Yazar "Durukan, Haydar" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 7 / 7
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Okul Öncesi Eğitim Yöneticilerinin İletişim Rollerini Gerçekleştirme Düzeylerinin Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2017-10) Durukan, Haydar; Bayındır, ArzuKurumdaki anlaşmazlıklar, yıpranmalar ve diyalog iletişim sayesinde olur. Okul, veli ve öğrenci arasındaki sağlıklı ilişkiler iletişim sayesinde olur. Bu araştırmanın evrenini Çanakkale ilinde görev yapan 310 okulöncesi öğretmeni oluşturmakta örneklemi ise 230 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri 10 maddeden oluşan ölçekle toplanmış olup verilerin analizinde SPSS programından faydalanılmıştır. Sonuç olarak öğretmenlerin görüşlerine göre yöneticilerin iletişim rolünü “çoğu zaman” sergiledikleri görülmektedir. Bu görüşlere göre yöneticilerin bilimsel anlamda iletişim sürecinden yararlandıkları, sözlü ve sözsüz iletişim kanallarını kullandıkları ve okul içerisinde sağlıklı bir iletişim ağı kurdukları belirtilebilir.Öğe Okul Öncesi Eğitim Yöneticilerinin Liderlik Rollerini Gerçekleştirme Düzeylerinin Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2018-12) Durukan, Haydar; Bayındır, ArzuBu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan yöneticilerin liderlik rollerini gerçekleştirmeleri konusunda okul öncesi öğretmenlerinin görüşlerini belirlemektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini, 2014 - 2015 eğitim - öğretim yılı Çanakkale ilindeki okul öncesi eğitim kurumlarında (bağımsız anaokulu, bünyesinde anasınıfı bulunduran ilkokul ve ortaokul) görev yapan 310 okul öncesi öğretmenleri teşkil etmektedir. Araştırma örneklemi ise, evrenden tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmiş olan 210 öğretmenden oluşturmaktadır. Araştırma verileri sekiz soruluk ve beş seçenekten oluşan ölçek yoluyla toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS programından faydalanılmıştır. Sonuç olarak öğretmenlerin görüşlerine göre yöneticilerin, liderlik rollerini “çoğu zaman” sergiledikleri görülmektedir. Bu görüşlere göre, okulöncesi eğitim yöneticilerin, yönetimlerinde liderlik rollerini bilimsel anlamda yerine getirdikleri belirtilebilir.Öğe Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Kaynaştırma Eğitimine İlişkin Görüşlerinin İncelenmesi(Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, 2022) Kızılaslan, İlayda Gürsoy; Durukan, HaydarÇalışmanın amacı, okul öncesi öğretmen adaylarının kaynaştırma eğitimine yönelik görüşlerini ve görüşlerini etkileyen etmenleri belirlemektir. Her tipik gelişim gösteren bireyin olduğu gibi farklı gelişim gösteren bireylerin de eğitim almaya ve eğitimde fırsat eşitliğinden faydalanmaya hakkı vardır. Kaynaştırma eğitimi kavramı, bireyin eğitimden maksimum verim almasını sağlamayı amaçlamaktadır. Araştırmanın veri toplama sürecinde nicel ve nitel veri toplama tekniklerinin kullanıldığı karma yöntemden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 öğretim yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 2., 3., ve 4. Sınıf öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda Loreman ve ark. (2007) geliştirdikleri “Sentiments, Attitudes, and Concerns About Inclusive Education (SACIE)” ölçeğinin Cansız ve Cansız (2018) tarafından Türkçeye uyarlanmış hali olan 19 maddelik ölçek kullanılarak, öğretmen adaylarının kaynaştırma eğitimi ile ilgili düşünce, tutum ve endişe durumları bazı değişkenlere bağlı olarak belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel boyutunda ise çalışma grubunu oluşturan öğrencilerden hem özel eğitim dersi hem de kaynaştırma eğitimi dersi almış olan öğrencilerin kaynaştırma eğitimine yönelik genel düşüncelerini belirlemek amacı ile öğrencilerin kaynaştırma eğitimine yönelik genel düşünceleri incelenmiştir.Öğe Okul Yöneticisinin Vizyoner Liderlik Rolü(2006) Durukan, HaydarVizyon, gelecekte olmasını istediklerimizin bugünden düşünü kurmaktır. Vizyon bireyin ya da kurumun gelecekle ilgili yol haritasıdır. Vizyon, içinde bulunduğumuz koşulların çıkış noktası olarak yeni bir ufuk açmaktır.Vizyon ile yaratıcılık arasında çok yakın bir ilişki vardır. İnsan yaratıcılık yetisi ile vizyonunu değiştirip, gerçeklerle gelecekteki düşlerini dengeleyebilir. Örgütte yeni sorun ve sıkıntıların çıkması yeni bir vizyona ihtiyacı doğurur ve böylece var olanı beğenmeyen insan yeninin arayışı içine girer.Vizyon, okullarda çalışanlarda coşku ve bağlılık yaratır. Okullar, vizyonu olduğu sürece yersiz sorunlarla boğuşmaz. Okul yöneticileri vizyoner liderlik rolleri gereği, okullarında takım ruhunu canlandırarak dinamik bir yöntem ortaya koyup, eğitimde kaliteyi arttırabilirler.Öğe The Views of Preschool Teachers on Practies and Beliefs of Measurement and Evaluation(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2015) Durukan, Haydar; Şahin, MerveEducation has functions such as socializing and preparing the individuals to a society. With the aim of achieving these responsibilities, education puts the aim of individual self-actualization as a priority by taking individual differences into consideration. In this study, pre-school teachers' beliefs and practices on measurement and evaluation process is researched. Formative, summative, traditional and alternative assessment approaches and differences in the relationship between the level of beliefs and practices that are being tested; are searching whether they have any differences according to the different variables. This study has correlational research design, which is one of the quantitative research methods. The data is gathered by asking the views of preschool teachers, teaching at schools both in city centre of Çanakkale and also in district. As a data collection tool, the scale developed by Genç (2005) is used by adaptation. In order to test the objectives SPSS21.0 software was utilized and according to the structure of the data sets, descriptive statistics, T-test and Pearson's correlation analysis were performed. According to the study results, pre-school teachers’ beliefs on different measurement and evaluation (formative, summative, traditional and alternative) approach are high and in parallel with the high level of beliefs, their practices in educational process show similarities. There are high level of positive significant correlation between their beliefs on measurement and evaluation process and their practices. In general, there is no significant difference between their beliefs level and practices. In addition, there is no significant difference between the level of beliefs and practices on measurement and evaluation process according to the gender, the areas of schools, class size, grade level, level of education and in-service training situations.Öğe TÜRKİYE’DE 2000- 2014 YILLARI ARASINDA OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ALANINDA YAPILAN YÜKSEK LİSANS TEZLERİNİN İNCELENMESİ(Dicle Üniversitesi, 2015) Şen, Seyit Nurullah; Atalay, Yunus; Durukan, HaydarBu çalışmanın amacı, Türkiye’de okul öncesi eğitimi alanında yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesidir. Bu bağlamda son 14 yıl içerisinde yapılan 340 lisansüstü tezi çeşitli açılardan gruplandırılmaya çalışılmıştır. Bu araştırma, nitel bir araştırma olup veriler doküman incelemesi tekniğiyle toplanmıştır. Araştırmanın örneklemi amaçsal örnekleme stratejilerinden biri olan ölçüt örnekleme ile belirlenmiştir. Ulaşılan tezleri incelemek üzere araştırmacılar tarafından çalışmanın amacına yönelik geliştirilen bir “Tez İnceleme Formu” kullanılmış, verilerin çözümlenmesinde frekans (f)’tan yararlanılarak ve veriler grafikler üzerinde gösterilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda okulöncesi alanında en fazla tezin 2010 yılında yayınlandığı, enstitü bazında incelendiğinde en fazla sosyal bilimler enstitüsünde yayımlandığı, çocuk açısından; olarak sosyal gelişim alanında, okul açısından; program, aile açısından; ebeveyn görüşleri, yöntem açısından; nicel yöntem, kaynakça açısından ise yerli kaynakların daha fazla tercih edildiği görülmüştürÖğe Yönetimde İnsan İlişkileri(2003) Durukan, HaydarBugün çalışanların işletmeye katkı miktarının büyük ölçüde insan kaynakları yönetimi programının niteliği ve en üst kademeden en alt kademeye yöneticilerin çalışanların etkin kullanımını teşvik edici ortamı yaratıcı yetenek ve tutumlarına bağlı olduğu kabul edilmektedir. Modern toplumun yaşamındaki gelişmeler sonucu bugünün insanı, düne göre çok sayıda kişi ile ilişkide bulunmaktadır. Zayıf olan bu ilişkiler, huzursuzluk ve moral düşüklüğü yaratmaktadır. Biyo-kültürel bir varlık olan insanın mutlu yaşaması, yönetimde insan ilişkileri bilim dalının gelişmesine bağlıdır. Zira bugün artık insan ilişkilerinin bir çoğu, resmi iş ilişkileridir.İnsan ilişkileri, personelin hareket biçimlerini ve personeli verimli bir çalışmaya götüren nedenleri açıklar. Yönetimi meydana getiren unsurlar sermaye, teknoloji ve insan gücüdür. Bu üç unsurun uyumlu bir biçimde ele alınmadığı yönetimlerin verimli olduğu savunulamaz ve yönetimlerden beklenen amaçlar sağlanamaz. Ekonomik gelişmeler ve demokratik düzen anlayışı, hayat düzeyinin yükselmesi, modern taşıt ve haberleşme araçları, eğitim ve uzmanlık derecesinin artması, fertlerin düne göre daha bilgili, görgülü ve uyanık olmalarını sağlamıştır. Kişi hak ve hürriyetlerindeki gelişmeleri de buna eklersek bugünün fertlerinin daha güçlü ve başkalarına daha az bağlı olduğu savunulabilir. Sonuçta insanlar eşit şartlar altında ilişkide bulunduğu arkadaşlarının isteklerine kolaylıkla uymamaktadır. Devlet daireleri ve işyerlerinde de memurlar üst kademede bulunan amirlerinin emirlerine de körü körüne uymamaktadır.Son yıllarda insan ilişkilerine önem verilinceye kadar, insanları çalışmaya yönelten unsurlar sadece para ve diğer parasal çıkarlar olarak düşünülüyordu. Oysa ki insanlar, bir beşeri varlık olarak, başka başka öğrenim deney huy istek ümit ve yeteneğine sahiptir. Sevk ve idareci üretim unsurlarını uyumlu bir biçimde, kullanırken, emek unsurunu da gereken değeri vererek çalışanların örf, adet, inanış karakterlerini bilmek zorundadır. İşyerinde çalışanların birbirleri, ile ilişkileri iyi düzenlemediği zaman verim azalır, disiplin bozulur, geçimsizlik başlar, örgütten ayrılanlar çoğalır. Bu yönden sevk ve yönetici durumunda olan amir, emrindekileri ve birbiriyle ilişkilerini iyi tanıması gerekir. “Akıl akıldan üstündür”, “Sen bin bilsen bile bileni dinle. Zira, olasılık vardır ki, sen bin bildiğin halde o bir bilenin bildiğini bilmezsin” gibi sözler başkalarının fikir ve görüşlerine önem vermeyi, karşılıklı görüşme ve danışmanın değerini belirten sözlerdir.Eğitim kurumlarının verimliğinde hiç şüphesiz en önemli faktör idari davranışlarında insan ilişkilerini iyi bilen eğitim yöneticisinin varlığıdır. Çağdaş yönetim kuramcıları insan ilişkileri konusunda bilgi ve beceri sahibi olan yöneticilerin başarılı olduklarını ve eğitim kurumunda verimi arttırdıklarını, dolayısıyla örgütsel amaca ulaşıldığını kabul etmektedirler. Bu başarının kaynağı eğitim yöneticiliğinin insan ilişkilerini içeren bir süreç olmasıdır. Okul örgütünde ilgili kişiler okulun amaçlarına yönelik olarak çalıştırabilmenin tek yolu o işi yapacak bireyleri her yönleriyle tanımak, tanımaya çalışmak ve onları anlayabilmektir. Okulun verimli olmasında önemli faktörlerden biri de eğitim yöneticilerinin yönetim (idare) davranışlarında insan ilişkilerine uygun davranışlarda bulunup bulunmadığıdır. Yani insan ilişkileri niteliklerine sahip yöneticinin davranışlarında ve başarı düzeyinde bu niteliklere sahip olmayan yöneticilere kıyasla farklılığın olması ve bu farklılığın insan ilişkilerini göz önünde bulunduran ve uygulayan yöneticiler lehine başarı olarak görüldüğünü söylemek olanaklıdır.











