Yazar "Gökulu, Gökhan" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 7 / 7
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN YAYGINLIĞI VE RİSK FAKTÖRLERİ: ÇANAKKALE, TÜRKİYE’DE BİR SAHA ARAŞTIRMASI(2014) Gökulu, Gökhan; Uluocak, Şeref; Bilir, OlgunBu çalışma, Çanakkale, il merkezinde Toplum Merkezlerine başvuran gönüllü 400 kadın katılımcının kadına yönelik şiddete maruz kalma durumunu ölçmektedir. Çalışma kadına yönelik fiziksel, ekonomik, sözel- psikolojik ve cinsel şiddet türlerinin ne oranda yaşandığını incelemektedir. Çalışma 43 kişiye pilot çalışma uygulanarak, anket sorularına son şekli verilmiştir. Uygulama süreci boyunca, katılımcıların hayatlarına dair deneyimleri ile ilgili her türlü bilginin korunmasında gizlilik ilkesine göre hareket edilmiş, anketler uygulanmadan ve görüşmeler yapılmadan önce katılımcılara gerekli bilgilendirmeler yapılmıştır. Çalışma sorularına verimli cevaplar alabilmek için Toplum Merkezleri'nde görevli 6 kadın personel, anket uygulaması ile ilgili eğitimden geçirilmiştir. Çalışma sonucunda yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kaldığını söyleyen kadınların oranı %54,6 bulunurken, ekonomik şiddet % 51,2 sözel psikolojik şiddet % 55,7 cinsel şiddet ise % 50,8 bulunmuştur. Çalışma kadına yönelik farklı şiddet türlerinin gerçekleşme düzeylerini inceledikten sonra kadına yönelik fiziksel şiddetin risk faktörlerini belirlemek amacıyla ikili lojistik regresyon modeli oluşturmaktadır. Yapılan analiz sonucunda aylık hane halkı gelir düzeyinin 1500 TL (700 $) altında olması (OR =1,98 95% CI: 0,279-0,915) kadının eğitim düzeyinin lise altı olması (OR =1,91 95% CI: 0,273-0,997) giyim tarzına müdahale edilmesi (OR =3,81 95% CI: 0,115-0,586) aile reisini ihtiyaç yoktur demesi (OR =2,13 95% CI: 0,256-0,857) ve çocuklukta şiddet görmesi (OR =2,63 95% CI: 0,014-0,100) kadına yönelik fiziksel şiddet açısından önemli risk faktörleri arasında bulunmuşturÖğe Prevalence of falls and associated risk factors among aged population: Community based cross-sectional study from Turkey(Czech National Institute of Public Health, 2015) Cevizci, Sibel; Uluocak, Şeref; Aslan, Cumhur; Gökulu, Gökhan; Bilir, Olgun; Bakar, CoşkunAim: The aim of the study was to examine the prevalence and risk factors of falls among persons aged 65 years and older in Çanakkale, Turkey. Methods: A community based cross-sectional study was conducted between May-September 2013. A total of 1,001 elderly living in Çanakkale city centre were included into our study. The research was carried out with face-to-face interviews and survey forms. The survey form consists of seven sections: demographic characteristics, significance of ageing, daily activities, quality of life and social network in old age, use of health services and health problems, bad habits, and the European Health Impact Scale. Data analysis was performed using the SPSS software version 19.0. For data investigation the chi-square and logistic regression analyses were used. Results: The prevalence of falls at home or outside was 32.1% among elderly in the last six months period. The prevalence of falling for women at home as well as outside was statistically significantly higher than for men (p < 0.05). According to multivariate analysis results the risk of falling at home or outside was increased by 2.7 times in women (95% CI: 1.90-3.75), by 2.1 times in those who cannot take care of themselves (95% CI: 1.33-3.29), and by 1.7 times in those who have low quality of life (95% CI: 1.24-2.43). Conclusions: This community based cross-sectional study showed that prevalence of falling was high in aged persons living in centre of Çanakkale located in the western part of Turkey. Moreover, the risk was increased in women, those who cannot take care for themselves, and those with low standard of living. © 2015, Czech National Institute of Public Health. All rights reserved.Öğe SEMBOLİK ETKİLEŞİMCİ TEORİNİN GÜNDELİK YAŞAM SOSYOLOJİSİNE KATKILARI(2019) Gökulu, GökhanBu çalışma, sembolik etkileşimci yaklaşımın gündelik yaşam sosyolojisine yapmışolduğu katkıyı tartışmayı amaçlamaktadır. Sembolik etkileşimci yaklaşım nesnelerin evrenselve nesnel bir anlamın olamayacağını gündelik etkileşim biçimlerinin anlamı ortayaçıkardığını vurgulamaktadır. Bu bakımdan anlamı evrensel zamandan ve mekândan bağımsızbir olgu olarak ele almak onun dinamik değişen boyutunu göz ardı etmek anlamınagelecektir. Çalışma sembolik etkileşimci yaklaşımın anlamın ortaya çıkışındaki gündeliketkileşim biçimlerinin önemini göstermeyi amaçlamaktadır. Bu bakımdan çalışma semboliketkileşimci yaklaşımın düşünsel kökenlerini ve temel kabullerini ortaya koyduktansonra sembolik etkileşimci bakış açısının gündelik yaşamdaki yansımalarını inceleyecektir.Sembolik etkileşimci yaklaşım anlamın dinamik ve değişen yapısına odaklanırken gündelikyaşamdaki mikro etkileşim biçimlerinin bu anlamın ortaya çıkışında ve değişim geçirmesindeson derece etkili olduğunun altını çizmektedir. Gündelik yaşam bir anlamda nesnelereyüklenen anlamın ortaya çıktığı sayısız etkileşim biçimini barındırdığı için sosyologlarıninceleme nesnesinin temelini oluşturmaktadır. Sembolik etkileşimci yaklaşım bireylerindiğer bireylerle ve nesnelerle kurmuş olduğu etkileşimi kendi çıkarları ve girmiş olduğuetkileşim biçimleri sonucunda şekillendiğini vurgulamaktadır. Bu anlamda bireylerinnesnelere yüklemiş olduğu anlamları araştırırken gündelik hayatın bilgisini ve bireyleringündelik yaşamdaki konumlarını bilmek sosyolojik analiz yapabilmek için hayati önemesahiptir. Çalışma bireylerin gündelik yaşamda karşılaştıkları olayların, bu olaylarayükledikleri anlamların mikro ilişkiler ve etkileşimler üzerinden anlaşılması gerektiğininaltını çizmektedir. Bununla birlikte gündelik yaşamda her etkileşim bizim için aynı ölçüdedeğerli değildir. Önem verdiğimiz ve değerli gördüğümüz bireylerle girilen etkileşiminbireyler üzerinde anlamın inşası noktasında daha fazla etki yarattığı söylenebilir.Öğe Sosyal Bilimler Alanında Öğrenim Gören Üniversite Öğrencilerinin Eğitim Memnuniyeti Ölçeğinin Geliştirilmesi(2020) Gökulu, GökhanBu çalışma sosyal bilimler alanında eğitim gören üniversite öğrencilerinin eğitim memnuniyetiniölçen bir ölçek geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bilgi toplumuna geçiş ile birlikte bilgiye ulaşma imkanlarıve hızı artmış buna paralel olarak eğitim alanına verilen önem artmıştır. Eğitimin önem kazanmasırekabeti ve üniversitelerin çağa ayak uydurma çabasını hızlandırmıştır. Bu bağlam içerisinde eğitimmemnuniyetini ölçme ve değerlendirme faaliyetleri sadece üniversite dışındaki yapıları değilüniversitenin kendi iç kurumlarının da ilgisini çekmeye başlamıştır. Çalışma bu anlamda son yıllardagiderek önem kazanan eğitimde memnuniyet düzeyini çok boyutlu ve doğru bir biçimde ölçen bir ölçekgeliştirmenin bu alanda önemli bir katkı sağlayacağını öngörmektedir. Ölçek geliştirme çalışması2018/2019 eğitim öğretim yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesindeöğrenim gören Sosyoloji, İngiliz Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı ve Arkeoloji alanlarındaöğrenim gören 424 öğrenciye uygulanmıştır. Çalışmada eğitim memnuniyeti açısından sadece hoca veöğrenci ilişkisine bakılmamış, üniversitenin fiziksel altyapısına sosyal ve kültürel faaliyetlerine,kütüphanenin durumuna üniversitedeki kafe ve eğlence yerlerinin yeterlilik durumu gibi pek çokboyuta bakılarak eğitim memnuniyeti ölçülmüştür. Yapılan analizler doğrultusunda ölçeğin, sosyalbilimler alanında eğitim gören üniversite öğrencilerinin eğitim memnuniyetini ölçen geçerli vegüvenilir bir ölçek olduğu ortaya konulmuşturÖğe SOSYAL MEDYADA SİYASAL İLETİŞİM: 31 MART 2019 YEREL SEÇİMLERİNDE SİYASİ LİDERLERİN TWİTTER KULLANIMI ÖRNEĞİ(Rating Academy, 2020) Gökulu, Gökhan; Kılıç, Denizİnternet teknolojisinin dünya çapında gelişmesiyle sosyal medya ortamlarından olan Twitter giderek çok sayıda kullanıcıya ulaşmaktadır. Web 1.0 teknolojisini geride bırakan web 2.0 teknolojileri artık bireylerin geleneksel medyadan yararlanma motivasyonlarının azalmasına, dolayısıyla yeni medya alanlarına yönelmesine yol açmaktadır. İnternetin dünya çapında yaygınlaşmasını ve popülerlik kazanmasını fark eden siyasetçiler ve destekçileri yeni medya alanlarına yönelerek, kitleleri etkilemek üzere farklı stratejiler üretmeye başlamışlardır. Araştırma, Türkiye’de gerçekleşen 31 Mart 2019 yerel seçimi kampanyalarının yoğunlaştığı 1-31 Mart arasındaki dönemde, çalışma kapsamında belirlenen liderlerin Twitter hesaplarından gönderdikleri tweetleri inceleyecektir. Çalışma, 1-31 Mart 2019 tarihleri arasında siyasi parti liderlerinin attıkları tweetleri tematik analiz yoluyla inceleyerek sosyal medya üzerinden gerçekleştirdikleri siyasi propaganda faaliyetlerinin hangi stratejileri içerdiğini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Çalışma bu bağlamda siyasi liderlerin attıkları tweet içeriklerini belirli kategorilere ayırarak analizleri gerçekleştirmektedirÖğe SUÇ KURAMLARI: BİYOLOJİK VE PSİKOLOJİK YAKLAŞIMLAR: ELEŞTİREL BİR DEĞERLENDİRME(2019) Gökulu, GökhanBu çalışma biyolojik ve psikolojik suç kuramlarının boyutlarınıinceleyerek bu konuda ortaya konulan erken dönem ve çağdaş teorilerinkriminoloji alanına yaptığı katkıyı incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmakriminoloji biliminin bir disiplin haline gelmesine katkıda bulunan buteorilerin suç olgusunu hangi bağlamda ele aldığını ayrıntılı bir biçimdeinceleyecektir. Suç olgusunu bireysel bir bağlamda ele alan biyolojik vepsikolojik temelli teorilere yönelik getirilen eleştiriler incelenerek bueleştirilerin söz konusu teorilere ne tür bir katkı sağladığı ortayakonulacaktır. Çalışma bu anlamda literatürün basit bir biçimde ortayakonulmasından ziyade eleştirel bir değerlendirmesini içermeyiamaçlamaktadır.Çalışma ilk olarak suç olgusuyla ilgili erken dönem biyolojiteorilerini ortaya koyduktan sonra bu teorilerin kriminoloji alanındayarattığı etkileri inceleyecektir. Erken dönem biyolojik teorilere getirileneleştiriler incelendikten sonra gen temelli çağdaş biyolojik teorileriniçerikleri ele alınacaktır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise suçla ilgilipsikolojik temelli teorileri incelenecektir. Psikanalitik, Davranışçı,Bilişsel kuramların suç olgusuna bakışı ele alındıktan sonra temelkişilik özellikleri ve suç arasındaki ilişki analiz edilecektir. Çalışma sonolarak psikopati ve suç arasındaki ilişkisini inceleyerek suç olgusuylailişkili biyolojik ve psikolojik teorilere yönelik eleştirilere yer verecektir.Çağdaş biyolojik ve psikolojik teorilerin toplumsal faktörleri de dikkatealması gerektiği çalışmada vurgulanmaktadır. Bu anlamda çağdaşkriminoloji teorileri bütüncül bir bakışla suç olgusunu incelemesigerektiği çalışmanın altını çizdiği önemli noktalardan birisidir.Öğe TÜRKİYE'DE KADINLA İLGİLİ KALKINMA POLİTİKALARININ VE PROJELERİNİN ELEŞTİREL BİR DEĞERLENDİRMESİ(2013) Gökulu, Gökhan; Furat, MinaBu çalışma, Türkiye'deki kadınların kalkınma politika, program ve projelerine nasıl ve hangi biçimde dâhil olduklarını ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı kamusal politikaların içeriğini, kadınların kalkınma içindeki konumlarını inceleyen kuramlar ve uluslararası kabüllerle çalışılmaktadır. Türkiye'de kadınların kalkınması ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması sorunu ancak BM'in CEDAW antlaşması ve AB'ne uyum sürecinde gündeme gelebilmiştir. Kadınların sosyo-ekonomik statüsünü güçlendirmek, toplumsal cinsiyet eşitliğini geliştirmek ve kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığı önlemek gibi ana prensipler kalkınma planları ve Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından belirtilmiş ve taahhüt edilmiş de olsa, bu prensiplerin hayata geçirilmesinde sorunlar ve belirsizlikler yaşanmaktadır. Bunun öncellikli sebebi, ilgili prensiplerin, bu antlaşmalarla taahhüt edildikleri için gündeme gelmesi, ilgili kamu kurumları ve personeli tarafından (merkezi ve yerel) benimsenmemesi ve kadın-erkek eşitliğine engel olan toplumsal kabüllerin değişmesi için, uzun soluklu ve zorlu çalışmalar yapılmamasıdır. Bunun yerine, hem ilgili kamu kurumlarının çalışmalarında hem de sivil toplum çalışmalarında gözlemlendiği üzere, kadınların kalkınması ve erkeklerle eşit toplumsal statüye sahip olması için yapılan çalışmalar çoğunlukla kadınların ekonomik hayata katılımının arttırılması ve ailelerin geçinmesine katkıda bulunması üzerine projeler geliştirilmesi ve uygulanmasına yöneliktir. Bunlara ek olarak, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik politikaların başarılı olabilmesi ve projelerden faydalanacak olan toplumsal kesimler tarafından benimsenmesi için, projelerin hazırlanma sürecine karar verici olarak katılması gerekmektedir











