Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Topses, Mehmet Devrim" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 13 / 13
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • [ X ]
    Öğe
    İbn Haldun'da Asabiyye Olgusunun İşlevleri ve Toplumsal Temelleri
    (2014) Topses, Mehmet Devrim
    İbn Haldunun sosyal bilimlerin 14. yüzyıldaki öncüsü olarak gösterilmesinin temel nedeni, onun, toplumsal olayları incelerken kullanmış olduğu bilimsel yöntemdir. Bu yöntem anlayışı toplumsal olay ve olgular arasındaki nedensellik ilişkisini keşfetme çabası ve tümevarımcılık olarak özetlenebilir. Makalemizde, İbn Haldunun incelemiş olduğu çok sayıda toplumsal değişken arasından asabiyye olgusuna odaklanılmış, İbn Haldunun asabiyye olgusunun toplumsal belirleyicileri ve sonuçlarına ilişkin sosyolojik saptamaları konu edinilmiştir. Başlıca literatür kaynağı olarak Mukaddimenın Türkçeye yönelik iki ayrı çevirisinden yararlanılmıştır. Sonuç bölümüne gelindiğinde, İbn Halduna göre asabiyye olgusunun devlet kurmak, ülke savunması ve başka kavimlere üstünlük sağlamak biçiminde toparlayabileceğimiz üç temel toplumsal işlevi bulunmaktadır. Bununla birlikte İbn Haldun, asabiyye olgusunun temelindeki toplumsalekonomik gerçekliği de inceleme kapsamına almaktadır.
  • [ X ]
    Öğe
    Japon modernleşmesi bağlamında iki sosyolojik çözümlemenin karşılaştırılması
    (2011) Topses, Mehmet Devrim
    Bu çalışmada Japon modernleşmesi konusuyla ilgili gelenekçi ve değişmeci sosyolojik çözümlemeler karşılaştırılmıştır. Japon modernleşmesi konusunda gelenekçi ve değişmeci değerlendirmeler birbirinden farklıdır. Araştırma sonunda, gelenekçi ve değişmeci çözümlemelerin farklı uygarlık anlayışları olduğu, Japon modernleşmesine bakışlarındaki karşıtlığın ise söz konusu farklı uygarlık anlayışlarından kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır.
  • [ X ]
    Öğe
    Modernleşme sürecinde bireyin elcilik davranışının aile kontrol düzeyi ile ilişkisi
    (2009) Topses, Mehmet Devrim
    Bu çalışma, bir alt sistem olan aile kurumunun kontrol fonksiyonunun, bireyin elcil davranışına olan etkisini araştırmaktadır. Ölçme aracı, 2007 yılında Ankara, Hacettepe ve Gazi Üniversitelerinde örneklem olarak tesadüfî yollarla seçilen 886 üniversite öğrencisine uygulanmıştır. Ulaşılan bulgular lojistik regresyon ve Spearman sıra farklılıkları yöntemlerine dayalı olarak yorumlanmıştır. Her iki yöntemde bireyin elcilik davranışının aile kontrol düzeyi ile olan ilişkisi anlamlı bulunmuştur.
  • [ X ]
    Öğe
    Modernleşme sürecinde bireylerin elcil davranışlarının aile destek düzeyi ile ilişkisi
    (2009) Topses, Mehmet Devrim
    Bu çalışma, bir alt sistem olarak kabul edilen aile kurumunun destek fonksiyonunun, bireyin elcil davranışına olan etkisini araştırmaktadır. Ölçme aracı, 2007 yılında Ankara, Hacettepe ve Gazi Üniversitelerinde örneklem olarak tesadüfi yollarla seçilen 886 üniversite öğrencisine uygulanmıştır. Ulaşılan bulgular lojistik regresyon ve Spearman sıra farklılıkları yöntemlerine dayalı olarak yorumlanmıştır. Her iki yöntemde, bireyin elcilik davranışının aile destek düzeyi ile olan ilişkisi anlamlı bulunmuştur.
  • [ X ]
    Öğe
    Mükerrer suçluların sosyo-kültürel özellikleri: Çanakkale e tipi kapalı ceza infaz kurumu örneği
    (2013) Topses, Mehmet Devrim
    Bu araştırmanın amacı, Çanakkale E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan mükerrer suçluların toplumsal özelliklerinin saptanmasıdır. Mükerrer suçluların toplumsal özellikleri, cezaevine ilk kez girmiş bulunan hükümlülerin toplumsal özellikleriyle karşılaştırılarak saptanmıştır. Araştırmada ölçüt alınan suç türleri kasten adam öldürme, hırsızlık, kız kaçırma, ırza geçme, yaralama, gasp, uyuşturucu, fuhuşa teşvik ve parasal dolandırıcılık suçlarıdır. Bunun dışında kalan taksirle adam öldürme suçu, gönüllü bir suç eylemi içermediği için inceleme alanı dışında tutulmuştur. Gerekli yasal izinler alındıktan sonra kurumda bulunan hükümlülere anket uygulanmış ve toplanan veriler SPSS 16.0 paket programı kullanılarak çapraz tablolara ve frekans tablolarına dönüştürülmüştür. Ulaşılan sonuçlara göre, aile üyeleri arasında ve özellikle yakın arkadaş çevresinde suçlu bireylerin bulunması mükerrer suçluların en temel toplumsal özelliğidir. Bunun dışında mükerrer suçluların, cezaevine ilk kez giren hükümlülere göre daha yüksek oranda şehir merkezinde doğup büyüdükleri, daha yüksek oranda şehir merkezinde ikamet ettikleri, çocukluk dönemlerinde daha cezalandırıcı ebeveyn tutumlarıyla karşılaştıkları, daha yüksek oranda parçalanmış ailelerden geldikleri, cezaevinden ilk kez tahliye olduktan sonra ise toplumsal çevrelerinden önemli ölçüde dışlandıkları bulunmuştur. Ulaşılan diğer sonuçlara göre köyden kente göç etmiş olmanın ya da medeni durumun suç davranışı ve özellikle mükerrer suçlulukla ilişkisi kanıtlanamamıştır. Çocuk yetiştirme tarzının suç davranışıyla olan ilişkisi zayıf düzeyde bulunmuştur. Gerilim kuramının suç davranışını açıklama yeterliliği bulunsa bile oldukça zayıftır. Etiketleme kuramı ise geçerliliğini sürdürmektedir.
  • [ X ]
    Öğe
    Niyazi Berkes ve Baykan Sezer’in sosyoloji anlayışlarındaki uygarlık kavramının “medeniyetler çatışması” kuramı bağlamında karşılaştırılması
    (2014) Topses, Mehmet Devrim
    20. yüzyılda bağımsızlıklarını kazanan tüm ülkelerde uygarlaşma amacı görülmesine karşın, uygarlığın ne olduğu ve yabancı bir kültürden nasıl alınması gerektiği konusunda derin düşünsel ve politik ayrımlar yaşanmıştır. Örnek olarak 20. yüzyılda Türkiye, Mısır, Hindistan ve Cezayir’in uygarlaşma anlayışları oldukça farklı çizgilerdedir. Bu yüzyıl içinde Mısır, Hindistan ve Cezayir gibi ülkeler uygarlığı geleneksel kurumlara dokunmadan ve geleneksel yapıdan elde edilebilecek toplumsal değişme hamleleri olarak yorumlamışken; Türk modernleşmesi uygarlığı, toplumsal yapının maddi ve manevi unsurlarında topyekun bir değişme biçiminde değerlendirmiştir. Uygarlık, günümüzde bile yerli ve yabancı sosyologların üzerinde tartışmakta olduğu bir kavramdır. Türk sosyologlarından Niyazi Berkes ve Baykan Sezer’in uygarlık çözümlemeleri arasındaki keskin ayrımlar, gerçekte Türkiye ve dünyadaki uygarlık tartışmalarının bir özeti niteliğindedir. Niyazi Berkes, uygarlığın gelenekten bağımsız olarak gerçekleşmesi gereken toplumsal bir yapı değişimi olduğunu savunmuşken; Baykan Sezer, uygarlaşma kavramına temkinli yaklaşmış ve geleneksel yapının korunmasına önem vermiştir. Bu makalede Niyazi Berkes ve Baykan Sezer’in uygarlık anlayışlarının 20. yüzyılın sonunda oluşturulan “medeniyetler çatışması” kuramı bağlamında karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda, Baykan Sezer’in uygarlık anlayışının temel değişkenler bağlamında medeniyetler çatışması kuramıyla benzerlikler gösterdiği, buna karşılık Niyazi Berkes’in, diğer iki sosyal bilimciden çok farklı olarak, Aydınlanmacı bir uygarlık anlayışını benimsediği görülmektedir.
  • [ X ]
    Öğe
    NIYAZI BERKES' CRITICISM OF NAMIK KEMAL WITHIN THE CONTEXT OF HIS VIEW CONCERNING TURKISH MODERNIZATION
    (Istanbul Univ, Methodology & Sociology Research Center, 2012) Topses, Mehmet Devrim
    This study investigates the sociological causes of modernization movements that remain inconlusive, emerged in the Ottoman State between the 18th and 20th centuries. The scope of the study first analyzes Niyazi Berkes' modernization approach; followed by Berkes' criticisms on the 19th century scholar Namik Kemal and his views on Turkish modernization. Herewith, Namik Kemal was criticized by Berkes as a representative of wrong Westernization politics.
  • [ X ]
    Öğe
    Niyazi berkes'in türk modernleşmesine bakışında Namık Kemal'e yönelik eleştirisi
    (2012) Topses, Mehmet Devrim
    Bu makale, Osmanlı Devletinde 18 ve 20. yüzyıllar arasındaki modernleşme hareketinin İmparatorluğu çöküntüden kurtaramayışının sosyolojik nedenlerini saptamaya dönük bir çalışmanın sonucudur. Çalışma kapsamında, birinci olarak 20. yüzyılda Türk modernleşmesine yönelik tarihsel ve kuramsal incelemeler yapmış olan Niyazi Berkesin modernleşme yaklaşımı çözümlenmiş ve ikinci olarak bu çözümleme kapsamında Berkesin Türk modernleşmesinin 19. yüzyıldaki öncü isimlerinden Namık Kemale yönelik eleştirilerine yer verilmiştir. Sonuç olarak Berkesin Namık Kemali Osmanlı devletindeki yanlış Batılılaşma siyasetinin karakteristik bir temsilcisi olarak eleştirdiği görülmüştür.
  • [ X ]
    Öğe
    SOSYOLOJİDE POZİTİVİST KURAMIN TOPLUMSAL OLAYLARA YAKLAŞIMI, FELSEFİ VE SINIFSAL TEMELLERİ
    (2021) Topses, Mehmet Devrim
    19. yüzyıldaki klasik sosyoloji teorilerinin özünü oluşturan pozitivizmin, yöntemanlayışı açısından üç temel ilkesel yaklaşımı bulunmaktadır. Birinci olarak idealizm,pozitivizmin felsefi dayanaklarını oluşturur. İkinci olarak pozitivizm, “devrim” gibitoplumsal olgulara kesinlikle karşı çıkan, içinden çıktığı “düzeni koruyan” bir işlevgörmektedir. Üçüncü olarak ise pozitivist kuram, toplumsal olgular arasındaki ilişkilerinicel verilerle sınırlı görmekte, bu görüntünün arkasındaki toplumsal gerçekliğinsorgulanmasına karşı çıkmaktadır. “Olan” ve “olması gereken” arasına kesin çizgilerleayrımlar konulması yönündeki eğilim, toplumsal olay ve olgular üzerinde sorgulamave eleştiri yapma eğilimini en baştan köreltmiş olmaktadır. Bu makalede son olarakpozitivist teorinin sınıfsal temellerine değinilmiştir. Bu doğrultuda ulaşılan sonuçlar,pozitivist teorinin, 19. yüzyılda dünya sisteminin egemenliğini henüz ele geçirmiş olanburjuvazinin dünya görüşü ve yöntem anlayışı olduğunu göstermektedir. Pozitivizmeski feodal sınıfların yeniden siyasal ayrıcalık kazanma yönündeki çabalarına kesin birdarbe vurmakta, bununla birlikte emeğe dayalı geniş toplum kesimlerinin kapitalistdünya sistemine yönelik muhalefetini engellemektedir.
  • [ X ]
    Öğe
    The theoretic approach of ilhan Başgöz in terms of sociology of education
    (Cyprus International University, 2019) Topses, Mehmet Devrim
    The education is a part of the social structure. Therefore, it should be examined together with the economy and politics. İlhan Başgöz’s studies on the education practices in the Republican period in Turkey are especially important in two points in terms of sociology of education. First, Başgöz examined the education system of the Republican period in interaction with its economic and political foundations. Moreover, it can be seen that, even if it is not very deep, he makes some interpretations on the class foundation of the social segments opposing the Village Institutes. Second, Başgöz is a scientist who witnessed and experienced the educational practices of the single-party period. His childhood and early youth coincided with this period. Today, the biggest problem in the studies on the historical background of the education is to collect data and the most commonly used method is to resort to the literature and archives. Although this method is valid and acceptable, it has some limitations in accessing the data. The fact that the relevant historical process was examined by a scientist coming from this period should be regarded as a unique data source for the sociology of education. In this study, the two fundamental theoretic approaches which Başgöz reached through his observations on the educational practices in the Republican period will be included. These theoretic approaches have not been created and classified by Başgöz. This was chosen by the researcher as the subject of the study and put forward with its theoretical basis. The topics in question are as follows: First, Başgöz did not accept the approach that the education alone could have a decisive power in solving the social problems. He underlined the approach that the education would take shape and gain new functions under the influence of the politics and economic conditions. For example, an educational practice that contradicts or does not support the interests of the dominant social classes will not progressively change the social structure. Second, Başgöz underlined the importance of that the educational should be organized in a way that is in accordance with the social realities and meets the social needs. The only educational practice the village and the lower social classes can adopt is an educational system integrated with their needs. With these views, he diverges from the reconstructive approaches in education that emerged in America in the 1930s and comes close to the Marxist theorists. A more detailed classification and explanation of these theoretic approaches were included in the study. A descriptive method based on a literature review was used. © 2019 Cyprus International University. All rights reserved.
  • [ X ]
    Öğe
    Türkiye'de Çağdaşlaşma"ya Yönelik Tepkİlerİn Tarihsel ve Sınıfsal Temelleri
    (2016) Topses, Mehmet Devrim
    Çağdaşlaşma kavramı, toplumsal kurumların gelenekten ayrılması sürecidir. Türkiye'de 18. yüzyılda başlayan çağdaşlaşma süreci günümüzde toplumsal amaçlarına ulaşamadığı gibi, Türkiye toplumunun tepkisini almaktadır. Bu makalede söz konusu başarısızlığın ve toplumun genelinden kaynaklanan olumsuz tepkilerin olası nedenleri çağdaşlaşma sürecinin alt yapısal (sınıfsal-ekonomik)boyutlarından başlayarak açıklanmaktadır. İki yüz yılı aşkın tarihsel dönemi kapsayan süreç içinde toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan köylü sınıfları ezilmiş ve dışlanmış, yenilik ve düzenlemelerden yalnızca küçük bir zümre yararlanmıştır. Gerçekte çağdaşlaşma süreci, Türkiye toplumunun geniş çoğunluğunun yoksullaşması veezilmesinin nedeni değildir. Fakat köylü sınıflarının 16. yüzyılda başlayan yoksullaşması ve ezilmesi, 18. yüzyılda başlayan çağdaşlaşma süreciyle birlikte yürümüş ve derinleşmiştir. Bu nedenle çağdaşlaşma sürecinin bütün görüntüleri, gerçekte Türkiye toplumunun açık ya da gizli sorumlu gördüğü tutum, davranış ve yaşam alışkanlıklarını oluşturmaktadır. Makalenin konu alanı 3. Selim döneminden başlayıp 20. yüzyılda tek parti döneminin sonuna kadar olan dönemi içine almaktadır. Türkiye'de çağdaşlaşmaya yönelik toplumsal tepkiler, 2015 yılında yaşanan dört toplumsal olayla örneklendirilmiştir. Bu örnekler sırasıyla, 2015 yılında gerçekleştirilen genel seçimler, Konya ve İstanbul'da oynanan milli futbol karşılaşmaları, Adana'da gerçekleştirilen Kebab ve Şalgam Festivali'nin içkili olduğu gerekçesiyle saldırıya uğraması ve yılbaşının kutlanmasına yönelik tepkilerdir. Çağdaşlaşma sürecine yönelik tepkileri somutlaştırmak amacıyla yalnızca söz konusu örneklerin seçilmesinin iki nedeni, bu toplumsal olayların tümüyle gelenek merkezli bir tepki niteliği taşımaları ve 2015 yılındaki en güçlü gündem maddelerini oluşturmuş olmalarıdır. Tarihsel içerikli verilerin toplanmasında ise iki temel yol izlenmiştir. Birinci olarak bu dönemlere ilişkin sosyolojik içerikli incelemelerden yararlanılmıştır. Gerçekte Türkiye'de 18 ve 20. yüzyıllar arasındaki toplumsal yapının incelenmesini konu alan çok zengin bir sosyolojik literatür bulunmaktadır. İkinci olarak ise dönemi olduğu gibi yansıtma amacı taşıyan toplumsal-gerçekçi türdeki yerli edebiyat ürünlerinden yararlanılmıştır. Türkiye'de toplumsal-gerçekçi edebiyat ürünlerinin sosyoloji alanında kullanılması girişimleri henüz çok yenidir. Bununla birlikte gerçekçi edebiyat ürünlerinin toplumsal gerçekliğe odaklanmaları ve toplumsal gerçekliği olduğu gibi yansıtma amacında olmaları, onları sosyolojinin başlıca veri toplama araçları arasına yerleştirmektedir.
  • [ X ]
    Öğe
    “TÜRKIYE’DE ÇAĞDAŞLAŞMA”YA YÖNELIK TEPKILERIN TARIHSEL VE SINIFSAL TEMELLERI”
    (Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi, 2016) Topses, Mehmet Devrim
    Çağdaşlaşma kavramı, toplumsal kurumların gelenekten ayrılması sürecidir. Türkiye’de18. yüzyılda başlayan çağdaşlaşma süreci günümüzde toplumsal amaçlarına ulaşamadığıgibi, Türkiye toplumunun tepkisini almaktadır. Bu makalede söz konusu başarısızlığın vetoplumun genelinden kaynaklanan olumsuz tepkilerin olası nedenleri çağdaşlaşma sürecininalt yapısal (sınıfsal-ekonomik)boyutlarından başlayarak açıklanmaktadır. İki yüz yılı aşkıntarihsel dönemi kapsayan süreç içinde toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan köylü sınıflarıezilmiş ve dışlanmış, yenilik ve düzenlemelerden yalnızca küçük bir zümre yararlanmıştır.Gerçekte çağdaşlaşma süreci, Türkiye toplumunun geniş çoğunluğunun yoksullaşması veezilmesinin nedeni değildir. Fakat köylü sınıflarının 16. yüzyılda başlayan yoksullaşması veezilmesi, 18. yüzyılda başlayan çağdaşlaşma süreciyle birlikte yürümüş ve derinleşmiştir. Bunedenle çağdaşlaşma sürecinin bütün görüntüleri, gerçekte Türkiye toplumunun açık ya dagizli sorumlu gördüğü tutum, davranış ve yaşam alışkanlıklarını oluşturmaktadır.Makalenin konu alanı 3. Selim döneminden başlayıp 20. yüzyılda tek parti dönemininsonuna kadar olan dönemi içine almaktadır. Türkiye’de çağdaşlaşmaya yönelik toplumsaltepkiler, 2015 yılında yaşanan dört toplumsal olayla örneklendirilmiştir. Bu örneklersırasıyla, 2015 yılında gerçekleştirilen genel seçimler, Konya ve İstanbul’da oynananmilli futbol karşılaşmaları, Adana’da gerçekleştirilen Kebab ve Şalgam Festivali’nin içkiliolduğu gerekçesiyle saldırıya uğraması ve yılbaşının kutlanmasına yönelik tepkilerdir.Çağdaşlaşma sürecine yönelik tepkileri somutlaştırmak amacıyla yalnızca söz konusuörneklerin seçilmesinin iki nedeni, bu toplumsal olayların tümüyle gelenek merkezli bir tepkiniteliği taşımaları ve 2015 yılındaki en güçlü gündem maddelerini oluşturmuş olmalarıdır.Tarihsel içerikli verilerin toplanmasında ise iki temel yol izlenmiştir. Birinci olarak budönemlere ilişkin sosyolojik içerikli incelemelerden yararlanılmıştır. Gerçekte Türkiye’de18 ve 20. yüzyıllar arasındaki toplumsal yapının incelenmesini konu alan çok zengin birsosyolojik literatür bulunmaktadır. İkinci olarak ise dönemi olduğu gibi yansıtma amacıtaşıyan toplumsal-gerçekçi türdeki yerli edebiyat ürünlerinden yararlanılmıştır. Türkiye’detoplumsal-gerçekçi edebiyat ürünlerinin sosyoloji alanında kullanılması girişimleri henüz çokyenidir. Bununla birlikte gerçekçi edebiyat ürünlerinin toplumsal gerçekliğe odaklanmalarıve toplumsal gerçekliği olduğu gibi yansıtma amacında olmaları, onları sosyolojinin başlıcaveri toplama araçları arasına yerleştirmektedir.
  • [ X ]
    Öğe
    YENİÇERİ KÖYÜ MONOGRAFİSİ
    (2014) Topses, Mehmet Devrim
    Köy monografileri, toplumsal değişmeye etki eden olası faktörlerin saptanmasına yardımcı olan bilimsel araştırmalardır. Sosyoloji literatüründe köyün toplumsal yapısına odaklanan kuramsal ve uygulamalı araştırmalar, ekonomik farklılaşmanın ve kültürel etkileşim süreçlerinin toplumsal yapıyı etkileyen belirleyici değişkenler arasında sayılabileceğini göstermektedir. Bu araştırmanın amacı, Çan ilçesine bağlı Yeniçeri köyündeki toplumsal yapının ekonomik ve coğrafi değişkenlerle bağlantılı olarak açıklanmasıdır. Yeniçeri köyü, çevresindeki diğer köylere göre Çan merkezine en yakın konumda bulunan yerleşim birimidir. İlçe merkezi ve köy arasında çok geniş ulaşım olanakları bulunmaktadır. Köyün Çanakkale Seramik Fabrikasına yakınlığı ve bölgede çalışır durumda bir maden ocağının bulunması, köyün mesleki yapısını işçileşme yönünde değiştirmiştir. Söz konusu ekonomik ve diğer toplumsal koşullara bağlı olarak Yeniçeri köyündeki kaderci (yazgıcı) dünya görüşü, dindarlık, kadının toplumsal konumu ve akraba dayanışması inceleme konusu yapılmıştır. Anket, görüşme ve gözlem tekniklerinin kullanıldığı araştırmada, toplanan veriler SPSS 16.0 programı kullanılarak frekans tablolarına dönüştürülmüştür. Ulaşılan bulgular Yeniçeri köyünde yaygın bir kaderci dünya görüşü bulunmasına karşın, katı kadercilik anlayışına ilişkin kuşkuların başladığını; dinsel pratiklerin sürdürülmesine duyulan eğilim açısından heterojen bir yapı bulunduğunu, dindarlığın politikacıları değerlendirme ölçütü olarak kullanılmadığını, kadının aile içinde ve miras paylaşımında çağdaş kent ilişkilerine yakın bir toplumsal konumda bulunduğunu göstermektedir. Türkiye'nin toplumsal yapısının ekonomi ve coğrafya değişkenleriyle olası ilişkisinin saptanabilmesi için karşılaştırmalı köy monografilerinin yapılmasına gereksinim duyulmaktadır

| Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim