Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Marmara, Harika" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • [ X ]
    Öğe
    Akarçay havzası ve çevresindeki pliyo-kuvaterner çökellerin stratigrafisi, mollusk faunası, paleoiklim ve paleoekolojik özellikleri (Afyonkarahisar-Konya, GB Türkiye)
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Marmara, Harika; Ürün, Sevinç Kapan
    Bu tez, 2020 yılında YÖK 100/2000 doktora burs programı kapsamında, iklim değişikliği alanında hazırlanmıştır. İnceleme alanı, Afyon ile Konya illeri sınırları içerisinde, Sultan Dağları ve Emir Dağları arasında, graben yapısında gelişmiş olan Akarçay Havzası'dır. Tez kapsamında çalışma alanının Kuvaterner çökellerinin Gastropoda-Bivalvia faunası sistematik olarak ilk kez tanımlanmış, havzanın paleoiklimsel, paleoekolojik ve paleocoğrafik koşulları yorumlanmıştır. Arazi çalışmaları esnasında ölçülen stratigrafik kesitlerden, sistematik olarak derlenen örneklerden; Molluska dalının Gastropoda sınıfına ait; 9 cins ve 12 tür, Bivalvia sınıfına ait; 3 cins ve 6 türün tanımlaması yapılmıştır. Tanımlanan faunada sayıca en fazla olan Dreissena iconica türü kullanılarak paleoiklimsel değişiklerin ortaya çıkarılabilmesi için duraylı izotop (δ¹⁸O ve δ¹³C) analizleri yaptırılmıştır. Dreissena iconica ve D. polymorpha ile akarsularda yaşayan Theodoxus fluviatilis ve Valvata piscinalis türlerinin sayıca bol olduğu seviyelerde, izotop verilerinin negatif değerler göstermesi bu seviyelerin çökeldiği zaman aralığında iklimin yağışlı ve havzanın akarsularla beslendiğine işaret etmektedir. Kurak iklim koşullarının hakim olduğu düşünülen ve mezohalin sularda (‰5 ile ‰18) yaşayan Laevicaspia caspia ile durgun-sığ su ve bataklıklarda yaşayan Gyraulus parvus ve Radix auricularia türlerini içeren seviyelerin çökeldiği zaman aralığında ise δ18O değerleri pozitife yönelik kayma göstermiştir. Bu çökellerin biriktiği zaman aralığında, gölde nispeten acı su özelliğinde kapalı göl şartlarının hakim olduğunu söylemek mümkündür. Havzanın baskın türü olan Dreissena iconica örnekleri, ölçülen stratigrafik kesitlerin korelasyonu sonucunda oluşturulmuş genelleştirilmiş stratigrafik kesitte, kritik olduğu düşünülen seviyelerden seçilerek ESR (Elektron Spin Rezonans) tarihlendirme analizlerinde de kullanılmıştır. Bu analizler sonucunda sırasıyla; 71.000 ± 7.100 yıl, 54.000 ± 5.400 yıl, 51.000 ± 5.100 yıl ve 39.000 ± 3.900 yıl olarak hesaplanan yaşlar, Denizel İzotop Katı (Marine Isotope Stage: MIS) 4 buzul dönemi ile buzul arası MIS 3 evresine karşılık gelmektedir. Ponto-Kaspik kökenli Dreissena polymorpha ve Laevicaspia cinsine ait türler, Akarçay Havzası ile Ponto-Kaspik Havza'nın bağlantılı olabileceğine işaret etmektedir. MIS 3 ve MIS 4 değerleri; Akarçay Havzası'nın Tarkhankut transgresyonunun son dönemi, Post-Karangat regresyonu ve Surozh transgresyonu ile ilişkilendirilebileceğini göstermektedir.
  • [ X ]
    Öğe
    Hydrochemistry and Environmental Impacts of Kestanbol Geothermal Fluid
    (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2020) Marmara, Harika; Şanlıyüksel Yücel, Deniz; Özden, Süha; Yücel, Mehmet Ali
    Kestanbol geothermal field, located in the ancient town of Alexandria Troas, is at the contact between plutonic intrusions and neighboring metamorphic rocks in the Biga Peninsula. This area is also controlled by an ENE-WSW striking right lateral strike-slip fault segment representing the extension of the southern branch of the North Anatolian Fault to the west and is one of the geothermal fields with highest temperature in the Biga Peninsula. Kestanbol geothermal fluid from a well is used to heat facilities for thermal tourism and balneological purposes. The geothermal fluid continuously seeps into the environment with low flow rate and additionally, wastewater from the facility is discharged into Ilıca stream. This study was conducted to determine the hydrochemical characteristics of the well and springs located in Kestanbol geothermal field and to evaluate the environmental effects of geothermal fluids on the soil and stream sediment. The temperature, electrical conductivity (EC) and pH of Kestanbol geothermal fluids are 59.5-74.1ºC, 30.3-35.5 mS/cm, and 6.45-6.71, respectively. The geothermal fluids are NaCl water type, with mean NaCl concentration of 19511 mg/L. In addition to higher EC values, and total dissolved solid content, Na+, Cl-, B, Ba, Fe and Mn concentrations of the Kestanbol geothermal fluid are above the tolerance limit of TS 266. Moreover, the geothermal fluid is heavily polluted water (class IV) according to the Turkish Inland Water Quality Regulations in terms of EC, Na+, Cl-, B and Fe. There is a scaling problem in the Kestanbol geothermal field. XRD and SEM-EDX analyses identified the minerals causing scale as calcite, halite and siderite. Arsenic, Fe and Mn concentration of scale, soil and stream sediment samples are higher than the mean value of world continental crust. According to the enrichment factor and geoaccumulation index, the geothermal fluid with intense rock interaction enriches soil and stream sediment in terms of As and Mn metal(loid)s as a result of discharge. It is recommended that geothermal fluids and waste waters from the facility should not be discharged into the soil and Ilıca stream. Alexandria Troas Antik Kenti’nde yer alan Kestanbol jeotermal alanı, Biga Yarımadası’nın plütonik yükselimleri ile komşu metamorfik kayaçlarının kontağında bulunmaktadır. Bu alan aynı zamanda Kuzey Anadolu Fayı’nın güney kolunun batıya olan uzantılarını temsil eden DKD-BGB uzanımlı sağ yanal doğrultu atımlı bir fay segmenti ile kontrol edilmekte olup, Biga Yarımadası’ndaki en yüksek sıcaklığa sahip jeotermal alanlardan biridir. Kestanbol jeotermal alanında bulunan sondajdan çıkan jeotermal akışkan tesisin ısıtılması, termal turizm ve balneolojik uygulamalarda kullanılmaktadır. Jeotermal akışkan çevreye düşük debi ile sürekli olarak sızmakta ve ayrıca kaplıcanın atık suyu Ilıca deresine deşarj edilmektedir. Bu çalışmada, Kestanbol jeotermal alanında yer alan sondaj ve kaynakların hidrokimyasal karakteristiği belirlenerek, toprak ve dere sedimenti üzerindeki çevresel etkileri ve antropojenik kirlilik yaratma potansiyeli değerlendirilmiştir. Kestanbol jeotermal akışkanının sıcaklık, elektriksel iletkenlik (EC) ve pH değerleri sırasıyla 59,5-74,1ºC, 30,3-35,5 mS/cm ve 6,45-6,71 arasındadır. Jeotermal kaynaklar NaCl su tipinde olup, ortalama NaCl konsantrasyonu 19511 mg/l’dir. Kestanbol jeotermal akışkanının yüksek EC değeri ve toplam çözünmüş katı madde içeriğinin yanı sıra Na+, Cl-, B, Ba, Fe ve Mn konsantrasyonu bakımından TS 266’ya göre izin verilen maksimum değerlerin üzerindedir. Ayrıca jeotermal akışkanın EC değeri ve Na+, Cl-, B ve Fe konsantrasyonu Yerüstü Su Kalitesi Yönetmeliği’ne göre çok kirlenmiş su (IV. sınıf) kalitesindedir. Kestanbol jeotermal alanında kabuklaşma problemi vardır. XRD ve SEM-EDX analizleri ile kabuğu oluşturan minerallerin kalsit, halit ve siderit olduğu tespit edilmiştir. Jeokimyasal analiz sonuçlarına göre kabuk, toprak ve dere sedimentindeki As, Fe ve Mn konsantrasyonunun Dünya kıtasal kabuk ortalama değerinden yüksek olduğu saptanmıştır. Zenginleşme faktörü ve jeobirikim indeksi değerlerine göre yoğun kayaç etkileşiminde kalan jeotermal akışkanın deşarjı sonucunda toprak ve dere sedimenti As ve Mn metal(loid)leri açısından zenginleşmiştir. Kestanbol jeotermal akışkanın ve tesisin atık suyunun çevresindeki toprağa ve Ilıca deresine deşarj edilmemesi önerilir.
  • [ X ]
    Öğe
    Hydrochemistry and Environmental Impacts of Kestanbol Geothermal Fluid
    (Tmmob Jeoloji Muhendisleri Odasi, 2020) Marmara, Harika; Yucel, Deniz Sanliyuksel; Özden, Süha; Yucel, Mehmet Ali
    Kestanbol geothermal field, located in the ancient town of Alexandria Troas, is at the contact between plutonic intrusions and neighboring metamorphic rocks in the Biga Peninsula. This area is also controlled by an ENE-WSW striking right lateral strike-slip fault segment representing the extension of the southern branch of the North Anatolian Fault to the west and is one of the geothermal fields with highest temperature in the Biga Peninsula. Kestanbol geothermal fluid from a well is used to heat facilities for thermal tourism and balneological purposes. The geothermal fluid continuously seeps into the environment with low flow rate and additionally, wastewater from the facility is discharged into Ilica stream. This study was conducted to determine the hydrochemical characteristics of the well and springs located in Kestanbol geothermal field and to evaluate the environmental effects of geothermal fluids on the soil and stream sediment. The temperature, electrical conductivity (EC) and pH of Kestanbol geothermal fluids are 59.5-74.1 degrees C, 30.3-35.5 mS/cm, and 6.45-6.71, respectively. The geothermal fluids are NaCl water type, with mean NaCl concentration of 19511 mg/L. In addition to higher EC values, and total dissolved solid content, Na+, Cl-, B, Ba, Fe and Mn concentrations of the Kestanbol geothermal fluid are above the tolerance limit of TS 266. Moreover, the geothermal fluid is heavily polluted water (class IV) according to the Turkish Inland Water Quality Regulations in terms of EC, Na+, Cl-, B and Fe. There is a scaling problem in the Kestanbol geothermal field. XRD and SEM-EDX analyses identified the minerals causing scale as calcite, halite and siderite. Arsenic, Fe and Mn concentration of scale, soil and stream sediment samples are higher than the mean value of world continental crust. According to the enrichment factor and geoaccumulation index, the geothermal fluid with intense rock interaction enriches soil and stream sediment in terms of As and Mn metal(loid)s as a result of discharge. It is recommended that geothermal fluids and waste waters from the facility should not be discharged into the soil and Ilica stream.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Hydrogeochemical and isotopic monitoring of the Kestanbol geothermal field (Northwestern Turkey) and its relationship with seismic activity
    (TUBİTAK, 2021) Şanliyüksel Yücel, Deniz; Özden, Süha; Marmara, Harika
    Kestanbol geothermal field is located in northwestern Turkey and is one of the highest temperature geothermal fields in the Biga Peninsula. In this study, one geothermal well, two geothermal springs, and two cold springs were monitored for one year in Kestanbol geothermal field to determine hydrogeochemical and isotopic characteristics. Additionally, any possible relationship between seismic activity and variations in the hydrochemistry of geothermal water was investigated. The Kestanbol geothermal field is controlled mainly by the right-lateral strike-slip Kaplıca fault with normal components. The distribution of the geothermal waters is roughly parallel to the fault. The temperature, electrical conductivity, salinity, and pH value of the geothermal waters were within the range of 59.5 to 74.6 °C, 30300 to 35700 μS/cm, 19.6 to 23.3‰ and 6.13 to 6.83, respectively. The temperature interval was from 11.2 to 25.4 °C for cold waters. The hydrochemical facies of the geothermal waters were Na-Cl type, and the cold waters were Ca-HCO3-Cl type. The high concentrations of As, Ba, Fe, Li, and Mn in geothermal waters were mainly derived from prolonged water-rock interactions under high-temperature conditions. The δ18O and δ2H contents of cold waters indicated meteoric origin. The geothermal waters were enriched in δ18O and δ2H and located on the mixing line between local groundwater and fossil seawater, indicating mixing processes. During our study period, 20 earthquakes with Mw 3.5 and above were recorded in the close surroundings of the Kestanbol geothermal field, and temporal variations in the physicochemical and chemical compositions of geothermal waters were observed. Concentrations Cl- of the geothermal waters exhibited decrease after the Tartışık-Ayvacık earthquake (Mw = 5.0), indicating more supplement of groundwater with shallow origin under the increase of tectonic stress.
  • [ X ]
    Öğe
    Kestanbol jeotermal alanının hidrojeokimyası ve aktif tektonik ile olan ilişkisi
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2020) Marmara, Harika; Özden, Süha; Yücel, Deniz Şanlıyüksel
    Kestanbol jeotermal alanı, Kuzey Anadolu Fayı'nın batı uzantıları ve Batı Anadolu Graben Sistemi'nin birlikte etkilediği Biga Yarımadası'ndaki en yüksek sıcaklığa sahip dördüncü jeotermal alandır. Jeotermal alandaki sıcak sular, meteorik kökenli suların kırık ve çatlaklar boyunca derinlere süzülerek, Kestanbol Plütonu ve jeotermal gradyanın etkisi ile ısınarak DKD-BGB uzanımlı sağ yönlü doğrultu atımlı Kaplıca Fayı boyunca yüzeye ulaşmaktadır. Bu çalışmada Kestanbol jeotermal alanında 1 sıcak su sondajı, 2 sıcak su kaynağı ve 2 soğuk su kaynağının hidrokimyasal karakterizasyonu bir yıl boyunca izlenerek aktif tektonik ile olan ilişkisi saptanmış, ayrıca sıcak suların olası çevresel etkileri araştırılmıştır. Sıcak suların yüzey sıcaklıkları 59,5-74,6 °C, elektriksel iletkenlik (EC) değerleri 30,3- 35,7 mS/cm, pH değerleri 6,13-6,83 arasındadır. Soğuk suların sıcaklık, EC ve pH değeri sırası ile 11,2-25,4 °C, 0,71-1,69 mS/cm ve 7,35-8,08'dir. Soğuk sular CaHCO3 su tipindedir. Sıcak sular NaCl su tipinde olup, ortalama NaCl konsantrasyonu 18487 mg/l'dir. Silis jeotermometresine göre sıcak suların rezervuar sıcaklığının 91-157 oC arasında olduğu hesaplanmıştır. Sıcak sular, oksijen-18, döteryum ve trityum içeriklerine göre aynı beslenme alanına sahip, derin dolaşımlı, meteorik su ve sıcak fosil deniz suyu karışımındadır. Trityum içeriğine göre bağıl yaş hesaplaması ile sıcak suların 86 yıldan daha yaşlı olduğu tespit edilmiştir. Jeotermal akışkan; sıcaklık ve EC değeri, Na+, Cl-, B ve Fe konsantrasyonu bakımından Yerüstü Su Kalitesi Yönetmeliği'ne göre IV. sınıf (çok kirlenmiş su) su kalitesindedir. Sıcak sular kabuklaşma problemine neden olmaktadır. Jeotermal alandan alınan kabuklaşma, toprak ve dere sedimenti örneklerinde As, Fe ve Mn konsantrasyonlarının Dünya kıtasal kabuk ortalama değerinden yüksek olduğu belirlenmiştir. Jeotermal akışkanın çevreye deşarj edilmesi ısıl ve kimyasal kirliliğe sebep olmaktadır. Bu nedenle jeotermal akışkanın soğutulup, arıtılarak çevreye deşarj edilmesi önerilmektedir. Sıcak suların 20.02.2019 tarihli depremin etkisi ile sıcaklık ve EC değerlerinin yanı sıra Na+, K+, Ca+2 ve Cl- konsantrasyonunda azalma, pH, Mg+2, HCO3- ve SO4-2 konsantrasyonunda ise artış gözlenmiştir. Gelecek çalışmalarda aktif tektoniğin sıcak suların hidrokimyasal karakterizasyonu üzerindeki etkisinin belirlenmesi için uzun süreli izlenmesi önerilmektedir.
  • [ X ]
    Öğe
    Taşköprü (Akşehir-Eber Gölleri Arası) Sondaj Karot Verilerinin Geç Pleyistosen Gastropoda-Bivalvia Faunası ve Paleobiyocoğrafik Yayılımı (GB Anadolu) / Late Pleistocene Gastropoda-Bivalvia Fauna and Paleobiogeographical Distribution Based on Core Drilling Data from Taşköprü (Between Lake Akşehir and Lake Eber, SW Anatolia)
    (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2026) Marmara, Harika; Kapan, Sevinç
    Bu çalışmada, Taşköprü köyünde (Akşehir ve Eber gölleri arasında yer alan) yaptırılmış olan her biri 12 metre derinliğe sahip iki adet sondaj karotuna ait örneklerin Mollusca (Gastropoda ve Bivalvia) faunası ilk kez sistematik olarak incelenmiş ve faunanın paleobiyocoğrafik dağılımı ortaya çıkarılmıştır. Sondaj karotlarından sistematik olarak derlenen örneklerden; Mollusca şubesinin Gastropoda sınıfına ait 8 cins ve 8 tür; Valvata piscinalis (O. F. Müller, 1774), Valvata sp., Bithynia pseudemmericia Schütt, 1964, Bithynia pseudemmericia operkül, Graecoanatolica lacustristurca Radoman, 1973, Laevicaspia caspia (Eichwald, 1838), Laevicaspia kolesnikoviana (Logvinenko & Starobogatov, 1966), Laevicaspia lincta (Milaschewitsch, 1908), Laevicaspia sp., Lymnaea sp., Stagnicola sp., Radix auricularia (Linnaeus, 1758), Radix sp., Gyraulus parvus (Say, 1817), Gyraulus sp. ile Bivalvia sınıfına ait; Euglesa casertana (Poli, 1791), Euglesa personata (Malm, 1855), Pisidium amnicum (O. F. Müller, 1774), Pisidium jassiensis Cob?lcescu, 1883, Pisidium sp., Dreissena iconica Schütt, 1991, Dreissena polymorpha (Pallas, 1771), Dreissena sp. olmak üzere 3 cins ve 6 türün tanımlaması yapılmıştır. Göller Bölgesi’nde daha önce yapılmış olan çalışmalar incelendiğinde; Konya Kapalı Havzası, Eğirdir, Beyşehir, Burdur ve Suğla göllerinin çökellerinde varlığı tespit edilmiş olan Valvata piscinalis, Bithynia pseudemmericia, Graecoanatolica lacustristurca, Radix auricularia, Gyraulus parvus, Euglesa casertana, E. personata, Pisidium amnicum, P. jassiensis ve Dreissena iconica türlerinin, inceleme alanında da tarafımızdan tanımlanmış olması, Geç Pleyistosen esnasında söz konusu havzalar arasında fiziksel bir bağlantının mevcut olabileceğine ya da bu göllerin benzer paleoortamsal koşullarda gelişmiş olabileceğine işaret etmektedir.

| Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim