Yazar "Afyoncu, Aylin Asa" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Araştırma görevlisi hekimlerin empati düzeyleri(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2021) Afyoncu, Aylin Asa; Korkmazer, Başak; Sarıgül, Banu; Şahin, Erkan MelihAmaç: Empati iletişimin temel taşlarındandır. Mesle-ki olarak hastalarla sürekli birebir iletişim kurmakta olan hekimlerin bu konuda yetkinliğe ve farkındalığa sahip olması önemlidir. Böylece hasta memnuniyeti-nin artacağı, yanlış tanı ve tedavi olasılığının azalaca-ğı, hatta buna bağlı olarak hekimlerin dava edilme oranlarının azalacağı öngörülmektedir. Çalışmamızda hastanemizde çalışan araştırma görevlisi hekimlerin empati düzeyini belirlemeyi amaçladık. Yöntem: Kesitsel desende planlanmış olan çalışma, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu onayı alınarak ger-çekleşmiştir. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi poliklinikle-rinde aktif olarak hasta bakmakta olan, onam veren 108 araştırma görevlisi hekime araştırmacılar tarafın-dan hazırlanan sosyodemografik veri formu ile Jeffer-son Hekim Empati Ölçeği (JSPE) ve Temel Empati Ölçeği (BES) uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmamıza 51 kadın (%47.2) ve 57 erkek (%52.8) olmak üzere toplam 108 araştırma görevlisi katıldı. JSPE'ye göre katılımcıların ortalama empati skoru 81.8±9.7 (57-105) idi. Araştırma görevlilerinin cinsiyete göre JSPE toplam ve alt ölçek puan ortalama-ları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p>0.05). Yaş ve hekimlik süresi ile JSPE perspektif alma alt ölçeği arasında anlamlı korelasyon mevcuttu (p<0.05). Dahili branşlarda ve cerrahi branşlarda çalı-şan araştırma görevlilerinin; JSPE toplam ve alt ölçek puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Katılımcıların BES'e göre ortalama empati skoru 59.0±5.1 (44-74) idi. Araştırma görevlilerinin cinsiyet, yaş ve hekimlik süreleri ile; BES toplam ve alt ölçek puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p>0.05). Dahili branşlarda ve cerrahi branşlarda çalışan araştırma gö-revlilerinin; BES toplam ve alt ölçek puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Sonuç: Araştırma görevlisi hekimlerin empati düzeyle-rini belirlemek için yapmış olduğumuz çalışmamızda kullandığımız her iki ölçekle de araştırma görevlisi hekimlerin beklenen empati düzeyinde olmadıkları saptandı. Hekimler ve tıp öğrencilerinin empatik yeti-lerini geliştirmek için sağlam müdahalelerin uygulan-ması gerekmektedirÖğe Effect of vitamin-D and other factors on the presence and severity of urinary incontinence and overactive bladder in elderly individuals(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, 2024) Afyoncu, Aylin Asa; Kılınçarslan, Mehmet Göktuğ; Şahin, Erkan MelihObjective: This study aimed to investigate the effect of serum vitamin D levels on urinary incontinence and overactive bladder in elderly individuals. Methods: The study included 106 elderly individuals who had their serum vitamin D levels measured in the past year. Sociodemographic characteristics, habits, medical histories, medications used, height, and weight data were collected. The ICIQ-UI short form and Overactive Bladder-V8 form were adminis-tered. Participants were grouped based on their vitamin D levels. Results: Among participants, 17.9% had severe vitamin D deficiency, 28.3% had vitamin D deficiency, 18.9% had vitamin D insufficiency, and 34.9% had normal vitamin D levels. No significant association was found between vitamin D levels and the presence of urinary incontinence and overactive bladder. When participants were grouped by vitamin D levels, there was no significant difference in the presence of urinary incontinence and overactive bladder among the groups. However, a significant difference was found in the severity of overactive bladder. Individuals with normal vitamin D levels had significantly higher rates of urinary incontinence and overactive bladder compared to those with lower levels. Conclusion: Urinary incontinence increases with age and may be associated with aging-related comor-bidities. Although reports in the literature suggest a relationship between vitamin D deficiency and urinary incontinence and overactive bladder, this relationship was not confirmed in our study. This discrepancy may be due to differences in the characteristics of the populations studied in the literatureÖğe Üçüncü Basamak Üniversite Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniğinde Erişkin Bağışıklanma Durumu ve Etkileyen Faktörler(2021) Korkmazer, Başak; Afyoncu, Aylin Asa; Şahin, Erkan MelihAmaç: Erişkinlik dönemi içinde aşıların ulaşılabilir durumda olmasına rağmen, erişkin aşılama\roranları istenenden düşüktür. Çalışmamızda, polikliniğimize başvuran bireylerin erişkin aşısı yaptırma\rdurumları, aşı yaptırma ve reddetme nedenleri ile bunların sosyodemografik değişkenlerle ilişkisinin\rincelenmesi amaçlanmıştır.\rYöntem: Tıp fakültesi hastanesi, aile hekimliği polikliniğine başvuran 18 yaş ve üzeri bireylerden\rseçilen 500 kişilik örneklemde katılımcılara çalışmacılar tarafından hazırlanmış, sosyodemografik\rveriler, tıbbi özgeçmiş özellikleri, 18 yaş sonrası aşılanma durumları, aşı olma ve olmama nedenlerine\rait soruları içeren form yüz yüze görüşmelerle uygulanmıştır.\rBulgular: Katılımcıların %47,4’ü 18 yaşından sonra aşı yaptırmıştı. Erişkin aşı yaptırma durumu, yaş,\reğitim düzeyi ve çocuk sayısı arttıkça, ailedeki birey sayısı düştükçe artmaktaydı. Erişkin aşı yaptırma\roranları gelir düzey algısı kötü olanlar, çalışmayanlar ve bekârlarda düşük, sağlık çalışanlarında, sigarayı\rbırakmış olanlarda, kronik ve kardiyovasküler sistem hastalığı olanlarda, düzenli ilaç kullananlarda\rdaha yüksekti. Aşı önerisini kabul etmemiş olanlar daha yaşlı ve eğitim durumları düşüktü. Aşı\ryaptırma konusunda kararlarında katılımcıların %68,2’si aile hekimlerinin %66,4’ü uzman hekimlerin\rönerilerini dikkate aldığını, %16,2’si ise başkası önermese de kendilerinin takip ettiklerini belirttiler.\rSonuç: Ülkemizde erişkin aşısı yaptırma oranının çocukluk çağı aşılama oranlarına göre düşük kaldığı\rgörülmektedir. Erişkin aşısı yaptırmanın eğitim düzeyindeki artış ve sağlık hizmetleriyle temasın\rartması ile olumlu etkilenirken gelir durumunda kötüleşme ve hane halkı sayısında artıştan olumsuz\retkilediği görülmektedir. Aile hekimleri başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına aşılamanın önemi\rhakkında bilgilendirmeyi arttırmada önemli görev düşmektedir.











