Yazar "Batu, Tuba" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Collaboration in Art Production: The Case of Miró and Artigas(Kütahya Dumlupinar University Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, 2025) Batu, Tuba; Yemenicioğlu Negir, Ezgi; Çakan, AtaberkThe collaboration of artists specialized in different disciplines enables the creation of multifaceted and in-depth works within today’s complex modes of production. Such interdisciplinary partnerships remove boundaries in creative processes, especially in the field of art, and foster the emergence of original artistic expressions. Although the individual identity of the artist gained prominence during the Renaissance, multi-disciplinary and multifaceted approaches have persisted throughout art history. This study focuses not on artists working individually across multiple disciplines, but rather on the collective production process of artists from different fields. Within this framework, the long-standing collaboration between Joan Miró and Josep Llorens Artigas is examined as a unique example of interdisciplinary artistic cooperation. Their partnership, rooted in a deep personal friendship, resulted in numerous joint works. The concept of “interdisciplinarity” is thus discussed through the lens of collaboration and explored in relation to the creative processes of Miró and Artigas. Farklı disiplinlerde uzmanlaşmış sanatçıların ortak bir üretim sürecine katılması, günümüzün karmaşık üretim dinamikleri içinde derinlikli ve çok katmanlı eserlerin ortaya çıkmasını sağlar. Bu tür disiplinlerarası iş birlikleri, özellikle sanat alanında yaratıcı süreçlerin sınırlarını ortadan kaldırarak özgün üretim biçimlerine zemin hazırlar. Sanat tarihinde her ne kadar sanatçının bireysel kimliği Rönesans ile öne çıkmış olsa da çok yönlü ve çok disiplinli yaklaşımlar tarih boyunca varlığını sürdürmüştür. Bu çalışma, sanatçının tek başına farklı disiplinlerde üretim yapmasından ziyade, farklı disiplinlerden gelen sanatçıların birlikte üretim gerçekleştirmesine odaklanır. Bu bağlamda, Joan Miró ve Josep Llorens Artigas’ın uzun süreli dostluklarıyla şekillenen sanatsal iş birliği, disiplinlerarası ortak üretimin özgün bir örneği olarak ele alınmaktadır. Çalışmada, bu iş birliği süreci üzerinden “disiplinlerarasılık” kavramı sanat pratiği bağlamında tartışılmaktadır.Öğe Investigation on Functıonality and Conceptability in Ceramic Forms: Melanie Brown(Rating Academy, 2022) Batu, Tuba; Negir, Ezgi YemenicioğluCeramic is one of the oldest branches of art. The archaeological finds show that the first ceramic pieces were pro-duced to meet basic needs. It is presented with a form based on the function of ceramic pots, which will perform the functions such as storage and cooking. Today, ceramic is a material that is frequently encountered in functional pottery, sanitary ware and tile production and also used as an artistic material. The use of ceramics as a material that has been formed through its function for millennia and which has come to the present day in the field of conceptual art coincides with a very recent time in its historical process. Melanie Brown, an artist who has produced concepts through functional and traditional ceramic forms as well as the use of cera-mics as a material in the field of conceptual art, is the main subject of this study. Although the teapots she shaped on her lathe in his studio in Monmouthshire since 1978 seems like ordinary teapots at first glance, she examined the concept of family with her forms, persons within the group that preserved their individuality and suggested that fire changed the material. In short, Brown’s teapots have become more than statues, which are fine, elegant, well-designed, and can be brewed with delicious tea. The function tends to follow rather than use the viewer form as if it were located at a lower position than the concept.In this context, this paper, which is a compilation study in the light of face-to-face interviews with the artist and articles written about herself, seeks to answer the question of whether the ceramic material is frequently found in itself [TR] Seramik en eski sanat dallarından biridir. Arkeolojik buluntular eşliğinde ilk üretilmiş seramik parçaların temel ih-tiyaçları karşılamak üzerine üretilmiş olduğunu görmekteyiz. Saklama, pişirme gibi işlevleri yerine getirecek olan seramik kap kacaklar fonksiyonu üzerine temellenmiş bir form ile karşımıza çıkmaktadır. Bugün seramik, halen fonksiyonel kap kacaklarda, sağlık gereçleri, karo üretiminde ve hatta ileri teknoloji seramikleri ile uzay bilimlerin-de sıklıkla karşımıza çıktığı gibi sanatsal bir üretim aracı olarak da kullanılan bir malzemedir. Binyıllardır fonksiyonu üzerinden şekillenmiş ve bugüne kadar gelmiş bir malzeme olarak seramiğin kavramsal sanat alanında kullanılmaya başlamış olması tarihsel sürecinde oldukça yakın bir zamana denk düşer. Kavramsal sanat alanında bir malzeme olarak seramiğin kullanımının yanı sıra işlevsel ve geleneksel seramik formlar üze-rinden kavram üretmiş bir İngiliz sanatçı olan Melanie Brown bu çalışmanın ana konusudur. 1978’den bu yana İngiltere Monmouthshire’daki stüdyosunda tornada şekillendirdiği çaydanlıkları ilk bakışta sıradan çaydanlıklar gibi görünse de, formlarıyla aile kavramını irdelemiş, bireyselliklerini koruyan grup içindeki bireyleri incelemiş ve ateşin malzemeyi değiştirmesi üzerine düşündürmüştür. Kısacası Brown’ın çaydanlıkları, formun tüm ihtiyaç-larını içinde taşıyan, ince, zarif iyi tasarlanmış ve istenirse lezzetli çayların demlenebileceği çaydanlıklar olmanın ötesinde birer heykele dönüşmüştür. İşlev, kavramdan daha aşağı bir konumda yer almış gibi, izleyici formu kul-lanmaktan çok izlemeye yönelmektedir.Bu bağlamda sanatçıyla yapılmış yüz yüze görüşmeler, röportaj ve kendisi hakkında yazılmış makaleler ışığında bir derleme çalışması olan bu makale seramik malzemenin sıklıkla kendini içinde bulunduğu işlev mi kavram mı sorusunun da cevabını aramaktadırÖğe Sanat Eseri İzleme Yöntemlerinde Dijitalizm ve Müzecilik(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2024) Çakan, Ataberk; Batu, Tuba2020 yılına kadar tercihen kullandığımız ve hatta bazen çok da tercih etmediğimiz dijital araçlar tüm dünyayı saran Covid-19 pandemisi sebebiyle hayatımızın her alanına derinlemesine nüfuz etti. Firmalar toplantılarını, okullar derslerini çevrimiçi yöntemlerle ve dijital iletişim araçları üzerinden yaparken müzeler ve galeriler de sergileme yöntemlerini yeni çağa uyumlu hale getirme konusunda oldukça hızlı bir gelişim gösterdi. Dijital metotlarla alışkanlıklarımıza bağlı günlük hayat ve iş hayatımızı sürdürmeye çabalarken, yapma, görme, bilme, öğrenme, yaşama ve sevme biçimlerimiz de dijitale uyumlu hale gelerek dönüştü. Kültürel ve sosyal bağlamda insan davranışına bağlı değişimler gösteren yeni sergileme yöntemleri deneyimlere bağlı olarak sürekli revize edilmeye devam ediyor. Dijital dönüşüm olgusuna baktığımızda, dijital kültürün ilerlediğini ve insan yaşamının merkezinde yer alması nedeniyle dünya çapında hızla yayıldığını ve yapay zekanın da yükselişiyle sanat üretim yöntemleri konusunda da değişimler olduğunu görüyoruz. Bu çalışmada dijital çağda müzelerin ve sanat galerilerinin dönüşüm süreçleri ve yeni sergileme yöntemleri üzerine geçmişe dönük bir araştırma yapılacaktır. Ayrıca günümüzdeki yeni nesil sergileme araçlarıyla çalışan dünyanın farklı yerlerinden önce çıkan sergilerden ve müzelerden, sergileme örnekleri verilirken teknolojinin sanatla ilişkisi ortaya konacaktır.











