Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Baykal, Kemal" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • [ X ]
    Öğe
    5224 SAYILI SİNEMA KANUNU’NDA YAPILAN SON DEĞİŞİKLİKLER VE YENİ DENETİM SİSTEMİ
    (Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2020) Baykal, Kemal
    Bu çalışmada, 5224 sayılı Sinema Kanunda yapılan ve 18.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikler kökenlerini liberal yaklaşımdan alan Toplumsal Sorumluluk Kuramı ve J.S. Mill’in Yararcılık Felsefesi bağlamında ele alınmıştır. Çalışmanın sınırları gereği, yalnızca denetimle ilgili olan hükümler incelenmiştir. Bu bağlamda, 2004 yılında kurulan denetim sisteminde yapısal bir değişiklik yapılmadığı ancak birtakım eksikliklerin ve sorunların giderildiği saptanmıştır. Söz konusu değişikliklerle birlikte, mevcut film denetim sisteminin Toplumsal Sorumluluk Kuramının öngördüğü “pozitif özgürlük” kavramıyla uyumlu olduğunu söylemek mümkündür. Ancak Kanunda yapılan değişikliklerde asıl öne çıkan husus, Devletin sinema sektörünün farklı kolları arasında hakemlik rolü üstlenmiş olmasıdır. Bu durumun nedeni sinema sektöründe son yıllarda yaşanan gelişmelerdir. Sinema salonu işletmecisi bir firmanın, Türkiye’deki salonların önemli bir kısmını kontrol etmesi ve bunun sonucunda sinema biletleri üzerinde yapımcı şirketlerin izni olmaksızın promosyon ve kampanyalar yapması ile film öncesinde gösterilen uzun reklamlar toplumun, film yapım şirketlerinin ve sinema sektörü çalışanlarının tepkisini çekmiştir. Böylece, film yapım şirketinin izni olmadan sinema biletleri üzerinde yapılacak tüm kampanyalar yasaklanmış, promosyonlu bilet satışı engellenmiştir. Yine toplumda tepki çeken bir konu olan film öncesinde gösterilen uzun reklamlara da sınırlama getirilmiştir. Bu hususlar her ne kadar sektörün kendi içinde çözmesi gereken konular olsa da kanımızca, sistemin aşırılıklarını giderme amacı taşıyan hukukî düzenlemeler serbest piyasa ilkesi ve Yararcı Liberalizmin sınırları içerisinde kabul edilebilir. “Yumuşak” ya da “elastik” paternalizm kavramıyla ifade edilebilecek bu anlayış, Devletin “makul” sınırlar içerisinde kalan ve kamu yararını amaçlayan düzenlemeler yapmasına olanak vermektedir.
  • [ X ]
    Öğe
    Critical Discourse Analysis Of Syrian Refugee News in The Haberturk, Sabah and Birgun Newspapers
    (Mehmet Ali YOLCU, 2020) Çalık, Merve; Baykal, Kemal
    The so-called refugee crisis, which has continued throughout history in the world and turned into a global humanitarian issue, has also become one of the most significant subjects on the agenda of Turkey since the outbreak of the Syrian civil war in 2011. This resulted in a mass migration of Syrian citizens to Turkey. The issue of Syrian refugees has been taken into consideration from different perspectives both in traditional media and new media. Every news published in the media can be seen as a reflection of different perspectives and occurs through the filter of the person who writes the news. Every detail to be used in the news is put forward for the purpose determined by that person; in this context, ideological differences occur between the news. Considering these arguments, this study investigates the representation of Syrian refugees, who have had to flee Syria, in Turkish media. For this purpose, Teun A. Van Dijk’s Critical Discourse Analysis Model was used. Through this model, in the online archives of the Habertürk, Birgün and Sabah newspapers between January, February and March 2019, the news about Syrian refugees were analysed within the context of hate speech. This study, therefore, also has a sociological dimension. At the end of the study, different opinions in the news stemming from ideological differences were analysed. The analysis of these different views revealed how the reality was reproduced, which, for that reason, helped investigate the differences in the publication policies of the aforementioned newspapers. As a result of the research, it was observed that the Birgün did not use hate speech against the Syrian refugees and handled the issue with a humanist point of view while reporting the refugees news. It was concluded that the Sabah tried to create public opinion by making use of the concept of sacrifice while conveying the refugee news, thus attempting to undermine the perception that the refugees were economically and morally burden. It was also revealed that the Habertürk, on the one hand, had a tendency to hold the Syrian refugees responsible for undesirable events occurring in Turkey while it, on the other hand, had a possessive attitude towards the refugees.  [TR] Dünyanın birçok yerinde tarih boyunca süregelen ve küresel bir insanlık meselesine dönüşen mülteci konusu, Suriye’deki iç savaşın ardından 2011 yılı itibari ile Türkiye’de de gündem konusu haline gelmiştir. Suriye vatandaşları ülke değiştirmek durumunda kalmış ve Türkiye’ye göç etmişlerdir. Hem geleneksel medyada hem de yeni medyada ‘Suriyeli mülteci’ konusu, farklı bakış açıları ile ele alınmıştır. Medyada çıkan her haber farklı bakış açılarının birer yansıması olarak görülebilir ve haberi yazan kişinin süzgecinden geçirilerek meydana gelir. Haberde kullanılacak her ayrıntı o kişinin belirlediği amaç doğrultusunda ortaya konulmaktadır; bu bağlamda, haberler arasında ideolojik farklılıklar oluşmaktadır. Bu argümanlar göz önünde bulundurularak, bu çalışmada Suriye’den Türkiye’ye göç etmek durumunda kalan Suriyeli mültecilerin Türkiye medyasındaki temsili incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, Teun A. Van Dijk’in Eleştirel Söylem Çözümlemesi Modeli kullanılmıştır. Bu model ile 2019’daki Ocak, Şubat ve Mart ayları arasında Habertürk, Birgün ve Sabah gazetelerinin online arşivlerinde Suriyeli mültecileri konu edinen haberler nefret söylemi bağlamında analiz edilmiştir. Bu yönü ile araştırma sosyolojik bir boyut da taşımaktadır. Araştırmanın sonunda ideolojik farklılıklardan kaynaklanan haberlerdeki farklı görüşler analiz edilmiştir. Bu farklı görüşler üzerinden yapılan analizlerle gerçeğin yeniden nasıl üretildiği ortaya konulmuş ve bahsi geçen gazetelerin yayın politikalarındaki farklılıklara odaklanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, Birgün gazetesinin Suriyeli sığınmacılara karşı herhangi bir nefret söyleminde bulunmadığı ve mülteci haberlerini verirken konuyu mağduriyet teması içerisinde işleyerek hümanist bir bakış açısı ile ele aldığı gözlemlenmiştir. Sabah gazetesinin mülteci haberlerini aktarırken fedakârlık olgusundan yararlanarak kamuoyu oluşturmaya çalıştığı, böylece mültecilerin maddi ve manevi yük olduğu algısını yıkmaya çalıştığı sonucuna varılmıştır. Habertürk gazetesinin ise bazı haberlerinde Türkiye’de meydana gelen olayların sorumlusu olarak mültecileri gösterme yönelimine sahip olduğu, bazı haberlerinde ise mültecilere karşı sahiplenici bir tutum sergilediği gözlemlenmiştir.

| Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi | Kütüphane | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Çanakkale, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim