Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Yaşar, İpek" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 9 / 9
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    A new species of Aphis Linnaeus, 1758 (Hemiptera: Aphididae) from the northwestern Türkiye with a key to the species of the subgenus Bursaphis Baker, 1934
    (Magnolia Press, 2024) Kök, Şahin; Karabacak, Ersin; Yaşar, İpek; Kasap, İsmail; Barjadze, Shalva
    The new aphid species-Aphis (Bursaphis) kazdagensis sp. nov. living on Papaver pilosum subsp. strictum (Papaveraceae) in Çanakkale Province, Türkiye, is described based on the apterous viviparous females. Diagnosis of the subgenus Bursaphis with respect to other species is given. Aphis popovi Mordvilko, 1932 is transferred from the subgenus Aphis to the subgenus Bursaphis. An updated identification key for apterous viviparous females to all Bursaphis species is provided.
  • [ X ]
    Öğe
    Çanakkale - Kaz Dağları’nda Kestane Ağaçlarında Yeni Bir Yıkıcı Zararlı: Dryocosmus kuriphilus Yasumatsu (Hymenoptera: Cynipidae)
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2023) Kök, Şahin; Yaşar, İpek; Kasap, İsmail
    Asya kestane gal arısı olarak bilinen Dryocosmus kuriphilus Yasumatsu (Hymenoptera: Cynipidae) dünyada kestane ağaçları üzerindeki en önemli ve yıkıcı zararlılardan biridir. Bu zararlı kestane üretiminde ciddi ekonomik kayıplara sebep olmasının yanı sıra tomurcuk ve yaprakları deforme ederek kestane ağaçlarının ölümüne sebep olabilmektedir. Bu çalışmada 2023 yılı Nisan ve Temmuz ayları arasında Çanakkale ili içerisinde yer alan Kaz Dağları’nda kestane ağaçları üzerinde D. kuriphilus’un varlığı ilk kez tespit edilmiştir. Ayrıca, D. kuriphilus’un zarar oranı ve biyolojisi üzerine önemli veriler ortaya çıkarılmıştır. Gözlemlerimize göre açık veya koyu yeşil renkteki galler Nisan başından itibaren kestane ağaçlarının yaprak ve tomurcukları üzerinde oluşmaya başlamış daha sonraki dönemde bu galler kırmızımsı renge dönmüştür. Nisan başından Haziran başına kadar toplanan gallerin içinden çoğunlukla D. kuriphilus’un larvaları elde edilirken Haziran ve Temmuz ayları arasında toplanan gallerden ise daha çok pupa ve ergin bireyler elde edilmiştir. D. kuriphilus’un zarar oranı göz önüne alındığında ağaç başına ortalama gal sayısı 61.7 - 82.3 olurken her ağaçtaki 50 cm’lik dal üzerindeki ortalama gal sayısı ise 6.17 - 8.23 olarak belirlenmiştir. Buna göre Kazdağları’nda kestane ağaçları üzerinde D. kuriphilus’un zarar oranının ekonomik zarar eşiğinin üzerinde olduğu tespit edilmiştir
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Investigation of the synergistic effect of two predatory mites, Phytoseiulus persimilis and Amblyseius swirskii (Acari: Phytoseiidae), in the biological control of Tetranychus urticae (Acari: Tetranychidae)
    (Taylor & Francis Inc, 2024) Yaşar, İpek; Kök, Şahin; Kasap, İsmail
    Tetranychus urticae (Acari: Tetranychidae) is a polyphagous pest that causes significant economic losses in multiple crop plants. Controlling T. urticae often involves intensive acaricide applications. The use of acaricides also significantly affects human health and ecosystem diversity due to residues and toxic effects in agricultural products. In this study, the efficacy of two predatory mites, Phytoseiulus persimilis and Amblyseius swirskii (Acari: Phytoseiidae), was determined against T. urticae when released as single species and when both species were released together on tomato plants under greenhouse conditions during autumn 2022. The study found that the highest T. urticae density per leaf, with 40.88 +/- 0.79 individuals (eggs + motile) in the control group, was reached at the eighth week. In the same week, the highest impact on T. urticae, with 7.57 +/- 0.42 individuals (eggs + motile), was observed in the treatment group where P. persimilis + A. swirskii were used together, compared to the untreated. According to the current results, the combined use of two predatory species (P. persimilis and A. swirskii) has been found to significantly suppress the population of T. urticae.
  • [ X ]
    Öğe
    Küresel Isınma ve İklim Değişikliğinin Böcekler Üzerindeki Olası Etkileri
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2021) Yaşar, İpek; Kök, Şahin; Kasap, İsmail
    Öz Küresel ısınma nedeniyle ortaya çıkan iklim değişikliği tüm dünyanın en önemli ekolojik sorunlarının başında gelmektedir. Böcekler de dahil birçok hayvanın biyolojisi ve davranışı etkilenebileceği gibi onların yaşam alanlarında ve beslenme alışkanlıklarında da değişimler ortaya çıkabilmektedir. Böcekler yeryüzünde bulunan canlı türlerinin büyük bir çoğunluğunu oluşturması nedeniyle küresel iklim değişikliklerinden en fazla etkilenmesi beklenen canlı gruplarının başında gelmektedir. Ekosistemde küresel ısınma ve iklim değişikliği etkisiyle ortaya çıkan sıcaklık artışı böceklerin gelişme sürelerinin normalden çok daha kısa sürmesine ve üreme kabiliyetlerinde artışa neden olacaktır. Yeryüzünde mevcut böcek türlerinin bir kısmını yok ederken, önemli bir kısmının da yaşam alanlarını etkileyerek popülasyonlarda göç davranışının artmasına neden olacaktır. Bu da mevcut zararlıların yanında daha önce bölgede görülmeyen böcek türlerinin tarım arazilerinde ortaya çıkmasıyla zararlı sayılarında artışa bağlı olarak tarımsal ürünlerde ekonomik kayıpların ortaya çıkmasına neden olacaktır. Tüm bu etkilerin yanında özellikle tarımsal üretim ve biyoçeşitlilik için büyük öneme sahip olan arıların da yaşam alanlarında önemli olumsuz etkiler meydana geleceği öngörülmektedir. Bu çalışmada küresel ısınma ve iklim değişikliğinin ekosistemde meydana getirdiği etkilerin biyoçeşitlilik ve tarımsal üretimin ana unsurlarından olan böceklerdeki olası etkileri ve gelecekte ortaya çıkabilecek sonuçları değerlendirilmiştir
  • [ X ]
    Öğe
    Mycelial Compatible Groups of the Sclerotium rolfsii Isolates and Comparison of Morphological and Pathogenic Characters
    (Türkiye Fitopatoloji Derneği, 2019) Yaşar, İpek; Mert, Figen
    Sclerotium rolfsii Sacc. is a polifag soil-borne fungal pathogen. This research aims to find out the mycelial compatible groups (MCG) of S. rolfsii, the differences in pathogenicity and morphological characters. All isolates collected from diseased green beans in Çanakkale during September, 2015. Twenty seven isolates in total were paired with each other in potato dextrose agar (PDA) to determine mycelial compatible groups (MCG). Pairings were scored as mycelial compatible if sclerotia formed in the interaction zone, however pairings were scored as mycelial incompatible if a barrier occurred. Three MCGs were determined. There were statistical differences in means of mycelial growth, the number and diameter of sclerotia produced. The correlation analysis exhibited that there was a negative correlation between sclerotium number-mycelial growth and sclerotium number and sclerotium diameter; however there have been positive correlation between mycelial growth and sclerotium diameters. All isolates were found to be highly virulent on tested bean seedlings. This research shows that there is phenotypic variation among isolates of S. rolfsii
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    New records and complementary description of two Phytoseiidae (Acari: Mesostigmata) species from Türkiye
    (Acarologia-Universite Paul Valery, 2025) Yaşar, İpek; Döker, İsmail; Kök, Şahin; Kasap, İsmail
    A preliminary survey was conducted in Kaz Dağları, also known as Mount Ida, one of the regions considered a biodiversity rich region due to its wide range of floral diversity at the westernmost point of Türkiye. As a result, we found two species of phytoseiids associated with unknown eriophyoid mite species on two different endemic plants in Kaz Dağları. Neoseiulus vasoides (Karg) and Typhlodromus (Typhlodromus) ernesti Ragusa & Swirski were collected from Sideritis trojana Bornm. (Lamiaceae) and Abies nordmanniana subsp. equi-trojani (Asch. & Sint. ex Boiss.) Coode & Cullen (Pinaceae) at high elevations of 1726 meters and 1350 meters, respectively. The new species records are complementarily described and illustrated based on Turkish specimens, including detailed descriptions of leg chaetotaxy. Important diagnostic characters of the new species records are provided to further improve diagnosis and to avoid any confusion regarding the species status of the Turkish specimens.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Portakal Yağının Laboratuvar Koşullarında İki Noktalı Kırmızıörümcek, Tetranychus urticae Koch (Acari: Tetranychidae) Üzerine Akarisit Etkisi
    (Univ Namik Kemal, 2023) Yaşar, İpek; Kök, Şahin; Kasap, İsmail
    Tetranychus urticae Koch (Acari: Tetranychidae) birçok kültür bitkisinde ciddi ekonomik kayıplara sebep olan fitofag zararlılardan biridir. T. urticae’nin mücadelesinde genellikle kimyasal kullanımı ön plana çıkmaktadır. Ancak kimyasalların fazla miktarlarda ve uygun olmayan zaman ve dozlarda kullanımı, ürünler üzerinde kalıntı ve toksik etki bırakması nedeni ile birçok olumsuzluğa neden olmaktadır. Son zamanlarda bitkilerden elde edilen ekstraktların tarımsal zararlılar üzerindeki etki çalışmaları gün geçtikçe artmakta ve başarılı sonuçlar vermektedir. Yapılan bu çalışmada, portakal yağının ticari formülasyonu olan bir insektisitin farklı dozlarda T. urticae üzerindeki yumurta bırakma davranışına yönelik etkisi ve akarisidal etkisi araştırılmıştır. Denemeler laboratuvar şartlarında %65±10 nem ve 25±2°C sıcaklık koşullarında, fasulye yaprakları üzerinde, yaprak disk daldırma yöntemi ile 5 farklı uygulama dozu (0.2, 0.4, 0.6, 1 ve 2 ml 100 ml-1 su) kullanılarak ve 5 tekerrür olarak yürütülmüştür. Gözlemler uygulamadan 1, 24, 48, 72 ve 96 saat sonra ölü ve canlı birey sayımları alınarak yapılmıştır. Yapılan bu çalışma sonucunda T. urticae bireyleri üzerindeki en yüksek akarisit etkinin uygulamadan 96 saat sonra portakal yağının %2 konsantrasyonunda %75.56 ölüm oranı ile belirlenmiştir. 96. saat gözlemlerinde en düşük akarisit etki ise %20 ile %0.2’lik konsantrasyonda tespit edilmiştir. Buna göre çalışmada ele alınan portakal yağının konsantrasyon ve süresi arttıkça akarisit etkisinin de arttığı gözlenmiştir. Portakal yağı aktif maddeli insektisitin T. urticae’nin yumurta bırakma davranışı üzerindeki etkisine bakıldığında ise kullanılan insektisitin %2 konsantrasyonunda 96 saat sonunda 8.80±1.87 yumurta sayısı tespit edilirken aynı gözlem zamanında kontrol grubundaki yumurta sayısı 99.40±1.26 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak portakal yağının T. urticae üzerinde sağladığı akarisidal etki, kimyasal mücadeleye alternatif bir mücadele etmeni olarak kullanılabileceğini göstermektedir.
  • [ X ]
    Öğe
    Portakal Yağının Predatör Akar Phytoseiulus persimilis Athias-Henriot (Acari: Phytoseiidae)’e Karşı Toksik Etkisinin Belirlenmesi
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2022) Yaşar, İpek; Barut, Sevilay; Behcan, Nazan; Kök, Şahin; Kasap, İsmail
    Günümüzde birçok kültür bitkisinde ekonomik zararlara sebep olan İki noktalı kırmızıörümcek [Tetranychus urticae Koch (Acari: Tetranychidae)]’in mücadelesinde bitkisel ekstraktların kullanımı önemli bir yer almaktadır. Ayrıca bu zararlının mücadelesinde doğada mevcut faydalı akar Phytoseiulus persimilis Athias-Henriot (Acari: Phytoseiidae) aktif olarak kullanılmaktadır. Özellikle tarımsal alanlarda faydalı akarlar ve bitkisel ekstraktların bir arada kullanımı zararlı mücadelesinde etkili olabileceği düşünülmektedir. Ancak bitkisel ekstraktların zararlılar üzerinde olduğu kadar faydalılar üzerindeki etkilerinin araştırılması mücadelenin başarısına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu çalışmada akarlar üzerine ruhsatlı olmayan portakal yağının ticari formülasyonunun farklı dozlarda (0.2, 0.4, 0.5 ve 0.6 ml 100 ml-1 su) avcı akar P. persimilis ergin dişi bireyleri üzerindeki toksik etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma laboratuvar koşullarında, pleksiglass levhalar kullanılarak, fasulye [Phaseolus vulgaris (Fabaceae)] yaprakları üzerine yerleştirilen dişi bireylere spreyleme yöntemi uygulanarak 5 tekrarlı olacak şekilde yürütülmüştür. Uygulamadan sonra ölü ve canlı sayımları 1., 24., 48., 72. ve 96. saatlerde yapılmıştır. Çalışma sonucunda. P. persimilis için en yüksek ölüm oranı 0.6 ml 100 ml-1 su uygulama dozunda %52 ölüm oranıyla 96. saatteki sayımlarda belirlenmiştir. Sonuç olarak uygulanan portakal yağının farklı konsantrasyonlarının avcı akar P. persimilis bireyleri üzerinde farklı oranlarda toksik etkisinin olduğu tespit edilmiştir
  • [ X ]
    Öğe
    Sclerotium rolfsii izolatları arasında miselyal uyum gruplarının ve patojenite farklılıklarının saptanması
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2016) Yaşar, İpek; Türk, Figen
    Sclerotium rolfsii Sacc. (Telemorf: Athelia rolfsii (Curzi) Tu & Kimbrough) toprak kökenli polifag fungal bir etmendir. Bu çalışmanın amacı Çanakkale İli Ayvacık ve Ezine ilçelerinden toplanan enfekteli fasulye bitkisinden izole edilen S. rolfsii izolatlarını miselyal uyum gruplarına (MUG) ayırmak, patojeniteleri arasında farklılıklar olup olmadığını saptamak ve izolatların sklerot sayıları ile sklerot çaplarını karşılaştırmaktır. Miselyal uyum gruplarının (MUG) saptanabilmesi için 27 izolatın kırmızı gıda boyası eklenmiş patates dekstroz agar (PDA) ortamında ikili eşleştirilmesi yapılmıştır. Kolonilerin birleştikleri bölgede bariyer ve kırmızı bir bant oluşmuşsa iki koloninin uyumsuz olduğu, eğer birleşme noktasında bir bant oluşmamış fakat sklerot oluşumu varsa uyumlu olduğu kaydedilmiştir. Yapılan eşleştirme sonucunda 27 izolat arasından 3 ayrı MUG tespit edilmiş olup; MUG1'de 15 izolat, MUG2'de 11 izolat, MUG3'te ise 1 izolat bulunmuştur. İzolatların koloni çaplarının 31,6-64,7 mm arasında değiştiği görülmüştür. Sklerot sayısı ortalamaları genellikle 26,7-479,7 arasında olup, sklerot çapı ortalamaları ise 0,8-1,9 mm arasında olduğu tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon analizine göre sklerot sayısı ve koloni çapı ile sklerot sayısı ve sklerot çapı arasında negatif, koloni çapı ile sklerot çapı arasında pozitif bir korelasyon olduğu saptanmıştır. Her bir MUG içinde yer alan rastgele seçilmiş üçer izolat patojenite yönünden test edilmiş ve izolatların fasulye fidelerinde yüksek oranda virülens olduğu saptanmıştır. Bu çalışma aynı bölgeden toplanan S. rolfsii izolatları arasında miselyal uyum, koloni çapı, sklerot sayısı ve oluşturulan sklerot çapı arasında fark olduğunu, bu farklılıkların aynı MUG içerisinde bile görüldüğünü göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Fasulye, Miselyal Uyum Grupları, Sklerot, Sclerotium rolfsii

| Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim