçmek zorunda olduğu bu uğrakları en tutarlı biçimde serimleyen felsefe olduğunu savunacaktır. Şüphesiz Kant için aşkınsal realizm aklın düştüğü bir illüzyondur. Ancak bu illüzyon olumsal değil zorunlu bir illüzyondur. Bir diğer değişle, aklı bu hataya sürükleyen şey bizzat aklın kendi yapısıdır. Bu nedenle bu hatadan kaçınmanın tek yolu aklın bilme iddialarına meşruiyetini sorgulayan aşkınsal idealizm felsefesidir. Ancak, yine de, eğer akıl koşulsuzu bir bilgi nesnesi olarak ele alacaksa sonuç Spinoza metafiziği olacaktır. Bir diğer deyişle, Kant açısından Spinoza felsefesi aşkınsal realizmin zorunlu sonucudur.Öğe Kant’ta Ruhun Basitliği Safsatası(Ankara Üniversitesi, 2023) Özgökman, FatihRuhun basitliği argümanı, Platon ve Kartezyen felsefe tarafından savunulduğu üzere, düşünen şeyin bedenin bölünmesiyle eksilmediğinden dolayı basit olduğunu ve bu nedenle bedenden farklı bir töz yani ruh olduğunu çıkarsar. Ancak Kant ruhun basitliğini, hareketin basit olduğu tanımına göre ruhun da böyle bir hareket olduğu için basit olduğu şeklinde bir çıkarımdan türetir. Buna göre Kant basitlik çıkarımını mantıksal bakımdan yanlış yani safsata olmakla suçlar. Bununla birlikte Kant’ın safsata olmakla suçladığı çıkarım Kartezyen felsefenin savunduğu ruhun basitliği argümanı değildir. Ayrıca Kant bu çıkarıma karşı üç argüman ileri sürer. Birincisi, ruhun basitliği iddiasının sezgisel içeriğe sahip olmadıkça bilgi değeri taşımayacağıdır. İkincisi, ben bilincinin basitliğinin ruhun basitliğini kanıtlamayacağıdır. Üçüncüsü ise ruhun, bedenin nedeni numenden ayırt edilemeyeceğinden dolayı bedenin ortadan kalkmasıyla düşünmenin de ortadan kalkabilecek olmasıdır. Ancak birçok insanın aynı anda bireysel olarak düşündüğü kavramlardan anlamlı bir önermenin meydana gelmemesi gerçeği, ruhun basitliğine dair dolaylı bir sezgi sayılabilir. Yine bilincin basitliğinin ruhun basitliğinden kaynaklandığını söylemek yanlış olmaz. Değilse bilincin basitliği nedensiz yani kendi kendine ortaya çıkmış sayılır. Dahası bedenin ve düşüncenin tek bir tözün ilinekleri olması beden ilineğinin ortadan kalktığında düşünce ilineğinin de ortadan kalkmasını gerektirmez.











