Yazar "Akçaoğlu, Aksu" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 9 / 9
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe ETNOGRAFİK ARAŞTIRMALARA İLİŞKİSEL SOSYOLOJİNİN KATKILARI(2022) Akçaoğlu, AksuBu makale, Pierre Bourdieu’nün geliştirdiği kavramsal araçlarla donanımlı bir etnografi yaklaşımının temel özelliklerini ve sunabileceği imkânları konu alıyor. Öncelikle, sosyal bilimlerin köklü ve özgün bir yöntemi olarak etnografinin ayrıntılı bir tanımı geliştirilip, tarihsel süreç içerisinde geçirdiği kırılmalara ve dönüşümlere ışık tutuluyor. Ardından etnografi ve sosyoloji arasındaki güçlü ilişkinin klasik sosyolojiye uzanan güzergâhı inceleniyor ve Bourdieu’nün geliştirdiği kavramsal araçlardan beslenen ilişkisel etnografi, bu bağlama yerleştiriliyor. Bourdieu’nün geliştirdiği toplum kuramından beslenen ilişkisel etnografinin özgün katkısı olarak, etnografik odağı gruplardan toplumsal konuma, mekândan alanlara, kültürel düzenden kültürel çatışmaya taşıması vurgulanıyor. İlişkisel etnografiyi diğer bakış açılarından ayıran özgün bir nitelik olarak, nesnellik ve bilimsellikten taviz vermeyen düşünümsellik kavrayışının ve epistemolojik ihtiyat çağrısının altı çiziliyor. Son olarak, ilişkisel etnografinin çağdaş ve özgün bir yorumu olarak Loïc Wacquant’ın geliştirdiği gözlemli katılımcılığın imkân ve sınırlılıkları tartışılıyor.Öğe Loic Wacquant'da Kent, İktidar ve Toplum Kuramı(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2022) Akçaoğlu, AksuBu makale Loïc Wacquant’ın geliştirdiği özgün araştırma programının kent sosyolojisi için vaat ettiği imkanları konu alıyor. Loïc Wacquant, ampirik araştırmaları, kuramsal tartışmaları ve metodolojik açılımları bir arada yürüten, çağdaş sosyolojinin nadir total sosyologlarından biridir. Pierre Bourdieu sosyolojisinin önde gelen temsilcilerinden olan Wacquant, hocasının kavramsal çerçevesini genişleterek, marjinalleştirerek ve zaman zaman da farklı figürlerle sentezleyerek özgün bir yaklaşım üretir. Çalışma ilk olarak, bu özgün bakış açısının altında yatan ve Wacquant külliyatının omurgasını teşkil eden dört temel ilkeleye odaklanıyor. Sözünü ettiğimiz bu dört temel ilke, epistemolojik ihtiyat, uygulamalı Bourdieu sosyolojisi, etnografiyle iç içe geçmiş bedenden sosyoloji ve sabit-fikir savar olarak eleştiridir. Makale ardından Wacquant’ın Kent Paryaları’ndan Punishing the Poor’a uzanan çalışmalarının ana hatlarını ve temel kavramsal teçhizatını ele alıyor. Fransız sosyoloğun kentsel mekân, iktidar mücadeleleri ve bedensel eğilimler arasında kurmaya çalıştığı bağlantıların altı çiziliyor. Son olarak, Wacquant’ın ilişkisel sosyolojiyi temel alarak geliştirmeye çalıştığı kent sosyolojisi yaklaşımının Pierre Bourdieu külliyatındaki temelleri inceleniyor. Bourdieu’nün Cezayir’de yürüttüğü erken dönem çalışmalarından, Fransa’daki geç dönem çalışmalarına kadar kentsel mekâna dair ilgisinin farklı boyutları ve imaları tartışılıyor.Öğe Sağlık Sosyolojisinde Yeni Bir Perspektif: Sağlık Sermayesi(2022) Akçaoğlu, AksuBu makale, sağlığı, özellikle de son yıllarda sınırları giderek genişleyen sağlıkta deneyimlenen eşitsizliği, Fransız sosyolog Pierre Bourdieu’nün geliştirdiği kavramsal araçlarla ele alıyor. Makale, tıpkı ekonomik sermaye ya da kültürel sermaye gibi, sağlığın da özgün bir sermaye türü olarak kavramsallaştırılması mümkün mü sorusunu soruyor. Makale ilk olarak, sağlık sosyolojisinin ana hatlarına odaklanıp, Durkheim’dan Foucault’ya uzanan çizgide sağlığın nasıl ele alındığına açıklık getiriyor. Ardından da sağlık sosyolojisinin omurgasını teşkil eden üç ana araştırma alanına ışık tutuyor. Sosyolojinin temel olarak sağlığın toplumsal köklerine, sağlıktaki dizginlenemeyen metalaşma sürecine ve sağlığın iktidarla olan ilişkisine dair yürüttüğü araştırmaları örneklerle açıklıyor. Makalede üçüncü olarak, sağlık sosyolojisi külliyatına Pierre Bourdieu’nün geliştirdiği ilişkisel sosyoloji yaklaşımının yapabileceği katkılar tartışılıyor. Son olarak ise ilişkisel sosyolojinin merkezi kavramlarından biri olan sermayenin, özgün bir iktidar türü olarak sağlığı inceleyebilmek için sunabileceği imkanlara açıklık getiriliyor. Sağlık sermayesi, ekonomik sermayenin ve kültürel sermayenin dönüşmüş halidir; bedenin biyolojik varoluşunu kontrol edebilme kapasitesini, olası risklere karşı önceden önlem alma ayrıcalığını ve gerektiğinde nitelikli tedaviye ve uzman görüşüne ulaşabilme düzeyini ve hızını ifade eder. Böylesi bir yaklaşım, sağlık alanında muayene, tetkik, ameliyat, tedavi ve tavsiye biçiminde somutlaşan üretimin, toplumsal uzama dağılmasıyla oluşan eşitsizliğin ampirik olarak ölçülebilip gözlemlenebilmesini sağlar. Bu aynı zamanda, sağlığın hem ekonomik iktidardan bağımsız hem de yönetimselliğin dışında, özgün bir iktidar türü olarak yeniden düşünülmesine de mümkün kılar.Öğe The Transformation of Space and Social Class: The Past and Present of Çukurambar(2018) Akçaoğlu, AksuThis paper examines the relation between physical space and social space by focusing on the recent transformation of Çukurambar, an old gecekondu neighborhood in Ankara. Applying to Pierre Bourdieu’s conceptual tools, this paper interrogates the social implications of spatial transformation.Based on the data that was acquired from an ethnographic research, the study firstexplicates the spatial trajectory of Çukurambar. The trajectory of the neighborhood goes in parallel with the general transformation of urban space in Turkey. Being a villageuntil 1950s, Çukurambar transformed into being a gecekondu neighborhood as a result of the internal migration waves.The social destiny of the neighborhood changed sharply again as a result of the neoliberal urban transformation projects.The paper underlines two dynamics that fastened the spatial transformation in Çukurambar: the intensification of political capital and economic capital.The product of the fast spatial transformation is the formation of an upper-middle class neighborhood. The partnership of politicians, local governments and urban transformation industry ended up with the making of the upper-middle class neighborhood.Öğe Towards A Dispositional Comprehension of Conservatism(2018) Akçaoğlu, AksuThis paper presents a social critique of the conservatism as an ideology or a way of thinking through Pierre Bourdieu’s relational sociology. It is argued that the established definition of the conservatism cannot analyze the holistic reality of the concept since it does not take into account of the conservatism as a set of dispositions. In addition to that, having the political discourse and cultural products as the only legitimate unit of analysis, the established definition of conservatism constructs an abstract actor whose link with the social world is essentially intellectual. Against the limits of the commonsensical definition of conservatism, this paper interrogates the merits of Pierre Bourdieu’s sociology. It first introduces the key conceptual tools through which the French sociologist constructs the social world as a social topography. The paper explains both objectivist and subjectivist moments of research object construction. It also underlines the role of symbolic struggles in the formation of social world. Finally, this study develops a dispositional definition of conservatism as the symbolic form that the principles of vision and division gain within the struggles of various fields. The merits of the dispositional comprehension of conservatism are compared with the existing empirical definition of conservatism as a set of cultural values.Öğe Transformation of conservative politics, urban space and taste in contemporary Turkey(Routledge, 2022) Akçaoğlu, AksuThis article examines the simultaneous transformation in conservative politics, urban space, and taste following the foundation of the Justice and Development Party (AKP) in Turkey. The AKP represents a new conservative position by softening the Islamist triadic opposition to the capitalist market system, secular state, and material and cultural domination of the modern West. The changing conservative position and representation paved the way for the transformation of conservative middlebrow taste. Based on ethnographic research in a conservative upper-middle class neighborhood in Ankara, this article examines of the opening up of the closed world of the Islamist opposition to the infinite universe of commodities. Deploying Pierre Bourdieu’s conceptual tools, it explicates the observed changes in conservative lifestyles as an outcome of the transformations in the political field, leading to the reconfiguration of conservative urban space and future expectations.Öğe Ulus Baker'de Dil, Eylem ve Kimlik(Hacettepe Üniversitesi, 2021) Akçaoğlu, AksuSiyasal Dilde Huzur Söylemi: İslam’da Huzur, Söylem ve Kanaat, Ulus Baker’in 1993’te ODTÜ Sosyoloji Bölümü’nde tamamladığı yüksek lisans tezinin, Onur Eylül Kara’nın titiz çevirisiyle Türkçe olarak kitaplaştırılmasına dayanıyor. Ulus Baker külliyatına az çok aşina olanlar, bu ilk çalışmada, daha sonra dallanıp budaklanacak bir araştırma programının erken fakat oldukça güçlü temellerini bulacaklar. Bu araştırma programı dil, bilgi, özne ve duygulanımların modern kültürde geçirdiği ve geçirmekte olduğu dönüşümlerin izinin sürülmesine dayanıyor. Huzur Söylemi’nde Ulus Baker, Antik Yunan felsefesinden post yapısalcılığa kadar uzanan bir düşünceler atlasını önümüzde maharetle açıyor. Özellikle Spinoza ve Deleuze’ün rehberliğinde, İslamcılığın 1990’ların başında gerçekleştirdiği öne sürülen yükselişin, tarihsel bir din olarak İslam’ın modern kanaatler toplumuyla bütünleşmesinden başka bir şey olmadığını ileri sürüyor.Öğe ULUS BAKER’DE DİL, EYLEM VE KİMLİK(2021) Akçaoğlu, AksuBaker, U. (2020). Siyasal Dilde Huzur Söylemi: İslam’da Huzur, Söylem ve Kanaat. İstanbul: İletişim Yayınları. 267 sayfa, ISBN 9789750529111Öğe Urban Marginality and the Right Hand of the State(İdeal Kent Yayınları, 2019) Wacquant, Loïc; Akçaoğlu, AksuThis interview was held on 17 January 2014 in Bosporus University, İstanbul where Loïc Wacquant was invited as a keynote speaker for Hrant Dink Memorial Lecture on Freedom of Speech and Human Rights. The interview focuses on three themes: explicating the changing structure of urban marginality and describing the peculiar features of advanced marginality, rethinking the merits of Pierre Bourdieu’s relational point of view for urban sociology, and putting Bourdieu to work in the analysis of Gezi Events. First of all, the interview focuses on the roles of deindustrialization, fragmentation of salaried labor, and restriction of welfare state on the making of advanced marginality. For this purpose, Wacquant explicates how neoliberal state answers to Karl Polanyi and Carl Schmitt questions through the enlargement of the right hand of the state. Second, the contribution of Bourdieusian point of view to urban sociology is discussed. Bourdieusian sociology can abolish urban sociology by reconstructing it as a sub-field of topological sociology as well as it can reformulate urban sociology as the analysis of intensification, accumulation and diversification of the forms of capital. Lastly, Bourdieu’s conceptual tools are put to work in the analysis of Gezi Events. [TR] Bu söyleşi, Loïc Wacquant 17 Ocak 2014’te Hrant Dink İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Konferansı’nda konuşmacı olarak Türkiye’ye geldiğinde, Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilmiştir. Söyleşi üç temel konu etrafında biçimlenmektedir: Kentsel marjinalliğin değişen yapısını ve ileri marjinalliğin özgün niteliklerini açıklığa kavuşturmak, Bourdieucü kent sosyolojisinin imkânlarını sorgulamak ve bu özgün bakışı Gezi Olayları’nın analizinde işe koşmak. Söyleşi ilk olarak, sanayisizleşmenin yaygınlaşmasının, ücretli emeğin parçalanmasının ve refah devletinin küçülmesinin ileri marjinalliğin doğuşundaki rolüne odaklanıyor. Bu amaç doğrultusunda Wacquant, bürokrasi alanında yaşanan dönüşümlere, devletin sağ elindeki genişlemeye odaklanarak neoliberal devlet inşasının Karl Polanyi ve Carl Schmitt sorunsallarına nasıl cevap ürettiğini netliğe kavuşturur. Ardından neoliberalizmin fiili mantığını açıklamak için başvurulan Bourdieucü kavram setinin, kent sosyolojisi için açtığı yeni imkânlar sorgulanır. Bourdieucü bakış, kent sosyolojisini fesh edip, onu daha genel topolojik sosyolojinin bir alt başlığı olarak mekân sosyolojisine dönüştürebileceği gibi, çeşitli sermaye türlerinin yoğunlaştığı, biriktiği ve farklılaştığı, toplumsal uzamla eş-mantıklı fiziksel uzamın analizi biçiminde yeniden formüle edebilir. Son olarak, Bourdieucü bakış açısının Gezi Olayları’nın analizinde nasıl kullanılabileceği tartışılıyor.











