Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Everest, Timuçin" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 20 / 33
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    An important tool against combat climate change: Land suitability assessment for canola (a case study: Çanakkale, NW Turkey)
    (Springer, 2022) Everest, Timuçin; Koparan, Hakan; Sungur, Ali; Özcan, Hasan
    Authorities working to combat climate change should consider land suitability studies for crop-based energy crops rather than broad and categorical land assessments, particularly over macro-areas, to facilitate decisions and policy-making. The primary objective of the present study was to identify suitable productive lands in canakkale province, NW Turkey for canola, which may constitute an alternative energy crop to fossil fuels and aid in combating climate change. Literature findings, land observations, analytic hierarchy process (AHP) and geographic information systems (GIS) were used to generate a land suitability model for canola farming in arable lands of canakkale province. Within the scope of the study, 12 physical, chemical and topographic parameters (soil texture, pH, EC, depth, organic matter, N, P, K, CaCO3 contents, aspect, slope and elevation) were assessed. Analyses revealed that 5798.28 ha were highly suitable (S1), 18,647.11 ha were moderately suitable (S2), 9342.71 ha were marginally suitable (S3) and 3070.92 ha were not suitable (N) for canola farming. The topographic parameters of slope and soil depth were identified as the primary effective factors and chemical parameters of soil pH and EC were identified as the secondary effective factors. Climate change, alternative searches for energy resources and increasing land demands make it necessary to use land resources more effectively. The combination of GIS and AHP techniques provided useful results in the canola example for the utilization of land resources in accordance with increasing demands. Widespread use of this approach for different energy crops will provide a significant tool to the authorities for carbon management.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Applying the Best–Worst Method for land evaluation: a case study for paddy cultivation in northwest Turkey
    (Springer Science and Business Media Deutschland GmbH, 2022) Everest, Timuçin; Sungur, Ali; Özcan, Hasan
    Several multi-criteria decision-making methods are used in land suitability analyses. The main objective of this study is to present the potential use of the Best–Worst Method to determine agricultural land suitability. Study was conducted in 6837.26 ha land in Canakkale northwest Turkey. Nine land characteristics (texture, electrical conductivity, drainage, pH, depth, cation exchange capacity, organic matter content, soil fertility index (N, P, K and Zn content) and CaCO3%) were used. Data obtained from the Best–Worst Method were compared with the results of Analytical Hierarchy Process, and Storie Index method. According to the Best–Worst Method, 5.76% of the land was highly suitable, 58.37% were moderately suitable, 31.93% were marginally suitable, and 3.94% were not suitable for paddy cultivation. To Analytical Hierarchy Process, 5.76% of the land was highly suitable, 61.42% were moderately suitable, 29.01% were marginally suitable, and 3.94% were not suitable and with respect to Storie Index method, 5.76% were highly suitable, 0.20% were moderately suitable, 57.78% were marginally suitable, and 36.26% were not suitable for paddy cultivation. There was a statistically positive correlation between the Best–Worst Method and Analytical Hierarchy Process (r =.997) and negative correlation between Storie Index. So, results showed that the data generated with the use of Best–Worst Method were consistent, reliable and complied with the data of Analytical Hierarchy Process. The advantage of the Best–Worst Method to other methods is to conduct less pairwise comparisons and has more practical and fast algorithm. So, the Best–Worst Method can reliably use in crop-based land suitability analyses.
  • [ X ]
    Öğe
    Arazi kullanım etkinliğinin değerlendirilmesi: Edirne ili Havsa ilçesi örneği
    (2011) Everest, Timuçin; Akbulak, Cengiz; Özcan, Hasan
    Bu çalışma Edirne İli Havsa ilçesinde yürütülmüştür. Çalışmada Havsa ilçesinin uydu görüntüsü ve coğrafi bilgi sistemi (CBS) kullanılarak arazi kullanım etkinliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Edirne ?l Envanter raporundaki arşiv verileri, topoğrafik haritalar ve 2008 yılı ASTER uydusu görüntüsü temel kartografik materyal olarak kullanılmıştır. Sınıflama işleminin yapılabilmesi için ERDAS programında kontrolsüz sınıflama yapılarak 15 adet sınıf oluşturulmuş, oluşturulan sınıfların kontrolü ve tespiti amacıyla arazi çalışması yapılmış ve kontrollü sınıflama sonucunda kuru tarım, sulu tarım, çeltik, mera, orman, su yüzeyi ve yerleşim olmak üzere 7 adet arazi kullanım türü tanımlanmıştır. Arazi kullanım etkinliğinin belirlenmesi için analog veriler sayısallaştırılmış ve CBS veri tabanına aktarılmıştır. 1993 yılına ait arazi kullanım türleri ve çalışma alanı arazilerini tanımlayan arazi kullanım kabiliyet sınıflama haritaları CBS’de raster formatına dönüştürülmüştür. 1993 yılı arazi kullanım türleri ile 2008 yılı uydu görüntüsü kullanılarak belirlenen arazi kullanım türleri arazi kullanım kabiliyet sınıfları ile kıyaslanmıştır. Bu kıyaslama sonucunda I., II. ve III. sınıf tarım arazilerinde şehirleşme ve amaç dışı kullanımın arttığı görülmektedir. I. sınıf tarım arazilerinde 1993 yılında tarım dışı kullanım % 2,92 (223,56 ha) iken 2008 yılında % 4,14 (316,56 ha) olmuştur. II. sınıf tarım arazilerinde ise 1993 yılında tarım dışı kullanım % 1,75 (405 ha) iken 2008 yılında % 2,93 (678,06 ha) olmuştur. III. sınıf tarım arazilerinde ise 1993 yılında tarım dışı kullanım % 1,59 (387 ha) iken 2008 yılında % 3,07 (748,31 ha) olduğu belirlenmiştir.
  • [ X ]
    Öğe
    Batak Ovası Tarım Topraklarının Ağır Metal İçeriklerinin Değerlendirilmesi
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Everest, Timuçin; Temel, Erdem; Sungur, Ali; Özcan, Hasan
    Tarım arazilerinde ağır metal ve etkileşimlerinin belirlenip izlenmesi sürdürülebilirlik açısından son derece önemlidir. Bu çalışma Çanakkale ili Troya Tarihi Milli Parkı sınırları içinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında tarım arazilerinde belirlenen noktalarda 15 adet yüzeyden toprak örneği alınmıştır. Toprak örneklerinin fiziko-kimyasal özellikleri (toprak tekstürü, pH, EC, organik madde ve kireç içerikleri) ile toplam ve alınabilir ağır metal içerikleri belirlenmiştir. Toplam ağır metal içeriklerinin belirlenmesi için kral suyu (Aqua regia) yaş yakma metodu, alınabilir içerikler için ise dietilen triamin pentaasetik asit (DTPA) ekstraksiyon yöntemi kullanılmıştır. Toprak örneklerinin toplam ağır metal konsantrasyonlarının ortalama değerleri incelendiğinde Cu (16,39 µg/g), Pb (25,69 µg/g) ve Zn (35,69 µg/g)’nin kabul edilebilir limitlerde olduğu, Ni elementinin ise 70,26 µg/g ortalama değer ile limitlerin biraz üzerinde olduğu görülmüştür. Alınabilir ortalama değerlere göre ise Cu, Ni, Pb ve Zn değerlerinin sırasıyla 1,33 µg/g, 0,76 µg/g, 1,20 µg/g ve 1,14 µg/g olduğu ve belirlenen limit değerlerin altında olduğu görülmüştür. İstatistiksel olarak pH ile Cu ve Zn, kireç ve organik madde ile Pb ve Zn ve toprak tekstürü ile de tüm metaller arasında farklı ilişkiler belirlenmiştir. Yapılan bu çalışma ile sürdürülebilir tarımsal üretim ve toprak sağlığı açısından izleme ve değerlendirme çalışmalarının önemini yeniden vurgulanmıştır.
  • [ X ]
    Öğe
    Çanakkale İli Karamenderes Alt Havzası Taşkın Ovasının Çeltik Yetiştiriciliğine Uygunluğunun Arazi Değerlendirmesi
    (2016) Everest, Timuçin; Özcan, Hasan
    Bu çalışma, Karamenderes havzası taşkın ovasının alt havzasını oluşturan Kumkale ovasındagerçekleştirilmiştir. Daha önce detaylı toprak etüt ve haritalama çalışması yapılan 3545 da alanda, arazilerinçeltik yetiştiriciliğine uygunluğu değerlendirilmiştir. Çalışmada, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) kullanılarakoluşturulan veri tabanında her bir çeltik parselinin arazi değerlendirme haritası üzerindeki konumusorgulanmış ve (FAO, 1977)'de belirtilen arazi uygunluk sınıfları içindeki yeri değerlendirilmiştir. (FAO,1977)'nin ön gördüğü prensiplere göre çalışma alanına toprak özellikleri (üst toprak tekstürü, alt topraktekstürü, derinlik, kireç içeriği, vertik özellik, drenaj koşulları, yüzey taşlılığı, tuzluluk, organik madde içeriğive pH), topoğrafya, bölge jeolojisi, iklim özellikleri ve sosyo-ekonomik verilere göre bir değerlendirmeçalışması yapılmıştır. Çalışma sonucunda çeltik tarımı yapılan arazilerinin % 38,89'unun S1 (çok uygun),% 26,16'sının S3 (az uygun) ve % 34,45' inin N1 (geçici uygun değil) sınıfında olduğu belirlenmiştir.Çalışma alanında uygun olmayan bölgelerde yapılan üretim çeltik parsellerinde ve çevresinde taban suyuyükselmesi, diğer arazilere istenmeyen su hareketi, su kalitesindeki olumsuz etkiler, üretim maliyetininartması ve üreticiler arası bazı sosyolojik problemlere neden olmaktadır. İncelenen alandakiruhsatlandırmalar sürdürülebilir bir tarım açısından çok önemli sorunlar oluşturacak potansiyele sahiptir.
  • [ X ]
    Öğe
    Çiftçilerin Arazi Kullanım Türlerine Karar Vermelerinde Etkili OlanFaktörlerin Analizi: Kumkale Ovası Örneği
    (2020) Everest, Bengü; Everest, Timuçin
    Çiftçiler bazı faktörlerin etkisiyle arazi kullanım türlerini belirlemektedirler. Bu çalışmada Çanakkale ilinde önemli bir üretim bölgesi olan Kumkale ovasındaki çiftçilerin arazi kullanım türlerine karar verme süreçleri bulanık eşli karşılaştırma (BEK) ile analiz edilmiştir. Bu amaçla Kumkale ovasında üretim yapan 114 çiftçi ile anket çalışması yapılmıştır. Çiftçilerin arazi kullanım türlerine karar vermelerinde en etkili olan faktör üretimin maliyeti (0,50) olarak tespit edilmiştir. Bunu sırasıyla ürünleri pazarlama kolaylığı (0,48), toprak özelliği (0,36) ve çiftçilerin üretim alışkanlıkları (0,28) takip etmektedir. Buna göre yapılacak üretim planlamalarında ürünün maliyetinin, pazarlama olanaklarının ve toprak özelliklerinin dikkate alınması tavsiye edilmektedir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Determination of agricultural land suitability with a multiple-criteria decision-making method in Northwestern Turkey
    (Springer Science and Business Media Deutschland GmbH, 2021) Everest, Timuçin; Sungur, Ali; Özcan, Hasan
    This study was carried out in the district of Lapseki in Çanakkale, Turkey. The suitability of land in Lapseki for agriculture was evaluated by using an analytic hierarchy process. In the study, the basic parameters were determined by using the soil map and the Shuttle Radar Topography Mission data. Land use capability classes, soil depth, erosion risk and other soil properties (limiting factors) were obtained from the soil map, while slope, elevation and aspect were obtained from the Shuttle Radar Topography Mission data. To determine the weight of the parameters in the analytic hierarchy process, the opinions of the public institutions and experts were obtained. The obtained data were analyzed with the analytic hierarchy process and mapped with geographic information systems techniques, and a land suitability map was generated. The agricultural land suitability map demonstrated that 2.95% (2557 ha) of the lands in the study area were highly suitable; 10.37% (8989 ha) were moderately suitable; 53.47% (46,336 ha) were marginally suitable; and 33.21% (28,775 ha) were not suitable for agricultural use. The data from the agricultural land suitability map were compared with the Coordination of Information on the Environment 2012 data. As a result of comparison, 14.12% (361 ha) of highly suitable lands for agriculture and 2.25% (202 ha) of moderate suitable lands for agriculture are urbanized. It was seen that 45.71% (24,837 ha) of the lands that are marginally suitable for agriculture and 18.76% (5397 ha) of the not suitable lands had current land use for agriculture.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Determination of Cu, Pb, and Zn Contents of Soils Formed on Different Parent Materials (Çanakkale, Türkiye)
    (2024) Temel, Erdem; Everest, Timuçin; Sungur, Ali; Özcan, Hasan
    This study was carried out to determine the heavy metal (Cu, Pb, and Zn) contents and their differences in soils formed on three different parent materials (basalt, clastic and carbonate rocks and granite) in the Ezine district of Çanakkale province. For this purpose, surface sampling was conducted in soils formed under natural conditions on different geological materials. Heavy metal contents of the soil samples were determined using flame atomic absorption spectrometry using the wet digestion Aqua regia method. Analysis of variance (ANOVA) was used to determine the elemental differences in soil samples. Pearson correlation analysis was applied to reveal the relationship between heavy metals and the physicochemical properties of soils taken from different parent materials. As a result of the evaluation, the mean Cu concentrations in the samples ranged from soils formed on basalt (40.8 ± 3.8 μg/g)> soils formed on clastic and carbonate rocks (24.8 ± 1.5 μg/g)> soils formed on granite (22.5 ± 2. 8 μg/g); mean Pb concentrations followed the order of soils formed on granite (37.50 ± 3.30 μg/g)> soils formed on clastic and carbonate rocks (35.67 ± 2.74 μg/g)> soils formed on basalt (21.6 ± 6.7 μg/g). The mean Zn concentrations of the soil samples were as follows: soils formed on basalt (80.9 ± 8.7 μg/g)> soils formed on clastic and carbonate rocks (44.1 ± 3.7 μg/g)> soils formed on granite (37.0 ± 9.4 μg/g). Pb concentrations of all soil samples were found to be higher than the average of the earth's crust.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Dürmek Havzası Mansap Bölümü Erozyon Riskinin CORINE Yöntemi ile Belirlenmesi
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2017-08-01) Everest, Timuçin; Özcan, Hasan
    Bu çalışmada, Dümrek havzası mansabında bulunan arazilerde CORINE (Coordination of Information on the Environment) yöntemi kullanılarak erozyon riskinin tahminlemesi yapılmıştır. Yaklaşık 43,1 km²’lik bölgede toprak özellikleri (tekstür, taşlılık ve derinlik), iklimsel (Fournier yağış ve Bagnouls-Gaussen kuraklık) indeks değerleri ve arazi örtüsü verileri kullanılarak potansiyel ve gerçek erozyon riskleri belirlenmiştir. Coğrafi bilgi sistemleri (CBS) tekniklerinin kullanıldığı çalışmada her bir parametre için ayrı ayrı katmanlar oluşturulmuş ve sonuç haritaları üretilmiştir. Sonuç olarak çalışma alanı topraklarının %66,80’inde düşük, %22,25’inde orta %10,95’inde yüksek düzeyde potansiyel erozyon riski ve %38,67’inde orta, %61,33’inde ise yüksek düzeyde gerçek erozyon riski olduğu belirlenmiştir. Çalışmada erozyonun etkisini arttıran en etkili unsurun eğim ve arazi örtüsü olduğu görülmüştür.
  • [ X ]
    Öğe
    Edirne ili arazi kullanım türlerinin uzaktan algılama ve CBS ile belirlenmesi
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2010) Everest, Timuçin; Özcan, Hasan
    Bu çalışmada Edirne ilinin arazi kullanım türlerinin uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri kullanılarak belirlenmesi amaçlanmıştır.Bu amaç doğrultusunda 2008 yılına ait 3 adet ASTER uydu görüntüsü satın alınmış ve bu görüntüler bilgisayar ortamına aktarılmıştır. ERDAS Imagine ve ARC GIS programları kullanılarak görüntüler birleştirilmiş, işlenmiş, sınıflandırılmalar yapılarak majör arazi kullanım türleri belirlenmiştir. Elde edilen sınıflar ve bu sınıfların oransal ve alansal dağılımları Edirne İl Tarım Müdürlüğü'nün ve İl Toprak Envanter Raporu verileri ile karşılaştırılmıştır. Oluşturulan arazi kullanım türleri il ve ilçe bazında haritalandırılmıştır.Çalışmanın sonucunda ise Edirne ilinde kuru tarım, orman, mera, çeltik, sulu tarım, su yüzeyleri ve yerleşim olmak üzere 7 adet majör arazi kullanım türü belirlenmiştir. Bu arazi kulanım türlerinin oransal dağılımlar ise kuru tarım % 56,07, orman % 14,98, mera % 15,43, çeltik alanları % 9,07, yerleşim % 2,59, sulu tarım %1,24 ve su yüzeyleri % 0,62 olarak hesaplanmıştır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Effects of soil texture on trace metal concentrations and geochemical fractions in the soil of apple orchards (canakkale, NW Turkey)
    (Taylor and Francis Ltd., 2023) Sungur, Ali; Temel, Erdem; Everest, Timuçin; Soylak, Mustafa; Özcan, Hasan
    The effects of soil texture on trace metal concentrations and geochemical fractions in an apple orchard soils were investigated. For this purpose, soil samples were taken from the apple orchards with two different soil textures located on the same geomorphological unit in Çanakkale, Turkey. A wet digestion was used to determine total trace metal concentrations, and a sequential extraction method was used to determine geochemical fractions of the metals. According to average total concentrations of all metals, except Pb, were found to be significantly higher (p < 0.05) in clay soils. Sequential extraction analysis showed that potential mobile fractions were ordered as Cd (68.8%) > Pb (52.4%) > Cu (42.0%) > Zn (34.8%) > Ni (32.3%) > Cr (22.9%) in clay soils and as Cd (61.6%) > Pb (51.6%) > Cu (40.2%) > Zn (30.7%) > Ni (30.8%) > Cr (24.9%) in loamy soils. The results revealed that all metals, except Pb, in exchangeable/acid soluble, oxidizable and, potential mobile fractions were found to be significantly higher in clay soils (p < 0.05). It was figured out that clay contents played an effective role in total concentrations of metals and their distribution in geochemical fractions.
  • [ X ]
    Öğe
    Farklı Arazi Örtüsünün Arazi Degradasyonu Üzerine Etkileri:Çanakkale Çıplak Köyü Örneği
    (2021) Everest, Timuçin; Sungur, Ali; Parlak, Mehmet; Temel, Erdem; Özcan, Hasan
    Bu çalışma, Çanakkale-Karamenderes ovasının fluviyal taşkın düzlüğü üzerinde oluşmuş ve benzer özelliklere sahip fakat farklı arazi örtüsünün bulunduğu üç farklı parselde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada arazi örtüsündeki değişimin toprakların fiziko-kimyasal özellikleri ve ağır metal içerikleri üzerine olan etkileri incelenmiştir. Amaç doğrultusunda 15 yıldır mısır tarımı yapılan arazi (P1), 7 yıldır mısır tarımı yapılan arazi (P2) ve münavebeli tarımın yapıldığı arazi (P3) olmak üzere üç farklı parsel seçilmiştir. Taksonomik incelemeler neticesinde (P1)’de önemli düzeyde sıkışma ve pulluk altı katmanının oluştuğu belirlenmiştir. Analiz sonuçlarına göre (P1) profilinde hacim ağırlığında %12’lik artış yaşanırken, diğer parsellerde bu artışın %7,5 (P2) ve %8,6 (P3) olduğu görülmüştür. Çalışma sonuçları ağır metallerin önemli derecede litolojiden etkilendiği fakat Cd ve kısmen Pb’nin antropojenik kaynaklardan etkilendiğine işaret etmiştir. Cd elementinin konsantrasyonları her üç parselde kritik değerlerin üzerinde bulunmuş ve toprakların Cd ile kontamine olduğu belirlenmiştir. Diğer yandan, Pb’nin birinci derece kaynağı litoloji olmakla beraber antropojenik kaynaklardan da (emisyonlar ve tarımsal üretimde kullanılan kimyasallar) etkilenmiş olabileceğini gösterilmiştir. Jeobirikim indeksine göre yapılan değerlendirmedebu sonuçları desteklemiştir. Sonuç olarak 15 yıl ard arda mısır tarımı yapılan parselde toprağın bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerinde (özellikle sıkışma, Cd ve Pb içeriği) değişim olduğu ortaya konmuştur.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Gelibolu Namaztepe Bölgesindeki Farklı Fizyografyalar Üzerindeki Toprakların Bazı Fiziko-kimyasal Özellikleri ve Sınıflandırılması
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2020-06-29) Everest, Timuçin; Sungur, Ali; Özcan, Hasan
    Bu çalışma, Çanakkale ilinin Gelibolu ilçesinde Osmanlı İmparatorluğunun Rumeli bölgesine ilk çıkarma yaptığı Namaztepe mevkiinde aktif heyelan alanında yürütülmüştür. Çalışmada 1/25.000 ölçekli topoğrafik ve 1/100.000 ölçekli toprak haritası temel kartografik materyal olarak kullanılmıştır. Morfolojik değerlendirme sonucunda üç farklı fizyografya tanımlanmıştır. Bu fizyografyalarda üç profil açılmış, taksonomik tanımlama ve değerlendirmeler yapılmıştır. Arazi ve laboratuvar analizlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu üç seri: Dikilitaş serisi, Toprak Taksonomisine göre Typic Haplusterts, WRB’ye göre Haplic Verisols CalcaricHypereutric; Dereler serisi, Toprak Taksonomisine göre Vertic Ustifluvents, WRB’ye göre Mollic Fluvisols Calcaric-Hypereutric-Gleyic ve Namaztepe serisi, Toprak Taksonomisine göre Typic Haplusterts, WRB’ye göre Haplic Verisols Calcaric-Hypereutric olarak sınıflandırılmıştır.
  • [ X ]
    Öğe
    ICONA Modeli ile Biga Yarımadası Güneybatı Bölümünün Erozyon Risk Değerlendirmesi
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Everest, Timuçin; Sungur, Ali; Özcan, Hasan
    Erozyon, arazi kaynakları üzerinde küresel ölçekte bir tehlike oluşturan bir degradasyon unsurudur. Bu çalışma Türkiye’nin kuzeybatısında bulunan Biga yarımadasının güneybatı bölümünü oluşturan arazilerde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada erozyon risk durumu belirlemek için ICONA (Instituto Nacional para la Conservación de la Naturaleza) modeli kullanılmıştır. ICONA modelinde; eğim, jeoloji, arazi örtüsü ve vejetasyon yoğunluğu verileri bir sistematik içinde değerlendirilmekte ve sonuç haritaları coğrafi bilgi sistemleri (CBS) ortamında üretilmektedir. Modelde ilk aşamada dijital yükseklik modeli (DEM) kullanılarak eğim sınıfları oluşturulmuştur. Oluşturulan eğim sınıfları model doğrultusunda kategorize edilerek jeolojik birimler ile birleştirilmiş ve çalışma alanının potansiyel erozyon risk haritası oluşturulmuştur. Daha sonra toprak koruma haritasını oluşturmak için arazi örtüsü ve vejetasyon yoğunluğu haritaları üretilmiştir. Bu parametreler arazide bulunan farklı arazi kullanım türlerinin model doğrultusunda kategori edilmesi ve arazideki vejetasyonun örtü oranını belirlemede kullanılmıştır. Bu kapsamda Coordination of Information on the Environment - Çevresel Bilginin Koordinasyonu (CORINE) 2018 yılı verileri kullanılmıştır. Üretilen potansiyel erozyon haritası ve toprak koruma haritası ICONA modeli doğrultusunda birleştirilerek sonuç ICONA haritası üretilmiştir. Sonuç haritası verilerine göre; çalışma alanı arazilerinin %0.19’unda çok az, %33.32’sinde az, %42.32’sinde orta, %21.82’inde yüksek ve %2.35’inde çok yüksek erozyon riski olduğu ortaya konmuştur. Gerçekleştirilen bu çalışma ile üretilen veriler doğal kaynakların izlenme, değerlendirme ve yönetimi açısından önemli bilgiler sunabilecek potansiyele sahiptir. İlaveten ICONA yönteminin geniş alanların erozyon riskinin belirlenmesinde faydalı olduğu ve önemli fikirler verdiği gözlemlenmiştir. Bu modelin daha farklı bölgelerde de uygulanması tavsiye edilmektedir.
  • [ X ]
    Öğe
    Karamenderes Ovası, Truva Bölgesi Sağ Sahil Fluviyal Topraklarının Sınıflandırılması
    (2015) Everest, Timuçin; Özcan, Hasan
    Bu çalışmada 3868,8 ha yüzölçümüne sahip Karamenderes Ovası nın Truva bölümünde kalan sağ sahil arazilerinin detaylı toprak etüt ve haritalama çalışması yapılmıştır. Çalışmada temel kartoğrafik materyaller ve arazi gözlemleri kullanılarak toplam 14 profil açılmıştır. Arazi ve laboratuvar çalışmaları sonucunda 7 toprak serisinin tanımlandığı çalışmada topraklar, Toprak Taksonomisi (Soil Taxonomy) ve Dünya Toprak Kaynakları Referans Sistemi (WRB) sistemlerine göre sınıflandırılmıştır. Çalışma sonucunda Arapkuyu, Çaybayırı, Karabağ ve Set serisi toprakları Typic_Ustifluvents; Paleosol özellikte olan Dümrek serisi Thapto_Typic Ustifluvents; Çoraklar serisi toprakları ise Thapto_Mollic_Ustifluvents olarak sınıflandırılmıştır.
  • [ X ]
    Öğe
    LEAM Modeli ile Erozyon Riskinin Değerlendirilmesi
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2025) Everest, Timuçin; Sungur, Ali; Özcan, Hasan
    Hızlandırılmış toprak erozyonu, ekonomik ve çevresel etkileri nedeniyle küresel bir sorun haline gelmiştir. Erozyonu etkili bir şekilde tahmin etmek ve erozyon yönetim planları oluşturmak için farklı birçok formülasyon ve bilgisayar modelleri geliştirilmiştir. Bu çalışma da erozyon riskinin tahmin edilebilmesi için Çanakkale ilinin Bayramiç ilçesinin güneydoğusunda bulunan Derekolu mevkiinde bir çalışma yürütülmüştür. Araştırma kapsamında erozyon risk durumunu belirlemek için LEAM (Land Erodibility Assessment Model) kullanılmıştır. Bu kapsamda Derekolu mevkisindeki arazilerin eğim riski (S), yağışın erozyon oluşturma riski (RR) ve toprağın erozyon duyarlılık faktörü (K) LEAM metodolojisi kapsamında Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre araştırma alanındaki arazilerin %35.61’inin düşük, %41.34’ünün orta ve %23.05’inin ise yüksek düzeyde potansiyel erozyon riskine sahip olduğu belirlenmiştir. Çalışma alanındaki özellikle yüksek eğimli arazilerde toprak koruma tedbirleri alınması gerekmektedir. Bu çalışmadan elde edilen veriler, doğal kaynakların izlenmesi, değerlendirilmesi ve yönetimi açısından önemli bilgiler sunma potansiyeline sahiptir.
  • [ X ]
    Öğe
    MEDALUS Yöntemi Kullanılarak Karacabey Tarım İşletmesi Toprak Kalite İndeksinin Değerlendirilmesi
    (2020) Everest, Timuçin; Sungur, Ali İhsan; Özcan, Hasan
    Bu çalışma, Bursa ilinin Karacabey ilçesinde bulunan Karacabey Tarım İşletmesi toprak kalite indeksinin(TKİ) belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Akdeniz ülkelerinde çölleşmeye duyarlı arazilerin belirlenmesi vehassas alanların ortaya konması için Avrupa Birliği tarafından uygulanan Akdeniz Çölleşme ve Arazi Kullanımı(MEDALUS) yaklaşımı çalışma alanı arazileri için uygulanmıştır. Çalışmada arazi karakteristiklerinin ortayakonması için (tekstür, drenaj, derinlik, ana materyal) Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafındanüretilmiş detaylı toprak etüt ve haritalama raporu ile NASA (National Aeronautical Space Administration-UlusalHavacılık Dairesi) web sayfasından indirilen 30 m mekânsal çözünürlüğe sahip DEM (Digital Elevation Model-Sayısal Yükseklik Modeli) verisi kullanılmıştır. Her bir haritalama biriminde bulunan parametreler yöntemdeöngörülen skor cetvelleri kullanılarak skorlanmıştır. Yapılan analizler ve hesaplamalar sonucunda işletmearazisinin MEDALUS yöntemine göre toprakların çölleşme riski yönünden kalite özellikleri % 8.28’i iyi, % 49.17’siorta ve % 42.55’i zayıf olarak sınıflandırılmıştır. Küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin yaşandığı günümüzde butür yöntemler kullanılarak arazilerin hassasiyeti ve degradasyona duyarlılık süreçleri hakkında projeksiyonlaroluşturmak hem geliştirilecek politikalar hem de sürdürülebilir bir arazi yönetimi açısından önemli bilgilersunabilecektir.
  • [ X ]
    Öğe
    Pırasa ve yer fıstığı yetiştirilen toprakların verimlilik durumları ile ağır metal içerikleri: İzmir-Torbalı ve Çanakkale-Bayramiç ilçeleri örnek çalışmaları
    (2021) Parlak, Mehmet; Everest, Timuçin; Tunçay, Tülay
    Pırasa ile yer fıstığı İzmir’in Torbalı ve Çanakkale’nin Bayramiç İlçesi’nde ekonomik getirisi yüksek olan bitkilerdendir. Pırasa ve yer fıstığından optimum verim alabilmek için toprak özelliklerinin bilinmesi gereklidir. Bu araştırmanın amacı pırasa ve yer fıstığı tarımı yapılan toprakların fizikokimyasal özelliklerini, besin elementleri içeriklerini, ağır metallerin zenginleşme faktörlerini ve kirlilik faktörlerini saptamaktır. Pırasa yetiştirilen toprakların tın, kumlu kil tın, killi tın bünyede; yer fıstığı yetiştirilen toprakların ise kumlu tın, tınlı kum ve kil bünyeli oldukları belirlenmiştir. Pırasa ve yer fıstığı yetiştirilen alanların genellikle nötr ve hafif alkali reaksiyonlu, tuzsuz ve kireçli topraklar oldukları saptanmıştır. Organik madde kapsamı bakımından pırasa yetiştirilen toprakların % 92.59’unun az, % 7.41’inin orta; yer fıstığı yetiştirilen toprakların ise % 55.56’sının çok az, % 44.44’ünün az oldukları belirlenmiştir. Pırasa ve yer fıstığı tarımı yapılan toprakları tamamının toplam N bakımından az, alınabilir P, Ca, Mg, Fe, Cu ve Mn bakımından sorun içermedikleri saptanmıştır. Alınabilir Zn bakımından pırasa yetiştirilen toprakların %7.41’inin, yer fıstığı yetiştirilen toprakların ise % 83.33’ünün sorunlu olduğu belirlenmiştir. Ağır metallerin zenginleşme faktörü pırasa yetiştirilen topraklarda EFCu>EFZn>EFNi>EFMn>EFPb>EFCr iken yer fıstığı yetiştirilen topraklarda EFCu>EFNi>EFPb>EFMn>EFCr>EFZn sıralamasında saptanmıştır. Hem pırasa hem de yer fıstığı yetiştirilen topraklarda Cu’nun kirlilik faktör sınıfı orta kirlilikte iken diğer ağır metaller ise (Mn, Zn, Cr, Ni ve Pb) düşük kirlilik sınıfında belirlenmiştir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Rulo Çim Alanlarındaki Toprakların ve Çim Bitkisinin Bazı A?ır Metal (Cu, Zn, Cr, Ni, Pb) Içerikleri: Pilot Çalışmalar: Edirne, Balıkesir ve Çanakkale
    (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2019-12-24) Parlak, Mehmet; Everest, Timuçin; Tunçay, Tülay
    Kentleşmenin etkisiyle rulo çim alanlarındaki topraklar agır metallerce kirlenmektedirler. Bu araştırmada Edirne (Kocahıdır ve Salarlı Köyü), Balıkesir (Altınova Mahallesi) ve Çanakkale’ deki (Çınarlı Köyü) rulo çim alanlarından alınan toprak örneklerinde alınabilir ve toplam agır metal kapsamları ile çim bitkisinin agır metal kapsamları belirlenmiştir. Ayrıca, toprakların bünye, pH, elektriksel iletkenlik, kireç ve organik madde de saptanmıştır. Farklı yerlerden alınan toprak örnekleri birlikte ortalama olarak degerlendirildiginde alınabilir Cu, Zn, Cr, Ni ve Pb sırasıyla 1.06, 0.43, 0.006, 0.83 ve 1.65 mg/kg oldugu belirlenmiştir. Bitki örneklerinin Cu kapsamı 5.47-7.63 mg/kg, Zn kapsamı 18.77-74.80 mg/kg, Cr kapsamı 2.25-9.39 mg/kg, Ni kapsamı 1.65-9.82 mg/kg ve Pb kapsamı ise 0.06-17.53 mg/kg arasında degişmiştir. Toplam Cu en fazla Çınarlı Köyü’ nde (529.60 mg/kg) en az Salarlı Köyü’nde (308.30 mg/kg), toplam Zn en fazla Altınova Mahallesi’ nde (47.16 mg/kg) en az Salarlı Köyü’nde (30.29 mg/kg), toplam Cr en fazla Çınarlı Köyü’ nde (118.10 mg/kg) en az Kocahıdır Köyü’nde (13.64 mg/kg), toplam Ni en fazla Çınarlı Köyü’nde (126.68 mg/kg) en az Kocahıdır Köyü’nde (7.31 mg/kg), toplam Pb ise en fazla Altınova Mahallesi’nde (15.46 mg/kg) en az Salarlı Köyü’nde (13.21 mg/kg) saptanmıştır. Elde edilen veriler toprak kirliligi kontrol yönetmeligine göre degerlendirildiginde çim alanı topraklarının hepsinde Cu derişiminin sınır degerlerin üzerinde oldugu, Çınarlı Köyü’ndeki Cr ve Ni hariç diger agır metallerin sınır degerlerin altında oldugu tespit edilmiştir.
  • [ X ]
    Öğe
    Rulo Çim Alanlarındaki Toprakların ve Çim Bitkisinin Bazı Ağır Metal (Cu, Zn, Cr, Ni, Pb) İçerikleri: Pilot Çalışmalar: Edirne, Balıkesir ve Çanakkale
    (2019) Parlak, Mehmet; Everest, Timuçin; Tunçay, Tülay
    Kentleşmenin etkisiyle rulo çim alanlarındaki topraklar ağır metallerce kirlenmektedirler. Buaraştırmada Edirne (Kocahıdır ve Salarlı Köyü), Balıkesir (Altınova Mahallesi) ve Çanakkale’ deki (ÇınarlıKöyü) rulo çim alanlarından alınan toprak örneklerinde alınabilir ve toplam ağır metal kapsamları ile çimbitkisinin ağır metal kapsamları belirlenmiştir. Ayrıca, toprakların bünye, pH, elektriksel iletkenlik, kireç veorganik madde de saptanmıştır. Farklı yerlerden alınan toprak örnekleri birlikte ortalama olarakdeğerlendirildiğinde alınabilir Cu, Zn, Cr, Ni ve Pb sırasıyla 1.06, 0.43, 0.006, 0.83 ve 1.65 mg/kg olduğubelirlenmiştir. Bitki örneklerinin Cu kapsamı 5.47-7.63 mg/kg, Zn kapsamı 18.77-74.80 mg/kg, Cr kapsamı2.25-9.39 mg/kg, Ni kapsamı 1.65-9.82 mg/kg ve Pb kapsamı ise 0.06-17.53 mg/kg arasında değişmiştir. ToplamCu en fazla Çınarlı Köyü’ nde (529.60 mg/kg) en az Salarlı Köyü’nde (308.30 mg/kg), toplam Zn en fazlaAltınova Mahallesi’ nde (47.16 mg/kg) en az Salarlı Köyü’nde (30.29 mg/kg), toplam Cr en fazla Çınarlı Köyü’nde (118.10 mg/kg) en az Kocahıdır Köyü’nde (13.64 mg/kg), toplam Ni en fazla Çınarlı Köyü’nde (126.68mg/kg) en az Kocahıdır Köyü’nde (7.31 mg/kg), toplam Pb ise en fazla Altınova Mahallesi’nde (15.46 mg/kg)en az Salarlı Köyü’nde (13.21 mg/kg) saptanmıştır. Elde edilen veriler toprak kirliliği kontrol yönetmeliğinegöre değerlendirildiğinde çim alanı topraklarının hepsinde Cu derişiminin sınır değerlerin üzerinde olduğu,Çınarlı Köyü’ndeki Cr ve Ni hariç diğer ağır metallerin sınır değerlerin altında olduğu tespit edilmiştir.
  • «
  • 1 (current)
  • 2
  • »

| Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim