Yazar "Kara, Mustafa" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 16 / 16
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı Fonlarının Türkiye Kırsalının Kalkındırılmasındaki Rolü: Çanakkale İli Örneği(2022) Oruç, Semih; Kara, MustafaKalkınma olgusu, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmiştir. Savaş nedeniyle kalkınması duran Avrupa ülkeleri, süper güç haline gelen Amerika Birleşik Devletleri’nin desteğiyle, yeniden hızlı bir kalkınma sürecine girmişlerdir. Bilim, sanayi, teknoloji ve sermaye alanlarında geçmişten gelen tecrübe ve birikime sahip Avrupa ülkeleri sanayi ve teknoloji temelli kalkınma hamlelerini kısa sürede tamamlamışlardır. Avrupa ülkelerinin sahip oldukları kalkınma altyapısından mahrum olan ve tarımsal nitelikleri ağır basan gelişmekte olan ülkeler için ise kırsal kalkınma modelleri önerilmiştir. Buna göre, gelişmiş ülkeler bilim, sanayi, teknoloji, sermaye ve finans alanlarına yatırım yapacaklar, gelişmekte olan ülkeler ise gıda, tarım ve hayvancılık yatırımlarıyla kalkınmaya katkıda bulunacaklardır. Bu çerçevede 1950’lerden itibaren Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği gibi örgütler kalkınma-kırsal kalkınma alanlarındaki girişimleriyle ve ayırdıkları fonlarla gelişmekte olan ülkelerin kırsal kalkınma faaliyetlerini desteklemektedirler. Bu kapsamda, araştırmanın amacı, Avrupa Birliği’nin kırsal kalkınma desteklerinden IPARD-Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı fonlarının Türkiye kırsalının kalkındırılmasında rolü olup olmadığının ortaya konmasıdır. Araştırma kapsamına, Türkiye’de IPARD fonlarından destek alan tüm iller ve sektörler girmekle birlikte, çalışmanın nitel bir araştırma şeklinde planlanması, zaman ve maliyet kısıtları nedeniyle araştırma Çanakkale ilindeki en fazla destek alan yedi sektör ile sınırlandırılmıştır. Araştırma verileri görüşme yöntemiyle elde edilmiş, içerik analizine tabi tutularak çözümlenmiştir. Veri analizinde MAXQDA-The Art of Data Analysis Programından yararlanılmıştır. Sonuçta, Çanakkale ili özelinde IPARD Fonlarının en önemli katkısının ekonomik olduğu görülmüştür. Fonların dağıtımında bürokratik işlemlerin fazlalığı, proje danışmanlık faaliyetlerinin yetersizliği ve proje takviminin net olmamasından kaynaklanan sorunların yaşandığı anlaşılmıştır. Proje sürecinde yaşanan sorunların IPARD fonlarından yararlanan proje sahiplerini olumsuz etkilediği belirlenmiştir.Öğe BİLİŞİM ÇAĞINDA SEÇİM VAATLERİNİN OY VERME DAVRANIŞI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: 2024 MAHALLİ İDARELER SEÇİMİ ÇANAKKALE ÖRNEĞİ(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Bay, Merve; Kalkan, Melih; Kara, MustafaMahalli idareler seçimlerinde belediye başkanı adayları, kente yönelik projeleri ve kent sakinlerinin yaşam koşullarını iyileştirmeye ilişkin vaatleriyle hemşerilerinin oylarına talip olmaktadırlar. Projelerin ve vaatlerin kentin ve kent sakinlerinin ihtiyaçlarıyla örtüşüp örtüşmediği, seçmenlerin projeye, adaya ya da taraftarı oldukları siyasi partiye göre mi tercihte bulundukları her seçim döneminde tartışılmaktadır. Aynı zamanda, “Endüstri 4.0” döneminde, bilgi ve iletişim teknolojilerinde önemli gelişmeler yaşanmıştır. Yeni neslin bilişim ve iletişim teknolojilerini yoğun şekilde kullanması, başkan adaylarını kendilerini, projelerini ve vaatlerini geniş kitlelere ulaştırırken, bu teknolojileri kullanmaya zorlamaktadır. Araştırmada öncelikle, belediye başkan adaylarının seçim vaatlerinin, kent sakinlerinin oy verme davranışları üzerinde bir etkisinin olup olmadığı sorusuna cevap aranmıştır. Sonrasında, bilişim teknolojileri ile endüstriyi bir araya getirmeyi hedefleyen Endüstri 4.0’dan seçim sürecinde ne kadar yararlandıkları ve bunun adayların, projelerinin ve vaatlerinin bilinirliğine etki edip etmediği belirlenmek istenmiştir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden örnek olay araştırması şeklinde tasarlanmış, 2024 Mahalli İdareler Seçimleri ve Çanakkale ili merkez ilçe ile sınırlandırılmıştır. Veriler doküman incelemesi ve görüşme yöntemleriyle toplanmış, içerik analizi yapılmış, Maxqda Programıyla veriler görselleştirilerek açıklanmıştır. Sonuçta, Çanakkale ili merkez ilçesi örneğinde, 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde, seçim vaatlerinin seçmenlerin oy verme davranışları üzerinde etkili olduğu, ancak kent sakinleri parti tercihlerinde ideolojik davrandıklarından, adayların vaatlerinin seçim kazandırmaya yetmediği belirlenmiştir. Ayrıca belediye başkan adaylarının, seçim çalışmaları esnasında proje vaatlerini kent sakinlerine duyurmada bilişim teknolojilerinden yeterince yararlanamadıkları anlaşılmıştır.Öğe GEÇİCİ KORUMA KAPSAMINDAKİ SURİYELİLER KONUSUNDA MERKEZ SİYASETTEKİ HİZİPLEŞMENİN BURSA İLİ ÖRNEĞİNDE TOPLUMSAL KUTUPLAŞMAYA ETKİSİ(Menekşe ŞAHİN KARADAL, 2023) Subaşıoğlu, Doğan; Kara, MustafaGöç, insanlık tarihi kadar eski bir olgu olmakla birlikte, 21. yüzyılda savaşlar, yoksulluk, iklim değişikliği, kuraklık gibi nedenlerle kitlesellik ve süreklilik kazanmıştır. Geçmişte, akraba ve soydaş toplulukların göçleriyle yüzleşen Türkiye, Suriye İç Savaşı sonrası farklı türden kitlesel göçe maruz kalmıştır. Hükümetin “açık kapı politikası”, Suriye yönetiminden kaçanların Türkiye’ye gelmelerinde etkili olmuştur. Yapılan harcamalar, göç yönetiminde yaşanan bazı aksaklıklar, toplumsal kabul ve uyum sorunları, çalışma hayatı ve siyasal yaşam üzerindeki etkileri, medyada yer alan haberler vb. Suriyelileri iç siyasetin önemli gündemlerinden biri haline gelmiştir. Araştırmada, geçici koruma kapsamındaki (GKK) Suriyeliler konusunda siyasi partiler arası hizipleşmelerin Bursa ili örneğinde yerel siyasette ve halk arasında kutuplaşmaya neden olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma örnek olay araştırması şeklinde tasarlanmıştır. Veriler Bursa’da muhtarlar, vatandaşlar, büyükşehir belediye meclis üyeleri ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nde grubu bulunan partilerin il temsilcileri toplam 83 kişiyle görüşülerek toplanmıştır. Verilerin analizinde Maxqda 2020 Programı’ndan yararlanılmıştır. Sonuçta, GKK Suriyeliler konusunda merkez siyasetteki hizipleşmenin Bursa ili örneğinde toplumsal kutuplaşmaya neden olduğu tespit edilmiştir.Öğe Hizmet Ölçeği Artışı ve Kalite Algısı İlişkisi: Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Örneği(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2019-03-13) Akyol, İbrahim Tanju; Kara, Mustafa1950’li yıllardan itibaren başlayan kırdan kente göç sürecinde kentlerin nüfusu hızla artmış, yerel yönetimler ise kentli nüfusa hizmet sunmada yetersiz kalmışlardır. Bu noktada, 1982 Anayasası’nın 127. maddesine istinaden 1984 tarih ve 3030 sayılı Kanunla İstanbul, Ankara ve İzmir büyükşehir belediyelerinin kurulmasıyla büyükşehir yönetim sistemine geçilmiştir. Büyükşehir sayısı ihtiyaca binaen artırılarak 2000’de 16’ya 2013’te ise 30’a ulaşmıştır Aynı zamanda, büyükşehir sisteminin 2004’te 5216 ve 2012’de de 6360 sayılı kanunlarla yeniden düzenlenmesi gerekmiştir. Tüm bu düzenlemelerin gayesinin büyükşehirlerde yaşayan nüfusa daha kaliteli hizmet götürmek olduğu söylenebilir. Bu bağlamda, araştırmada 6360 sayılı Kanunla büyükşehirlerde belediye sınırının il mülki sınırına genişletilmesinin ya da hizmet ölçeğindeki artışın yerel halkın hizmet kalitesi algısı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmanın amacı, büyükşehirlerde hizmet ölçeğinin genişletilmesinin yerel halkın hizmet kalitesi algısını nasıl etkilediğinin ortaya konmasıdır. Türkiye’de 6360 sayılı Kanun kapsamında büyükşehre dönüştürülen on dört il büyükşehir belediyesi araştırma evrenini oluştururken, zaman ve maliyet kısıtları nedeniyle araştırma Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’yle sınırlandırılmıştır. Araştırma tarama araştırması şeklinde tasarlanmış, araştırmacılar tarafından geliştirilen anket yoluyla veriler toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS 20.0 istatistik paket programıyla yapılmıştır. Sonuçta, hizmet ölçeğinin genişletilmesinin Balıkesir Büyükşehir Belediyesi örneğinde yerel halkın hizmet kalitesi algısını olumlu yönde etkilediği görülmüştürÖğe İletişimin Toplumsal Boyutu Bağlamında Türkiye'de Devlet-Yurttaş Etkileşimi(2016) Kara, Mustafa; Yanık, Celalettinİletişim, bireysel varoluşun vazgeçilmez öğesidir. İletişimle beşeri ve toplumsal ilişkiler ağımız şekillenmektedir. İletişim olmaksızın bireyin, toplumda kendisine ait bir kimlik ve kolektiflik kazanması olanaksızdır. Diğer yandan, devlet-yurttaş etkileşimini sağlamaya yönelik iletişim kanallarının açık olması yurttaşların refahı, mutluluğu, huzuru ve güveni için önemlidir. İletişimsizlik devletin yurttaşına, yurttaşın da devletine güvenini zedeleyebilir. Bu kapsamda araştırmanın amacı, Türkiye'de devlet-yurttaş etkileşiminde iletişimin toplumsal boyutunun değerlendirilmesidir. Bilgiiletişim teknolojilerindeki (BİT) gelişmelerin devlet-yurttaş etkileşimini olumlu yönde etkileyeceği varsayılmıştır. Araştırmada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Kalkınma Bakanlığı'nın BİT'ne ilişkin verileri doküman incelemesi yöntemiyle incelenmiştir. Veriler betimsel analiz tekniğiyle çözümlenmiş ve anlamlı hale getirilmiştir. Araştırma sonucunda, gençlerin yaşlılardan, erkeklerin kadınlardan, eğitim düzeyi yüksek olanların düşük olanlardan daha fazla bilgisayar ve internet kullandıkları anlaşılmıştır. Yine, BİT'nin geliştirilmesine yönelik yatırımların artarak sürdüğü, e-devlet hizmet ve kullanıcı sayısının arttığı; internet kullanım amaçları arasında sosyal medyanın ilk sırada yer aldığı ve bunun da bazı sorunlara yol açtığı görülmüştür.Öğe Kentsel Dönüşüm Projelerinin Hukuki Alt Yapısı ve Sosyal Sorumluluk Çerçevesinde Belediyelerin Rolü(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2008) Görün, Mustafa; Kara, Mustafa[No Abstract Available]Öğe Kentsel Dönüşüm ve Sosyal Girişimcilik Bağlamında Türkiye’de Kentsel Yaşam Kalitesinin Artırılması(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2010) Görün, Mustafa; Kara, MustafaKentlerin geçmişteki işlevini veya kullanım yoğunluğunu kaybederek ekonomik, fiziksel ve sosyal açılardan çöküntüye uğramış bölgelerinde, kentsel yasam kalitesini yeniden sağlamak için farklı boyutların ön plana çıkarıldığı kentsel dönüşüm projeleri uygulanmaktadır. Bu kapsamda, çalışmanın amacı, sivil toplum kuruluşlarının ve sosyal girişimcilerin kentsel dönüşüm sürecindeki olumlu ve olumsuz kanaatlerinin dönüşüm projelerinin başarısını da olumlu ve olumsuz bir yönde etkileyebileceğinin vurgulanmasıdır. Çalışmada literatür taraması yönteminden yararlanılarak ulusal ve uluslararası literatür taranmış kentsel dönüşüm, kentsel yaşam kalitesi ve sosyal girişimcilik konularına ilişkin bilgi ve veriler derlenmiştir. Sonuç olarak da, kentsel dönüşüm projelerinin başarıya ulaşması konusunda merkezi ve yerel karar vericilere yol göstermesi beklenilen bir kısım önerilerde bulunulmuştur.Öğe Laiklik Bağlamında Başörtülü Kadın Siyasetçinin Ulusal Yazılı Medyada İlk Görünürlüğü(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2022) Kara, Mustafa; Bek, AslıBu araştırmada, laiklik ilkesine bağlı iki farklı ülkede, başörtüsüyle ulusal meclislere ilk kez seçilen iki kadın siyasetçinin, bu ülkelerin ulusal yazılı medyalarında nasıl görüldüklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, örnek olay araştırması şeklinde tasarlanmış, Türkiye’den Merve Kavakcı’nın 1999’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne seçilmesi ve Amerika Birleşik Devletleri’nden Ilhan Omar’ın 2018’de Senatör seçilmesi ardından bu olayların her iki ülkenin ulusal yazılı medyalarına yansımaları örnek olay öğeleri olarak ele alınmıştır. Dolayısıyla, Merve Kavakcı ve Ilhan Omar olayları araştırmanın sınırlarını oluşturmaktadır. Araştırma kapsamındaki, her iki ülkenin ulusal yazılı medyalarında yer alan haberler belge incelemesi yöntemiyle incelenmiştir. Aynı zamanda, günümüz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan siyasi partilerin önde gelen bazı üyeleriyle görüşmeler yapılarak, Merve Kavakcı ve başörtüsüyle siyaset konularındaki görüşlerine başvurulmuştur. Belge incelemesi ve görüşme yöntemleriyle ulaşılan veriler, belirlenen tema ve kodlara göre organize edilerek içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Kodlamalarda ve bulguların görselleştirilmesinde nitel analizler için geliştirilen, Maxqda Programı’ndan yararlanılmıştır. Sonuçta, Merve Kavakcı olayının Türk ulusal yazılı medyasında ağırlıklı olarak laiklik ilkesine aykırılık, karşı devrimcilik, kışkırtma, Amerikan ajanlığı şeklinde; Ilhan Omar olayının ise, Amerikan ulusal yazılı medyasında ağırlıklı olarak ırk/siyahi, Müslüman kadın ve mülteci kavramları üzerinden görüldüğü anlaşılmıştır. Yine, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, halihazırda siyaset yapan partilerin önde gelen üyelerinin, kadınların başörtüleriyle Mecliste siyaset yapabilmeleri konusuna 1999 Merve Kavakcı olayına göre daha ılımlı yaklaştıkları tespit edilmiştirÖğe PARTICIPATION OF PARTIES IN ENVIRONMENTAL IMPACT ASSESSMENT PROCESS IN TURKEY: CASE OF THERMAL POWER PLANTS IN THE CITY OF ÇANAKKALE(2020) Bek, Nahit; Kara, MustafaThe purpose of this study is to determine the kinds of problems the parties likely to beaffected by thermal power plant projects encounter in participation in EIA processesin the case of the city of Çanakkale in Turkey and present directive data to policymakers on the national and local level in overcoming those problems. The scope ofthe study includes the EIA processes of 18 planned thermal power plants in the cityof Çanakkale. The study was limited to the EIA processes of CENAL thermal powerplant in the District of Biga besides Çan 2 and 18 Mart thermal power plants inthe District of Çan. Data collection was conducted through interview method andthe data were analyzed through content analysis. A semi-structured interview formconsisting of 9 items was used as interview method and it was administered to 18participants. MAXQDA Analytics Pro 18 trial version was used in data analysis. Thefindings revealed the problems reported by the participants. The results indicate thatthe question marks in participants’ minds regarding the projects weren’t overcome;they think they weren’t provided with accurate information about the projects dueto concerns over confidentiality; they had reservations over the projects and thosereservations weren’t completely overcome by project owners; the opinions of localresidents were only partically taken into serious consideration by officials andselection of the site for projects was wrong. It was further found that the parties otherthan government and firm officials couldn’t exert any influence on decisions regardingthe projects.Öğe Participation of Parties in Environmental Impact Assessment Process in Turkey: Case of Thermal Power Plants in The City of Çanakkale(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2020-10-30) Bek, Nahit; Kara, MustafaThe purpose of this study is to determine the kinds of problems the parties likely to be affected by thermal power plant projects encounter in participation in EIA processes in the case of the city of Çanakkale in Turkey and present directive data to policy makers on the national and local level in overcoming those problems. The scope of the study includes the EIA processes of 18 planned thermal power plants in the city of Çanakkale. The study was limited to the EIA processes of CENAL thermal power plant in the District of Biga besides Çan 2 and 18 Mart thermal power plants in the District of Çan. Data collection was conducted through interview method and the data were analyzed through content analysis. A semi-structured interview form consisting of 9 items was used as interview method and it was administered to 18 participants. MAXQDA Analytics Pro 18 trial version was used in data analysis. The findings revealed the problems reported by the participants. The results indicate that the question marks in participants’ minds regarding the projects weren’t overcome; they think they weren’t provided with accurate information about the projects due to concerns over confidentiality; they had reservations over the projects and those reservations weren’t completely overcome by project owners; the opinions of local residents were only partically taken into serious consideration by officials and selection of the site for projects was wrong. It was further found that the parties other than government and firm officials couldn’t exert any influence on decisions regarding the projectsÖğe POWER RELATIONS IN TOTALITARIAN REGIMES: A FOUCAULDIAN PERSPECTIVE(Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, 2022) Kurnaz, Ahmet; Kara, MustafaThe root and nature of power have been the subject of political discussions for centuries. We aim to evaluate the power relations in totalitarian regimes from the Foucauldian perspective by using a phenomenological research design and examining the works of three authors who have experienced a totalitarian regime. The works named Kallocain, the Captive Mind and In God's Underground are investigated under "discipline, subject and knowledge" concepts within Foucault's power relations scheme. Data is analyzed using computer-assisted qualitative data analysis software MAXQDA. Our findings show that the construction of self and deception are essential ways of resisting and reversing confining power in totalitarian regimes. Besides, power in totalitarian regimes aims to seize the minds as well as the bodies, but the created penal economy is not prosperous at the desired level. Finally, although the truth systems developed by the intellectuals of these regimes impose new duties on the subjects, the main factor determining the direction of power relations is the comprehensiveness of realityÖğe Trakya Üniversiteler Birliği 6. Lisansüstü Öğrenci Kongresi Bildiri Özetleri(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2023) Pazarcık, Yener; Kara, Mustafa; Yücel, Mehmet Ali; Pazarcık, Yener; Kara, Mustafa; Yücel, Mehmet Ali[No Abstract Available]Öğe Türkiye’de gecekondu dönüşüm projelerinin konut sorununun çözümündeki rolü: Ankara ili Gültepe ve Yatıkmusluk örneği(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Dr. H. İbrahim Bodur Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi, 2011) Kara, Mustafa[No Abstract Available]Öğe Türkiye’de göç yönetişimi: Kurumsal yapı ve işbirliği(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Dr. H. İbrahim Bodur Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi, 2015) Kara, Mustafa; Dönmez Kara, Canan ÖyküGöç özünde yer değişikliğini içeren bir hareketliliktir. Bu hareketliliğin sebebi bazen doğal bir afet, bazen savaşlar, bazen ekonomik gerekçeler, bazen zulüm korkusu olabilir. Göç zamanla sınır aşan bir sorun haline gelmiş ve artan uluslararası göç hareketleri göç yönetiminin yeniden şekillenmesini ve küresel göç yönetişimin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Uluslararası göç hareketlerinde en fazla etkilenen ülkelerden Türkiye de göç yönetişimine uyum sağlayacak yasal ve kurumsal düzenlemelere girişmiştir. Araştırmada, Türkiye’nin göç yönetişimine uyum sağlama kapasitesinin ve bu yolda yapılan çalışmaların ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda, doküman incelemesi yöntemiyle yasal mevzuat incelenmiş, bulgular betimsel olarak açıklanmıştır. Araştırma sonucunda, Türkiye’nin AB uyum sürecinde bir kurumsal yapılanma aşamasında olduğu, ancak yerel yönetimlerin ve sivil toplum örgütlerinin bu sürece resmi olarak dâhil edilmeği anlaşılmıştır.Öğe Türkiye’de merkezileşme-yerelleşme tartışmaları ve hizmet sunumunda ölçek sorunu(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2016) Kara, MustafaTürkiye’de yerel yönetimlere ilişkin yasal düzenlemeler Tanzimat Dönemi’yle (1839-1876) başlayıp, Cumhuriyet Dönemi’nde de devam etmesine karşın, yerel yönetimler, merkezi yönetimin taşra teşkilatının uzantıları olma özelliğinden kurtulamamışlardır. Araştırmanın amacı, mülki idare amirleri ve belediye başkanları perspektifinden hangi hizmetlerin merkezi, hangilerinin yerel ve hangilerinin de birlikte sunulması gerektiğinin ortaya konmasıdır. Araştırma Güney Marmara TR22 (Balıkesir ve Çanakkale) bölgesini kapsamaktadır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde görüşme yönteminden yararlanılmış, veriler betimsel analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, savunma, kamu düzeni ve güvenlik hizmetlerinin merkez; kentsel altyapı hizmetleri, çevre koruma ve iskân işleri hizmetlerinin yerel ölçekte sunulması noktasında katılımcıların ortak görüşte oldukları belirlenmiştir.Öğe Yerel yönetim birlikleri: Çanakkale ve ilçeleri köy birlikleri örneği(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2005) Kara, Mustafa; Altunbaş, DeryaÖZET İl özel idareleri, belediyeler ve köyler şeklinde örgütlenen yerel yönetimlerimiz, kendilerine kanunlarla verilen görevleri kendilerine sağlanan gelir kaynaklarını kullanmak suretiyle yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Ancak ülkemizdeki yerel yönetimlerin çok sayıda ve küçük birimlerden oluşması nedeniyle yerel yönetimlerimiz tek başlarına yerel ihtiyaçları karşılama konusunda yetersiz kalmaktadırlar. Bu nedenle yerel yönetimlerimizin dünyadaki diğer örneklerde olduğu gibi kendi aralarında birlikler kurarak güç birliği yaptıklarım görmekteyiz. Türkiye'deki yerel yönetim birliklerinin sayısı ve türleri 1960'lı yıllardan itibaren hızla artmaya başlamıştır. Ancak ülkemizde yerel yönetim birliklerini düzenleyen bir kanunun hazırlanmaması nedeniyle birliklerimiz gözlenemeyen, yönlendirilemeyen, denetlenemeyen, çoğu yasa dışı kurumlar olarak faaliyet göstermektedirler. Bu nedenle, birliklerin görev ve yetkilerini, gelir ve giderlerini ve denetimlerini açıkça düzenleyecek bir kanunun en kısa sürede çıkarılması gerekmektedir. Türkiye'de sayıları 1500'den fazla olduğu tahmin edilen birliklerin yarısından fazlası, Köylere Hizmet Götürme Birlikleri adıyla vali ve kaymakamların girişimleriyle kurulmuştur. Bu birliklerin yönetimlerinde ve denetimlerinde yine vali ve kaymakamların önemli rolü bulunmaktadır. 1990'lı yıllardan itibaren yaygılaşan çevre koruma, turizm ve altyapı birlikleri ise, gerek finansman yapısı gerekse de çalışma usulü bakımından KHGB'lerine göre farklı bir yapı göstermektedirler. Tarımsal alanda faaliyet gösteren sulama birlikleri de gerek yapı, gerek işleyiş, gerekse de kaynakları açısından KHGB'lerinden farklı bir yapıya sahiptirler. Sonuç olarak, birlikler yerel birimlerin güç birliği yapmak suretiyle kalkındırılmasına yardımcı olurlar. Diğer taraftan yerel halkın yönetime katılmasını sağlayarak demokratik alışkanlıkların geliştirilmesine katkıda bulunurlar.











