Yazar "Akan, Erkin" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Cumhuriyet Döneminde Ayasofya(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2008) Akan, Erkin; Atabay, MithatAyasofya (Saint Sophia) kelime anlamı olarak ?ilahi hikmet? anlamına gelir. Ayasofyalar: birinci Ayasofya, ikinci Ayasofya ve bugün Ayasofya müzesi olarak gördüğümüz bina ise üçüncü Ayasofya'dır. Üçüncü Ayasofya 27 Aralık 537'de açıldı. İustinianus'un yaptırmış olduğu bu bina ilk yapıldığında yapım hataları taşıyordu. Bu yapım problemlerinin birincisi ve en önemlisi Ayasofya'nın kubbesiydi.Ayasofya'nın ilk kubbesi daha basıktı. Bu basıklıktan dolayı kubbe daha fazla baskı uyguluyordu. 557'de olan depremde kubbe zarar görmüştü. 7 Mayıs 558'de oluşan depremde tamamıyla çöktü. Kubbe binanın ilk mimarlarından birisi olan Genç İsidoros tarafından onarıldı. Kubbe bu onarımda yaklaşık olarak 6.25 m. yükseltildi. Ayasofya'nın tamiri bir çeşit tamirler tarihidir.IV. Murad zamanından Sultan Abdülmecid zamanına kadar Osmanlılar Ayasofya ile fazlaca ilgilenmediler. Sultan Abdülmecid Ayasofya'yı restore etti. Ayasofya'da Abdülmecid zamanında yapılan Fossati restorasyonu Ayasofya'nın müze oluşuna giden yolda birinci adımdı.Ayasofya'nın müze oluşunda ikinci adım ise Cumhuriyetin ilk dönemlerinde Thomas Whittemore'a Ayasofya mozaik çalışmaları için izin verilmesidir. Atatürk Ayasofya'yı haç ve hilalin çatışmasından kurtararak kültürel ve dinler arası çatışmayı engellemek için müze yapılmasını istemişti. Ayasofya 24.11.1934 tarihli bakanlar kurulu kararı ile müze yapıldı. Ayasofya'nın bugünkü statüsü müzedir. Ayasofya'nın statüsünde yapılan bu değişiklik idari tasarruf sonucu oluşturulmuştu.Öğe Osmanlı Arşiv Belgelerine Göre Londra Konferansı (21 Şubat 1921-12 Mart 1921)(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2018) Akan, ErkinBu çalışma, Osmanlı Devleti ile İtilaf hükümetleri arasında, 10 Ağustos 1920’de imzalanmış olan Sevr Barış Antlaşması’nın bazı maddelerinin yeniden düzenlenmesi için Londra’da 21 Şubat-12 Mart 1921 tarihleri arasında toplanmış olan Londra Konferansı görüşmelerini Osmanlı Arşivi belgeleri üzerinden incelemeyi ve değerlendirmeyi amaçlar. Sevr Barış Antlaşması, Osmanlı Devletini mali, iktisadi, askeri alanlarda denetim altına alarak; onun, egemen bir devlet olmasına izin vermeyen, aynı zamanda, devletin sınırlarını daraltan bir antlaşmadır. Sevr’in imzasından kısa bir süre sonra, bu antlaşmanın uygulanmasının mümkün olmadığı ortaya çıkmıştır. Sevr’in uygulanmayacağının ilk belirtisi, Büyük Millet Meclisine bağlı orduların, Doğu Anadolu’da Ermenistan’a karşı başarı gösterip Ermenistan ile Büyük Millet Meclisi Hükümetleri arasında 2/3 Aralık 1920’de Gümrü Antlaşması’nın imzalanmasıdır. İkinci belirti, Sevr’in uygulanması için baskı aracı olarak kullanılan Yunan askeri hareketinin, 10 Ocak 1921’de I. İnönü Muharebesi ile durdurulmasıdır. İtilaf Devletleri, bu iki gelişmeden sonra, Sevr’in bazı maddelerini düzenlemek için hem İstanbul Hükümetini hem de Ankara Hükümetini Londra Konferansına davet etmiştir. Londra Konferansı görüşmeleri 23 Şubat 1921-12 Mart 1921 tarihleri arasında yedi celse yapılmıştır. Görüşmelerde İstanbul Hükümeti ile Ankara Hükümeti birlikte hareket etmiştir. İstanbul Hükümeti temsilcisi Tevfik Paşa, ağırlıklı olarak sözü Ankara Hükümeti temsilcisi Bekir Sami Bey’e bırakmıştır. Londra Konferansı görüşmelerinde, Sevr’in, İzmir, Doğu Trakya, Ermenistan, Kürdistan ile ilgili maddeleri görüşülmüştür. İtilaf Devletleri ekonomik ve mali konularla ilgili maddelerin görüşülmesine yanaşmamışlardır. Konferans, Yunanistan’ın İzmir ve Doğu Trakya’da uluslararası bir komisyonun inceleme yapmasını kabul etmemesi nedeniyle bir sonuca varamamıştır. İtilaf Devletleri, Büyük Millet Meclisi temsilcilerini bu konferansa çağırarak, Ankara Hükümetini diplomatik olarak tanımışlardır.











