Yazar "Gönlügür, Tanseli" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 7 / 7
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe A rare cause of polyserositis: Delayed diagnosis of Sheehan’s syndrome(2018) Gönlügür, Uğur; Gönlügür, TanseliPolyserositis is a challenging differential diagnosis. We present a case of severe serositis in a 51-year-old Caucasian woman complicated by pericardial, peritoneal and pleural exudates in the setting of panhypopituitarism and no other obvious etiology. The patient had obtundation, pretibial edema, anemia, hyponatremia, and high levels of CA 125. Low levels of TSH, free T3 and free T4 suggested central hypothyroidism. Decreased levels of morning cortisol, growth hormone, and gonadotropins indicated panhypopituitarism. The patient reported cessation of menses after her last delivery approximately 20 years ago. To our knowledge, this is the first reported case of panhypopituitarism presenting with polyserositis.Öğe Asid Baz Dengesinde Akciğerlerin Rolü(2020) Gönlügür, Uğur; Gönlügür, TanseliBu derlemenin amacı asid-baz dengesinde akciğerlerin rollerinin anlaşılması için yeni bir bakış açısı kazandırmaktır. Asid-baz bozukluklarının tanısını koyup tedavi etme yeteneği yoğun bakım pratiğinin önemli bir bileşenidir.Hücrenin metabolizması ve fonksiyonu için pH düzenlenmesi kritiktir. Vücudda asid-baz dengesinin düzenlenmesinde akciğerler, böbrekler ve kompleks bir tampon sistemi görev almaktadır. Akciğerlerin asid-baz dengesindekitemel rolü arter PCO2 düzeyini düzenlemektir. Akciğerlerin CO2 yi hızla uzaklaştırma yeteneği vücuttaki tüm diğertampon sistemlerinden iki kat daha fazla bir tamponlama kapasitesine sahiptir.Öğe Differential diagnosis of a cavitary lung lesion in 45-year old man(2011) Gönlügür, Tanseli; Sapmaz, Feride; Gönlügür, Uğur; Elagöz, ŞahendeAkciğer kaviteleri enfeksiyöz ve non-enfeksiyöz nedenlerle gelişebilir. Kırk-bir yaşında erkek, bir hafta süren prudüktif öksürük ve göğüste pleural ağrı ile başvurdu ve hastaneye yatırıldı. Göğüs bilgisayarlı tomografisi sol üst lobda kaviter bir lezyonu gösterdi. Açık lob biyopsisi alveoller ve bronşiyoller içinde bağ dokusu varlığını gösterdi. Sonuç olarak hastaya nadir bir akciğer kavite yapıcı lezyon nedeni olana kriptojenik organizan pnömoni tanısı kondu. Olgu kaviter lezyonlarda tüberkülozla birlikte bu tür nadir nedenlerin de ayırıcı tanıda düşünülmesi gerektiğini vurgulamak için sunuldu.Öğe Hipotiroidizmde Ödem Mekanizmaları(2019) Gönlügür, Uğur; Gönlügür, TanseliHipotiroidizm plevral, perikardiyal efüzyon veya asit yapabilir. Miksödemin başlıca bulguları sıvıretansiyonu, hiponatremi ve hidrofilik mukopolisakkaritlerin intersisyel birikimidir. Hipotiroidizmglomerüler filtrasyon oranının azalması ile beraberdir. Azalmış glomerüler filtrasyon oranı iseidrarın dilüsyonundan sorumlu kısımlara gelen su miktarını azaltarak serbest su atılımını azaltır.Hipotiroidizme bağlı seröz efüzyonların genellikle protein düzeyleri yüksek olduğu için altta yatanmekanizma muhtemelen vasküler permeabilite artışıdır. Miksödem olgularında efüzyon oluşumunungerçek mekanizması bilinmemektedir. Vasküler Endotelyal Growth Faktör kapiller permeabiliteyiartırmaktadır ve bu faktörün düzeyleri hipotiroidizm olgularında yüksek olup tiroid hormon replasmantedavisiyle normale dönmektedir.Öğe İLİMİZ DİSPANSERLERİNDE TAKİP EDİLEN TÜBERKÜLOZ OLGULARININ DEĞERLENDİRİLMESİ(2016) Gönlügür, Tanseli; Başol, Gülin; Gönlügür, Uğur; Kütük, BurhanAmaç: Bu çalışmanın amacı bölgemizdeki tüberküloz olgularının sıklık ve özelliklerini saptamak ve bu şehir için ciddi bir sağlık sorunu olarak boyutlarını göstermektir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2008 ile Aralık 2015 tarihleri arasında ilimiz Dispanserlerinde takip ve tedavi edilen tüberküloz olguları geriye dönük olarak değerlendirildi. Veriler SPSS programına yüklenerek incelendi. Bulgular: 915 olgunun 637'si (% 70) erkekti. Yaş ortalaması (9-88 arasında) 48 ± 18 idi. 800 olgu (%88) yeni olgu idi. 62 vaka nüks, 5 olgu tedavi başarısızlığından dönen, 32 olgu dispansere nakil gelen, 2 olgu ise kronik tüberküloz idi. 664 akciğer tüberkülozu olgusunun 598 'inde (% 90) yayma sonucu kayıtlıydı. Olguların % 65'i yayma-pozitif idi. Yayma-negatif olan 152 olgunun 57 'sinde (%35) kültür sonucu kayıtlıydı. Bu 57 olgunun 48'inde (% 84) kültür pozitifti. Tanı 224 akciğer dışı tüberküloz olgusunun 82 'sinde (% 37) histopatolojik yöntemlerle konuldu. Tüberküloz başvuruları Aralık ve Ekim aylarında en düşük, Haziran ve Temmuz aylarında ise en yüksekti. Tedavi sonuçları % 91 kür veya tedaviyi tamamlama, % 1.3 tedaviyi terk, % 0.1 tedavi başarısızlığı, % 4.1 ölüm ve % 3.4 nakil giden şeklindeydi.Sonuç: Tüberküloz başvurularının mevsimsel özellik sergilediğini, yaz aylarında zirve yaptığını bulduk. Tüberküloz şüphesi olan tüm olgularda kültür ihmal edilmemelidir.Öğe INH Direnç Mekanizmaları(2017) Gönlügür, Tanseli; Gönlügür, UğurHer ne kadar izoniazid (INH) 'ın Mycobacterium tuberculosis üzerindeki etki mekanizması tam anlaşılamamış olsa da öncü ilaç olan INH sitoplazmaya pasif difüzyon ile girmektedir. KatG geni tarafından kodlanan katalaz/peroksidaz enzimi ile aktiflenmektedir. INH 'ın aktiflenmesi ile serbest metabolik radikaller oluşmakta, bunlar da mikolik asit sentezi gibi pek çok hücresel fonksiyonu bozmaktadırlar. KatG mutasyonları INH direncinin ana sebebidir. INH 'a dirençli klinik izolatların % 50 'den fazlasında katG 315. pozisyonda serin yerine treonin 'in değiştiği bir mutasyon vardır. İnhA, ndh ve pompa genleri gibi genler de INH direncine katkıda bulunabilirler. Bu derleme yazısı Mycobacterium tuberculosis 'de INH etki mekanizmasını ve ilaç direncinin moleküler temellerini özetlemektedir.Öğe Pankreas tümörü kökenli pulmoner lenfanjitik karsinomatozis(2008) Gönlügür, Tanseli; Gönlügür, UğurNefes darlığı ve sarılık yakınması olan 59 yaşında bir hasta diğer bir klinikten ileri tetkik amacıyla kliniğimize nakil edildi. Başvuru esnasında karın ağrısı, öksürük, kilo kaybı ve hepatomegali de dikkati çekti. Toraks bilgisayarlı tomografi incelemesi kuvvetle lenfanjitis karsinomatoza'yı telkin ediyordu. Abdominal kesitlerde hastanın pankreasta tümörü vardı. Hasta bir ay içinde ilerleyici solunum yetmezliğinden öldü. Sonuç olarak tümörlü hastalarda nedeni açıklanamayan ilerleyici nefes darlığı ile karşılaşıldığında lenfanjitis karsinomatoza da akılda tutulmalıdır.











