Yazar "Alexander, S. Shelton" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Coğrafik bilgi sistemleri ile Adapazarı-Bolu Bölgesinde deprem riski taşıyan yerlerin belirlenmesi ve şehir bölge planlamasının yeniden gerçeklenmesine olan katkısı(2000) Özer, Naşide; Yiğitbaş, Erdinç; Altınok, Yıldız; Gündoğdu, Oğuz; Çakır, Recep; Alexander, S. Shelton; Kolçak, DemirCoğrafik Bilgi Sistemi (CBS), genel olarak, insan yerleşimlerine yönelik geniş veri tabanlı bilgi sistemidir. Merkezi idareler, yerel prier ve özel sektörce planlama, karar verme, araştırma ve arşiv amaçlı olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde başlangıç aşamasında fatür çalışmalar için öncelikle yerel ölçekte ve sonuçları sınanabilecek pilot çalışmalara gereksinim vardır.CBS yi kullanmayı lıyanbu projede Adapazarı-Bolu arasındaki alan pilot bölge olarak seçilmiştir. Seçilen yöre deprem ve diğer doğal afetler açısından mi bir bölgedir. Bilindiği gibi bölge. Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) nün etki alanı içindedir. CBS ile ilgili çalışmalar yurt ölçeğinde henüz başlangıç aşamasındadır. Veri toplama açısından önemli olan bu tür projeye en uygun alan Adapazarı-Bolu yöresidir. Bölge, yapılan ön araştırmalara göre veri açısından yeterli düzeyde görünmektedir. Bölgenin seçiminde gözönünde tutulan ana etken bölgede şimdiye kadar jeofizik, jeolojik ve jeodetik çalışmaların Türk-Alman projesi çerçevesinde yapılmış olması, duyarlı bir lokasyon ve 3-Boyutlu yeraltı hız görüntülemesinin (tomografi) olması ve aktif sismik ve yeraltı hız yapısının belirlenmesine yönelik tan olmasıdır. CBS de yararlanacak konularda veriler toplanarak yeniden gözden geçirilmiştir. Veri tabanı oluşturulup CBS ARCVIEW yazılımı kullanılarak bu veriler ortak tabanda biraraya getirilmeye çalışılmıştır. Bu pilot çalışma, yörenin coğrafi, idari fal boyutları da gözönüne alınarak önerildiğinden uygulanabilir somut sonuçlara götürülmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar sağlıklı/çağdaş bir kent planlaması için uygun veri tabanı sağlamaya çalışıldıysa da yeterli veri tabanına ulaşılamamıştır. Olanaklar ölçüsünde oluşturulan veri tabanı sürekli yenilenebilir özellik taşımaktadır. Geniş bir veri tabanı ile çalışıldığında güncel senaryo üretebilme olanağı verecek bunun yanısıra diğer bilimsel çalışmalara kaynak olabilecektir. Böylece, merkezi idareler, yerel yönetimler ve yatırım yapacak özel sektör sağlıklı karar verme ve planlama olanağını elde edeceklerdir.Öğe Kandıra-Akçakoca arasında Karadeniz kıta kenarını KD-GB doğrultusunda kesen fay sistemi; Adapazarı-Kandıra-Akçokoca arasında Karadeniz kıta kenarı ile kuzey Anadolu fay zonu arasında kalan kesimin genç tektoniği(1999) Yiğitbaş, Erdinç; Özer, Naşide; Elmas, Ali; Çakır, Recep; Zünbül, Sami; Alexander, S. Shelton; Sefunç, AtillaAdapazarı - Kandıra - Akçakoca - Karasu - Kefken arasındaki alan kuzeyde Karadeniz havzası, güneyde Kuzey Anadolu fay zonu ve Adapazarı ovası gibi önemli jeolojik - morfolojik unsurların birbirleriyle yakın ilişki içinde bulunduğu kritik bir bölgedir. İnceleme alanında jeolojik ve morfolojik nitelikleri farklı ana ve talii morfotektonik birlikler ayırdedilmiştir. İlk kez bu çalışmada saptanan bu ana morfotektonik birlikler I)- Kocaeli yarımadası, 2)- Çamdağ - Akçakoca alanı 3)-Karadeniz havzası ve 4)- inceleme alanı güneyinde yeralan Samanlıdağ alam'dır. Ana morfotektonik üniteler arasındaki sınırı oluşturan ve jeolojik - morfolojik nitelikleriyle bunlar arasında geçişi temsil eden tali morfotektonik üniteler ise; I)-Acarlar - Kocaali kıyı zonu 2)- Adapazarı - Karasu koridoru ve 3)- Adapazarı Ovası'dır. Adapazarı - Karasu koridoru Geç Miyosen - Pliyosen döneminde KD - GB gidişli bir fay zonunu temsil etmektedir. Bu fay zonu Geç Pliyosen - Erken Pleyistosen'den itibaren gelişmeye başlayan doğu - batı gidişli faylarla kesilmiş ve faylarla sınırlı ova ve yükselimlerden oluşan bugünkü morfolojinin gelişmesine neden olmuştur. Geç Miyosen - Erken Pliyosen'de Adapazarı - Karasu koridoru boyunca akmakta olan akarsu yatağının kuzey kesimi doğu - batı gidişli faylarla biçilerek bugünkü Karadeniz sularının altında kalmasına neden olmuştur. Günümüzde hala aktif olan Kuzey Anadolu fayının hareketi, inceleme alanında yeralan NE - SW gidişli faylar üzerinde de küçük ölçekli hareketlere neden olmaktadır. Nitekim Adapazarı - Karasu koridoru boyunca ve buna paralel KD - GB gidişli mikrosismik aktivite bu durumun sonucu olmalıdır.











