Yazar "Baykal, Kerem Cem" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe 5224 Sayılı Sinema Kanunu’nda Yapılan Son Değişiklikler ve Yeni Denetim Sistemi(2020) Baykal, Kerem CemBu çalışmada, 5224 sayılı Sinema Kanunu’nda yapılan ve 30.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikler, kökenlerini liberal yaklaşımdan alan Toplumsal Sorumluluk Kuramı ve J.S. Mill’in yararcılık felsefesi bağlamında ele alınmıştır. Özellikle eski ve yeni denetim sisteminin mukayese edilmesi amaçlanmış olup, betimleyici araştırma yöntemine başvurulmuştur. Çalışmanın sınırları gereği, yalnızca denetimle ilgili olan hükümler incelenmiştir. Bu bağlamda, 2004 yılında kurulan denetim sisteminde yapısal bir değişiklik yapılmadığı ancak birtakım eksikliklerin ve sorunların giderildiği saptanmıştır. Söz konusu değişikliklerle birlikte, mevcut film denetim sisteminin Toplumsal Sorumluluk Kuramı’nın öngördüğü ‘pozitif özgürlük’ kavramıyla uyumlu olduğunu söylemek mümkündür. Ancak Kanun’da yapılan değişikliklerde asıl öne çıkan husus, Devletin sinema sektörünün farklı kolları arasında hakemlik rolü üstlenmiş olmasıdır. Bu durumun nedeni sinema sektöründe son yıllarda yaşanan gelişmelerdir. Sinema salonu işletmecisi bir firmanın, Türkiye’deki salonların önemli bir kısmını kontrol etmesi ve bunun sonucunda sinema biletleri üzerinde yapımcı şirketlerin izni olmaksızın promosyon ve kampanyalar yapması ile film öncesinde gösterilen uzun reklamlar toplumun, film yapım şirketlerinin ve sinema sektörü çalışanlarının tepkisini çekmiştir. Böylece, film yapım şirketinin izni olmadan sinema biletleri üzerinde yapılacak tüm kampanyalar yasaklanmış, promosyonlu bilet satışı engellenmiştir. Yine toplumda tepki çeken bir konu olan film öncesinde gösterilen uzun reklamlara da sınırlama getirilmiştir. Bu hususlar her ne kadar sektörün kendi içinde çözmesi gereken konular olsa da kanımızca, sistemin aşırılıklarını giderme amacı taşıyan hukukî düzenlemeler serbest piyasa ilkesi ve yararcı liberalizmin sınırları içerisinde kabul edilebilir. ‘Yumuşak’ ya da ‘elastik’ paternalizm kavramıyla ifade edilebilecek bu anlayış, Devletin ‘makul’ sınırlar içerisinde kalan ve kamu yararını amaçlayan düzenlemeler yapmasına olanak vermektedirÖğe TRT Yayınlarının Hukukî Denetimi: Geçmişten Günümüze Bir İnceleme(2021) Baykal, Kerem CemRadyo ve televizyon kuruluşları özgür olmalı ancak bu özgürlüklerini kötüye kullanmamaları için katı olmayan bir hukukî denetime tâbi olmalıdırlar. Bu durum, özellikle liberal öğretinin bir uzantısı olan Toplumsal Sorumluluk Teorisi’nin bir ilkesidir. Bu çalışmada, betimleyici araştırma tekniği uygulanarak, kuruluşundan günümüze Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) üzerindeki hukukî denetim yapısı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde, TRT’de hukukî denetim türlerinden ‘idarî denetim’e başvurulduğu görülmüştür. Merkezî yayın denetimi, iç hiyerarşik denetim şeklinde 1966 yılında başlamıştır. 1983 yılında 2954 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle iç hiyerarşik denetime yeni bir katman eklenmiş ve TRT’ye ilk kez bir dış idarî denetleyici kurum tayin edilmiştir. Ancak, bu kurumun yetkilerinin sınırlı olması nedeniyle bu dönemde de TRT yayınlarının denetiminde önceki döneme nazaran büyük bir kırılma yaşanmamıştır. Asıl ciddi kırılma, özel yayıncılığın başlaması ile 1994 yılında RTÜK’ün kurulması ile gerçekleşmiştir. TRT, kendi iç hiyerarşik denetimine ek olarak, bağımsız bir idarî otorite konumunda bulunan RTÜK denetimine tâbi tutulmuştur. 2002 yılında bu uygulamadan vazgeçilmiş olsa da 2011 yılında TRT yayınları yeniden RTÜK tarafından denetlenmeye başlamıştır. Bu durumun yol açtığı en önemli sorun, 1994 yılından itibaren özel yayıncılar ile TRT’ye farklı yaptırımlar öngörülmesi ve yayıncılık alanının farklı aktörleri arasında eşitsizliğin ortaya çıkmasıdır.Öğe Türk Basın Tarihinde Özdenetim Kuruluşları ile Devlet Arasındaki İlişkiler(2021) Baykal, Kerem CemBasının kendi kendini denetimi, saygın bir gazetecilik mesleği için büyük bir öneme sahiptir. Kimi zaman basın alanının denetlenmesinde hukuk yetersiz kalabilmektedir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra formüle edilen Toplumsal Sorumluluk Teorisi’ne göre, basındaki sorunları çözmenin en etkin yolu daha fazla hükümet müdahalesinden geçmemekte ve basının kendi özdenetimini sağlaması gerekmektedir. Basında özdenetimi sağlamanın en etkin yolu gönüllü basın konseyleri oluşturmaktır. Kanuna dayalı konseyler, özdenetim anlayışıyla genellikle bağdaşmamaktadır. Bu çalışmada, Türk basın tarihinde gerçek anlamda bağımsız ve gönüllü bir özdenetim kuruluşu olan Basın Konseyi’nin 1988 yılında kurulmasına kadar geçen dönemdeki kurumsal özdenetim faaliyetleri, özdenetim kuruşları ile devlet arasındaki ilişki bakımından incelenmeye çalışılmıştır. Amaç, Türk basın tarihinin en başından 1988 yılına kadar kurulan, belirli bir süre faaliyet gösteren ve daha sonra faaliyetine son veren özdenetim kuruluşları olan Osmanlı Matbuat Cemiyeti (1908), Basın Birliği (1938) ve Basın Şeref Divanı’nın (1960) yapılarını ortaya koymak, devlet ile olan ilişkilerini irdelemek ve bu kuruluşların devletten ne ölçüde bağımsız olduklarını tespit etmektir. Çalışmada betimleyici araştırma tekniğine başvurulmuştur. Araştırma sonucunda, bahsedilen üç meslek kuruluşunun da devlete kısmen veya tamamen bağlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu kuruluşları gönüllü olarak ortaya çıkan özdenetim kuruluşları olarak değerlendirmek mümkün değildir.











