Yazar "Gürgen, Atila" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Alkol kullanım bozukluğu olan hastalarda çocukluk çağı travmaları ve duygu düzenleme güçlüğünün araştırılması: Kesitsel kontrollü çalışma(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2017) Gürgen, Atila; Öyekçin, Demet GüleçGİRİŞ VE AMAÇ: Alkol kullanım bozukluğu, kişilerin yaşamı ve işlevselliği üzerinde önemli ölçüde etkiye sahiptir. Çocukluk çağında yaşanan travmaların ve duygu düzenleme becerisindeki güçlüklerin birçok psikiyatrik hastalıkla olduğu gibi alkol kullanım bozukluklarıyla da ilişkisi vardır. Bu çalışmanın amacı alkol kullanım bozukluğu tanısı alan bir grup hastada çocukluk çağı travmalarının yaygınlığını ve duygu düzenleme güçlüğünü araştırmak, sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırıp klinik özelliklerle olan ilişkisini değerlendirmektir. YÖNTEM: Alkol kullanım bozukluğu tanısı almış, eşlik eden madde kullanımı, demans, psikoz ek tanısı olmayan 37 hasta, arındırma dönemi tedavisinden sonra çalışmaya alınmıştır. Alkol kullanım bozukluğu olmayan ve araştırmaya alım ölçütlerini karşılayan yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş 37 sağlıklı kontrol grubu çalışmaya dahil edilmiştir. Vaka ve kontrol grubuna sosyodemografik veri formu, klinik değerlendirme ölçekleri (alkol bağımlılığı şiddet ölçeği, çocukluk çağı travmaları ölçeği, duygu düzenleme güçlüğü ölçeği) uygulanmış ve DSM-5 tanısal görüşme kılavuzu ile klinik değerlendirme yapılmıştır. BULGULAR: Çalışmaya alınan katılımcılarda AKB olan grubun %91,9'u, kontrol grubunun %89,2'u erkek, yaş ortalamaları vaka grubunda 41,8 ± 12,7, kontrol grubunda 39,9 ± 13,6 idi. Katılımcıların aylık gelirleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı ancak kontrol grubunun eğitim süresi daha yüksekti. Her iki grupta evli olan katılımcıların oranı yüksek bulundu ancak vaka grubunda boşanma oranları daha fazla saptandı. Klinik özellikler açısından yatarak psikiyatrik tedavi görme öyküsü, intihar girişimi sayısı, sigara ve psikoaktif madde kullanımı öyküsü, adli sorun yaşama ve ailede alkol kullanım bozukluğu yaygınlığı vaka grubunda daha yüksekti. AKB grubunda çocukluk çağı travmaları ölçek puanları (ÇÇTÖ) kontrol grubundan anlamlı ölçüde daha yüksek olduğu saptandı. Duygusal ihmal, fiziksel ihmal, duygusal istismar, fiziksel istismar ve cinsel istismar oranları vaka grubunda kontrol grubuna göre anlamalı ölçüde yüksek bulundu. AKB grubunda çocukluk çağı travma yaygınlığı açısından cinsiyetler arasında farklılık saptandı. Erkeklerde kadınlara göre duygusal ihmal ve fiziksel ihmal yaşama oranları daha yüksekti. Duygu düzenleme sorunları AKB grubunda kontrol grubuna göre daha fazlaydı. Açıklık, farkındalık, dürtü, kabul etmeme, amaçlar ve stratejiler alt kategorilerinin tamamında vaka grubunun kontrol grubuna göre daha çok güçlük yaşadığı saptandı. AKB grubunda psikiyatrik eş tanı oranı kontrol grubuna göre daha yüksek bulundu. Vaka grubunda en sık saptanan eş tanılar sırasıyla depresif bozukluk, anksiyete bozukluğu ve kişilik bozukluklarıydı. Vaka grubunda klinik özelliklerin çocukluk çağı travmaları ve duygu düzenleme güçlüğü arasındaki ilişki değerlendirildiğinde alkol bağımlılığı şiddeti ile duygusal istismar yaşama arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkili bulundu. Alkol bağımlılığı şiddetli olan kişilerde duygu düzenleme güçlüğü daha fazlaydı. Alkolizm şiddeti fazla kişilerde duygu düzenleme stratejilerinden dürtü kontrolünü sağlama alanında daha fazla sorun olduğu saptandı. Alkol kullanım bozukluğu riski değerlendirildiğinde çocukluk çağı travması risk etkeni olarak saptandı. TARTIŞMA VE SONUÇ: Bu çalışmada AKB olan olgularda çocukluk çağı travmalarının ve duygu düzenleme güçlüğünün özellikleri araştırılmış ve kontrol grubu ile karşılaştırılmıştır. Çocukluk çağı travmalarının ve duygu düzenleme güçlüğünün klinik özellikler ile olan ilişkisi değerlendirilmiştir. Çocukluk çağı travmalarının AKB grubunda daha fazla olduğu saptanmıştır. Çocukluk çağında yaşanan travmalar kişilerin daha kırılgan hale gelmesine neden olmaktadır. Kişiler alkolün rahatlatıcı ve sıkıntı giderici etkisinden yararlanmak için alkol kötüye kullanabilmektedir. Kendi kendini tedavi etme (self-medikasyon) hipotezine göre travmatik yaşantıların işlenmesi ve travmatik deneyimlerden kaçınabilmek için alkol kullanımı yineleyici bir özellik kazanabilmekte ve alkol kullanım bozuklukları gelişebilmektedir. AKB olan kişiler duyguların düzenlemesinde güçlük yaşamaktadır. AKB olan kişiler olumlu ve olumsuz yaşantıların değerlendirilmesinde sorunlarla karşılaşırlar ve duygusal yaşantılar AKB' da sıklıkla relapsın en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkar. Bu çalışmada AKB olan kişilerde duygu düzenleme stratejilerinin sağlıklı kontrollerden belirgin olarak daha bozuk olduğu saptanmıştır. AKB olan kişilerin en sık zorlandığı alanlar dürtü kontrolünü sağlamakla ilgilidir. Alkolizm şiddeti yüksek olan kişilerde hem çocukluk çağı travmalarının hem de duygu düzenleme güçlüklerinin daha fazla olduğu saptanmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Alkol Kullanım Bozukluğu, Çocukluk Çağı Travması, Duygu Düzenleme Güçlüğü, Klinik özelliklerÖğe Emotion Regulation Difficulties and Childhood Trauma are Associated with Alcohol Use Severity: A Comparison with Healthy Volunteers(Ordu Üniversitesi, 2022) Gürgen, Atila; Öyekçin, Demet Güleç; Özturan, Deniz DenizObjective: Emotion regulation difficulties and the effect of childhood traumas on the etiology of alcohol use disorder are an important topic in the literature. This study aimed to evaluate patients with alcohol use disorder in terms of emotional control and childhood trauma and the difficulty in trauma and emotion regulation as a risk factor. Methods: In this study, 37 patients with alcohol use disorder (AUD) and 37 healthy volunteers were included. The participants were assessed with a 35-item sociodemographic data form, Severity of Alcohol Dependence Questionnaire (SADQ-C), Childhood Trauma Questionnaire (CTQ-28), and Difficulties in Emotion Regulation Scale (DERS). All participants were interviewed based on DSM-5. Results: Participants with AUD had more difficulty in regulating emotions in all areas. clarity, awareness, impulse, nonacceptance, objectives, and strategies were deteriorated (p < 0.05). Patients with AUD had more childhood traumas. All trauma types, especially physical neglect and emotional abuse were more common in participants with AUD. Assessment of the traumas and emotion regulation revealed that emotional abuse increased the risk of AUD by 1.6 times (95% CI 1.025–2.801) and maladaptive emotion regulation strategies are linked to addiction severity.Conclusion: The maladaptive emotional strategies of patients with AUD were worse than those of healthy volunteers. Patients with AUD experienced more childhood traumas. Particularly, emotional abuse increased the risk of AUD. As a result, childhood traumas were more severe in patients with AUD, and they adversely affected emotion regulation strategies and increased addiction severity.











