Yazar "Kartal, Osman Yılmaz" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 20 / 24
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Analysis of alienation in informal education: Media skepticism and spiral of silence in the network society(Sciedu Press, 2018) Kartal, Osman YılmazIn the study, the alienation in the network society is investigated. Facebook, which is highly effective among network community applications, has been examined as an informal learning tool. In this context, the topic of learning is "political, social, religious, cultural contents that society is sensitive". The research was conducted with the participation of university students who are members of the network society. Spiral of silence (SoS) was taken into account as a sign of alienation. It has been examined whether the media skepticism is effective in solving the problem of alienation. In this context, the relationship between spiral of silence and media skepticism has been investigated. As a result of the research, it was understood that young adults who are university students are in the spiral of silence in sharing about "political, social, religious, cultural contents, society is sensitive" and therefore alienation exists. In the context of media skepticism, participants' skepticism to others' posts is high, skepticism to self posts is low. While there is a significant, negative and low level of correlation between spiral of silence and skepticism to others posts, there is no significant relationship between spiral of silence and skepticism to self posts. There is a potential for skepticism to others' posts to be effective in resolving alienation in network society. © 2018, Sciedu Press. All rights reserved.Öğe Bilişim Çağında Sosyal Sermayenin Yeni Belirleyicileri: Dijital Uçurum ve Sosyal Medya Okuryazarlığı(2017) Kartal, Osman Yılmaz; Yazgan, Akan Deniz; Kıncal, Remzi Y.Araştırmada, öğretmen adaylarının sosyal sermaye düzeylerinde, dijital uçurumun ve sosyal medya okuryazarlığının anlamlı birer belirleyici olup olmadıkları incelenmektedir. Çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırma araştırmasıdır. Çalışmada veri toplama aşamasında dijital uçurum ölçme aracı, sosyal medya okuryazarlığı ölçme aracı ve sosyal sermaye ölçme aracı kullanılmıştır. Sosyal sermayenin dijital uçurum ve sosyal medya okuryazarlığına göre yordanmasında sıralı (ordinal) lojistik regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, sosyal sermayenin belirleyicileri olarak dijital uçurum ve sosyal medya okuryazarlığının etkili olma potansiyeli taşımaktadır. Fakat bu değişkenlerinin, bölgeden bölgeye farklılık gösterdiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte, sosyal sermaye gibi grup dinamiklerinden doğrudan etkilenen bir olguyu etkileyen faktörleri genellemenin mümkün olamayacağı görülmektedir. Dolayısıyla, sosyal sermayeyi etkileyen faktörlerin, her gruba özgü çalışmalarla incelenmesi, değişim ve dönüşümlerinin takip edilmesi önerilmektedirÖğe Duyuşsal Alan Hedeflerinin Gerçekleşmesinde Dijital Teknolojinin Etkililiğine İlişkin Öğretmen Görüşleri(2020) Temelli, Dinçer; Şahin, Çavuş; Kartal, Osman YılmazBilişim teknolojileri, yaşamın ve toplumsal kurumların iş ve işlemlerini kolaylaştırması bakımından bireyler için önemli bir yere sahiptir. Her alanda olduğu gibi eğitim sisteminde de etkin rol oynayan bilişim teknolojilerinin, eğitim hedeflerinin kazandırılmasında etkili bir araç olarak kullanılması beklenmektedir. Eğitim sürecinde öğrenme alanlarına göre hedefler belirlenmekte ve belirlenen alanlardaki hedeflerin kazandırılmasına çalışılmaktadır. Bu hedefler arasında duyuşsal hedefler ayrı bir öneme sahiptir. Öğrencilerin eğitime yabancılaşmasının temelinde, duyuşsal hedeflerin kazandırılmasındaki sınırlılıklar yer almaktadır. Duyuşsal alan hedeflerin kazandırılmasında yaşanan sınırlılıkların giderilmesi ve duyuşsal hedeflerin kazandırılmasında dijital teknolojilerin önemli bir etkisinin olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle eğitim programlarının uygulayıcısı olan öğretmenlerin bu konudaki değerlendirmeleri önemlidir. Bu araştırmada, duyuşsal hedeflerin kazandırılmasında dijital teknolojinin etkililik düzeyinin öğretmen görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmaktadır. Karma yöntem üzerinden gerçekleştirilen araştırmanın tasarımında “açıklayıcı sıralı karma yöntem” temel oluşturmaktadır. Araştırma sürecinde araştırma ve yayınetiği ilkelerine uyulmuştur.Araştırmanın verileri2017yılında toplanmıştır.Verilerin toplanmasında, araştırmacılar tarafından geliştirilen “Duyuşsal Hedeflerin Kazanımına Yönelik Teknoloji İnançları Anketi” ve yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Araştırma sonunda öğretmenlerinduyuşsal hedeflerin kazandırılmasında dijital teknolojilerin etkililiğine ilişkin görüşlerinin, genelde, yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler tarafından en çok akıllı tahta ve Web 2.0 etkili olarak görülürken, sırasıyla bilgisayar, tablet pc/akıllı telefon ve Web 1.0 yer almaktadır. Akıllı tahtanın etkili olarak görülmesi “duyuşsal tecrübe” ve “motivasyon”; Web 2.0’nin etkili olarak görülmesi ise “sosyal uyum” ve “özerklik” parametreleri ile açıklanmaktadır.Öğe Epistemik Merakın Eğitimdeki Rolü(2020) Yazıcı, Tuğçe; Kartal, Osman YılmazÖğrenenin öğrenme isteği, bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde gerçekleşebilmektedir. Bu süreçte öğrenenin özellikle belli bir içeriğe yoğunlaşarak öğrenme çabasına girmesi ve öğrenme çabasının arkasındaki nedenlerin alan yazınında farklı bakış açılarla incelendiği anlaşılmaktadır. Psikolojik çerçevede öğrenenin öğrenme çabası merak olarak incelenmiştir ve meraka yönelik çeşitli tanımlamalarla birlikte birtakım teoriler öne sürülmüştür. Bu çalışma, epistemik merakın öğrenme açısından kavramsal ve teorik arka planının öğretme ve öğrenme süreçleri açısından açıklamayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, epistemik merak konusunda gerçekleştirilecek bilimsel araştırmalar ve eğitim programı geliştirme çalışmaları için araştırmacılara, uzmanlara ve uygulayıcılara eleştirel bir teorik çerçeve sunmaktadır. Ayrıca, epistemik merakın öğrenme ve öğretme süreçlerine ne gibi katkılarının olabileceğini sunma açısından çalışmanın önemli olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak, epistemik merak, insanın bilişsel yapısı ve kişilik faktörleriyle birlikte öğrenme ve öğretme sürecine birçok açıdan bağlantılı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, epistemik merakın öğrenme sürecine bağlı değişkenlerle arabulucu bir rol üstlendiği ve öğrenme- öğretme sürecini kapsayan bir yapı haline geldiği anlaşılmaktadır. Epistemik merakın öğrenme sürecindeki rolüne aracılık eden değişkenlerin neler olabileceğinin, gerçekleştirilecek araştırmalarla, sorgulanması önerilmektedir.Öğe Identification of the parameters concerning young adults' taking epistemic risks in their social media posts with academic content(IADIS, 2018) Kıncal, Remzi Y.; Kartal, Osman Yılmaz; Yazgan, Akan DenizThe present study aims to identify and investigate the parameters of taking academic epistemic risks concerning undergraduate young adults who are considered to use social media more frequently than any other users. The study was carried out following a mixed methodology. The study observes the principles of exploratory sequential design of the mixed method. In an exploratory mixed study, initially a theoretical proposition is obtained through a qualitative methodology; then this proposition is tested with a quantitative method. A case study as the qualitative part was conducted over 15 university students who use social media. As a result of the qualitative study, the parameters which were discovered to exert effects on young adults’ epistemic risk taking in their social media posts with academic content were identified. A survey research study was carried out with a measurement tool developed by the researchers to assess the obtained parameters. By means of the survey performed over 215 undergraduates, the parameters of epistemic risk were tested. There are individual- and environment-related parameters affecting young adults’ taking academic epistemic risk on social media. It was found out from the analyses of these parameters that the parameters knowledgeability, academic knowledgeability, and ethics have direct effects of academic epistemic risk taking. It was also revealed that the parameters self-esteem, responsibility, educational background, and virtual social capital are potentially effective. Copyright © 2018 IADIS Press. All rights reserved.Öğe Investigation of Dialogic Teaching Principles According to Educational Ideologies of Teacher Candidates(İlknur GÖKÇE, 2022) Beyazbal, Selen; Şahin, Çavuş; Kartal, Osman YılmazThe study aims to investigate how teacher candidates with different ideologies differ in their use of dialogic learning principles in the dialogic teaching. The design of the study is a multiple case study in qualitative research methods. The educational ideologies of teacher candidates identify the cases of the study. The data were derived from the rubric results filled by the teacher candidates and the focus group interviews at the end of the lessons. The results showed that there is no difference in the levels of dialogic teaching principles of teacher candidates with different educational ideologies. The study is important in terms of showing how the characteristics of the dialogic principles change in teacher candidates that has albeit implicitly an ideology. Also, it shows that how participants with different educational ideologies differ in a dialogic learning environment due to their ideology.Öğe Investigation of Teacher Roles in Educational Practices in the Covid-19 Pandemic: A Phenomenological Study(2021) Temelli, Dinçer; Kartal, Osman Yılmaz; Şahin, Çavuş; Yazgan, Akan DenizIn the research, it is aimed to analyze the roles of teachers teaching in distance education in the Covid-19 pandemic period and to investigate the obstacles encountered in the realization of these roles. The study was conducted phenomenological research. The criterion sampling technique is used to select participants. Participants were chosen from the teachers of Mathematics, Foreign Language, Science, Turkish and Social Studies who teach at least 15 hours or more per week in distance education. The data collection process in which data triangulation was performed included diaries kept by teachers for five days, individual interviews and focus group interviews. Transcripted data were analyzed by content analysis technique. The roles of the teachers who participated in the study were “communicator”, “collaborator”, “facilitator” and “learner” teacher during the distance education in Covid-19 pandemic. There are obstacles in the realization of roles in issues such as injustice / inequality in education, subject-centered program, structure of the education program, professional development, student and parent unwillingness. The features that teachers should have in the process of distance education as technopedagogical content knowledge, planning instructional activities, being able to measure distance assessment and provide student motivation.Öğe KENDİ HIZINDA ÖĞRENEN OLMAK: YAVAŞ OKUL VE TEMELLERİ(2020) Çavuşoğlu, Duygu; Kartal, Osman YılmazBu çalışmada, Yavaş Okul yaklaşımı kavramsal ve teorik temelleri çerçevesinde incelenmektedir. Yavaş Okul yaklaşımının temel karakteristik özellikleri açıklanmaktadır. Temelleri 2001 yılında Maurice Holt tarafından atılmış olan Yavaş Eğitim, çocukların öğrendikleri şeylerin daha çok farkında olması amacıyla yenilikçi yollar arayan öğretmenler, ebeveynler ve akademisyenler tarafından dünya çapında yaygınlaşmaktadır. Yavaş Hareketi’nde bahsedilen yavaşlık yerelleşme, sanat eseri yaratma, kendini keşfetme ve ortaya çıkarma anlamlarına gelmektedir. Yavaş Gıda akımının temellerinde olduğu gibi, yeni edinilen bilginin, yeni yapılan bir işin, ürünün son kullanıcıya ulaşmadan önce özenle gözden geçirilmesi için yeterli zamana ihtiyaç vardır. Çünkü ortaya çıkacak ürünün yapan kişinin güdüsünü ve ilgilerini temsil etme niteliğine ulaşması gerekir. Bu süreçleri yaşarken, insanlar birbirleriyle etkileşime girer ve sosyalleşirler; bu durum da yerelleşmeyi beraberinde getirir. Yavaş Okul Hareketi, eğitim konuları üzerine etraflıca düşünmenin önemini vurgular. Öğrenciler bir şey öğrenirken, normatif bir çerçevenin içerisine sıkışmamalılar; aksine, bağımsız hareket edebilecekleri, ilgilerini keşfedebilecekleri ve meraklarını ortaya koyabilecekleri bir ortama sahip olmalıdırlar. Yavaş pedagojide öğrenme kişiye özel bir süreç olarak görülmektedir. Yavaş öğrenmenin temel özelliği bireylerin kendi hızlarında öğrenebilmesi ve keşfedebilmesidir. Daha rekabetçi ve telaşlı olma zamanı olarak anılan 21. yüzyılın gerektirdiklerinin aksine, yavaş pedagoji öğrencilerin kendi öğrenme süreçlerini belirleyip, atacakları adımlara karar vermekte daha az bağımlı ve daha özerk bireyler olma imkânı verir.Öğe LİSE ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRENME YAKLAŞIMLARININ İNCELENMESİ(2020) Yazıcı, Tuğçe; Kartal, Osman YılmazAraştırmada, lise öğrencilerinin öğrenme yaklaşımları düzeylerini betimlemek ve farklı lise türlerinde sınıf düzeyine göre öğrenme yaklaşımları düzeylerindeki olası farklılaşmaları incelemek amaçlanmıştır. Çalışma, tarama araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Fen Lisesi (FL), Sosyal Bilimler Lisesi (SBL), Anadolu Lisesi (AL), Güzel Sanatlar Lisesi (GSL), Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (MTAL), Anadolu İmam Hatip Lisesi (AİHL), Anadolu İmam Hatip Fen ve Sosyal Bilgiler Programında (AİHFSP) öğrenim gören 756 öğrenci örneklemi oluşturmaktadır. Ekinci (2008) tarafından geliştirilen “öğrenme yaklaşımları ölçeği” veri toplama aracı olarak katılımcılara uygulanmıştır. 9. sınıfta öğrenim gören öğrencilerinin derinlemesine öğrenme yaklaşımına yönelik grup ortalamaları incelendiğinde AİHFSP ile FL öğrencilerinin yüksek, diğer lise öğrencilerinin orta düzeyde oldukları görülmektedir. 9. sınıf öğrencileri grup ortalamaları açısından incelendiğinde tüm liselerin yüzeysel öğrenme yaklaşımları orta düzeydedir. Ayrıca diğer liselere göre SBL, AL ve MTAL öğrencilerinin daha yüksek düzeyde yüzeysel öğrenme yaklaşımına yönelim gösterdikleri görülmektedir. AİHFSP ile FL 9. sınıf öğrencilerinin stratejik öğrenme yaklaşımı yüksek, diğer liselerdeki öğrencilerin stratejik öğrenme yaklaşımları orta düzeydedir. 12. sınıfta öğrenim gören öğrencilerinin derinlemesine öğrenme yaklaşımına yönelik grup ortalamaları orta düzeydedir. Yüzeysel öğrenme yaklaşımı açısından incelendiğinde 12. sınıf öğrencileri genel olarak orta düzeyde yüzeysel öğrenme yaklaşımına yönelim göstermektedir. Okul türleri içerisinde en yüksek AİHFSP, en düşük FL öğrencileri yüzeysel öğrenme yaklaşımına yönelmektedir. 12. sınıf öğrencilerinin stratejik öğrenme yaklaşımları genel olarak orta düzeydedir. Ayrıca AİHFSP, AL ve AİHL öğrencilerinin diğer liselerdeki öğrencilere göre yüksek düzeyde stratejik öğrenme yaklaşımına yöneldikleri görülmektedir. FL 9. ve 12. sınıf öğrencilerinin stratejik öğrenme yaklaşımı açısından anlamlı farklılık vardır. AİHFSP 9 ve 12. sınıf öğrencilerinin derinlemesine, yüzeysel ve stratejik öğrenme yaklaşımı açısından anlamlı farklılıklar vardır. SBL, AL, MTAL, GSL, AİHL açısından incelendiğinde, sınıf düzeyi değişkeni açısından öğrenme yaklaşımları arasında anlamlı bir farklılık yoktur.Öğe Medya Okuryazarlığı Eğitimi(2009) Kıncal, Remzi Y.; Kartal, Osman YılmazXX. yüzyıldan itibaren bireylerin, zamanlarının büyük bir bölümünü etkisi altına alan medyayı doğru okuyup doğru yorumlamaları ve medyayı izleyen bireyler değil de, etkin katılımcılar haline gelmeleri önemli bir konu olmuştur. Bu çerçevede medya okuryazarlığı kavramı açıklanmış, uygulamaları ve eğitimi farklı boyutları ile irdelenmiştir.Öğe Medya okuryazarlığı eğitimi alan rehberlik ve psikolojik danışmanlık anabilim dalı öğrencilerinin aktif vatandaşlık düzeylerini etkileyen faktörler(2012) Kartal, Osman Yılmaz; Kıncal, Y. RemziXXI. yüzyılın başlarında haklar ve sorumluluklar bağlamında ele alınan vatandaşlık kavramı, bireylerin toplumdaki sorumluluklarını ön plana çıkaran aktif vatandaşlık yaklaşımına doğru evrilmektedir. Bunun yanında, bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızla gelişime paralel olarak ortaya çıkan medya bağımlılığı ve medyanın olumsuz etkilerine karşı, medya okuryazarlığı yaklaşımı medya tüketiminde eleştirel ve bilinçli olmayı sağlamakta, bireylerin kendi medya mesajlarını yaratmalarında fırsatlar sunmaktadır. Bireyleri medya karşısında donanımlı olmalarını sağlayarak yetkilendiren medya okuryazarlığının nihai amacı aktif vatandaşlık olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla, medya okuryazarlığı ve aktif vatandaşlık birbiriyle ilişkili iki kavram olarak öne çıkmaktadırlar. Çalışmada medya okuryazarlığı eğitimi almış Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı öğrencilerinin aktif vatandaşlık düzeylerini (sosyal ve bireysel katılım) etkileyen faktörleri belirleyerek, teorik önermelerde bulunmak amaçlanmaktadır. Araştırma nitel araştırma yönteminde ve gömülü teori desenindedir. Amaçlı ve teorik örnekleme tekniği ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesinde Medya Okuryazarlığıdersi alan Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı 3. sınıf öğrencileri çalışma grubu olarak seçilmiştir. Veri toplama tekniği olarak, gömülü teori deseninin temel veri toplama kaynağı olan bireysel görüşmelerden faydalanılmaktadır. Çalışmada, üniversite öğrencilerinin sosyal ve bireysel katılım davranışlarının bilişsel ve duyuşsal hazıroluş düzeyi, sosyal yeterlilik, kişisel imkânlar, çevre ve fayda faktörlerinden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Mindscapes of Learning: Gender, the Creative Imagery Ability, and the Embodied Nature of Academic Success(Creative Publishing House, 2024) Kartal, Osman Yılmaz; Yazgan, Akan Deniz; Temelli, Dinçer; Yavuz Kartal, Meral; Bulut, Beyza; Şahin, ÇavuşThis particular study sets out to investigate thoroughly the intricate and fascinating relationship that exists between the abilities of creative imagery and the academic performance of the eighth graders; especially for the male and female learners and how they perform in relation to their imaginative abilities and academic achievement. The research was done among a total of 105 eighth-grade middle school learners which included 52 boys and 53 girls drawn from a public middle school situated in the moderate socio-cultural as well as the socio-economic context of Çanakkale, Turkey. The results of this particular study have revealed that overall, girls do much better than boys on Vividness and Transformation with significantly higher means in these two dimensions while for Originality, the findings indicate that there are no significant gender factors. As regards academic achievement, significant gender-based differences were also observed, as girls eclipsed boys in Turkish, Mathematics, and Science with overall better performance percentages. The study further showed that there is a positive relationship between the creativity capacities of male participants which implies that the high-performance levels of such students can be directly linked to their creative imagination abilities whereas this correlation was not observed in female participants.Öğe New Determinants of Social Capital in Digital Age: Digital Divide and Social Media Literacy(Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, 2017) Kartal, Osman Yılmaz; Yazgan, Akan Deniz; Kıncal, Remzi Y.In this research, it is investigated whether the digital divide and social media literacy are significant determinants in the social capital levels of prospective teachers. This is a causal comparison study which is one of the quantitative research methods. In the study, as data collection tools, digital divide measurement tool, social media literacy measurement tool and social capital measurement tool were used. Ordinal logistic regression analysis was performed in the prediction of social capital according to digital divide and social media literacy. As a conclusion, the digital divide and social media literacy are potentially influential as determinants of social capital. However, it is understood that these variables vary from region to region. Moreover, it seems that it is not possible to generalize factors that affect a phenomenon directly affected by group dynamics, such as social capital Therefore, it is recommended to research the factors affecting social capital with each group specific studies, follow up the changes [TR] Araştırmada, öğretmen adaylarının sosyal sermaye düzeylerinde, dijital uçurumun ve sosyal medya okuryazarlığının anlamlı birer belirleyici olup olmadıkları incelenmektedir. Çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırma araştırmasıdır. Çalışmada veri toplama aşamasında dijital uçurum ölçme aracı, sosyal medya okuryazarlığı ölçme aracı ve sosyal sermaye ölçme aracı kullanılmıştır. Sosyal sermayenin dijital uçurum ve sosyal medya okuryazarlığına göre yordanmasında sıralı ordinal lojistik regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, sosyal sermayenin belirleyicileri olarak dijital uçurum ve sosyal medya okuryazarlığının etkili olma potansiyeli taşımaktadır. Fakat bu değişkenlerinin, bölgeden bölgeye farklılık gösterdiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte, sosyal sermaye gibi grup dinamiklerinden doğrudan etkilenen bir olguyu etkileyen faktörleri genellemenin mümkün olamayacağı görülmektedir. Dolayısıyla, sosyal sermayeyi etkileyen faktörlerin, her gruba özgü çalışmalarla incelenmesi, değişim ve dönüşümlerinin takip edilmesi önerilmektedir.Öğe Öğretmen adaylarının medya okuryazarlık düzeyleri ile aktif vatandaşlık bağlamında toplum yaşamına katılma düzeyleri arasındaki ilişki(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, 2013) Kartal, Osman Yılmaz; Kıncal, Remzi Y.Yirmi birinci yüzyılın başlarında haklar ve sorumluluklar bağlamında ele alınan vatandaşlık kavramı, bireylerin toplumdaki sorumluluklarını ön plana çıkaran aktif vatandaşlık yaklaşımına doğru evrilmektedir. Bunun yanında, bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişime paralel olarak ortaya çıkan medya bağımlılığı ve medyanın olumsuz etkilerine karşı, medya okuryazarlığı yaklaşımı medya tüketiminde eleştirel ve bilinçli olmayı sağlamakta, bireylerin kendi medya mesajlarını yaratmalarında fırsatlar sunmaktadır. Bireyleri medya karşısında donanımlı olmalarını sağlayarak yetkilendiren medya okuryazarlığının nihai amacı aktif vatandaşlık olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla, medya okuryazarlığı ve aktif vatandaşlık birbiriyle ilişkili iki kavram olarak öne çıkmaktadırlar. Çalışmada, öğretmen adaylarının aktif vatandaşlık düzeyleri (sosyal ve bireysel katılım) ile medya okuryazarlık düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığı araştırılmaktadır. Araştırma karma yöntem ile gerçekleştirilmektedir. Karma yöntem nicel ve nitel veri toplama tekniklerinin birlikte kullanıldığı bir modeldir. Karma yöntem formlarından çeşitleme (trianqulation), çalışma modelinin temelini oluşturmaktadır. Nicel yöntemde ilişkisel tarama modeli gerçekleştirilmiştir. Nitel yöntemde ise odak grup görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemi kapsamında gerçekleştirilen ilişkisel tarama modelinde, çalışmanın evrenini Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemine, 1033 öğretmen adayı dahil olmuştur. Odak grup çalışması 6'şar kişilik gruplardan oluşan çalışma grupları ile gerçekleştirilmiş ve toplamda 4 odak grup çalışması yapılmıştır. Toplamda 24 öğretmen adayının görüşleri alınmıştır. Çalışmanın nicel boyutuna ilişkin veri toplama sürecinde Toplum Yaşamı Ölçme Aracı, Medya Okuryazarlığı Anketi; nitel boyutuna ilişkin veri toplama sürecinde yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının sosyal ve bireysel katılımlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacı ile gömülü teori çalışması gerçekleştirilmiş ve buradan ulaşılan sonuçlar ile kontrol değişkenlerinin tanımlanması yapılmıştır. Çalışmada ulaşılan sonuçlar şu şekilde özetlenebilmektedir: Üç model altında ele alınan medya okuryazarlık düzeyleri ile sosyal ve bireysel katılım düzeyleri arasındaki ilişki analizlerinde; medya okuryazarlığının iletişim becerileri boyutunun düşük düzeyde, pozitif yönde ve anlamlı olarak öğretmen adaylarının sosyal katılım düzeylerini yordadığı ve diğer değişkenlere göre en önemli belirleyici olduğu görülmektedir. Sosyal katılım bağlamında, öğretmen adaylarının her türlü medya metinlerine erişim ile medya metinlerini eleştirel olarak analiz ve değerlendirme düzeyleri etkili olmamakta, sadece medya üretim becerileri etkili olmaktadır. Fakat, aynı sonucun bireysel katılım anlamında yansımaması dikkat çekicidir. Bireysel katılım düzeyi ile medya okuryazarlık düzeyleri arasında düşük düzeyde, pozitif ve anlamlı ilişkiler mevcuttur. Burada dikkati çeken nokta, eleştirel anlayış düzeyinin diğerlerine göre daha çok öne çıkan bir belirleyici olmasıdır. Her ne kadar medya kullanım becerileri ile medya iletişim becerileri de anlamlı olarak bireysel katılım düzeyini yordasalar da eleştirel anlayış daha çok öne çıkmaktadır.Öğe Öğretmen Adaylarının Sınıf İçi Disiplin Sağlamada Ödül Uygulamalarını Tercih Etme Düzeylerinin İncelenmesi(2013) Şahin, Çavuş; Demir, M. Kaan; Kartal, Osman YılmazÇalışmada öğretmen adaylarının sınıf içi disiplini sağlamak için hangi ödül uygulamalarını ne düzeyde tercih etme eğiliminde oldukları araştırılmaktadır. Nicel araştırma desenlerinden betimsel tarama modeline sahip bu çalışmada, 2010-2011 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar Öğretimi ve Teknolojileri Eğitimi, Yabancı Diller Eğitimi bölümlerinde, Fen Bilgisi ve Sınıf Öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören 163 öğretmen adayına ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak \"Sınıf İçi Disiplin Yöntemleri Ölçeği\"nin psikolojik, sosyal ve maddi ödül uygulamalarına yönelik 39 maddeden oluşan ödül uygulamaları boyutundan oluşan ölçme aracı kullanılmıştır. Çalışma sonucunda cinsiyet, öğretim türü ve bölüm değişkenleri altında, öğretmen adaylarının psikolojik ve sosyal ödül uygulamalarını maddi ödül uygulamalarına oranla daha çok tercih ettikleri; psikolojik ve sosyal ödül uygulamalarına \"her zaman\" düzeyinde, maddi ödül uygulamalarına \"bazen\" düzeyinde katıldıkları sonucuna ulaşılmıştırÖğe Öğretmen Adaylarının Sınıf İçi Disiplin Sağlamada Tercih Ettikleri Ceza Uygulamalarının İncelenmesi(2012) Demir, Mehmet Kaan; Şahin, Çavuş; Kartal, Osman YılmazÇalışmada öğretmen adaylarının sınıf içi disiplini sağlamak için hangi cezauygulamalarını ne düzeyde tercih etme eğiliminde oldukları araştırılmaktadır. Nicelaraştırma desenlerinden betimsel tarama modelinde olan çalışmada, 2010-2011yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin BilgisayarÖğretimi ve Teknolojileri, Yabancı Diller, Fen Bilgisi ve Sınıf Öğretmenliğibölümlerinde öğrenim gören 163 öğretmen adayına ulaşılmıştır. Çalışma sonucundacinsiyet, öğretim türü ve bölüm değişkenleri altında, öğretmen adayları psikolojik vefiziksel ceza uygulamalarını sosyal ceza uygulamalarına oranla daha çok tercihettikleri; psikolojik ve fiziksel ceza uygulamalarına \"her zaman\" düzeyindekatılırlarken, sosyal ceza uygulamalarına \"bazen\" düzeyinde katıldıkları sonucunaulaşılmıştır. Farklı/alternatif sınıf için disiplin uygulamalarının eğitim-öğretimsürecinde kullanılabilir olduğu bir süreçte, öğretmen adaylarının cezauygulamalarına yönelik ortaya çıkan bu yaklaşımları öğretmen yetiştirmeprogramlarında dikkate alınması gereken bir konu olarak belirmektedir.Öğe OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMEN YETİŞTİRME PROGRAMI HAKKINDA OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ GÖRÜŞLERİ(Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, 2013) Şahin, Çavuş; Kartal, Osman Yılmaz; İmamoğlu, AylinAraştırmanın amacı Okul Öncesi Öğretmeni adaylarının Okul Öncesi Öğretmeni Yetiştirme Programı hakkındaki değerlendirmelerini ortaya koymaktır. Araştırma betimsel türde nitel bir çalışmadır. Verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış ve yönlendirici olmayan görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği okuyan 30 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının, Okul Öncesi Öğretmeni YetiştirmeProgramı hakkında görüşleri alınmıştır. Alınan cevaplara göre, lisans programında önemli değişiklikler yapılması ve programın etkililiği sürekli ölçülmesi gerekmektedir. Hâlihazırda okutulan bazı derslerin içerik ve öğretim yöntemleri geliştirilmeli ve bunlar yapılırken öğretmen adaylarının ihtiyaçları da dikkate alınmalıdırÖğe Okul öncesi öğretmen yetiştirme programı hakkında okul öncesi öğretmen adaylarının görüşleri(2013) Şahin, Çavuş; Kartal, Osman Yılmaz; İmamoğlu, AylinAraştırmanın amacı Okul Öncesi Öğretmeni adaylarının Okul Öncesi Öğretmen iYetiştirme Programı hakkındaki değerlendirmelerini ortaya koymaktır. Araştırmabetimsel türde nitel bir çalışmadır. Verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış veyönlendirici olmayan görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırma 2011 -2012 eğitim-öğretimyılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniv ersitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliğiokuyan 30 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Okul Öncesi ÖğretmenAdaylarının, Okul Öncesi Öğretmeni Yetiştirme Programı hakkında görüşleri alınmıştır.Alınan cevaplara göre, lisans programında önemli değişiklikler yapılması ve programınetkililiği sürekli ölçülmesi gerekmektedir. Hâlihazırda okutulan bazı derslerin içerik veöğretim yöntemleri geliştirilmeli ve bunlar yapılırken öğretmen adaylarının ihtiyaçları dadikkate alınmalıdır.Öğe Ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin televizyon dizilerindeki mesajları algılamalarında medya okuryazarlığının etkisi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2007) Kartal, Osman Yılmaz; Kıncal, RemziBu arastırmanın amacı; ortaögretim 10. sınıf ögrencilerine verilen medya okuryazarlıgı egitiminin, ögrencilerin televizyon dizilerindeki mesajları algılamalarına etkisini belirlemektir. Bu temel amaç çerçevesinde, medya okuryazarlıgının önemi, medya okuryazarlıgı egitiminin ögrencilerin elestirel düsünme becerilerine ve televizyon dizilerindeki mesajları algılamalarına etkisi ve ögrencilerin medya ve televizyon dizileri hakkındaki ilgi ve görüsleri arastırılmıstır. Arastırma sonuçları cinsiyet degiskenine göre de incelenmistir. Bu arastırmada, kontrol gruplu ön ve son test deneysel arastırma modeli kullanılmıstır. Çalısma evrenini 2006-2007 egitim-ögretim yılında Çanakkale il merkezindeki Çanakkale Lisesi 10. sınıf ögrencileri olusturmaktadır. Arastırma örneklemini evrenden yansız atama yolu ile seçilen 20 deney grubu ögrencisi ve 20 kontrol grubu ögrencisi olusturmaktadır. Deney grubu ögrencilerine 12 saatlik ?Medya Okuryazarlıgı Egitimi? egitimi verilmis; deney ve kontrol grubuna öntest ve sontest olarak ?Medya Okuryazarlıgı Degerlendirme Formu? uygulanmıstır. Sonuçları degerlendirmede ögrencilerin betimsel sonuçlarını ve görüslerini belirten puanlarda frekans ve aritmetik ortalama, degiskenlerin öntest ve sontest puanları arasındaki anlamlı fark için t testi ve cinsiyete göre degiskenlerin öntest ve sontest puanları arasındaki anlamlı fark için 4ki Faktörlü Varyans (F) Analizi kullanılmıstır. Arastırma sonucunda ?Medya Okuryazarlıgı Egitimi?nin, ögrencilerde medya mesajlarına karsı farkındalık gelistirdigi, medya mesajlarına karsı elestirel bakıs açısı kazandırdıgı, televizyon dizilerindeki mesajları analiz edip, degerlendirme becerisi kazandırdıgı sonucuna ulasılmıstır.Öğe Ortaokul Matematik Öğretmenlerinin Bilişim Teknolojileri Öz-yeterlik Düzeylerinin Cinsiyet Değişkenine Göre İncelenmesi(2018) Kartal, Osman Yılmaz; Temelli, Dinçer; Şahin, ÇavuşTürkiye’nin matematik başarısı dikkate alındığında, bazı sınırlılıkların olduğu görülmektedir. Matematikbaşarısını etkili kılmak için, eğitim sistemi içerisindeki en etkin paydaşlardan birisi matematik öğretmenleridir.Bilişim teknolojilerinin, matematik öğretimi üzerindeki rolü ve etkisi önemlidir. Matematik başarısını için, matematiköğretmenlerinin bilişim teknolojileri öz-yeterliklerinin belirleyici olma potansiyeli mevcuttur. Ayrıca, alanyazında,öz-yeterlik ve bilişim teknolojileri öz-yeterlik düzeylerinin cinsiyet değişkenine göre farklılaştığı görülmektedir.Araştırmada, ortaokul matematik öğretmenlerinin bilişim teknolojileri öz-yeterlik düzeylerinin cinsiyet değişkeninegöre incelenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, kadın ve erkek öğretmenlerin öz-yeterlik düzeylerinin mesleki deneyimegöre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmektedir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırmadeseninde çözümlenmektedir. Araştırma evrenini Çanakkale’de görev yapan ortaokul matematik öğretmenlerioluşturmaktadır. Gönüllülük ilkesine dayanarak, tesadüfi örneklem tekniği kullanılarak katılımcılara ulaşılmıştır.Araştırmaya 71’i erkek, 97’si kadın olmak üzere toplam 168 öğretmen katılmıştır. Veri toplama aracı olarak 27maddeden oluşan, Ekici, Ekici ve Kara (2012) tarafından geliştirilen “Öğretmenlerin Bilişim Teknolojileri ÖzyeterlikAlgıları Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, kadın ve erkek matematik öğretmenlerinin bilişimteknolojileri öz-yeterliklerinin “yüksek” düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Erkek öğretmenlerin öz-yeterlikdüzeylerinin kadın öğretmenlerin öz-yeterlik düzeylerinden daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca her birmesleki deneyim (kıdem) aralığında, erkek öğretmenlerin öz-yeterlik düzeylerinin kadın öğretmenlerin öz-yeterlikdüzeyinden yüksek olduğu görülmektedir.











