Maliye Bölümü Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Yükümlülerin Yerel Vergilere Uyumunu Etkileyen Faktörlerin Analizi: Çanakkale Örneği(Mali Araştırmalar Derneği, 2022) Taş, Semra; İpek, SelçukBu çalışmanın amacı yükümlülerin yerel vergilere uyumunu etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Bu çerçevede belirlenen faktörler “kamu hizmetlerinin yükümlü tercihleriyle uyumu”, “vergi gelirlerinin etkin kullanımı”, “vergi idaresi- yükümlü ilişkisi” ve “yükümlülerin diğer yükümlüler hakkındaki düşünceleri” dir. Çalışmada Çanakkale İl Merkezinde ikamet eden 402 kişiye yüz yüze anket uygulanmış, veriler SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Örneklemdeki faktör yapısını belirlemek amacıyla açıklayıcı faktör analizi (AFA) kullanılmış, faktörler arasındaki ilişkilerin tespit edilmesinde Korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Analizden elde edilen bulgulardan hareketle, belirlenen faktörlerin tamamının yerel vergi uyumu üzerindeki etkisinin olumlu yönde arttırıcı olduğu ve yerel vergi uyumunu en fazla etkileyen faktörün “yükümlülerin diğer yükümlüler hakkında düşünceleri” olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Faktörlerin kendi aralarındaki ilişkiye bakıldığında ise faktörlerin her birinin kendi arasında istatistiksel olarak olumlu yönde anlamlı bir ilişki içinde olduğu ve en yüksek ilişkinin “kamu hizmetlerinin yükümlü tercihiyle uyumu” ile “vergilerinin etkin kullanımı” arasında gerçekleştiği görülmüştürÖğe SAYIŞTAY RAPORLARI BAĞLAMINDA DEVLET ÜNİVERSİTELERİNDE STRATEJİK PLANLAMAYA İLİŞKİN SORUNLARIN ANALİZİ(2024) Engin, RıdvanYükseköğretim kurumlarında stratejik planlama, tüm dünyada yaşanan toplumsal, siyasi, ekonomik ve kültürel gelişmelerin beraberinde getirdiği yeni şartlara uyum sağlanması ve buna bağlı olarak yükseköğretim hizmetlerinden yararlanan paydaşların ihtiyaç ve beklentilerinin karşılanmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Bu nedenle stratejik planlamanın üstlendiği tüm bu işlevleri yerine getirebilmesi için uygulamada karşılaşılan sorunların belirlenmesi ve bunlara yönelik iyileştirmelerin yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada Türkiye’de devlet üniversitelerinin stratejik planlama sürecinde karşılaştıkları sorunlar araştırılmıştır. Bu bağlamda 2013-2019 yılları arasında Sayıştay tarafından yayımlanan denetim raporları incelenmiştir. Çalışmada içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Analiz sonucu çoğu üniversitenin stratejik planlarını hazırlayarak kamuoyuna paylaştıkları dolayısıyla mevcudiyet kriterini sağladıkları belirlenmiştir. Buna karşın stratejik planların şekil ve içerik yönünden mevzuata uygun olarak hazırlanması konusunda önemli eksiklikler mevcuttur. Maliyetlendirme ve kaynak tablosunun hazırlanmaması, paydaş görüşlerine yer verilmemesi ve çok sayıda amaç, hedef ve performans göstergesinin belirlenmesi tespit edilen başlıca sorunlar arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca kamu idarelerine stratejik planlama sürecinde yol göstermek amacıyla hazırlanan kılavuz ve rehberlerin daha fazla dikkate alınması gerekmektedir. Bununla birlikte stratejik planlama ekibinde yer alan üyelere hizmet içi eğitim verilmeli ve üniversite bünyesinde stratejik planlama alanında uzman akademik personelin bilgi ve birikiminde mutlaka yararlanılmalıdır.Öğe Readability analysis of laws related to public financial responsibility and state budget: A comparison of selected countries(Emerald Group Holdings Ltd., 2021) Güngör Göksu, Gonca; Dumlupınar, SerdarIn this study, various acts including regulations of public financial management, fiscal responsibility, and state budget in the selected six countries were subjected to different readability tests, and an international comparison was made. The fiscal responsibility act of six countries-Turkey, the UK, India, Australia, Canada, and Pakistan-were included in the study and analyzed. Each country was analyzed under its official language. Since English is an official language of all of the countries except for Turkey, the authors have evaluated the fiscal responsibility acts of these countries using the following readability tests: Flesch Reading Ease, Flesch-Kincaid, Gunning-Fog, and Dale-Chall. Additionally, Public Financial Management and Control Law No. 5018 approved in Turkey was analyzed by the Ateşman Readability Test which was uniquely designed for Turkish grammar rules. The acts discussed in the study were analyzed not only as a whole but also in parts and subsections. According to the results of the study, the levels of readability of the existing laws in most of the selected countries are very difficult to understand for a university graduate. However, when the readability level of the British Budget Responsibility and National Audit Act tested as parts and subsections and a whole, it was rated at a level a university student could understand. This study analyses the readability and intelligibility of acts related to fiscal responsibility and the state budget in six selected countries, adopting Anglo-Saxon public administration model and making an inter-country evaluation. Since it is important that citizens have enough information about legislation for a citizenoriented understanding, a legislation system that is understood by the larger part of the society is essential.Öğe Bütçe okuryazarlığı: Türkiye'de Belediye Meclis Üyelerinin Bütçe Bilgi Düzeylerinin Analizi(Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2023) Eroğlu, Erdal; Kaynar, İlknurBelediyelerde etkin bir bütçe yönetimi için planlama ve bütçeleme süreçlerine belediye meclis üyelerinin aktif bir şekilde dahil olması ve bütçe yapıcılarının tüm unsurlarıyla bütçe okuryazarlığına sahip olmaları gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı belediyelerde bütçeleme sürecinde aktif rol üstlenen ve karar alıcı konumda olan belediye meclis üyelerinin bütçe okuryazarlık düzeyini tespit etmek ve bu düzeyin artırılmasına yönelik somut öneriler getirmektir. Çalışma kapsamında Çanakkale Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Balıkesir Büyükşehir Belediyelerinde görev yapmakta olan 138 belediye meclis üyesine yüz yüze anket çalışması yapılmış, ayrıca Çanakkale Belediyesi’nde 7, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nde 6 ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde ise 7 olmak üzere toplamda 20 belediye meclis üyesi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada elde edilen en önemli bulgu belediye meclis üyelerinin bütçe bilgi düzeyi ile meclis bütçe görüşmelerine katılım düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğudur. Meclis üyelerinin bütçe okuryazarlık düzeylerinin yüksek olması, bütçe görüşmelerinde daha aktif katılım sergilemelerine yol açmaktadır. Dolayısıyla belediye meclis üyelerinin bütçe okuryazarlıklarının artmasıyla daha etkin ve katılımcı bir bütçeleme sürecinin gerçekleştirilebileceği ileri sürülebilir.Öğe An Analysis of the Relationship between Municipalities and NGOs in Terms of Active Participation in Local Budgeting in Turkiye(Sosyoekonomi Society, 2023) Eroğlu, Erdal; Aydemir-Dev, Mine; Tunç, Gülçin; Gerçek, AdnanThis study focuses on the relationship between NGOs’ active participation in municipal budgeting and their perception of budget efficiency. Our research estimates the relationships among transparency, trust in the municipality, NGOs' active participation, responsibility, and budget efficiency perception via the structural equation model. The findings indicate that active participation plays a key role in the model and directly affects the perception of budget efficiency. Besides, increased active participation, NGOs' responsibility, and trust positively affect budget efficiency perception. Transparency mediated through active participation and trust affects the perception of budget efficiency. Trust, transparency, and responsibility positively affect active participation.Öğe Measuring NGOs’ Active Participation in Municipal Decision Making in Turkiye(İstanbul Üniversitesi, 2023) Eroğlu, Erdal; Tunç, Gülçin; Dev, Mine AydemirThis study develops a new scale for measuring the active participation relation between municipalities and NGOs. While citizen participation at the local level is a widely explored topic, a scale that aims to get NGO members’ perceptions about their level of participation and focuses on the budgeting process is not available. We carried out an extensive review of the participation and budgeting literature and considered the inputs obtained from this review in developing our two-dimensional and 6-item participation scale. ‘Participation mechanism’ and ‘participation process’ were determined as two dimensions. This was a decision made based on the existence of an emphasis on the interplay between the participation mechanisms used and the participation process actualized in the relevant literature. As existing scales for examining local participation are designed to get data from public officials, we hope that obtaining data from NGOs will enrich our understanding of the complex participatory relationship between citizens and the local administration.Öğe Ek Bütçe Uygulaması Bağlamında 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin Değerlendirilmesi(Maliye Hesap Uzmanları Derneği, 2024) Engin, Rıdvan5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu (KMYKK)’na göre kamu idarelerine tahsis edilen bütçe ödeneklerinin yetersiz kalması ya da önceden öngörülemeyen hizmetlerin ortaya çık- ması sonucu nedeniyle başvurulan uygulamalardan biri de ek bütçedir. Bu bağlamda Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli deprem gerekçe gösterilerek ek bütçe kanunu yürürlüğe kon- muştur. Bu çalışmada söz konusu ek bütçe uygulaması ele alınarak harcama ve gelir boyutuyla değerlendirilmiştir.Öğe Türkiye’de Sosyal Harcamaların Makroekonomik Etkileri: 1990 Sonrası Kriz Dönemleri Özelinde Bir Analiz(Bursa Uludağ Üniversitesi, 2023) Öksüz, Mehtap; Aydın, MuratEkonomik kriz yılları; makroekonomik göstergelerin bozulduğu, ekonomik ve sosyal sorunların yaşandığı, mali açıdan tehlikeli ve sosyal açıdan yıkıcı bir dönemi ifade etmektedir. Bu dönemde her zaman olmasa da çoğunlukla hükûmetler sadece makroekonomik göstergelere odaklanmakta, krizin ortaya çıkardığı sosyal sorunları ötelemektedir. Oysa kriz dönemlerinden en çok etkilenen, onun en ağır yükünü çeken bizzat toplumunun en zayıf kesimi olmaktadır. Çünkü kriz döneminde bu kesimin işsiz kalması, enflasyona ayak uydurması ve gelir dağılımının daha da bozulduğu bir ortamda yaşaması gerekmektedir. Tüm bu bozulma ve sosyal olumsuzlukların giderilmesinde hükûmetlerin kullanabileceği mali araç ise sosyal harcamalardır. Yoksullaşan, gelir kaybına uğrayan veya sosyal yardıma muhtaç hale gelen bu insanlara, insanca yaşaması için sosyal harcamalar yapılması gerekmektedir. Sosyal harcamaların ise tekrar makroekonomik göstergelere etki ederek ekonomiyi etkilemesi söz konusudur. Bu nedenle bu çalışmada, ekonomik kriz dönemlerinde sosyal harcamaların Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla, enflasyon ve işsizlik üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Araştırmada “Kesirli Frekanslı Fourier Otoregresif Gecikmesi Dağıtılmış Eşbütünleşme Testi” kullanılmış, veri seti olarak 1983-2021 yıllarına ait sosyal harcama, ekonomik büyüme, işsizlik ve enflasyon verileri ele alınmıştır. Çalışmanın sonucunda kriz dönemlerinde sosyal harcamaların ekonomik büyüme ve işsizliği istatistiki olarak anlamlı ve pozitif etkilediği, enflasyonu ise istatistiki olarak anlamlı ve negatif etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Dirençli Kent Tasarımında Katılımcılık: Türkiye'de Belediyeler ve STK'lar Arasındaki Paydaşlık İlişkisinin İncelenmesi(Bursa Uludağ Üniversitesi, 2023) Eroğlu, Erdal; Taş, Semra; Aydemir, MineBir kentte fiziksel, çevresel, sosyal ve ekonomik anlamda ortaya çıkabilecek tüm sorunlarla mücadelede kentin paydaşları ile ortaklaşa hareket edilmesi, kenti daha dirençli hale getirebileceği gibi tüm paydaşları kendilerini daha güvende hissedebilecekleri bir kente dönüştürecektir. Bu durum her şeyden önce belediyelerde katılımcı bir modelin benimsenmesi ve paydaş katılımına önem veren bir yönetim anlayışıyla mümkündür. Bu çalışmada dirençli kent tasarımında belediyelerin önemli bir paydaşı olan STK’larla olan katılımcılık ilişkisinin mevcut durumuna odaklanılmaktadır. Çalışmanın amacı Türkiye’de belediyeler ile STK’lar arasındaki katılımcılık ilişkisini değerlendirmektir. Çalışmada nicel yöntem benimsenmiştir. Bu kapsamda toplam 800 veri STK örneklemi ve 552 veri Belediye örneklemi için anket toplanmıştır. Çalışmada elde edilen en önemli bulgu karar alma süreçlerine katılımcılık konusunda Türkiye’de belediyeler ile STK’lar arasındaki paydaşlık ilişkisinin zayıf olduğu ve dirençli kent tasarımında katılımcılık ilişkisine önem verilmesi gerektiği yönündedir.Öğe GSR II REGÜLASYONU IŞIĞINDA OTONOM ARAÇLAR VE SİGORTACILIK SEKTÖRÜNDEKİ ASİMETRİK BİLGİ PROBLEMİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2024) Kenanoğlu, Mehmet Eminİnsanoğlunun uzun yıllardır kavuşmayı hayal ettiği bir olgu olarak otonom araçlar gerek teknolojik gelişmeler gerekse de toplumsal dönüşüm ile yakın gelecekte günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelecektir. İnsan müdahalesi olmadan sürüş fonksiyonlarını sürdürmeyi sağlayan otonom araçlar, can ve mal kaybı gibi sürücüye ve yayalara sağladığı faydaların yanı sıra ortaya çıkaracağı sürüş optimizasyonu ile de yakıt israfının önlenmesi, trafikteki zaman kaybının önüne geçilmesi ve dolayısıyla da stres seviyesi ve bunun yansımalarının önlenmesine katkı sunacaktır. Verimli sürüş sayesinde azalacak fosil yakıt kullanımı ise küresel ısınmaya ve dolaylı olarak insan sağlığına olan olumlu etkiler meydana getirecektir. Bu durum kaçınılmaz olarak hava, görüntü ve gürültü noktasındaki çevresel kirliliklerin azaltılmasına katkı sunacaktır. Ayrıca dezavantajlı kesimlerin seyahat özgürlüğüne kavuşması gibi faydaları da beraberinde getirecektir. Tüm bu etkilerin yanı sıra otonom araçlar sigortacılık sektörüne ve bu alandaki bir piyasa başarısızlığı olan asimetrik bilgi sorununa da temas etmektedir. Yapay zekâ teknolojilerinin önemli katkısıyla büyük veri kümeleri oluşacağından sigortacılık alanında meydana gelmesi muhtemel asimetrik bilgi probleminin önlenmesi söz konusu olacaktır. Ayrıca yeni sigortacılık faaliyetlerinin doğması ve paylaşım ekonomisi imkanlarının ve mülkiyet yapılarının gelişmesiyle araç sahipliği kavramının dönüşerek yeniliklerin önünün açılması beklenmektedir. Bu denli yüksek etkinin varlığı ise kamusal düzenlemeleri kaçınılmaz kılmaktadır. Zira kamunun piyasa başarısızlıklarını önlemek adına giriştiği bu tür düzenlemelere son yıllarda otonom sürüşün önünü tam manasıyla açması beklenen Avrupa Birliği’nin GSR II regülasyonuyla karşılaşılmaktadır. Bu düzenlemeler ile yaygınlaşacak otonom sürüş sigortacılık alanında meydana gelen asimetrik bilgi sorununu çözme ve veri kapasitesiyle de ahlaki tehlike ve ters seçim sorunlarının çözüme kavuşturulması potansiyeline sahiptir. Bu yönüyle çalışma literatür taraması ekseninde sigortacılık sektöründeki asimetrik bilgi konusuna odaklanmakta ve otonom araç teknolojisindeki gelişmelerin ve GSR II regülasyonunun getirdikleriyle piyasa başarısızlığı olarak asimetrik bilgi probleminin çözümüne sunacağı katkı tartışılmaktadır.Öğe Türkiye'de sosyal parafiskal gelirlerin işsizliğe etkileri: Cumhuriyetin yakın dönemine yönelik ampirik bir analiz(Balıkesir Üniversitesi, 2023) Işık, SerkanYaklaşık yüz yıllık süreçte, değişen devlet anlayışıyla birlikte kamu harcamaları reel olarak önemli ölçüde artmıştır. Sanayi devrimi sonrası yaşanan toplumsal dönüşüm, sosyal refah devleti anlayışının belirginleşmesi ve devletin ekonomiye müdahalesinin artması gibi pek çok faktörün etkisiyle artan kamu harcamalarının finanse edilebilmesi için yeni kamu geliri kaynaklarının bulunması gerekmiştir. En genel haliyle; toplumsal refahın en önemli parçalarından biri olan sosyal güvenlik hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, söz konusu hizmetlerin sunumunun finanse edilmesi için başvurulan kaynağa sosyal parafiskal gelirler adı verilmektedir. Sosyal parafiskal gelirler, geleneksel kamu gelirlerinden farklı olarak bütçede yer almazlar. Ancak sosyal parafiskal gelirlerin yetersizliği başta bütçe olmak üzere kamu ekonomisini doğrudan ve dolaylı olarak etkilemektedir. Sosyal parafiskallerin en çok etkilediği iktisadi büyüklüklerden biri de işsizliktir. Doğrudan emek faktörü üzerinden ekonomik ve sosyal hayatı etkileyen sosyal parafiskaller, işgücü maliyetiyle yakından ilişkilidir. İstihdam üzerinden alınan vergiler ve sosyal parafiskaller işgücü maliyetinin önemli birer belirleyicisidir ve istihdam üzerinde ciddi etkiye sahiptir. Yıllar itibariyle çalışma hayatının hukuki altyapısının oluşması, önemi ve hacmi giderek artan sosyal parafiskal gelirlerin, en önemli ekonomik sorunlardan biri olan işsizlik üzerindeki etkisinin ölçülmesi ve anlaşılması sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır. Bu nedenle çalışmada, 1980-2021 dönemi için Türkiye’de sosyal parafiskallerin işsizliğe olan etkileri “Kesirli Frekanslı Fourier Otoregresif Gecikmesi Dağıtılmış Eşbütünleşme Testi” kullanılarak gösterilmeye çalışılmıştır. Analiz neticesinde sosyal parafiskallerle işsizlik oranı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Öğe Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze vergi politikaları ve vergi yükünün gelişimi(Balıkesir Üniversitesi, 2023) Taş, Semra; Engin, RıdvanDevletin ekonomik ve sosyal yaşama müdahalesi nedeniyle sürekli değişen ve genişleyen fonksiyonları, kamu harcamalarının önemli ölçüde artmasına yol açmaktadır. Buna bağlı olarak devletin temel finansman kaynağını oluşturan vergilerin de artması söz konusudur. Bu durumda mükellefler, ekonomideki kaynakların ne ölçüde devlet tarafından vergi olarak toplandığını sorgulamaya başlamış ve dolayısıyla vergi yükü kavramı önem kazanmıştır. Vergi yükü, bir ülkede uygulanan vergi politikalarının temel göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Vergi yükünün tespiti ve bu yükün hangi kesimlere yansıtıldığının belirlenmesi, hükümetlere vergi politikalarını oluşturma ve uygulama sürecinde yol göstermektedir. Bu çalışmada Türkiye’de 1923-2022 yılları arasında vergi politikaları ve vergi yükünün gelişimi alt dönemler itibarıyla değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda vergi yükünün hangi dönemlerde dolaylı ya da dolaysız vergiler lehine değişim gösterdiği ve vergilerin kaynağına göre dağılımında dönemsel olarak değişim olup olmadığı araştırılmıştır. Sonuç olarak 2001 yılı sonrasında dolaylı harcama vergilerin nispi ağırlığının diğer dönemlere kıyasla daha yüksek olduğu ve bu dönemde vergi yükünü önemli ölçüde arttırdığı saptanmıştır. 1981-2000 dönemi, gelir üzerinden alınan vergilerin nispi ağırlığının en yüksek olduğu dönemdir. 1923-1929 ve 1930-1939 dönemleri hariç tutulursa servet üzerinden alınan vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki payı ise oldukça düşüktür.Öğe YAŞLANAN TOPLUM VE VERGİ POLİTİKASI(Pamukkale Üniversitesi, 2024) Aydın, MuratDünya nüfus yapısı içerisinde 60 yaş ve üzeri artan insanların sayısı, hiç olmadığı kadar farklı kuşağın bir arada yaşamasına sebep olmaktadır. Demografik süreçte yaşanan bu geçiş, genç yaşlı ayrımı yapmaksızın herkesin yaşamını etkilemektedir. Ayrıca makroekonomik ve sosyal kazanımları azaltarak refah devletinin aşınacağı endişesini ortaya çıkarmaktadır. Kamu maliyesi açısından ise asıl endişe kaynağını kamu gelirleri azalırken, kamu harcamalarının artması ve buna bağlı olarak finansman sorunlarının yaşanması oluşturmaktadır. Bu çalışmada, literatür taraması yöntemiyle toplumun yaşlanmasının sadece vergi politikası boyutu ele alınarak hangi endişelerin ne ölçüde dile getirilmesi ve neler yapılması gerektiğine ilişkin yanıtlar aranmıştır. Yaşlı bağımlılık oranının her geçen gün artıyor olması ve konunun vergi politikası bağlamında yeterince ele alınmaması çalışmanın önemini oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında ulaşılan sonuç, endişenin yersiz olmadığı ancak her ülke boyutunun farklı olduğu ve ülkelerin kendi gerçeklerine göre çözümler bulması gerektiği yönündedir. Zira farklı ülke deneyimleri bu konuda herkese standartlaştırılmış ortak bir çözüm sunmayı olanaklı kılmamaktadır.Öğe Seçilmiş OECD Ülkelerinde Bütçe Şeffaflığını Etkileyen Mali Faktörlerin Analizi(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2023) Engin, Rıdvan; Öksüz, MehtapSon zamanlarda yönetim anlayışındaki değişikliklere ve bilgiye erişimin kolaylaşmasına bağlı olarak bütçe şeffaflığının önemi giderek artmıştır. Buna paralel olarak bütçe şeffaflığı üzerinde etkili olan faktörler birçok çalışmanın konusunu oluşturmuştur. Bu çalışmanın amacı, bütçe şeffaflığını etkileyen mali faktörleri belirlemektir. Bu çerçevede kamu kesimi büyüklüğü, kamu kesimi borç stoku, kamu kesimi bütçe dengesi ile birincil bütçe dengesinden oluşan bağımsız değişkenlerin bütçe şeffaflığı üzerinde etkili olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışma, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı’na üye 21 ülkeyi ve 2009-2020 dönemine ait verileri kapsamaktadır. Yöntem olarak panel veri analizi kullanılmıştır. Analiz sonucuna göre kamu kesimi büyüklüğü ve bütçe dengesi bütçe şeffaflığını pozitif etkilemektedir. Kamu kesimi borç stoku ve birincil bütçe dengesinin bütçe şeffaflığına istatistiki açıdan anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır.Öğe Belediye Kamu Alımlarının Rekabet İlkesi Açısından Değerlendirilmesi: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Örneği(2024) Eroğlu, Erdal; Deniz, KendalRekabetçi bir kamu ihale sisteminde en uygun fiyatla en kaliteli mal, hizmet ve yapım işleri temin edilmiş olmaktadır. Rekabetçi bir kamu ihale sistemi aynı zamanda kamu tasarrufu anlamına gelmektedir. Bu çalışmanın amacı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kamu alımlarının ihale ilkeleri arasında yer alan rekabet ilkesi açısından analiz etmektir. Çalışmada izlenen yöntem nicel veri analizidir. Bu kapsamda çalışmada İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2012-2020 yılları arasında gerçekleştirilen 4364 ihale incelenmiştir. Çalışmada istekli sayısı ile tenzilat oranı arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur. Çalışmada ulaşılan en önemli sonuç kamu alımlarında rekabetin artmasıyla kamu tasarrufunun sağlanabileceğidir.Öğe Yolsuzluğun Belirleyicileri Üzerine Ekonometrik Bir Analiz(2024) Yıldız, Hikmet DersimÜlkelerin gelişmişlik seviyelerinden bağımsız olarak yolsuzluk dünya genelinde sorunlu bir davranış olarak ifade edilmektedir. Yolsuzluk, toplumların geçmişten gelen demokrasi gelenekleri, iç ve dış karışıklıklardan kaçınmaları ve eğitim seviyeleri gibi birçok farklı faktör ile açıklanabilmektedir. Çalışmada, yolsuzluğun seçilen belirleyiciler aracılığıyla, yatay-kesit veri analizi ile tahmin edilmesi ve incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla Uluslararası Şeffaflık Örgütü, Yolsuzluk Algılama Endeksi (Corruption Perception Index) verileri esas alınmış ve 151 ülkenin 2021 yılı verileri kullanılarak dört farklı model oluşturulmuştur. İlk olarak tüm ülkeler analize dâhil edilmiş ve bazı bulgular elde edilmiştir. Diğer üç model ise İnsani Gelişme Endeksi’nin gelişmişlik sınıflandırmalarına göre oluşturulmuştur. Tüm ülkelerin dâhil edildiği ilk modele göre, demokrasi, eğitim seviyesi ve ülkelerin içinde bulunduğu barış ortamı istatistiksel olarak anlamlı çıkmıştır. Benzer şekilde gelişmişlik seviyelerine göre sınıflandırılan ülkeler için ayrı modeller oluşturulmuş ve bu bağlamda yolsuzluğun belirleyicilerinin ülkelerin gelişmişlik düzeylerine bağlı olarak değişebildiği ortaya çıkmıştır. Son olarak bu çalışmada tahmin edilen eğitim ve barış faktörleri literatüre katkı sağlaması açısından önem arz etmektedir.Öğe Türkiye’de Kamu Eğitim Harcamalarının Suç Oranları Üzerindeki Etkisi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2022) Işık, Serkan; Sezgin, Beliz Su; Öksüz, MehtapEğitim seviyesi, ülkelerin refah seviyesinde önemli bir belirleyicidir. Eğitimin ülkelerin refahını yükseltmesinde, işgücü piyasasının etkinliğini arttırarak ekonomik kalkınmaya yaptığı faydalardan toplum düzenini sağlayan sosyal faydalara kadar birçok neden bulunmaktadır. Devletin başlıca görevleri arasında yer alan eğitim hizmeti, toplumların gelişmesine ve ilerlemesine önemli katkı sağlamaktadır. Günümüzde eğitim seviyesi yüksek gelişmiş ülkelerde, güven ortamının büyük ölçüde sağlandığı görülmektedir. Bu husus, toplumun refahının öncelikli belirleyicilerinden biri olan eğitime yapılan kamu harcamaları ve suç oranları arasındaki ilişki değerlendirmeye elverişli bir konu haline getirmektedir. Çalışma, Türkiye’de yapılan kamu eğitim harcamalarının suç oranları üzerindeki etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda çalışmada 1983-2020 dönemine ait kamu eğitim harcamalarının milli gelire oranı ile suç oranını göstermek üzere hükümlü sayılarının nüfusa oranı arasındaki ilişki, kesirli frekanslı Fourier Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif (ARDL) sınır testiyle analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, Türkiye’de kamu eğitim harcamalarının suç oranları üzerinde etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Literatürde eğitim ve suç ilişkisini ele alan çalışma sayısı oldukça fazla olmasına karşın, eğitim harcamalarının suç oranlarına etkilerini değerlendiren ampirik çalışmaların sayısı oldukça azdır. Bu nedenle çalışmanın literatüre katkı sağlaması beklenmektedir.Öğe Belediyelerin Mali Saydamlığını Belirleyen Faktörlere İlişkin Bir Literatür Taraması(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2021) Engin, Rıdvan; İpek, Selçuk; Demirbaş, TolgaBirçok demokratik ülkede bilgi edinme özgürlüğünün anayasa ve kanunlar tarafından güvence altına alınması ve bunun yanı sıra yerinden yönetim, yerel demokrasi ve katılımcılık ilkelerinin önem kazanması, yerel düzeyde mali saydamlığın gerekliliğini ortaya koymuştur. Ayrıca bilgi ve iletişim teknolojisi alanındaki gelişmeler bilgisayar ve internet kullanımını önemli ölçüde artırmış ve vatandaşların belediyelerin faaliyetlerine ilişkin mali bilgi ve belgelere erişimi daha kolay hale gelmiştir. Böylece belediyelerin mekan ve zaman sınırlaması olmaksızın nispeten düşük maliyetle mali bilgi ve belgeleri kamuoyu ile paylaşabilmesi mümkün olmuştur. Sonuçta teknolojinin etkisiyle birlikte geleneksel saydamlık biçimleri büyük ölçüde değişime uğramış ve belediyelerin mali saydamlığının sağlanmasında internet ve bilgisayar gibi araçlar önem kazanmıştır. Günümüzde belediyelerin mali saydamlığı genellikle kurumsal web sitelerinde yer alan mali bilgi ve belgelerle sağlanmaya çalışılmaktadır. Ampirik çalışmalarda genel olarak belediyelerin web sitesi aracılığıyla yayımladıkları mali bilgi ve belgeler analiz edilmektedir. Bu çalışmalarda mali bilgi ve belgelerin kamuoyuna açıklanma durumu bir diğer ifadeyle mali saydamlık düzeyi belirlenmekte ve belediyelerin mali saydamlığını etkileyen faktörler araştırılmaktadır. Bu çalışmada belediyelerin mali saydamlığını belirleyen faktörlere ilişkin literatür taraması yapılmıştır. Literatür taraması sonucunda sosyo-demografik faktörler (nüfus büyüklüğü, yaş, cinsiyet, eğitim, gelir düzeyi, internet kullanımı, kentsel aidiyet, konut sahibi olma ve ikamet süresi), ekonomik-mali faktörler (bütçe açığı, borçlanma, kaynak miktarı, öz gelirlerin büyüklüğü, yolsuzluk algısı, işsizlik seviyesi ve kişi başına düşen gelir) ve siyasal faktörlerin (siyasi rekabet, siyasal süreçlere katılma, belediye başkanının profili ve art arda seçilme durumu) belediyelerin mali saydamlık düzeyini etkilediği tespit edilmiştir.Öğe Uşak İl Özel İdaresi Katılımcı Bütçe Uygulamasının Mali Yerelleşme Açısından İncelenmesi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2020-06-29) Yılmaz, Neslihan; Öksüz, MehtapKatılımcı yönetim anlayışının bütçeye yansıması olarak kabul edilen katılımcı bütçe yaklaşımı, Porto Alegre’den dünyaya hızla yayılmış ve Türkiye’de de geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Avrupa Birliği (AB), MEDA Projesi kapsamında seçilen pilot birimlerden biri olan Uşak İl Özel İdaresi 2007-2008 yıllarında katılımcı bütçe uygulamasına imza atarak bu yeni bütçeleme anlayışına örnek teşkil etmiştir. Çalışmada katılımcılık ile yerelleşme arasındaki ilişkiye paralel olarak katılımcı bütçe ve mali yerelleşme arasındaki etkileşim, Uşak İl Özel İdaresi uygulama dönemi kapsamında değerlendirilmiştir. Dönemsel verileri incelendiğinde katılımcı bütçe ile mali yerelleşme arasındaki etkileşimin uygulama sonrası dönemsel göstergelere kıyasla daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Küresel Rekabet Açısından Yatırım Carilerinin Türkiye'nin Küresel Rekabet Gücü Üzerindeki Etkileri(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2020-01-31) Işık, SerkanBelirlenen ekonomik ve sosyal hedeflerin gerçekleştirilebilmesi için kullanılan en önemli iktisadi araçlardan biri kamu harcamalarıdır. Gelişmiş ülke ekonomilerinde, devletin ekonomideki payının yüksek olmasının nedenlerinden biri de budur. Özellikle yatırım carileri adı verilen eğitim ve sağlık harcamaları bu anlamda çok önemli bir paya sahiptir. Ekonomik anlamda en önemli kavramlardan olan ve önemi gittikçe artan “küresel rekabet gücü”, Dünya Ekonomik Forumu tarafından ölçülmekte ve Küresel Rekabet Raporu adıyla her yıl yayımlanmaktadır. Bu raporlarda ülkelerin rekabet güçleri, oniki temel başlık altında yer alan yüzden fazla göstergeyle sayısal olarak bir endeksle ortaya konmaktadır. Raporlarda ülkeler, söz konusu endeks sonuçlarına göre sıralanmaktadır. Türkiye ise, son yıllarda sıralamada gerilemektedir. Çalışmada, yatırım carilerinin Türkiye’nin küresel rekabet gücü üzerindeki etkisi, sayısal olarak parametrik olmayan regresyon analizi yoluyla gösterilmiştir.











