Yazar "Edremitlioğlu, Mustafa" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 5 / 5
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Farelerde Oluşturulan Romatoid Artrit Leptin Reseptör Antikoru (Obr-Ab) Kullanılarak Tedavi Edilebilir Mi?(2017) Edremitlioğlu, Mustafa; Turkon, Hakan; Kılınç, Nihal; Zateri, CoşkunLeptinin proinflamatuar bir sitokin gibi davrandığı ve proinflamatuar sitokinlerin saIgısını artırdığı bilinmektedir. Bu nedenle romatoid artrit tablosunu şiddetlendirmesi beklenebilir. Bu çalışmanın amacı, leptin reseptör antikoru verilerek leptin etkisinin önlenmesinin Balb-c farelerdeki artrit gelişimine ve şiddetine etkisini incelemektir. Bu amaçla aşağıdaki şekilde oluşturulan dört grup hayvan kullanılmıştır: 1- Kontrol grubu (K) 2- Artrit grubu (A) 3- Erken dönemde leptin reseptör antikoru verilen artrit grubu (LE) 4- Geç dönemde leptin reseptör antikoru verilen artrit grubu (LG) Artrit oluşturmak için kollajen tip-II antikoru ile uyarılan artrit (CAIA) modeli kullanılmıştır. Leptin reseptör antikoru (OBR IgG) hayvanların bir bölümüne artritin tetiklendiği gün olan 0. günde (LE grubu), bir bölümüne ise 5. günde (LG grubu) uygulanmıştır. Deneye alınan tüm farelerde 20 gün boyunca klinik artrit skorlaması yapılmıştır. Yirminci gün kan ve doku örnekleri alınarak deney protokolü sonlandırılmıştır. Alınan doku örnekleri artrit gelişimi ve şiddeti yönünden histopatolojik skorlama ile ayrıca değerlendirilmiştir. Alınan kan örneklerinden plazma leptin, IL-1?, IL-6, IL-17A, TNF-? düzeyleri ELISA yöntemiyle belirlemiştir. Artrit gelişimi kollajen tip-II antikoru uygulanmasından 5 gün sonra gözlenmeye başlanmış ve 9-10. günlerde en şiddetli halini almıştır. Bu günden sonra yavaşça azalmakla birlikte, 20. günün sonunda hala gözlenebilir düzeyde artrit bulguları kaydedilmiştir. Hem sıfırıncı (LE) hem de beşinci günde (LG) leptin reseptör antikoru uygulanan gruplarda klinik artrit skorunun 7. güne kadar, leptin reseptör antikoru verilmeyen yani sadece artritli gruptaki (A) hayvanlarla benzer olduğu görülmüştür. Buna karşın 8. günden itibaren LE ve LG gruplarındaki klinik artrit skoru deney sonuna kadar A grubundan daha düşük seyretmiştir. Histopatolojik skorlamada LE ve LG gruplarında pannus oluşumu ve kıkırdak hasarında anlamlı olmayan ve minimal bir azalma gözlendi. Plazma leptin ve sitokin düzeylerinde gruplar arasında her hangi bir fark gözlenmedi. Elde edilen sonuçlar, leptin reseptör antikoru uygulanmasının artrit şiddetini azaltmada etkili olabileceği konusunda ümit vermektedir. Bu konuda daha büyük deney gruplarının kullanıldığı ileri çalışmalara gerek vardır.Öğe Healing effects of L-carnitine on experimental colon anastomosis wound(Marmara University, 2023) Kandaş, Emel; Edremitlioğlu, Mustafa; Demir, Ufuk; Erbil, Güven; Şehitoğlu, Muşerref HilalObjective: The purpose of this study is to examine the effects of L-carnitine on healing of experimental colon anastomosis injury in early and late period.Materials and Methods: Forty female Wistar-Albino rats were used in this study. The rats were divided into 4 groups (CONT-3, CONT-7, CARN-3, and CARN-7). Injury healing was evaluated for CONT-3 group on the 3rd day and for CONT-7 group on the 7th day following the anastomosis. Following the operation, CARN-3 and CARN-7 groups were intraperitoneally administered with 100 mg/ kg/day L-carnitine and injury healing was evaluated on the 3rd and 7th days. Injury strength, histological evaluation and antioxidant enzyme activities and oxidant damage were determined in tissue samples of anastomosis area.Results: Bursting pressure levels and histological scoring values of CARN-3 group were found to be higher than the CONT-3 group (p<0.05). Antioxidant enzyme activities were found to be high in groups which were administered with L-carnitine, and oxidant damage was found to be significantly low in CARN-7 group (p<0.05).Conclusion: It was seen that L-carnitine speeds up the injury healing process and increases the injury strength and antioxidant capacity in early period. Increase in antioxidant enzyme activities was observed to be continued in late period as well.Öğe Protective effects of swimming exercise on experimental rheumatoid arthritis in rats through modulation of leptin receptor expression and inflammation(Turkish Society of Physical Medicine and Rehabilitation, 2025) Yavaş Durasıllı, Tuğçe; Zateri, Coşkun; Yüksel, Pınar; Şaker, Dilek; Demir, Ufuk; Karatağ, Ozan; Sencar, Leman; Ülker Çakır, Dilek; Edremitlioğlu, MustafaObjectives: This study aims to investigate the effects of swimming exercise on arthritis severity, radiological joint damage, and leptinrelated molecular changes in experimental rheumatoid arthritis (RA) in rats. Materials and methods: A total of 30 male Wistar rats were randomly assigned to three groups (n=10 per group): Control, Arthritis, and Exercise + Arthritis. Experimental arthritis was induced by a single intradermal injection of Complete Freund's Adjuvant (CFA). The Exercise + Arthritis group underwent a six-week swimming protocol (1 h/day, five days/week), beginning two weeks before arthritis induction and continuing thereafter. Arthritis severity was assessed by visual scoring, radiological analysis, and histopathological evaluation. Plasma concentrations of leptin and matrix metalloproteinases (MMP-1, MMP-3, MMP-8, MMP-13) were measured using enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA), and leptin receptor expression in paw tissues was analyzed immunohistochemically. Results: The Exercise + Arthritis group exhibited significantly lower visual arthritis scores (p=0.002), reduced ankle swelling (p<0.001), and decreased cartilage and bone damage radiologically (p=0.045) compared to the Arthritis group. Histopathological evaluation revealed that swimming exercise markedly attenuated inflammatory cell infiltration, pannus formation, and bone resorption. Although plasma leptin and MMP levels did not differ between the groups (p>0.05), leptin receptor expression, considered to be associated with joint damage, was found to be significantly lower in the Exercise + Arthritis group (p=0.009). Swimming exercise reduced arthritis severity and joint damage. Conclusion: Moderate-intensity swimming exerts protective, anti-inflammatory effects in experimental RA by reducing inflammation and preserving joint structure in rats, possibly through modulating leptin receptor expression and inflammatory pathways. Although regular swimming may serve as a useful adjunct to slow disease progression and joint damage in RA in rats, the translational relevance of these results remains uncertain in humans.Öğe Quercetin, a powerful antioxidant bioflavonoid, prevents qxidative damage in different tissues of long-term diabetic rats(2012) Edremitlioğlu, Mustafa; Andiç, Mehmet Fatih; Korkut, OğuzhanmAmaç: Diabetes mellitusun (DM) neden olduğu son organ hasarlarının gelişiminde oksidan hasarın oynadığı rol iyi bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı orta ve uzun süreli DM ta çeşitli dokulardaki oksidan hasara ve antioksidan kapasiteye güçlü bir antioksidan bioflavonoid olan quercetinin etkisini araştırmaktır. Hastalar ve Yöntemler: Kırksekiz erkek Wistar sıçan kontrol grubu, diabetik 8 haftalık grup, diabetik 16 haftalık grup, quercetin verilen diabetik 8 haftalık grup ve quercetin verilen diabetik 8 haftalık grup olarak beş gruba ayrıldı.Çalışma sonunda akciğer, aort, kalp, dalak, karaciğer ve böbrekteki malondialdehit (MDA)düzeyleri, süperoksit dismutaz, katalaz ve glutatyon peroksidaz aktiviteleri saptandı. Bulgular: Quercetin verilmeyen diabetik sıçanlardaki MDA düzeyleri akciğer dışındaki tüm dokularda yükseldi. Quercetin antioksidan enzim kapasitelerini artırdı ve oksidan hasar oluşumunu önemli miktarda önledi. Sonuç: Çalışmamızın sonuçlarına göre, quercetinin orta ve uzun süreli DM ta aorta, kalp, beyin, karaciğer ve böbrekleri oksidan hasardan koruyucu etkisi vardır. Quercetinin bu süreçte antioksidan savunma kapasitesini artırarak etkili olduğu söylenebilir. \"Öğe Yangısal hastalıklarda hiperbarik oksijen tedavisi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2024) Yalçın, Serdar; Edremitlioğlu, MustafaHiperbarik Oksijen Tedavisi, basınç odası adı verilen kapalı bir sızdırmaz kabin içerisinde, artırılmış atmosferik basınç altında, %100 oranında oksijenin, hastalara maske, başlık ya da entübasyon tüpü vasıtasıyla solutulması prensibine dayanan bir tedavi yöntemidir. Hiperbarik Oksijen Tedavisi’nin uygulandığı kabinler, tek kişilik olabildiği gibi, aynı anda birden fazla hastanın tedavi edilebildiği çok kişilik basınç odaları da bulunmaktadır. Tedavi edici oksijen basıncının, çevre basıncının üzerinde bir basınçta uygulanması gerekmektedir. Tedavi süreleri de, her seans için ortalama 90 dakika veya vakanın tıbbi durumuna göre daha uzundur. 1955 yılından beri tıp pratiğinde aktif olarak kullanılmakta olan Hiperbarik Oksijen Tedavisi, temelde iki fizyolojik mekanizma ile etki göstermektedir. Bunlar, yüksek basıncın doğrudan fiziksel etkisi ve parsiyel oksijen basıncının yükselmesi ile oluşan fizyolojik etkilerdir. Bu temel etki mekanizmaları aracılığıyla, dolaşım sisteminde ve dokularda patolojik olarak oluşan gaz kabarcıklarının hacmini azaltır, doku oksijenasyonunu artırır, yara iyileşmesini hızlandırır, iyileşmeyen yaralarda bakteriyel enfeksiyon riskini azaltır, anjiogenezi uyarır ve immün yanıtı düzenler. Hiperbarik oksijen tedavisi bu etkileri sayesinde, dekompresyon hastalığı, karbon monoksit zehirlenmesi, hava ve gaz embolisi, gazlı gangren, crush yaralanması, kompartman sendromu, retinal arter oklüzyonu, diabetik ayak gibi iyileşmeyen yaralar, yumuşak dokunun nekrotizan enfeksiyonları, ani işitme kaybı ve kronik osteomiyelit gibi birçok tıbbi durumda endikedir. Bunlara ek olarak, son yıllarda yapılan deneysel ve klinik çalışmalarda, yangısal ve sistemik hastalıklar, maligniteler, COVID-19 enfeksiyonu, erektil disfonksiyon, yaşlanma, iskemik kalp ve beyin hastalıkları gibi durumlarda da etkinliği araştırılmaktadır. Bu derlemenin amacı, Hiperbarik Oksijen Tedavisi’nin etki mekanizmalarını, yangı üzerine etkilerini ve son yıllarda yapılan birçok yeni çalışmaya konu olan yangısal hastalıklar üzerindeki etkinliğini gözden geçirmektir











