Fen Bilimleri Enstitüsü Diğer Yayınlar Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Effects of Drip Irrigations with Different Irrigation Intervals and Levels on Nutritional Traits of Paddy Cultivars(MDPI, 2025) Çiftci, Beyza; Kardeş, Yusuf Murat; Varol, İhsan Serkan; Taş, İsmail; Akçura, Sevim; Coşkun, Yalçın; Karaman, Kevser; Akçura, MevlütRice serves as the primary food source for the majority of the world's population. In terms of irrigation water, the highest volume of irrigation water is utilized in paddy irrigation. Excessive water use causes both waste of limited water resources and various environmental problems. The drip irrigation method with high water use efficiency will reduce both the need for irrigation water and the environmental footprint of paddy production. This study was conducted to investigate the effects of two different irrigation intervals (2 and 4 days) and four irrigation levels (150%, 125%, 100%, and 75% of evaporation from a Class-A pan) on the nutritional traits of three different paddy cultivars (Ronaldo, Baldo, and Osmanc & imath;k). Increasing irrigation intervals and decreasing irrigation levels reduced the nutritional properties (protein, oil, starch) of the rice grains. In addition, increasing irrigation levels also increased the phytic acid and dietary fiber contents. The highest protein (7.14%) and total starch (87.10%) contents were obtained from the 150% irrigation treatments. The highest amylose content (20.74%) was obtained from the 75% irrigation treatment. In general, it was found that irrigation levels should be applied at 125% and 150% to increase the mineral content of rice grains. Although water deficits decreased the nutritional properties of the paddy cultivars, drip irrigation at an appropriate level did not have any negative effects on nutritional traits.Öğe Quark and strange quark matter solutions for higher dimensional FRW universe in Lyra geometry(Springer Heidelberg, 2015) Aygün, Sezgin; Çağlar, Halife; Taşer, Doğukan; Aktaş, CanIn this study, we have investigated the higher dimensional flat Friedmann-Robertson-Walker (FRW) universe for a cloud of string with perfect fluid attached quark and strange quark matter (SQM) in Lyra geometry. Generalized (n + 2) dimensional flat FRW universe solutions have been achieved with the aid of equation of states (EOS) and deceleration parameter (q). From the field equations, we have obtained that the cloud of string with perfect fluid does not survive. Since the string tension density vanishes (lambda = 0) for this model, as a result, the cloud of string with perfect-fluid-attached quark and strange quark matter energy-momentum tensor is automatically transformed into a perfect-fluid-attached quark and strange quark matter energy-momentum tensor. Also, our solutions agree with Halford's study. beta(2) behaves like a cosmological constant. When t -> infinity the pressure of quark matter and the density go to zero, then, the quark matter transforms into another matter with time. Also our quark matter solutions are in agreement with the present idea.Öğe Anisotropic universe models with magnetized strange quark matter in f(R) gravity theory(World Scientific Publ Co Pte Ltd, 2020) Özdemir, Onur; Aktaş, CanIn this study, we have investigated generalized anisotropic universe models for magnetized strange quark matter (MSQM) distribution in the framework of f(R) gravitation theory. For this aim, we have used linearly varying deceleration parameter suggested by Akarsu and Dereli (2012) and equation of state for strange quark matter. For LRS Bianchi I universe model, the magnetic field was obtained as zero. But it was found to be different from zero for other universe models. Also, the geometric and physical aspects of the model are discussed in the conclusion.Öğe Investigation of the magnetized string distribution in the Marder universe with the cosmological term in f(R, T) theory(World Scientific Publ Co Pte Ltd, 2020) Kömürcü, Cihan; Aktaş, CanIn this study, we first obtained the cosmological term naturally in the Einstein-Hilbert type effect for the f (R, T) theory, then we discussed the magnetized string matter in the Marder universe, later the matter Lagrangian is not equivalent to string dust and we calculated independently for the string dust and the electromagnetic field, and added the magnetized string together. Finally, we studied the physical and geometric structure of the universe, limiting our results to some astrophysical observation data.Öğe Tek Yıllık Çim Yetiştiriciliğinde Organik Madde ve Farklı Azot Kaynaklarının Ot Verimi ve Kalitesine Etkisi(Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, 2023) Demiray, Hasan Can; Özaslan Parlak, AltıngülÜretimde verim ve kaliteyi artırmak için gübre uygulaması vazgeçilmezdir. Yoğun tarımsal faliyetler sonucunda her geçen gün verim düşmekte ve çevre kirliliği artmaktadır. Bu çalışmanın amacı; farklı organik madde ve azot kaynaklarının tek yıllık çimin verim ve kalitesi üzerine etkilerinin belirlenmesidir. Çalışma 2018-2020 yıllarında tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlı olarak yürütülmüştür. Tek yıllık çim hiçbir uygulama yapılmadan (kontrol), çiftlik gübresi (3000 kg da-1), tavuk gübresi (300 kg da-1), leonardit (100 kg da-1), biyolojik gübre (serbest yaşayan azot bakterileri) ve kimyasal gübre (10 kg N da-1) uygulanmıştır. Bunun yanında %50 tek yıllık çim + %50 fiğ, %50 tek yıllık çim + %50 yem bezelyesi olacak şekilde ikili karışım yapılmıştır. Tek yıllık çimin en yüksek yeşil ve kuru ot verimi çiftlik gübresinde belirlenirken, en düşük verim tek yıllık çimin yem bezelyesi ve fiğle yapılan ikili karışımlarında belirlenmiştir. Uygulanan bütün gübrelerde HP (ham protein), NDF (nötr deterjanda çözünmeyen lif), DMD (sindirilebilir kuru madde) ve ham kül oranları benzer olmuş, yem bezelyesi ve fiğin tek yıllık çimle yapılan ikili karışımlarında ham protein, DMD ve ham kül oranları yüksek, NDF oranı ise düşük çıkmıştır. Otun ADF (asit deterjanda çözünmeyen lif) oranı en yüksek çiftlik gübresinde çıkmıştır. Elde edilen sonuçların ışığında çiftlik gübresinin verimi önemli derecede artırdığı, otun kalitesinde de olumlu bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Tek yıllık çim yetiştiriciliğinde çiftlik gübresi tavsiye edilebilir.Öğe Jeoelektrik ve Jeodezik Ölçmelerle Heyelanların Zamansal İzlenmesi Üzerine Bir İnceleme(Jeomorfoloji Derneği, 2019) Yılmaz Turgal, Ayşe; Erenoğlu, Ramazan CüneytBu çalışmada, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Terzioğlu Yerleşkesi yakınındaki bir bölgede meydana gelen aktif heyelanın incelenmesi amacıyla jeodezi ve jeofizik alanlarının ortak çalışması kapsamında arazi çalışması, veri değerlendirme ve modellemegerçekleştirilmiştir. GPS (Küresel Konum Sistemi) teknolojisinin gelişmesiyle uydulardan yayılan ve eş zamanlı olarak alıcılarda top anan kod ve faz ölçümleri y rdımıyla gerçek zamanlı olarak yüksek doğrulukta konum belirlenmenin gerçekleştiği sistemler kullanılmaktadır. Yersel ölçme yöntemlerinin aksine konumlama hızlı, etkin ve ekonomik olarak gerçekleştiğinden yer bilimleri dâhil pek çok alanda yaygın olarak kullanılmaktadır.Jeodezik GPS yöntemi ile yeryüzündeki heyelanın hareketi yüksek doğru ukla tanımlanıpjeofizik yöntemlerden elektrik özdirenç yöntemiyle de yeraltında meydana gelen değişim ve kayma yüzeyinin yüzey altı geometrisiincelenerek analiz yapılmış ve heyelanın mekanizması ve etkileri belirlenmiştir. Çalışma kapsamında iki aşamalı ölçüm alınm ştır. Ölçümlerin planlanmasında mevsimsel etkiler göz önüne alınmıştır. Ölçü mlerde “Dipole-Dipole” elektrot dizilimi kullanılmış ve heyelanın kayma doğrultusunda bir hat üzerinde ölçüm alınmıştır. Bu ölçümler programlarla desteklenerek yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda kampanya tipi gerçekleştirilen ölçümlerden elde edilecek jeodezik ve jeofiziksel modellemelerle heyelan alanının güncel hareketinin yönü ve büyük üğünün yanısıra heyelanın kayma düzleminin konum ve tüm bu parametrelerin ilişkileri ortaya çıkarılmıştır. Yaz başında alınan elektrik özdirenç verileri kısmen yorumlandığında bölgede cm boyutunda kaymalar tespit edilmiş olup, zemin - yüzey ilişkisiyle doğrulanmıştır. Bu çalışmada kullanılan çok elektrotlu DoğruAkım Özdirenç (DAÖ) ölçümlerinin yeraltı litolojisinin tahmin edilmesinde ve kayma düzleminin yerinin tespit edilmesinde faydalı sonuçlar verebileceği sonucuna varılmıştır.Öğe Farklı Uygulama Seviyelerindeki Termik Santral Uçucu Külünün Buğday (Triticum aestivum L.) Bitki Gelişimi Parametreleri Üzerine Etkisi(Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, 2024) Agaç, Hilal; Erdoğan, Günnur; Yalçın, Fehime SevilÇanakkale Çan Termik Santrali’nde kömür yakılması sonucu oluşan uçucu kül, bir katı atık olarak günümüzde ciddi bir çevre sorunudur. Son yıllarda uçucu kül tarımda sürdürülebilir bir şekilde kullanılmakta ve bitki büyümesini ve verimini artıran önemli bir toprak iyileştirici olarak kabul edilmektedir. Uçucu küldeki bazı besinlerin (makro ve mikro) varlığı ve gözenekli yapısı, onu bitki büyümesi ve gelişimi için harika bir toprak düzenleyicisi yapar. Bu çalışmayla birlikte farklı uçucu kül seviyelerinin buğday (Triticum aestivum L.) bitkisi üzerindeki etkisini belirlemek ve uygun uçucu kül uygulamalarını saptamak amaçlanmıştır. Uçucu külün buğday bitkisinin Gönen ve Sagittario çeşitlerinin çıkış oranı, fide boyu, yaş, kuru ağırlık ve yaprak alanı üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışma, uçucu külün farklı uygulamalarının (Kontrol, 1500, 3000, 6000 ve 12000 ppm) toprağa karıştırılması ile tesadüf bloklar deneme desenine göre sera denemesi olarak gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, uçucu külün daha düşük uygulamaları (1500, 3000 ve 6000 ppm) buğday bitkisinde çıkış oranı ve büyüme parametreleri olan bitki boyu ve kuru ağırlığını artırmıştır. Öte yandan, uçucu külün daha yüksek uygulamalarda (12000 ppm), olumsuz bir etki göstermiş ve buğday bitkisinin fide boyu, yaş ağırlık ve yaprak alanını azaltmıştır.Öğe Tek yıllık çim yetiştiriciliğinde kimyasal gübre ve farklı organik madde uygulamalarının bazı toprak özelliklerine etkisi(Mustafa Kemal Üniversitesi, 2023) Demiray, Hasan Can; Parlak, Altıngül Özaslan; Parlak, MehmetKimyasal gübre ve farklı organik maddelerin toprağa verilmesi bitki verimini artırabilir ve bazı fiziksel ve kimyasal toprak özelliklerini iyileştirebilir.Tek yıllık çim yetiştiriciliğinde kontrol, kimyasal gübre (amonyum sülfat, %21 N) ve farklı organik madde uygulamalarının (çiftlik gübresi, tavuk gübresi, leonardit, biyolojik gübre, yem bezelyesi+tek yıllık çim karışık ekimi, yaygın fiğ+tek yıllık çim karışık ekimi) 0-5 cm ile 5-20 cm derinlikteki toprakların agregat stabilitesi, hacim ağırlığı, pH, elektriksel iletkenlik, organik madde, toplam N, alınabilir P, K, Ca ve Mg konsantrasyonlarına etkilerini belirlemek amacıyla 2 yıl süreyle tarla denemesi yürütülmüştür. Tarla denemesi tesadüf blokları deneme tertibinde 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Alınan toprak örneklerinde bazı fizikokimyasal analizler yapılmıştır. Elde edilen verilere göre kimyasal gübre ve farklı organik madde uygulamalarından sadece çiftlik gübresi 0-5 cm derinlikteki toprakta alınabilir fosforu ve potasyumu etkilemiştir.Çiftlik gübresi uygulamasıyla toprağın alınabilir P ve K kapsamı artmıştır. Diğer kimyasal gübre ve organik madde uygulamaları her iki derinlikten alınan toprakların başka özelliklerini etkilememiştir. Tek yıllık çim yetiştiriciliğinde kimyasal gübre ve organik madde uygulamalarının toprak özelliklerine etkisini belirlemek için daha uzun süreli tarla denemeleri kurulmalıdır.Öğe Composition of Bivalve Community in the Coastal Waters (0–4 m) of the Çanakkale Strait Along With Various Environmental Variables(2024) Yazıcı, Hazal; Ateş, Abdullah Suat; Acar, SeçilThe present study focused on the soft bottom of the coastal waters (0-4 m) in the Çanakkale Strait. The objective was to determine the composition of bivalve species in the area. Sediment samples were collected using a 30×30 cm quadrat system by a SCUBA diver at eight sites between July 2008 and April 2009. The study recorded a total of 2299 individuals belonging to 55 species. The most abundant species in the study area was Lucinoma borealis. A significant positive correlation was found between seawater salinity and species diversity (rs = 0.59; p<0.05). The highest similarity in species diversity between seasons occurred between autumn and summer.Öğe Deformation Analysis by Geomatic and Geotechnical Methods in Highway Tunnels(2019) Yüceses, Okan; Erenoğlu, Ramazan CüneytIn the highway transportation network, the tunnel has an important place. Tunnels are used to provide safe, comfortable andeconomical transportation in areas where topography is not available. In addition to the facilities provided by the tunnels, there arevarious risks during and after the manufacturing phase. These risks need to be anticipated and manufacturing must be shaped toaddress these risks. Therefore, deformation analysis in tunnel projects has an important place. During and after manufacture, it isnecessary to determine and follow the deformations.In this study, Ayvacık - Küçükkuyu highway in Çanakkale will be dealt as T1 Tunnel between km 10 + 700 - 12 + 400. Due to thefact that the region is located on the earthquake zone and because of this reason it has a mixed lithology, it is very important to followthe deformations. In this context, it is aimed to analyze the relationship and dimensions of deformation factors in the structure byusing geodetic and geotechnical measurement methods. The relationship between these data and the load, pressure and tension valuesobserved on horizontal and vertical movements will be examined during the manufacturing process. Moreover, due to the fact thatthe zone is located on the earthquake zone, earthquakes that occur in the region during the manufacturing process and themanufacturing effects of these earthquakes will be investigated.With this study, it is aimed to give guidance to manufacturing by predicting deformation and external effects that may occur and arisein engineering constructions. The required revisions should be made in the fortification systems in line with the predeterminedparameters. In this way, it is aimed to ensure that the manufacturing process continues in the most economical and safest manner.Öğe Fish Freshness Detection Through Artificial Intelligence Approaches: A Comprehensive Study(Turkish Science and Technology Publishing (TURSTEP), 2024) Kılıçarslan, Sabire; Hız Çiçekliyurt, Meliha Merve; Kılıçarslan, SerhatFish is regarded as an important protein source in human nutrition due to its high concentration of omega-3 fatty acids In traditional global cuisine, fish holds a prominent position, with seafood restaurants, fish markets, and eateries serving as popular venues for fish consumption. However, it is imperative to preserve fish freshness as improper storage can lead to rapid spoilage, posing risks of potential foodborne illnesses. To address this concern, artificial intelligence techniques have been utilized to evaluate fish freshness, introducing a deep learning and machine learning approach. Leveraging a dataset of 4476 fish images, this study conducted feature extraction using three transfer learning models (MobileNetV2, Xception, VGG16) and applied four machine learning algorithms (SVM, LR, ANN, RF) for classification. The synergy of Xception and MobileNetV2 with SVM and LR algorithms achieved a 100% success rate, highlighting the effectiveness of machine learning in preventing foodborne illness and preserving the taste and quality of fish products, especially in mass production facilities.Öğe Length-Weight Relationships of Elasmobranch Species From Gokceada Island in the Northern Aegean Sea(Springer Science and Business Media Deutschland GmbH, 2021) Cabbar, Koray; Yığın, Cahide ÇiğdemLenght – weight relationships (LWRs) were estimated for eight elasmobranchs (five sharks and three batoids) off the Gökçeada Island, Northern Aegean Sea. All specimens were collected by commercial bottom trawl at depths ranging from 120–400 m between February and November 2019. A total of 2991 individuals (1143 Scyliorhinus canicula, 110 Scyliorhinus stellaris, 795 Galeus melastomus, 575 Etmopterus spinax, 48 Squalus acanthias, 255 Raja clavata, 29 Raja miraletus, 36 Dipturus oxyrinchus) were sampled and studied. Results showed that most species had positive allometric growth and the values of parameter b ranged between 2.93 and 4.01. Furthermore, five shark (Mustelus asterias, Mustelus mustelus, Centrophorus granulosus, Hexanchus griseus, Oxynotus centrina) and eight batoid species (Dasyatis pastinaca, Gymnura altavela, Pteromylaeus bovinus, Leucoraja naevus, Rostroraja alba, Myliobatis aquila, Torpedo marmorata, Tetronarce nobiliana) were described, yet because they amounted to less than ten, only their respective descriptive statistics were determined.Öğe Türk Boğazlar Sistemi Balıkçılarının Seyir Emniyeti ve Denizde Emniyet Farkındalıklarının Ölçülmesi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2022) Taşlı, Burhan; Ayaz, AdnanHer iş kolunda olduğu gibi balıkçılıkta da emniyet faktörü göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir. Balıkçı teknelerinde ne kadar ekipman ve malzeme eksikliği bulunmasa da emniyet konusu çalışanlar tarafından özümsenmemiş ise tehlike devam ediyor diyebiliriz. Ayrıca denizde emniyetin sadece tekne üzerindeki ekipmanlarla sağlanacağı düşüncesi çok eksik kalmaktadır. Özellikle balıkçıların av bölgelerindeki seyir kısıtlamaları ve zorlukları bilmemesi ciddi tehlike arz etmektedir. Çalışma alanımız olan Türk Boğazları da dünyanın en tehlikeli ve yoğun trafiğe sahip su yoludur. Bu sebeple, balıkçıların meteorolojik, navigasyon ve coğrafi tüm kısıtlamalara hakim olmaları gerekmektedir. Av sahasına ulaşmak veya boğazları av sahası olarak kullanan balıkçılarla, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşme sonucunda denizde emniyet ve seyir emniyeti farkındalıklarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Yeniköy Limanı’nda 1 balıkçıyla, Kumkale Limanı’nda 1 balıkçıyla, Gelibolu taş iskelede 2 balıkçıyla, Şarköy Limanı’nda 2 balıkçıyla, Hoşköy Limanı’nda 4 balıkçıyla, Çakılköy Limanı’nda 5 balıkçıyla, Karşıyaka Limanı’nda 5 balıkçıyla ve Kurşunlu Limanı’nda ise 3 balıkçıyla, toplamda 23 balıkçıyla görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler, katılımcıların izni doğrultusunda ses kaydına alınarak içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, balıkçıların, çoğunlukla emniyet faktörünü göz ardı ettiği ve özellikle emniyet ekipmanlarını maddi bir yük oluşturan gider kalemi olarak gördükleri tespit edilmiştir. Seyir emniyeti farkındalıklarının denizde emniyet farkındalıklarına göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ekipman bulundurma konusunda ise eksiklerinin olmadığı fakat genellikle sörvey çekincesi ile donatıldığı görülmüştür.Öğe Küçük Ölçekli Balıkçılığın Sosyo-Ekonomik Durumu, Çanakkale (Kuzey Ege), Türkiye(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2020) Şahin, Erhan; Özekinci, UğurIn this study, the socio-economic structure of the fishermen operating in Çanakkale were examined. Related data were obtained from regional fishery cooperatives and face-to-face interviews with boat owners that are registered in the Provincial Directorate of Agriculture and Forestry. For this purpose, 803 fishing vessels smaller than 12 m and licensed in Çanakkale were divided into 3 size groups and a survey was conducted with a total of 242 (30.14%) fishermen selected by "stratified random sampling". Results indicated that 95.04% of the boats were made of wood, 97.11% of the boat owners were male, and all the fishermen were over 25 years old. The majority of fishermen (46.69%), were primary school graduates. In addition, almost 90% of fishermen had social securities. When asked why they chose fishing as an occupation 35.54% stated that it was family profession and 32.23% emphasized that they had no other option while 29.75% expressed their passion for the sea. In addition, 63.63% of the fishermen never had a profession other than fisheries, 61.57% were members of fishing cooperatives and 90% marketed their products through brokers. Although 66.70% of the fishermen stated that they were not satisfied with the level of income, the majority (89.67%) did not want to leave fisheries. The results indicated that, despite small scale fisheries is a challenging occupation with limited income, it is perceived as an crucial and important way of life in Çanakkale region. The results of the study can assist policymakers to develop management strategies regarding the sustainability of small-scale fisheries in the province of Çanakkale.Öğe Saros Körfezi Ağ Dalyan Balıkçılığı Üzerine Bir İnceleme(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2020) Çalışkan, İsmail; Ayaz, AdnanÇalışma Saros Körfezinde bulunan ağ dalyanların av verimleri, tür boy kompozisyonları ve ağ planlarının incelenmesi amacıyla Nisan 2019 – Eylül 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Dalyanlara karadan ulaşım olmadığı için, dalyanların lojistik ihtiyaçları beşyol köyü sınırları içinde yer alan Ece Limanından yapılmaktadır. Çalışmada Ece limanına gidilerek dalyan sahipleri ile görüşmeler ve dalyanlardan gelen balıkların boy ölçümleri yapılmıştır. Sezon başlamadan önce dalyanda kullanılan ağların teknik planları incelenerek Türkiye’de ilk defa planlarının çizimi yapılmıştır. Çalışmada, 2019 balıkçılık sezonunda Saros Körfezi'nde incelenen 3 adet ağ dalyanda 9 familyaya ait 12 türün yakalandığı belirlenmiştir. İncelenen Ağ dalyanların av verimleri Arifağa taşları mevkii için 53,9 kg/gün, Bozburun mevkii için 52,6 kg/gün ve Mersinlik bölgesi için 43,2 kg/gün olarak hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda, Saros Körfezi'nde dalyanların yaptığı avcılığın yasal boy altı balıkları önemli derecede yakalamadığı görülmüştür. Ek olarak, sonuçlar Saros Körfezi'ndeki dalyanlarının ağ yapılarının modernize edilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.Öğe Balıkçılık Eğitimi ve Sertifikalandırılması Üzerine Bir Çalışma(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2019) Taşlı, Burhan; Ayaz, AdnanTürkiye’ de tekneyle balıkçılık faaliyeti yapacak bir kişinin tekne kullanabilmek için yeterlilik belgesi ve balıkçılık faaliyetinde bulunabilmesi için de ruhsat tezkeresi alması gerekmektedir. Yeterlilik belgesi için en az 240 saatlik eğitim almak zorunda olduğu halde ruhsat tezkeresi almak için herhangi bir eğitim şartı bulunmamaktadır. Bu çalışmada, balıkçılık sektöründe faaliyet gösteren kişilere yönelik, balıkçıların eğitim gereksinimleri de göz önüne alınarak Balıkçılık ve Avlama sertifikası adı altında bir sertifika eğitimi planlaması yapılmıştır. Hazırlanan sertifika programı ile bilinçsiz avlanmanın önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca eğiticilerin akademisyenlerden oluşturulması sayesinde, balıkçılarla akademisyenlerin iş birliğinin artması için bir fırsat sağlanacaktır. İş birliği ve güven artışı ile, balıkçılar ve akademisyenler arasındaki bilimsel çalışmalara yönelik olarak ihtiyaç duyulan bilgi alışverişinin daha etkin ve güvenilir hale gelmesi mümkündür. Sertifika programı planlanırken alınacak sertifikanın özellikleri, eğitim müfredatı, süresi ve eğitici kriterleri belirlenmiştir. Bu amaçla ilgili fakültelerin ders konuları, ilgili bakanlıkların yasal mevzuatı ve diğer kurumların eğitim programları incelenmiştir. Ayrıca sertifikalandırma konusunda yetkili kurum, işlem basamakları, eğitimin detayları gibi konular çalışma içerisinde tartışılarak en uygun model belirlenmiştir. *Bu araştırma, Burhan Taşlı’nın Yüksek Lisans Tez çalışmasının bir bölümüdürÖğe Deniz Ürünleri ile Hazırlanan İçeceğin Duyusal Özelliklerinin Belirlenmesi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2019) Uzun, Eray; Berik, NerminSensorial properties of healthy beverages as well as all foods, is an important issue in development of new food products. In general, the consumer interests are increasing in the healthy beverages and seafood. Although there is potential of processing unknown raw materials as beverages, their research on product development is limited. In studies related to new product development; it is expected that they should be acceptable in terms of sensorial and they should be sustainable and economical. Attention should be paid to species having economical value in spite of they are not among the traditional. With this context, chemical composition and importance of the seafood as an alternative food are known. In this study; sea urchin (Paracentrotus lividus) tests, which are considered to be waste were evaluated. Sea lettuce (Ulva rigida) and a local rice species called as Osmancık (Oryza sativa) were used to increasing the quality of the healthy drinks. Sensory analyzes were performed with expert panellists (10 people) for the products obtained with different formulations. According to sensory analysis; products were rated as good with 112.5 points in the by hedonic rating (0-150).Öğe Age, Growth and Reproduction of the Thornback ray, Raja clavata (Linnaeus, 1758) in the Waters Off Gökçeada (the Northern Aegean Sea)(Springer Science and Business Media Deutschland GmbH, 2023) Yığın, Cahide Çiğdem; Cabbar, Koray; İşmen, Ali; Daban, İsmail Burak; Arslan İhsanoğlu, MukadderIn this study, the age, growth, maturity, and reproductive biology parameters of 262 Raja clavata, which were collected monthly from commercial trawlers off Gökçeada between February 2019 and February 2020, were estimated. The individuals comprise of 55.7% females and 44.3% males. The length of the females ranged between 23-84.2 cm (Disc width: 13.5-55.8 cm) and 11.2-74 cm (Disc width: 8-48.9 cm) for males. For age determination, age readings were performed on the vertebrae of 255 Raja clavata specimens (43.5% female, 56.4% male). The calculated von Bertalanffy growth parameters were estimated to be L∞= 93.04 cm, K=0.17 years-1, to=0.48 years for males, and L∞=102.46 cm, K=0.16 years-1, t0 =0.72 years for females. The minimum and maximum ages of the thornback rays ranged from 1 to 10 years. The first sexual maturity length of the population was measured to be L50 =57.7 cm in males, and L50 =66.1 cm in females.Öğe Relationship Between Environmental Factors, Meat Quality and Biochemical Composition Bearded Horse Mussel (Modiolusbarbatus, Linnaeus 1758) Ayvalik Bay, Balikesir- Turkey(Springer Science and Business Media Deutschland GmbH, 2023) Acarlı, Sefa; Karakoç, Şenay; Vural, PervinConsumption of the bivalve and gastropod species from the Mollusca phylum has been increasing recently due to the high quality of their nutrient content compared to the terrestrial species. Especially bivalve species have an important share within the world total aquaculture production amount. The bearded horse mussels, Modiolus barbatus, (Linnaeus 1758) are consumed particularly in Europe. This study has been conducted from April 2016 to March 2017 in Kumru Cove in Ayvalık Bay, Balıkesir (N 39º18’07.6” and E 26º38’01.1”). Environmental conditions such as temperature, salinity, chlorophyll-a, particulate organic matter and particulate inorganic matter were monitored during the sampling period. The meat yield, condition index, shell component index, biochemical composition values were measured and calculated monthly during the study period. The condition index and meat yield values varied by 4.87–10.22 and 17.04 -23.37%, respectively. A negative relationship between protein and carbohydrate and also between carbohydrate and total lipid, and ash and moisture were found in the study (P ≤ 0.05). Temperature fluctuation had effect on salinity, condition index, shell component index, carbohydrate and moisture while seston influenced meat yield (P ≤ 0.05). The morphometric relationship of length/width and length/weight showed a negative allometry, while the isometric relationship was found between length and height.Öğe Nasturtium officinale R.Br. ve Mentha aquatica L. taksonlarının farklı kurşun elementi konsantrasyonlarındaki tepkilerinin araştırılması(Ege University Faculty of Fisheries, 2021) Boyalan, Gizem İlgun; Erduğan, HüseyinBu çalışmada tarımsal faaliyetlerin ve kurşun kirliliğinin Umurbey Çayı’nda (Çanakkale) yaşayan Nasturtium officinale ve Mentha aquatica makrofitleri üzerindeki morfolojik ve fizyolojik etkinin belirlenmesi ile bitkiler arası rekabet araştırılmıştır. Araştırma materyali olan makrofitler Çanakkale ili, Umurbey ilçesi, Umurbey Çayı'nın her iki tarafında meyve bahçeleri ile kaplı olan Gökköy Geçemeği’nin alt kısmından Mayıs-Haziran 2016 tarihlerinde toplanmıştır. Makrofitler 3 gün süreyle besin çözeltisi içerisinde adaptasyon sürecine bırakılmıştır. İlk aşamada kurşun kirliliğinin makrofit türlerinin morfolojisi ve fizyolojisi üzerine etkisi 1, 5 ve 10 ppm Pb konsantrasyonlarında tekli kültürde incelenmiştir. Sonra karışık kültürde ara doz olan 5 ppm Pb konsantrasyonunda iki makrofit türünün rekabet kabiliyeti incelenmiştir. Ayrıca klorofil a ve b, karotenoit, serbest prolin, protein, toplam fenolik bileşik miktarı, adsorblanan kurşun miktarı ile toplam potasyum, fosfor, demir ve magnezyum miktarlarına bakılmıştır. Su teresinin morfolojik olarak en fazla etkilendiği 5 ppm Pb dozunda, P, Fe, Mg, K, Pb ve protein içeriği de en fazla seviyeye ulaşmıştır. Aynı zamanda bu dozda su teresi fotosentetik pigment ve serbest prolin seviyesini en aza indirmiştir. Su nanesinin morfolojik olarak en çok etkilendiği doz 10 ppm Pb dozudur. Bahsi geçen dozda su nanesinin P, Fe, Mg ve K miktarı en yüksek değerine ulaşmıştır. Bu çalışmada kurşun stresinin olmadığı, sucul bitkilerin bir arada yetiştirildiği ikili kontrol gruplarında, su nanesinin morfolojik ve fizyolojik olarak daha dirençli olduğu kanıtlamıştır. Kurşunun stres olarak uygulandığı durumda ise, su teresinin daha fazla mücadeleci olduğu morfolojik ve fizyolojik olarak gösterilmiştir. Bu çalışma ile su teresinin, su nanesine göre absorpladığı kurşun miktarının iki katından daha fazla kurşun adsorplayarak iyi bir kurşun akümülatörü olduğu belirlenmiştir.











